İzmir BAM 11. HD 2024/397 E. 2024/783 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/397
2024/783
18 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/397
KARAR NO : 2024/783
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.01.2024
NUMARASI : 2024/45 E
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 18.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18.04.2024
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.01.2024 tarih 2024/45 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı şirketin 14.10.2023 tarihli olağan ortaklar kurulunda alınan 2, 3, 4, 6 ve 7 nolu kararların iptali gerektiğini, 2 numaralı gündem maddesi ile kabul edilen faaliyet raporlarının kanunen uyulması gereken usullere uyulmaksızın ve içeriğinde bulundurması gereken zorunlu unsurlara yer verilmeksizin hazırlandığını, 3 numaralı gündem maddesinin hem usulen oydan yoksunluk hükümlerine riayet edilmemiş olması hem de esasen bilançoların şirketin mevcutlarını yeterince izah eder nitelikte olmaması gerekçeleriyle iptali gerektiğini, 6 numaralı gündem maddesinin şirket menfaatlerine açıkça aykırı olduğunu, davalı şirket genel kurulunda şirket müdürünün ibrasının görüşüldüğü 4 numaralı gündem maddesinde her ne kadar kullanılan olumlu ve olumsuz oyların birbirine eşit olmasından bahisle herhangi bir karar alınamadığı, bu sebeple bilançonun görüşülüp onaylandığı maddenin ibra yerine geçmek üzere kabul edilmesine karar verilmişse de, 4 numaralı kararın yoklukla malul olduğunun tespiti, aksi takdirde kararın iptali gerektiğini belirterek, davalı şirketin 2011-2023 faaliyet dönemlerini kapsayan 14.10.2023 tarihli Olağan Ortaklar Kurulu Toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 6 numaralı kararların icrasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davalı şirkete yine tedbiren yönetim kayyumu, aksi kanaatte olunması durumunda tedbiren denetim kayyumu atanmasına, 2, 3 ve 6 numaralı kararların iptaline, 4 nolu kararın yoklukla malul olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 16.01.2024 tarihli ara karar ile, tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesinin asıl olduğu, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediği gerekçesiyle davalı şirkete yönetim kayyımı ve denetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı şirket genel kurulunda ibraz edilmiş olan faaliyet raporunun, gerek hazırlanış şekli gerekse içeriği itibariyle şirkete kayyım atanması gerekliliğini gözler önüne serdiğini, davalı şirket genel kurulunda görüşülen 2 numaralı madde ile faaliyet raporlarının, müvekkilinin ret oyu vermesine rağmen kabul edildiğini, karara muhalefet ettiklerini, faaliyet raporunun 28.08.2012 tarihli ve 28395 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olmadığını, rapora göre şirketin yönetim organının üç adet yönetim kurulu üyesinden oluştuğunu, kural olarak limited şirketlerin yapısı gereği, şirketin sevk ve idaresinden yönetim organı müdür veya müdürler kurulunun sorumlu olduğunu, raporda başka bir kişinin isminin yetkili müdür olarak belirtildiğini, şirketin kuruluş tarihinin ise belirtilenin aksine 29.12.2017 değil 01.03.2006 olduğunu, müdürler kurulu veya müdüre yapılan ödemelere ilişkin bilgilendirme yapılmadığını, şirket faaliyetlerine ilişkin hiçbir bilgilendirmeye yer verilmediğini, rapora göre şirketin 2012-2021 yılları arasını zarar ile kapattığını, ancak zararın neye göre olduğu, hiçbir faaliyet olmadıysa nasıl zarar edildiği hususunun belirtilmediğini, şirketin 2022 yılını kar ile kapattığı belirtilmişse de, bu karın nasıl elde edildiğinin belirtilmediğini, davalı şirketin kanuna aykırı bir şekilde bilançoları onaylamak uğruna TTK kapsamında yer verilmiş uyulması zorunlu unsurlara dahi uymadığını, 3 numaralı gündem maddesinin müdürün ibra edilmesi sonucunu doğuracak şekilde kabul edildiğini, ancak ilgili gündem maddesinin oylamasına hem şirket müdürü ..., hem de şirket müdürü tarafından şirket işlerinin yerine getirilmesi için adına vekaletname verilmiş olan ...'in oydan yoksun olmalarına rağmen iştirak ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürerek, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyumu atanmasına, bunun mümkün olmaması durumunda tedbiren denetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Talep, davalı şirketin 14.10.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 6 numaralı kararların iptali istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir yoluyla dava konusu kararların davanın sonuna kadar icrasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi, davalı şirkete yine tedbiren yönetim kayyumu, aksi kanaatte olunması durumunda tedbiren denetim kayyumu atanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez. Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır. Talep ve karar tarihi itibariyle tüm deliller henüz toplanıp irdelenememiş olup, dosya içeriğindeki toplanan somut deliller ile anılan yasal düzenlemelere göre, 14.10.2023 tarihli genel kurulun usulüne uygun olmadığı ve bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğu, genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması ve şirkete temsil ve yönetim veya denetim ve gözetim kayyımı atanması talepleri yönünden dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve yaklaşık ispatın yerine getirilememesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'nin peşin alınan 427,60 TL'den mahsubu ile fazla yatan 276,90 TL'nin istek halinde ihtiyati tedbir isteyen davacıya iadesine,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18.04.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41