SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1511 E. 2024/827 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1511

Karar No

2024/827

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1511

KARAR NO : 2024/827

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06.04.2021

NUMARASI : 2019/575 E. - 2021/356 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 25.04.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 25.04.2024

İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.04.2021 tarih 2019/575 E. - 2021/356 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA: Davacı vekili, 20.04.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'in maliki olduğu ...plakalı aracın, müvekkiline ait ve onun sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarptığını, müvekkilinin aracında oluşan hasarın, Almanya'da bulunan ... Ekspertiz Bürosu tarafından düzenlenen 06.05.2019 tarihli raporda KDV dahil 4.308,18 Euro olarak tespit edildiğini, ayrıca 806,26 Euro bilirkişilik ücreti ödendiğini, yapılan başvurunun davalı sigorta şirketi tarafından 15 gün içinde cevaplanmadığını, davalının temerrüde düştüğünü iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.308,18 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 14.11.2019 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 806,26 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafa 11.06.2019 tarihinde 432,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun son bulduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesinden sorumluluğunun poliçe vadesi, teminat limitleri ve kusur oranları ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu, genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ile anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olduğunu, davanın haksız fiile dayanması uygulanacak yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...’ün %100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının kusurunun bulunmadığı, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 01.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 14.11.2019 tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüde düşeceği, 11.06.2019 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 432,00 TL ödeme yapıldığı, davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın 4.225,13 Euro olduğu, davacıya 65,60 Euro ödendiğinin kabulü halinde bakiye hasar bedelinin 4.159,53 Euro olduğu, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.159,53 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihi olan 14.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine, 65,60 Euro yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince arabuluculuk aşaması ile ilgili müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, poliçe limiti 36.000,00 TL olduğu halde kararda limit gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2.839,49 TL ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, davacının kazanın ardından aracını Almanya'ya götürdüğünü, vasıtanın onarım gördüğüne dair herhangi bir evrak yada resim bulunmadığını, tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının aracın onarımını Türkiye’de ve müvekkili şirketin anlaşmalı servislerinde yaptırması halinde onarım bedelinin çok daha az olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda başvuru sahibi tarafından sunulan eksper raporu onarım bedelinin tespiti için yeterli sayıldığını, zararın Türk Lirası olarak hesaplanması, aksi halde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın talebi üzerine fiili ödeme tarihindeki kur karşılığına hükmedilmesinin de yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, taraflar Türk olup, olay yerinin Türkiye olduğunu, mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve ekspertiz giderinin, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davacı vekili, müvekkili yararına arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16/2-c maddesindeki yasal düzenleme, avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olup, arabuluculuk sonrasında açılan davada, yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemez. Davacı, arabuluculuk görüşmelerinde vekil ile temsil edilmiş ise de, bu yönden davacı lehine ayrıca vekalet ücreti takdir edilmemesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

İşletenler ile sigorta şirketi tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih 2014/9038 E. - 2014/9078 K.)

Davacı Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değeri poliçe limitininin altında kaldığından oran yapılmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.818,93 TL'den peşin alınan 735,91 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.083,02 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.04.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusumahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim