İzmir BAM 11. HD 2021/1604 E. 2024/810 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1604
2024/810
24 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1604
KARAR NO : 2024/810
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18.05.2021
NUMARASI : 2018/459 Esas 2021/253 Karar
BİRLEŞEN KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2019/624 ESAS SAYILI DOSYASINDA
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
ASIL DAVA TARİHİ : 08.08.2018
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 17.10.2019
KARAR TARİHİ : 24.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24.04.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2021 tarih 2018/459 Esas 2021/253 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA : Davacı vekili, 20.10.2017 günü saat 17.15 sıralarında davalı sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün, Şemikler Mahallesi’nde ara sokakta seyir halinde iken yaya davacıya çarptığını, yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının sağ bacağının sakatlandığını ve 5. derecede (ağır) kırık meydana geldiğini, halen iyileşme sürecinde olduğunu, 03.07.2018 tarihinde ... Sigorta'ya 4100723560/1 s. hasar dosyasına yapılan başvuruya "Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 20682 numaralı sağlık kurulu raporunun 1 yıl süreli olduğu, iyileşme süresinin dolması akabinde alınacak yeni kalıcı ve sürekli oranı gösterir raporun gönderilmesi durumunda maluliyet için değerlendirme yapılabileceği” yanıtının verildiğini, 15.05.2018 tarihli adli tıp raporunda davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek durumda olan kemik kırığının hayati fonksiyonlarının ağır derecede kaybına yol açtığını, davacının kazadan önce geçimini çocuk bakarak sağladığını ancak şu anda sokağa bile tek başına çıkamadığını, maddi kazanç kaybının meydana geldiğini, kaza tarihinden bu yana yapılan ilaç, medikal ürün ve fizik tedavi masrafları olmak üzere toplam 3.009,65-TL masraf yapıldığını, ulaşım masrafları daha sonra bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamada dikkate alınarak şimdilik 5,000,00-TL maddi tazminatın 20.10.2017 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, kazadan önce tamamen sağlıklı olan, kaza nedeniyle ameliyat olan ve bacağına platin takan, artık eskisi gibi sağlıklı olamayacağı için derin üzüntü içinde olan davacı için şimdilik 25.000,00-TL manevi tazminatın 20.10.2017 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, ileride oluşabilecek mağduriyetlerin önlenmesi açısından davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, 20.10.2017 günü saat 17.15 sıralarında davalıya ait olan ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsün Şemikler Mahallesi ara sokakta seyir halinde iken yaya ...'ya çarpıp yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonucu davacının sağ bacağının sakatlandığını ve 5. derecede (ağır) kırık meydana geldiğini, davacının halen iyileşme sürecinde olduğunu, 3.7.2018 tarihinde ... Sigorta'ya yapılan 4100723560/1 hasar dosya no'lu başvuru sonucunda gelen cevabi yazıda, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının 20682 numaralı sağlık kurulu raporunun 1 yıl süreli olduğunu, iyileşme süresinin dolması akabinde alınacak yeni kalıcı ve sürekli oranı gösterir rapor gönderilmesi durumunda ... maluliyeti için değerlendirme yapılabileceğinin bildirildiğini, kazadan sonra araç sürücüsü ... ile aracın kasko sigortasının yapıldığı ... Sigortaya karşı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/459 E.sayılı dosyasından maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, yine kaza sonrasında yaralamalı trafik kazasından dolayı ceza davası açıldığını ve Karşıyaka 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/130 esas sayılı dosyadan sanık sürücü ...'nin ceza aldığını, kararın kesin olarak verildiğini, davacı kazadan önce geçimini çocuk bakarak sağladığını, ancak şu anda sokağa bile tek başına çıkamadığını, koltuk değneksiz yürüyemeyen bir kişinin çalışma gücünü ciddi oranda kaybetmesinden dolayı çocuk bakamayacağının açık olduğunu, bu yönüyle de davacının aylık maddi kazanç kaybı meydana geldiğini, ayrıca kaza tarihi olan 20.10.2017'den bu yana yapılan ilaç, medikal ürün gideri ve fizik tedavi masrafları olmak üzere toplam 3.009,65 TL masraf yapıldığını, ulaşım masraflarının daha sonra bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamada dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesini, kazadan önce tamamen sağlıklı olan davacının, kaza nedeniyle ameliyat olduğunu ve bacağına platin takıldığını, davacının artık eskisi gibi sağlıklı olamayacağını bu yüzden de derin üzüntü içinde olduğunu, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen yaralanan davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 25.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA CEVAP : Davalı ... vekili, davayı kabul etmediklerini, davalıya ait ... plakalı aracın dava dışı araç sürücüsü ...'nin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığından davalının herhangi sorumluluğunun da bulunmadığını, davaya konu kaza neticesinde Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/130 E. Sayılı dosyasından yargılamanın yapıldığını, ceza dosyasında davaya konu trafik kazasında davacı asilin asli kusurlu olduğuna hükmedildiğini, davacı yaya ...'nın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu değerlendirildiğini, davacının maddi tazminat talebi yerinde olmadığını, davacının bir maddi zararının olması halinde bunu kanıtlaması gerektiğini, davacının maddi zararının tazmini için ayrıca davalıya ait ... plakalı aracın ZMMS Şirketi dava dışı ... sigorta A.Ş.'ye karşı da Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/459 E. Sayılı dosyasında da dava açtığını, tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla bir talepte bulunmadığından davalı yönünden mükerrer tahsilat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde 20.10.2017 tarihli trafik kazası neticesinde 25.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının bu talebi Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasından talep edilmiş olması nedeniyle usul ekonomisi açısından iş bu dosyanın da ifade edilen dosya ile dosyanın birleştirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın maddi tazminat yönünden feragat edilmiş olması nedeniyle, davacı tarafın feragat yetkisini içeren vekaletnamesi de gözetilerek, tüm davalılar yönünden maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden ise, olayda Türk Borçlar Kanunun 56.maddesinde düzenlenmiş bulunan manevi tazminat unsurunun da söz konusu olduğu, davacının bu kaza nedeniyle %7 oranında malul kaldığı da gözetilerek, elem ve ızdırap çektiği, bu durumun sosyal bir gerçek olduğu, manevi tazminatın amacının çekilen acıları yeterince dindirme, yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olduğu, bu amacı sağlayacak olan manevi tazminatın da paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalıların olaydaki kusuru durumu, olayın işleniş şekli, Türk Borçlar Kanunun 51-56., Türk Medeni Kanunun 4. ve Yargıtay İçtihadi Birleştirme (22/06/1966 tarih 7/7 sayılı) ilkeleri çerçevesinde davalıları müzaka durumuna düşürmeyecek ve davacıyı haksız yere zenginleştirmeyecek şekilde taktiri gerektiği, bu miktarın da 3.000,00-TL olarak belirlenmesi gerektiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla, asıl ve birleşen davada; maddi tazminat davası yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 3.000,00-TL manevi tazminatın asıl davada davalı ... ve birleşen davalı ...'den kaza tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl ve birleşen davada davacı vekili, yargılama devam ederken davacı tarafa ... Sigorta tarafından ödeme yapıldığını ve davanın maddi tazminat yönünden konusuz kaldığını, bu nedenle davanın konusuz kalması nedeniyle "esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirken " maddi tazminat yönünden davanın reddine" karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6100 sayılı HMK 331.maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde yargılama giderleri ile bunun kapsamına dahil olan vekalet ücreti hakkında, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumunun nazara alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının davacının çektiği acı ve sıkıntıyı karşılamaktan uzakta olduğunu ve tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, 20.10.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle asıl davada karşı aracın sürücüsü ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı, birleşen davada ise karşı aracın işletenine yönelik olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davada maddi tazminat davası yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, 3.000,00-TL manevi tazminatın asıl davada davalı ... ve birleşen davalı ...'den kaza tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya dayanak teşkil eden kazanın 20.10.2017 günü saat 17:15 sıralarında sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün, Şemikler Mahallesi’nde ara sokakta seyir halinde iken yaya davacı ...'ya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen olay nedeniyle Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, tarafların kusur durumunun tespiti açısından dosyanın aktüerya ve kusur uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 07.09.2020 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda; sürücü ...'nin idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyri sırasında tek yönlü, tek şeritli, düz ve eğimsiz, görüşe açık, yaya kaldırımı olmayan sokakta, yolun sağında yürüyen davacıyı görmesine rağmen, yakın konumda korna çalmakla yetindiği, 3,5 metrelik sokakta fren tedbiri almak, yolun soluna doğru geçmek gibi tedbirleri alması mümkün iken dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından kazanın oluşunda %50 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nın tek yönlü, tek şeritli, yaya kaldırımı olmayan, 3,5 metre genişlikteki sokakta yolun sağından ve gelen araçlara arkası dönük olarak yürüdüğü sırada arkadan gelen davalı ...'nin sevk ve yönetimindeki aracın çarpması ile yaralandığı, 2918 sayılı K.Y.T.K.nun 68.a-3.maddesinde ön görüldüğü üzere yolun solundan yürüyerek kendi can güvenliğini sağlaması mümkün iken dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından kazanın oluşunda %50 oranında eşit kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının tedavi giderleri için 3.009,65 TL harcadığı, geçici ve kalıcı iş göremezlik olarak zararının 21.574,68 TL olarak tespitine yönelik bilirkişi heyet raporun olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu değerlendirilmiştir.
Davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 30.12.2019 tarihli Adli Sağlık Kurulu raporuyla, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve Resmi Gazete'de yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre, davacının 20.10.2017 tarihli trafik kazasına bağlı olarak davacının tüm vücut engellilik oranının %7 olarak saptandığı, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıma muhtaç olmayıp, iyileşme süresi içesinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde olay tarihinde geçerli bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde rapor alındığı anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama esnasında davacı vekilinin 24.09.2020 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığından maddi tazminat talebinden feragat ettiklerine dair beyanda bulunulduğu, davacı vekilinin davalı ... vekili yönünden takdir edilen vekalet ücretine ilişkin istinaf nedeninin irdelenmesinde; yargılama devam ettiği esnada davalı sigorta vekili tarafından dava konusu maddi tazminat bedeline yönelik olarak ödeme yapılmış olmakla, davacı vekili tarafından maddi tazminata ilişkin davadan feragat edildiği, taraflar arasındaki sulh protokolü içeriğinde sigorta şirketi yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin bir taleplerinin bulunmadığı, davacının maddi tazminata ilişkin feragatinin hakkın özünden vazgeçmeye dayalı olmayıp, davalı sigortanın ödemesi ile vukuu bulduğu, davacının dava açmakta haklı sebebinin varlığının yapılan yargılamadan anlaşıldığı sabit olmakla davalı ... yönünden feragat edilen maddi tazminat bedeline ilişkin olarak vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeniyle davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, davacıların meydana gelen kaza nedeniyle maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az bulunmuş olmakla, davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni de yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2021 tarih 2018/459 Esas 2021/253 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2. Asıl ve Birleşen davada davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin davadan feragat etmiş olması nedeni ile maddi tazminata yönelik davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Asıl ve birleşen davada davacının manevi tazminata yönelik isteminin KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'den kaza tarihi olan 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
Asıl dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL karar harcından başlangıçta peşin olarak alınan 107,47 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 917,18 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
Asıl dava yönünden davacı tarafından yatırılan 107,47 TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 84,73 TL'nin talep halinde başvurana iadesine,
Birleşen dava yönünden davacı tarafından yatırılan 512,33 TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Asıl ve birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen taktiren 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen taktiren 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
Asıl ve birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan 80,30 TL başvurma harcı, 718,99 TL posta ve tebligat gideri, 1.124,00 ATK ücreti ve 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.123,29 TL TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 936,98 TL'sinin davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Sarf edilmemiş gider avansının bulunması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra yatıran taraflara iade edilmesine,
3. İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 324,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı olan istinaf yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41