İzmir BAM 11. HD 2021/1509 E. 2024/707 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1509
2024/707
3 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1509
KARAR NO : 2024/707
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.03.2021
NUMARASI : 2017/302 Esas 2021/243 Karar
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 14.03.2017
KARAR TARİHİ : 03.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.04.2024
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2021 tarih 2017/302 Esas 2021/243 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, 05/10/2016 günü sürücü ... yönetimindeki ...plakalı araç ile davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç çarpıştığını meydana gelen kazada davacıların yaralandığını, şimdilik 1000 TL olan maddi tazminatının müştereken ve müteselsilen sorumlu olan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber tahsili ile davacılara ödettirilmesine, ... yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tespitine, her üç davacı için toplam 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olan davalıların alınarak davacılara ödettirilmesine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ..., davalısı bulunduğu iş bu davada trafik kazası anında sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın trafik kazası sonrası olay yerindeki hasar görüntülerinde iddiasını destekleyen ve karşı yola geçerek davacıların içinde bulunduğu araca önlenemez şekilde çarpmasına neden olan ve kazaya sebebiyet verdiren plakasını tespit edemediği aracın arka tampon üstü araç plaka levhası altındaki kaportada kısmen içeriye göçüğe ve kısmi açılmaya ve sağa doğru yayılı vaziyette büyük oranda kaporta göçüğüne sebebiyet verdiren çarpma ve darbe izlerinin çok net ve tartışmasız bir biçimde gözüktüğünü, irtibatlı olarak ceza davasının görüldüğünü, araçta mağdur küçükler için bebek ve çocuk koltuğu bulundurmayan davalıların kendi müterafik ağır kusurlarıyla karşıdakinin durumunu daha da ağırlaştırmaya çalıştığını, davacıların trafik kazası neticesinde oluştuğu iddia edilen sıkıntı ve mağduriyetlerinin olağan hayatlarını sürdürmelerine engel olacak kapsamda olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile dava masraflarının davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti vekili, ... plakalı aracın sürücüsü ve aynı zamanda davalının çalışanı olan ... tarafından kullanılan araç ile ... 'a ait ...plakalı aracın sürücüsü ... tarafından kullanılan araç 05/10/2016 günü trafik kazası geçirdiğini, meydana gelen trafik kazasında davalı ... tam kusurlu olduğunu davacılar tarafından dava dağılımına katılmanın mümkün olmadığını, davacıların içinde olduğu aracın maksimum yolcu kapasitesi 5 iken davacıların bu araca 7 kişi olarak bindiklerini, ayrıca küçükler için bebek koltuğu araçta bulundurulmadığını, emniyet kemeri de takmadıklarını bu hususlarla davacıların kusursuz olmadığını ve kaza tespit tutanağınında doğru olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerini de kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine ve vekalet ücreti ile masrafın karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davacı tarafın iş bu dava ile geçici iş göremezlik tazminatını talep ettiğini, davacının iş bu talebi Trafik Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışında olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik talepleri tedavi giderleri kapsamında olup, 6111 Sayılı Yasa uyarınca davalı şirketin tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı vekilinin geçici ve sürekli iş göremezlik ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından ise kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile bir an için davalı sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünülse bile davalı sigorta şirketinin iş bu sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunun 85/1 maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu olduğunu davacının maluliyet oranı konusunda heyet raporu alınmasını ve araç sürücüsünün kusur oranı belirlenmesini ve kusur oranına göre maddi tazminat miktarının tespitini maluliyet oranlarının tespitinde meydana gelen sakatlığın kalıcı hale gelip gelmediğininde tespiti ile meydana gelen sakatlık azalmakta ve tamamen iyileşebileceğini, dolayısıyla meydana gelen sakatlığın sürekli hale geldiğinin tespitinin de Adli Tıp Kurumunca yapılmasını yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücünün hukuka aykırı eylem ve fiili nedeni ile davacıların manevi zarara uğradığı Mahkemece tespit edilerek davacıların davasını açmakta haklı olduğu, mevcut Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince davalılar yararına karşı vekalet ücretine hükmedilmesi halinde Davacı ... 4.000,00-TL , davacı ... 1.000,00-TL, davacı ... 1.000,00-TL, davacı ... 4.080,00-TL davalılara vekalet ücreti ödemek zorunda kalacağı, diğer bir anlatımla Mahkemece davacılar ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarı kadar bu davacılar davalılara vekalet ücreti ödemek zorunda kalacaklar, diğer davacı ... için hükmedilen 12.000,00-TL manevi tazminattın 4.080,00-TL indirilmiş olacağı, bu husus gözetilerek manevi tazminat miktarının yükseltilmesi düşünülse bile Asliye Mahkemelerinde açılan davalardaki vekalet ücreti tutarı dikkate alındığında ve ayrıca gerçek ve adil bir hüküm verilmesi açısından bu bakış açısının Mahkemece benimsenmediği, mevcut Avukatlık Asgari ücret tarifesinin uygulanması halinde reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde karar verilmesi halinde manevi zarara uğrayan davacının davası sonucunda verilen mahkeme kararı etkisini ve anlamını yitirecek olup icra vekalet ücreti de düşünüldüğünde ise davalının dolaylı olarak ödüllendirilmiş olacağı, yapılan açıklamalar ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında yer verilen "Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir." gerekçesi ile davacının davasını açmakta haklı olması ve sadece Mahkeme Hakiminin takdir hakkını bilememiş olması ve bunu bilmesi de kendisinden beklenemeyecek olduğundan HMK md. 326 hükmü de dikkate alınarak manevi tazminata ilişkin tüm yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakılmış olup davalılar yararına karşı vekalet ücretine hükmedilmediği, maddi tazminata ilişkin açılan davanın feragat nedeni ile reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... 'nin manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.000,00-TL manevi tazminatın 05/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Şti 'inden alınarak davacı ... 'ye verilmesine, davacı ... 'nin manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.000,00-TL manevi tazminatın 05/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve... Şti 'inden alınarak davacı ...'ye verilmesine, davacı ...'nı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00-TL manevi tazminatın 05/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve... Şti 'inden alınarak davacı ... 'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.000,00-TL manevi tazminatın 05/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Şti 'inden alınarak davacı ... 'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Şti vekili, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı açısından davacı ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarı kadar davalı müvekkil yararına/lehine 1000,00 TL +1000,00 TL+ 4000,00 TL diğer davacı ... açısından ise 4.080,00TL olmak üzere toplam 10.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyken hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yine maddi tazminat açısından feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden davalı yararına/lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı ...'nin %5 lik geçici iş göremezlik oranına karşılık 2016 yılının 8 aylık asgari ücret tutarı olan 10.407,92 TL'ye hakimin şahsi kanaati ile artırım yapıp 12.000,00 TL'ye tamamlamasının hukuken izah edilebilir yanının olmadığını, nitekim %5 lik oran için 8 aylık asgari ücret tutarındaki manevi tazminat miktarının Yargıtay içtihatları dikkate alındığında fahiş olduğunu, davacı ...'nin iş göremezlik oranının bulunmaması, ... ve ...'ın da iş göremezliklerine ya da zararlarına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen bu davacılar yönünden de tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, verilen manevi tazminat açısından kısmi red kararı yönünden ve maddi tazminat açısından feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden davalı yararına/lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 05.10.2016 tarihinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı'na yönelik olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya dayanak teşkil eden kazanın 05.10.2016 günü saat 17:20 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile 031-02 numaralı otoyolu takiben Aydın istikametinden, İzmir istikametine yol çalışması alanında seyir halinde iken olay mahalli mevkiye geldiği sırada karşı yön bölümüne geçerek önce karşı yönden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun ön ve yan kısımları ile çarpıştıkları ve akabinde önce kendine ait yol bölümüne sonra tekrar karşı yol bölümüne savrularak söz konusu kamyonun arkasında seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile çarpışmaları neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen olay nedeniyle kazaya karışan araç sürücülerine atfı kabil kusur durumunun tespiti açısından dosyanın ATK'ya gönderildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 29.06.2018 tarih ve 15540 sayılı rapor ile meydana gelen olayda sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile yol çalışması olan iki yönlü yolda seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun hızla seyretmesi, kontrollü ve kendi istikametine ayrılan yol bölümünde kalacak şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeksizin seyrederek kendi sevk ve idare hatası neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yöne geçip şerit ihlalinde bulunup karşı yönden gelen sürücü ... idaresindeki kamyon ile çarpıştığı ve ardından savrulması sonucunda kendi yol bölümü içerisinde tekrar gelip yeniden karşı yön bölümüne savrulduğu sırada sürücü ... idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ....'nin sevk ve idaresindeki kamyon ile olay mahalli yolda kendi istikametine ayrılan yol bölümünde seyir halinde iken karşı yönden şerit ihlali yaparak gelen sürücü idaresindeki kamyonet ile çarpışarak karıştığı olayda, atfı kabil kusurunun bulunmadığı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda kendi istikametine ayrılan yol bölümünde seyir halinde iken karşı yönden şerit ihlali yaparak gelen sürücü idaresindeki kamyonet ile çarpışarak karıştığı olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığına ilişkin raporun olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu görülmüştür.
Davacıların maluliyet durumlarının tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 10/09/2018 tarih, 1984 sayılı Adli Sağlık Kurulu raporuyla, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre, 04/12/2011 doğumlu ...'nin 05/10/2016 tarihli trafik kazasına bağlı olarak kalıcı fonksiyon kaybının bulunmadığı, dolayısıyla ilgili yönetmelikte sakatlık oranına neden olabilecek bir arızasının bulunmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 45 gün olarak kabulünün uygun olacağı, yine aynı kurumdan alınan 10/09/2018 tarih, 1987 sayılı Adli Sağlık Kurulu raporuyla, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre, davacı ...'nin sakatlık oranın %5 olarak saptandığı tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 ay olarak kabul olunabileceğine yönünde olay tarihinde geçerli bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde rapor alındığı anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama esnasında davacı vekilinin 18/06/2020 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığından maddi tazminat talebinden feragat ettiklerine dair beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak davacılar vekilinin dava dilekçesinde her üç davacı için 60.000,00 TL tutarında manevi tazminat talebinde bulunmasına karşın, Mahkemece manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden12.000,00-TL, davacı ... yönünden 4.000,00-TL, davacı ... ve ... yönünden 1.000,00'er TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş olmasına karşın, davalılar vekilleri yönünden açılan manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetli görülmemiştir.
Zira, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesinde "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." şeklinde olup, AAÜT'nin 10/1-2 maddesine göre davalılar vekilleri yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi şekilde verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden davalı ... Şti vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.
Yargılama devam ettiği esnada davalı sigorta vekili tarafından dava konusu maddi tazminat bedeline yönelik olarak ödeme yapılmış olmakla, davacılar vekili tarafından maddi tazminata ilişkin davadan feragat edildiği, taraflar arasındaki sulh protokolünde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de ödendiği, davacıların feragatinin hakkın özünden vazgeçmeye dayalı olmayıp, davalı sigortanın ödemesi ile vukuu bulduğu, davacıların dava açmakta haklı sebebinin varlığının yapılan yargılamadan anlaşıldığı sabit olmakla davalı tarafların feragat edilen maddi tazminat bedeli yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2021 tarih 2017/302 Esas 2021/243 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2. Davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin davadan feragat etmiş olması nedeni ile maddi tazminata yönelik davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Davacıların manevi tazminata yönelik istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, davacı ... yönünden 12.000,00-TL manevi tazminat ile davacı ... yönünden 4.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Şti.'nden alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.229,58 TL harçtan, başlangıçta alınan 208,34 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.021,24 TL harcın davalı ... ve ... Şti'.nden alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan 208,34 TL peşin harcın davalı ... ve davalı .... Şti.'nden alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ... Şti'nden alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı .... Şti'nden alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ... Şti'nden alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ... Şti'nden alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ...'nin reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... ve davalı ... Şti'ne verilmesine,
Davacı ...'nin reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... ve davalı ... Şti'ne verilmesine,
Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ve davalı ... Şti'ne verilmesine,
Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ve davalı ... Şti'ne verilmesine,
Davacılar tarafından sarf edilen 31,40 TL başvurma harcı, 440,48 TL posta ve tebligat ücreti, 314,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 785,88 TL'den sigorta şirketi tarafından ödenen 250,00 TL yargılama giderinin mahsubu ile bakiye kalan 535,88 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı nazara alınarak 160,76 TL yargılama giderinin davalı ... ve davalı ... Şti.'nden alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4. İstinaf yoluna başvuran davalı ... ile davalı ... Şti. tarafından ödenen istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara iadesine,
5. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... ile davalı ... Şti. tarafından yapılan masrafların kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01