İzmir BAM 11. HD 2021/1611 E. 2024/809 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1611
2024/809
24 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1611
KARAR NO : 2024/809
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.05.2021
NUMARASI : 2020/318 E. - 2021/296 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24.04.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2021 tarih 2020/318 E. - 2021/296 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı şirket sigortalısı ...’a ait ... plaka nolu kamyonun, sürücüsü ...'in 19.05.2018 günü kamyonu ile ... sokakta kum ve moloz döktüğü damperi tamamen indirmeden hareket ettiği esnada kusurlu hareketi ile davacıya ait halı yıkama fabrikasına elektrik veren yaklaşık 230 metre uzunluğundaki alüminyum kabloyu koparması sonucu maddi zarara neden olduğunu, davacı tarafından toplam 15.797,84-TL harcama yapılarak zararın giderildiğini, davaya konu maddi tazminat alacağıyla ilgili olarak resmi arabuluculuk sürecinden de geçildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.797,84-TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını ve bu halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça işbu dava öncesinde davalı şirkete başvuru yapılmışsa da sigortalı aracın kazaya karıştığını ispatlayan herhangi bir evrak sunulmadığını, ibrazı gereken tüm belgelerin davalı şirkete iletilmediğini, işbu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davanın usulen reddi gerektiğini, davanın esasına gelince; davayı kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın öncelikle zararı ve zarar sorumlusunu ispat etmesi gerektiğini, ispat açısından davacı tarafın tek taraflı beyanları doğrultusunda düzenlenen kaza tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle davacının kazanın oluş şeklini ve iddia edilen hasarların kazadan kaynaklandığını ve söz konusu kazada davalı şirketin sürücüsünün kusurunun bulunduğunu somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davaya konu kazada asli kusurun davacı tarafta olduğunu, davalı şirketin sorumluluğuna ilişkin bir karar ihdas edilmesi halinde davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, davalı şirketin söz konusu zarardan azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davalı şirketin temerrüt tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, kabul edilmemesi halinde ise davalı şirketin başvuru tarihinden 8 iş günü sonra temerrüde düşmüş olacağı göz önünde bulundurularak davacının yasa ve usule aykırı talebinin reddi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacıların usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, işbu talebin kabul görmemesi halinde ise başvurunun davalı şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın öncelikle usulden reddine, usulden red sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, gerçeğe ve hukuka uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da belirtiği üzere ... plakalı kamyonun kum ve moloz döktüğü sırada damperi tam indirmeden hareket etmesi sebebiyle, bu alanda bulunan ve davacı ...'a ait olan halı yıkama fabrikasına elektrik veren yaklaşık 230 metre uzunluğundaki alüminyum kablo hattına zarar verdiği, ... plakalı aracın 311000059442570 numaralı poliçe ile 15/05/2018-2019 dönemine ilişkin olarak davalı ... Sigorta şirketine ZMM sigortası ile sigortalı olduğu ve 19/05/2018 tarihinde meydana gelen kazanın teminat süresi içinde olduğu, KTK m.85/1, m.91 ve KZMSS Genel Şartları gereği davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, teminat limiti, kusur miktarı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğu, zarar tarihi itibariyle teminat limitinin 36.000,00 TL olduğu, davacının mülkiyetindeki elektrik hattında toplam 14.509,84 TL hasar meydana geldiği, davacının davalıdan 14.509,84 TL hasar bedeli alacağının bulunduğu, davacı vekilince 11/01/2019 tarihinde sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu, cevap dilekçesiyle davalı sigorta şirketinin bu başvuruyu kabul ettiği değerlendirilmekle sigorta şirketine müracaat dava şartının yerine getirildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 14.509,84-TL hasar bedelinin kaza tarihi olan 19/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (1.288,00 TL) istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kabul manasına gelmemek üzere, faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde kaza tarihininin esas alınmasının son derece hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin faiz sorumluluğunun olayı öğrenmesinden itibaren başlayacağından faiz başlangıç tarihinin başvuru var ise temerrüt tarihi, başvuru yok ise de dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini, huzurdaki davada ise davalı şirkete dava öncesi yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 12.08.2020 tarihi olması gerektiğini, karara esas alınan kusur oranlarını kesinlikle kabul etmediklerini, ispat açısından davacı tarafın tek taraflı beyanları doğrultusunda düzenlenen kaza tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple kararın kaldırılarak dosyanın kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, hasar tazminatınını ise aracın davalı şirkete fiziken gösterilmeyerek zarar tespiti yapılıp ödeme yapılmasının engellenmesi, tazminat hesabı yapılırken orijinal parça kullanılması, tedarik iskontosu yapılmaması sebepleriyle kesinlikle kabul etmediklerini, ayrıca, karara esas alınan bilirkişi incelemesinin de tamamen davacı tarafın iddia ve belgeleri dikkate alınarak düzenlendiğini, hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere, avans faizi üzerinden karar verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, 19.05.2018 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle olaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın ZMMS sigortacısı olan davalıdan meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Olay günü olan 19/05/2018 tarihinde saat:12:30'da 156 jandarma imdat hattına gelen ihbar üzerine ... ... mahallesinde ... plakalı kamyonun ... sokakta kum ve moloz döktüğü sırada damperi tam indirmeden hareket etmesi sebebiyle, bu alanda bulunan ve davacıya ait olan halı yıkama fabrikasına elektrik veren yaklaşık 230 metre uzunluğundaki alüminyum kablo hattına zarar verildiği beyan edilen tutanağın birlikte imza altına alındığı, her ne kadar davalı yanca olaya ilişkin kaza tespit tutanağının tek taraflı olarak tanzim edildiği ileri sürülmüş ise de, dosyaya sunulan tüm deliller, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/3382 soruşturma sayılı dosya kapsamı, bu dosyada şüpheli sıfatıyla beyanları alınan ...'e dair ifade tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, dosyada alınan 07.04.2021 havale tarihli bilirkişi raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, buna göre davacının mülkiyetindeki elektrik hattına ... plakalı kamyon sürücüsü tarafından dikkatsiz ve özensiz kullanımı sebebiyle meydana gelen zararda davacıya yüklenebilecek bir kusurun olmadığı değerlendirilmekle davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.
Olay nedeniyle davacı yana ait fabrikanın alüminyum kablo hattına zarar veren ... plakalı aracın 311000059442570 numaralı poliçe ile 15/05/2018-2019 dönemine ilişkin olarak ... Sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu ve 19/05/2018 tarihinde meydana gelen kazanın teminat süresi içinde olduğu, KTK m.85/1, m.91 ve KZMSS Genel Şartları gereği davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, teminat limiti, kusur miktarı ve gerçek zarar ile sınırlı olmak üzere işleten/ sigortalı ile eşdeğer olduğu, dolayısıyla davacı yanın alüminyum kablolarında oluşan zararların teminat içinde kaldığı, zarar tarihi 2018 tarihi itibariyle verilen sigorta teminat limitinin 36.000,00 TL'sı olduğu, dosyada mevcut ... Ltd. Şti.tarafından düzenlenen 15.03.2020 tarihli ekspertiz raporunda, toplam hasar bedelinin 13.188,00 TL olarak hesaplandığı, dosyada alınan elektrik mühendisi ve aktüerya bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacının mülkiyetindeki elektrik hattında KDV dahil ve sovtaj bedelinin düşümü ile meydana gelen hasar miktarının 14.509,84 TL olarak belirtildiği, eksper tarafından düzenlenen hasar hesaplamasında yer alan bedellerin olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olmakla birlikte raporlar arasındaki farkın ekspertiz raporunda malzeme ve işçilik bedellerine KDV eklenmemesinden kaynaklandığının anlaşıldığı, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarlı tüm kalemlerin tek tek gösterilmek sureti ile KDV dahil, sovtaj düşülmüş olarak hesaplanan tutarın yerinde bulunduğu, öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması davacıyı bağlamayacak olup, davalı taraf iskonto indirimi yapılmadan davacının gerçek zararından sorumludur. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin faize ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; taraflar arasındaki ilişkinin ve davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmelerin 6102 sy. TTK'nın 3. ve 4. maddeleri uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işlerden olmasına, meydana gelen olaya sebebiyet veren aracın ticari araç olmasına göre davada temerrüt faizi olarak isteme uygun biçimde avans faizine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiş olup davalı vekilinin faiz türüne ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2015 tarih 2015/8751 Esas, 2015/12542 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere)
Ancak, haksız fiillerde karşı aracın işleteni ve sürücüsü yönünden ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte alacak muaccel hale gelir. Zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. İlk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Dava dosyasında, davalı sigorta tarafından davacının müracaatı nedeniyle 15.03.2020 tarihinde ekspertiz raporunun düzenlendiği görülmekle davalının temerrüdünün bu tarih itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2021 tarih 2020/318 E. . 2021/296 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2. Davanın KISMEN KABULÜ ile, dava konusu 14.509,84 TL hasar tazminatının temerrüt tarihi olan 15.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 991,16 TL'den peşin alınan 269,79 TL'nin mahsubu ile bakiye 721,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 269,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 14.509,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.288,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 7,80 vekalet harcı, 1.280,00-TL tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.342,20-TL yargılama giderinin kazanıp kaybetme oranına göre hesap edilen taktiren 1.232,67-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Sarf edilmemiş gider avansının bulunması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra yatıran taraflara iade edilmesine,
3. İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 16,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 178,35 TL istinaf yargılama giderinin takdiren 89,17 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41