İzmir BAM 11. HD 2021/1485 E. 2024/706 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1485
2024/706
3 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1485
KARAR NO : 2024/706
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/05/2021
NUMARASI : 2018/1281 Esas 2021/465 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 03.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.04.2024
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2021 tarih 2018/1281 Esas 2021/465 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacı şirketin ... Şti'nden alacaklı olduğunu, bu şirketin borcunu ödemek amacıyla davalı şirket nezdinde bulunan alacağını İzmir 21 Noterliğinde düzenlenen 38981 yevmiye numaralı 16/10/2018 tarihli temlikname ile davacı şirkete devrettiğini, bu temliknameye ve davacı şirket dışındaki diğer iki şirket arasındaki ticari satışa ilişkin faturalar dayanak gösterilmek suretiyle İzmir 21 İcra Müdürlüğü'nün 2018/12777 esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı şirketin borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, temlik eden şirketten edinilen bilgi ve belgelere göre davalı şirketin borcunun ... Şti'nin davalıya benzin istasyonu satışından gerçekleştiğini, devrin tarafları arasında İzmir 30. Noterliği'nin 08/06/2017 tarihli 17004 yevmiye numaralı işletme devir sözleşmesinin akdedildiğini, daha sonra ... Şti tarafından davalı şirkete 01/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli 14/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli olmak üzere toplam 600.000-TL bedelli iki adet e-faturanın düzenlenip davalıya gönderildiğini, davalının bu iki adet faturayı ret süresi olan 8 gün içerisinde ret etmediği gibi ret süresinin dolmasını beklemeden bizzat kabul ettiğini, davalı şirketin borca itiraz dilekçesinde borcu 3.şahıslara ödediğini iddia ederek borcu zımnen kabul ettiğini, ancak borcun 3.şahıslara ödeme yapılmak suretiyle ödeme yapıldığını kabul etmediklerini, kendilerinin temlik eden ... Şti'den olan alacaklarının akaryakıt istasyonu satışından kaynaklandığını ileri sürerek, davalının İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12777 esas sayılı takibine itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan uzak olduğunu, takip alacaklısının borçlarının olmadığı gibi takip dayanağı faturaların yok hükmünde olduğundan temlik sözleşmesinin de geçersiz olduğunu, temlikin geçerli olduğu kabul edilse dahi alacağını temlik eden dava dışı ... Şirketine davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını, davayla haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, davalı ile dava dışı ... arasında ...'in işlettiği ... Mah. ... Cad No:.../... ... ... adresinde bulunan ... İstasyonunun işletme hakkının, içinde bulunan menkullerle birlikte devrine ilişkin İzmir 30 Noterliği'nin 08/06/2017 tarihli 17004 yevmiye numaralı sözleşmenin akdedildiği hususunun doğru olduğunu bu sözleşmeye göre devir bedelinin 300.000-TL'sinin sözleşmenin akdedildiği tarihte nakden ve peşinen kalan bedelin ise ...'in Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan kendi adına bayilik lisansı almasıyla birlikte dava dışı ...'e ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirket yetkilisi ... ile ...'ün ortakları ... ve ... arasında uzun yıllara dayalı samimiyet ve dostlukları bulunduğundan davalı şirket yetkilisi ...'in henüz büyükşehir belediyesindeki ruhsat ve devir işlemlerin sonuçlanmadan ödemesi gereken 600.000-TL'yi şirket ortaklarının paraya ihtiyaçları olduğunu söylemeleri üzerine belli aralıklarla talep ettikleri miktardan ve yetkilendirdikleri kişilere ödendiğini, bu kapsamda ...'ye 07/06/2017 tarihinde 100.000,00-TL, 08/06/2017 tarihinde 100.000-TL'nin elden imza karşılığı ödendiğini, ...'ya 12/06/2017 tarihinde 64.500,00-TL, 16/06/2017 tarihinde 8.500,00-TL, 16/06/2017 tarihinde 27.000,00-TL'nin ...Bankası hesabına gönderilerek ödendiğini, ...'ya 20/06/2017 tarihinde 97.000-TL, 06/10/2017 tarihinde 39.000,00-TL'nin elden imza karşılığı ödendiğini, ...'a 21/06/2017 tarihinde 72.900,00-TL'nin elden imza karşılığı ödendiğini, ...'ya 31/07/2017 tarihinde 80.000,00-TL'nin ... Bankasına gönderilerek ödendiğini, ...'ye 16/08/2017 tarihinde 11.427,00-TL'nin ... Bankası aracılığıyla ödendiğini,...'ye 08/08/2017 tarihinde 80.000,00-TL'nin ... plakalı araç devri ile ödendiğini, bu ödemelerin tamamında ödemenin "... Kira Devri,... için ödeme, ... İstasyonu karşılığı, ... Sözleşme için" olduğunun açıkça belirtildiğini, tediye makbuzlarında dava dışı ...'in kaşesi ve yetkilisinin imzasının da bulunduğunu, ödeme yapılan kişilerden ...'nin ...'in kurucu ortağı ve davacı şirketin sahibinin amcası, ...'nin ...'in kurucu ortağı ve davacı şirketin sahisinin babası ve ...nın vekili sıfatıyla hareket eden kişi, ...'nın ...'in kurucu ortağı ... ile aralarında vekillik ilişkisi bulunan kişi, ...'ın ...'in vekili sıfatıyla hareket eden kişi ve ...'nın vekili sıfatıyla hareket eden kişi, ...'nın ...'nın babası, ...'nin ...'in kurucu ortağı ...'nin eşi ve davacı şirketin sahibi ...'ın annesi olduğunu, davalı tarafından belirtildiği üzere ödemelerin fazlasıyla yapılmasına rağmen 16 ay sonra e-faturanın yollandığını, davalının 20 yıllık ticari ilişkiye duyduğu güven ile bir yıl önce ödemiş olduğu bedellerin karşılığı olduğunu düşünerek faturaya itiraz etmediğini, ticari defterlerine de işlemediğini, ödemelerin enerji piyasası düzenleme kurumundan bayilik lisansının devir alınmadan önce yapıldığından davalının teminat istemesi üzerine ...'ün davalıya teminat olarak ... Manavkuyu Şubesi'nin 6956717 nolu 600.000-TL bedelli çekini verdiğini, davalının işletme ruhsatını devir alır almaz bu çeki iade ettiğini, sırf bu durumun bile davalının edimini gerçekleştirdiğini fakat ...'in o tarihte edimini gerçekleştirmediğini gösterdiğini, davalı şirket aleyhine başlatılan takibin mükerrer tahsilat amacı taşıdığını, davacının ...'den olan alacağının şüpheli olduğunu, davacı ile ...'in birlikte hareket ettiklerini, hileli işlem içerisinde bulunduğunu, aleyhine haksız menfaat temin edilmeye çalışılması nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını, sözleşmenin davalının bayilik lisansı almasına kadar geçerli olacağının kararlaştırıldığını, davalının 11/06/2018 tarihinde bayilik lisansı aldığını, bu tarihten 2 ay sonra yapılan ödemelerden 16 ay sonra düzenlenen faturaya dayalı temlik sözleşmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin borcun kabulü anlamına gelmediği gibi hukuki ilişkinin sona ermesinden sonra düzenlenen faturanın hiç düzenlenmemiş sayılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... Şti tarafından davalı ... Şti'ne kendi aralarında düzenlenen tarihsiz "iş yeri işletme hakkı devir sözleşmesi" ile ve akabinde düzenlenen İzmir 30. Noterliğinin 08/06/2017 tarihli 17004 yevmiye nolu "işletmenin devri sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Cad., No:.../... adresindeki akaryakıt-lpg satış istasyonunun ve istasyon içerisinde bulunan market ve tütün mamulleri satışı yapan ... Marketin demirbaş ve menkul mallarıyla birlikte devredildiği anlaşılmıştır. Devir bedeli adi yazılı sözleşmede ortaya konulmamış ancak 300.000-TL'sinin sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte ...'e nakden ve peşinen ödeneceği, bakiye kısmının ise ...'in enerji piyasası düzenleme kurumundan kendi adına bayilik lisansı almasıyla birlikte ödeneceği kararlaştırılmış, noterlikte düzenlenen sözleşmede 1.000,00-TL olduğu belirtilmiş olmakla birlikte bu devre ilişkili olarak devreden ... Ltd Şti tarafından devir alan ... Ltd Şti'ne düzenlenen 01/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli ve 14/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli istasyon devir geliri açıklamalı iki adet e-faturanın muhatabına gönderilip yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemesi karşısında ayrıca davalı tarafın 600.000-TL olduğu iddia edilen devir bedeline itiraz etmeyerek ödeme savunması karşısında devir bedelinin 600.000-TL olduğu, davalı tarafın beyanlarından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan bayilik lisansı alındığı anlaşılmakla dava dışı ...'in 600.000-TL devir bedelini talep şartlarının oluştuğu, davalıya istasyon işletme hakkını devreden ... Ltd Şti tarafından bu devirden kaynaklanan 600.000-TL alacak İzmir 21 Noterliği'nin 18/10/2018 tarihli 38981 yevmiye numaralı temliknamesi ile davacı ... Şti'ne temlik olunduğu, alacaklının kanun sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağını borçlunun rızası olmaksızın temlik edebilieceği, temlik sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartıdır. Alacağını temlik eden ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında alacağın temlikine engel sözleşme hükmü bulunmadığı gibi bu alacağın temliki konusunda kanuni bir engel de bulunmamakta temlik yazılı şekilde yapılmış olmakla ... şirketi ile davacı arasındaki alacağın temliki işlemi geçerlidir. Bu temlikin geçerli olup olmadığı bakımından alacağı temlik alan davacı ... Şti'nin temlik eden ... Şti'nden daha önce doğmuş bir alacağının olup olmadığının da önemi yoktur. Dolayısıyla davalı tarafın temlikin muvazaalı olduğu, davacının temlik eden ... şirketinden alacağının olmadığı itirazları sonuca etkili olmadığı gibi hukuken tartışılması gereken itirazlardan değildir. Davalı devri öğrendiği sırada alacağı devreden kişiye karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürme hakkına sahip olduğundan davalının ödeme savunmalarının ayrı ayrı değerlendirilerek dava dışı ... Şti tarafından davalıya ... Mah. ... Cad. No:.../... adresindeki akaryakıt-lpg satış istasyonunu ve istasyon içerisinde bulunan market ve tütün mamulleri satışı yapan ... marketin (işletme hakkının) demirbaş ve menkulleriyle birlikte 600.000-TL bedelle devredildiği, devir bedeline mahsuben davalı tarafından ... Ltd Şti'nin tek ortağı ve temsilcisine 07/06/2017 tarihinde 100.000-TL, 08/06/2017 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla ... Şti'nin devir bedelinden 400.000-TL alacağının kaldığı, buna rağmen ... Şti tarafından 16/10/2018 tarihli temlikname ile 600.000-TL alacağın temlik edildiği, TBK 188 maddesine göre borçlunun alacağı temlik edene karşı sahip olduğu defileri temlik alana karşı da ileri sürebileceği dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, İzmir 21. İcra Dairesinin 2018/12777 Esas sayılı takibinde davalının borca itirazının kısmen iptaline, 400.000,00-TL nin takip tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, alacağın faturaya dayalı olduğu, likit olduğu ve İİK 67 maddesindeki şartların oluştuğu dikaate alınarak hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranındaki 80.000,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının tahsil edildiği halde takibe konu ettikleri 200.000,00-TL alacakla ilgili tahsile girişmekte kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak, reddedilen 200.000,00-TL'nin % 20 oranındaki 40.000,00-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ve pek çok olguyu tartışmaktan kaçındığı dosya içeriğinde yer alan uzman görüşünün incelenmesi sonucunda anlaşılacağını, mahkemece ... ile “... Şti.”nin (“...”) arasındaki çeki konu alan “Teminat Anlaşması” ve ispat hukuku açısından sonuçlarını dikkate almadan, bu hususta herhangi bir değerlendirmede bulunmadan eksik inceleme sonucu hüküm tesis edildiğini, dosya içerisinde yer alan uzman görüşünde de tartışılan ... ve davacının yöneticisi ...'a yapılan ödemelerin gerekçede hiçbir şekilde sorgulanmadığını, dava konusu alacağın ifa edilip edilmediği olgusunun hukuki bir belirsizlik barındırırken somut olayda davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, tartışmaya açık olan alacağın likit olduğunun kesinlikle söylenemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğuna ilişkin davacı yanca girişilen takibe davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya dayanak teşkil eden İzmir 21 İcra Dairesi'nin 2018/12777 esas sayılı takip dosyasında, ... Şti tarafından ... Ltd Şti aleyhine 01/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli, 14/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli faturalar ile İzmir 21. Noterliği'nin 16/10/2018 tarihinde 38981 yevmiye nolu temliknamesine dayanarak 600.000,00-TL alacağın tahsili için 17/10/2018 tarihinde girişilen icra takibinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu şirket vekilince alacaklı görünen temlik alana veya temlik edene borçların olmadığı, söz konusu faturaların karşılığının temlik eden ... Şti'ne tamamen ödendiği, alacağın temliki işleminin muvazaalı olduğu, temlik eden ... Şti'nin borca batık olup hiçbir ticari faaliyetinin olmadığı, haklarında icra takibi olduğu için ödemelerin kendi bildirdikleri yakınlarına yapılıp bir adet aracın ...'nin eşi ...'ye verilmesiyle yapıldığını, temlik değeri 600.000-TL'nin temlik alana ödendiğini belirterek borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Yerel mahkemece, taraf delillerinin toplanıldığı, bu kapsamda iş yeri işletme devir akdi sözleşmesinin incelendiği, İzmir 30.Noterliği ve 21.Noterliği'nden işletme devri sözleşmesi ile temliknameye ilişkin belgelerin getirtilerek tarafların ticari defterleri de irdelenmek suretiyle dosyanın bilirkişiye tevdi olunduğu, İzmir C.Başsavcılığının 2019/40601 soruşturma sayılı evrakından davaya konu olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunun kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair 14.05.2019 tarihli kararın verildiği görülmüştür.
Davalı tarafça istasyon işletme hakkını devreden yine davacıya alacağını temlik eden ... Şirketine (temsilcisi ve tek ortağı ...'ye) 07/06/2017 tarihinde yaptığı 100.000-TL ve 08/06/2017 tarihinde yaptığı 100.000-TL'lik ödemelerin makbuzunda "... Şti'ne ... İstasyonu ruhsat devir karşılığı toplam 100.000-TL ödenmiştir." ibaresinin yer aldığı, bu ödemenin dava konusu işletme hakkı devir bedeline ilişkin olduğu, davalının ödeme iddiası yönünden ...'nın ... Bankası hesabına gönderilen 12/06/2017 tarihindeki 64.500,00-TL, 16/06/2017 tarihindeki 8.500,00-TL, 16/06/2017 tarihindeki 27.000,00-TL'ye ilişkin sunulan gönderi dekontlarında paranın ... adına ... İstasyonuna deviri için alındığı sahibi ...'ye teslim edildiği şeklinde el yazısının bulunduğu, el yazısının ... tarafından imzalandığı, ancak davacı tarafın bu kişiye tahsil yetkisi verdiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyada yer almadığı, davacının söz konusu ödemeleri kabul etmediği, davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı, yine ...'ya elden imza karşılığı yapıldığı belirtilen 20/06/2017 tarihindeki 97.000-TL ve 06/10/2017 tarihindeki 39.000-TL ödemelere ilişkin tediye makbuzlarından ... devri bedeli karşılığında yapıldığı, alt kısımda ...'nın parayı... adına alıp ...'ye teslim ettiği beyanlarının yazılı ve imzalı olduğu, davacının bu kişiye tahsil yetkisi vermediği gibi yapılan ödemeleri de kabul etmediği, davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı, imza karşılığı ...'a 21/06/2017 tarihindeki 72.900,00-TL'lik ödemeye ilişkin tediye makbuzundan "... Şti'ne ... malları stok bedeli karşılığı toplam 72.900,00-TL ödenmiştir." ibaresinin bulunduğu, davacı tarafın bu ödemenin ... malları stok bedeli ile ilgili olduğunu satış bedeli ile ilgisinin bulunmadığını bildirdiği, tediye makbuzunda ödemenin stok bedeli karşılığı olduğunun yazıldığı, ... şirketi ile davalı arasındaki işletme devir sözleşmelerinde akaryakıt stokunun devir bedeline dahil olduğuna ilişkin sözleşme hükmüne yer verilmediği, bu nedenle 72.900,00-TL ödemenin akaryakıt stokuna ilişkin olması itibariyle devir bedeli harici tutulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin söz konusu şahıslara yapılan ödemelerin gerekçede sorgulanmadığına yönelik istinaf istemi yerinde değildir.
İDM tarafından dava dışı... Şti'nce davalı ... San ve Tic Ltd Şti'ne kendi aralarında düzenlenen tarihsiz "iş yeri işletme hakkı devir sözleşmesi" ile ve akabinde düzenlenen İzmir 30. Noterliğinin 08/06/2017 tarihli 17004 yevmiye nolu "işletmenin devri sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Cad., No:.../... adresindeki akaryakıt-lpg satış istasyonunun ve istasyon içerisinde bulunan market ve tütün mamulleri satışı yapan ... in demirbaş ve menkul mallarıyla birlikte devredildiği anlaşılmıştır. Devir bedeli adi yazılı sözleşmede ortaya konulmamış ancak 300.000-TL'sinin sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte ...'e nakden ve peşinen ödeneceği, bakiye kısmının ise ...'in enerji piyasası düzenleme kurumundan kendi adına bayilik lisansı almasıyla birlikte ödeneceği kararlaştırılmış, noterlikte düzenlenen sözleşmede 1.000,00-TL olduğu belirtilmiş olmakla birlikte bu devre ilişkili olarak devreden ... Şti tarafından devir alan ... Şti'ne düzenlenen 01/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli ve 14/08/2018 tarihli 300.000-TL bedelli istasyon devir geliri açıklamalı iki adet e-faturanın muhatabına gönderilip yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemesi karşısında ayrıca davalı tarafın 600.000-TL olduğu iddia edilen devir bedeline itiraz etmeyerek ödeme savunması karşısında devir bedelinin 600.000-TL olduğu, davalı tarafın beyanlarından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan bayilik lisansı alındığı anlaşılmakla dava dışı ...'in 600.000-TL devir bedelini talep şartlarının oluştuğu, davalıya istasyon işletme hakkını devreden ... Ltd Şti tarafından bu devirden kaynaklanan 600.000-TL alacak İzmir 21 Noterliği'nin 18/10/2018 tarihli 38981 yevmiye numaralı temliknamesi ile davacı ... Şti'ne temlik olunduğu, alacaklının kanun sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacağını borçlunun rızası olmaksızın temlik edebileceği, temlik sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartıdır. Alacağını temlik eden ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında alacağın temlikine engel sözleşme hükmü bulunmadığı gibi bu alacağın temliki konusunda kanuni bir engel de bulunmamakta temlik yazılı şekilde yapılmış olmakla ... şirketi ile davacı arasındaki alacağın temliki işlemi geçerlidir. Bu temlikin geçerli olup olmadığı bakımından alacağı temlik alan davacı ... Ltd Şti'nin temlik eden ... Ltd Şti'nden daha önce doğmuş bir alacağının olup olmadığının da önemi yoktur. Dolayısıyla davalı tarafın temlikin muvazaalı olduğu, davacının temlik eden ... şirketinden alacağının olmadığı itirazları sonuca etkili olmadığı gibi hukuken tartışılması gereken itirazlardan değildir. Davalı devri öğrendiği sırada alacağı devreden kişiye karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürme hakkına sahip olduğundan davalının ödeme savunmalarının ayrı ayrı değerlendirilerek dava dışı ... Şti tarafından davalıya ... Mah. ... Cad. No:.../... adresindeki akaryakıt-lpg satış istasyonunu ve istasyon içerisinde bulunan market ve tütün mamulleri satışı yapan ...in (işletme hakkının) demirbaş ve menkulleriyle birlikte 600.000-TL bedelle devredildiği, devir bedeline mahsuben davalı tarafından ... Ltd Şti'nin tek ortağı ve temsilcisine 07/06/2017 tarihinde 100.000-TL, 08/06/2017 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla... Ltd Şti'nin devir bedelinden 400.000-TL alacağının kaldığı, buna rağmen ... Ltd Şti tarafından 16/10/2018 tarihli temlikname ile 600.000-TL alacağın temlik edildiği, TBK 188 maddesine göre borçlunun alacağı temlik edene karşı sahip olduğu defileri temlik alana karşı da ileri sürebileceğinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararda tarafların tacir olup basiretli tacir gibi davranmalarının kendilerinden beklenebileceği, alınan bilirkişi raporunda davalının yaptığını iddia ettiği ödemelerin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, davalının dava konusu tutar yönünden kendisine tebliğ yapılan faturalara ilişkin de süresi içerisinde itirazda bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece verilen kararda herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Davalı vekilinin icra inkar tazminatı yönünden istinaf isteminin incelenmesinde; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likid olması zorunludur. Bir başka ifade ile icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid (muayyen) bir alacak olması, gerekir. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07.06.2006 tarih ve 2006/19-295 E. - 2006/341 K. sayılı ilâmı) Buna göre söz konusu alacağın likit bulunduğunun kabulü ile İİK 67.maddesi gereğince alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 27.324,00 TL'den peşin alınan 6.832,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 20.492,00 TL'nin davalıdan tahsiline,
3. İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03.04.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01