SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1507 E. 2024/704 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1507

Karar No

2024/704

Karar Tarihi

3 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1507

KARAR NO : 2024/704

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17.06.2021

NUMARASI : 2020/719 E. 2021/545 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

DAVA TARİHİ : 25.11.2020

KARAR TARİHİ : 03.04.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 03.04.2024

İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.06.2021 tarih 2020/719 E. 2021/545 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı ...'ya ZMM ile sigortalı olan ... plakalı aracın, davacıya ait yabanca plakalı ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen kazada, olayın meydana gelmesinde davalı ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının aracının hasarlanması nedeni ile Almanya'da alınan bilirkişi raporuna göre araçtaki hasar bedelinin KDV dahil 7.403 Euro olarak hesaplandığını ve 300 Euro değer kaybı tespit edildiğini, ayrıca bu değerlendirmenin yapılması için bilirkişi ücreti olarak 966,74 Euro ödendiğini, davacı adına yapılan 29.09.2020 tarihli hasar ihbarının 01.10.2020 tarihinde davalı ... şirketine ulaştığını, davalının 14.10.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle 7.403,36 Euro hasar bedeli ve 300,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 7.703,36 Euro maddi tazminatın sürücü ve işleten olan davalılardan kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren , davalı ... şirketinden ise temerrüt tarihi olan 14.10.2020 tarihinden itibaren ZMM Poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para karşılığı ile sınırlı olarak yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği, 966,74 Euro nun fiili ödeme tarihindeki Merkez bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalılar ... ve ... vekili, gerçekleşen trafik kazasına 3. aracın karıştığını, davacının kendisine çarpan aracı hasım göstermesi gerekirken kendilerine karşı dava açılmasından olayı davanın husumet nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının sunduğu bilirkişi raporunda belirlenen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın yetkisiz Mahkemede ikame edildiğini, davalı sigortanın sorumluluğunun kusur ve poliçe limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında davacıya 14.12.2020 tarihinde 4.967,41 TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan diğer araç ile ilgili olarak da 19.11.2020 tarihinde 18.512,95 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davalı sigortanın başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 04.09.2020 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda; davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 7.403,36.-Euro (KDV dahil) hasar meydana geldiği, davalı ... şirketinin, davacı tarafa 14.12.2020 tarihinde 4.697,41.-TL ödeme yaptığı ve bu tutarın ödeme tarihi itibariyle 486,48.-Euro’ya karşılık geldiği, buna göre; davalıların bakiye hasar tazminat yükümlülüğünün 6.916,88.-Euro olduğu tespit edildiği, aynı araçta kaza nedeniyle 300,00.-Euro değer kaybı meydana geldiği, dava konusu ... plaka sayılı aracın bilirkişi ekspertiz rapor ücretinin 966,74.-Euro (KDV dahil) olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 6.916,88.-Euro maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise 14/10/2020 tarihinden itibaren (davalı ... şirketinden fiili ödeme tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 300,00.-Euro değer kaybı bedelinin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise 14/10/2020 tarihinden itibaren (davalı ... şirketinden fiili ödeme tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 966,74.-Euro bilirkişi ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, kararın hüküm fıkrasında davalı zmms sigortasının sorumluluğunun davalı ... şirketinden fiili ödeme tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak şeklinde sınırlandırılması doğru olmadığını, Sigortanın Kapsamı başlıklı ZMMS Genel Şartları madde A.3 maddesi gereği kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinde geçerli poliçe teminatı dikkate alınarak davalı sigortanın sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihi itibari ile sigortanın sorumluluğu 41.000 TL olup davalı sigortanın bu teminatla temerrüde düştüğünü bu sebeple davacıda oluşan yabancı para niteliğindeki tazminattan sigortanın sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitinin(41.000 TL), temerrüt tarihindeki (14.10.2020) karşılığı olduğunun kabulü gerektiğini, iş bu davaya konu kaza ile ilgili olmak üzere davalı ... 14.10.2020 olan temerrüd tarihi itibari ile kur karşılığı (9.3173) olan 4.400,41 Euro olduğunu, mahkemece bu husus dikkate alınarak ve dava açıldıktan sonra yapılan 14.12.2020 tarihli 486,48 Euro sigorta ödemesi düşülerek bakiye ZMMS sigorta teminatından davalı sigortanın bakiye ZMMS teminat limiti dikkate alınarak sorumlu tutulması gerekirken farklı hüküm kurulmasının doğru olmadığını, keza kendisine yapılan başvuruya rağmen tazminatı ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemiş olan ve mesnetsiz itirazları ile davanın uzamasına sebebiyet veren ZMMS sigortasının sorumluluğunun poliçe teminatının TL tutarı ile sabitlenmesinin mümkün olmadığını, sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödemenin borcu sona erdirdiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı ... ve ... vekili, gerçekleşen trafik kazasının 3 aracın karıştığı bir trafik kazası olduğunu, davalıların bulunduğu aracın en arkada bulunan araç olup ortada başka bir aracın olduğunu, en önde ise davacının kullandığı aracın bulunduğunu, davanın tüm aşamalarında husumetin ortadaki araca yöneltilmesi gerektiğini, aksi halde dahi ortadaki araç sürücüsünün tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda ve ülke dışına kadar aracını kullanan davalının da isticvap edilmesi gerektiğini, ancak mahkeme tarafından bu taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, bilirkişi raporunda kaza tespit tutanaklarının aksi ispat edilene kadar geçerli belge olacağı söylenmişse de aksinin ispatı tanık beyanları ile veya isticvap ile ortaya çıkarılabileceğini, kaldı ki bu tespit ve tutanaklar sahteliği sabit olana kadar geçerli belge değil, aksi sabit olana kadar geçerli belge olduğunu, bu bakımdan konu hakkında tanık diletme ve davacının isticvap edilmesi talepleri gerekçesiz olarak reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve savunma haklarını kısıtladığını, bilirkişiye tevdi edilen raporda aracın yapım maliyetinin hesaplanmasının istendiği, bilirkişinin ise aracın Almanya daki onarım maliyetine göre hesaplamasını yaptığını, sigorta şirketinin verdiği cevaplarda ise Türkiye şartlarında 4-5 bin TL gibi bir fiyatla yapılabilecek hasarlardan bahsedildiğini, dolayısı ile aradaki çelişkinin giderilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sunmuş olduğu bilirkişi raporuna göre zarar miktarının çok yüksek ve çelişkiler içerdiğini, bilirkişi raporunda aracın toplam değerinin 19.500,00 Euro olarak belirlendiğini, kaza resimlerinden de anlaşılacağı üzere ufak bir tampon hasarı bulunduğunu, bu hasar sebebiyle belirtilen zararın 7.403,36 Euro olduğunu, aracın tüm araç parçaları düşünüldüğünde ufak tampon hasarı için böyle bir zararın oluştuğunu söylenemeyeceğini, davacının Türkiye'de karıştığı bir trafik kazasından sonra gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek Almanya'ya kadar giderek oluşmuş zararının artmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiğini, davacının kazadan hemen sonra delil tespiti yaptırmadığını, bir tespit yaptırılmış ise buna ilişkin evrakların dosyaya sunulması gerektiğini, hasarlı şekilde aracını uzun kilometrelerce kullanan davacının da zararın artmasında kusuru bulunduğunu, davacının kendi kusurunu başkasına yükleyip malvarlığında bir zenginleşme gerçekleştirmeye çalıştığını, kaza sonrası aracın hangi kısımlarının hasar almış olduğu tespit edilemediğinden davacının iddia ettiği gerçek zararının keyfi bir şekilde belirlendiğinin kabulünün gerektiğini, ayrıca davacının Almanyada herhangi bir sigorta veya kasko şirketinden ödeme alıp almadığının da belli olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ...Ş vekili; sigorta şirketi tarafından davacının zararının karşılandığını ve bakiye borcu bulunmadığını, sigorta şirketince ... plaka sayılı aracın zmss ile 04/09/2020-04/09/2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde doğacak rizikolara karşı teminat altına alındığını, davacı tarafından sigorta şirketine yapılan hasar başvurusu üzerine hasar dosyası oluşturulduğunu, davacıya 14/12/2020 tarihinde 4,697.41-TL hasar tazminat ödemesi yapıldığını, sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, aynı tarihli kaza ile ilgili olarak ... plaka no'lu araç için 19/11/2020 tarihinde 18.512,95-TL hasar tazminatı ödemesi yaptıklarını, sigorta şirketi tarafından hak sahibine ödeme gerçekleştirmiş olup poliçeden doğan başkaca bir sorumlulukları kalmadığını, davacının talebinin fahiş olup, piyasa şartları ile de örtüşmediğini, sigorta şirketinin şirket gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararının son derece fahiş tespit edildiğini, dosyada mübrez ekspertiz raporunda değişmesi gereken hasarlı parçalar tampon kaplaması, tespit bandı, arka panel sacı, bagaj kapak kilidi, yazı t-roc olmak üzere iskonto ile birlikte toplam 1,497.41-TL hasar; 3200-TL işçilik olmak üzere KDV hariç toplam 4,697.41-TL tespit edilmiş iken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporunda yer almayan parçaların hesaplamaya dahil edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, mahkeme tarafından KDV dahil hüküm kurulmuş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesinin ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olabileceğini, aksi görüş davacının ödemediği tutarın ve dolayısıyla meydana gelmeyen zararın haksız olarak davalı ... şirketine yükletilmesi anlamına geleceğini, bu durumun hukuka aykırılık teşkil edeceğini, KDV oranının %18 olduğu halde, %19 hesaplanmasının anlaşılamadığını, değer kaybı tutarının da oldukça fahiş olduğunu, değer kaybına yönelik hesaplamanın Almanya piyasa rayicine göre yapıldığını sigorta şirketinin yabancı ülkedeki piyasa şartları ve o ülkedeki kriterler çerçevesinde yapılan değer kaybı hesaplamasından sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, dava konusu kaza sonucu araçta bir değer kaybının meydana gelip gelmediğini söyleyebilmek için; aracın markası, modeli, trafiğe çıkış tarihi, daha önce hasara uğrayıp uğramadığı, parçalarının orijinal olup olmadığı, dava konusu kaza sonucu hangi parçalarının değiştiği, değişen ya da tamiratı yapılan parçaların aracın değerini olumsuz yönde etkiler nitelikte olup olmadığı hususları hep birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre somut ve denetlenebilir bir şekilde değer kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin Genel Şartlar ekindeki hesaplama ile sorumlu olup, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, sigorta şirketinin riziko tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olup, fiili ödeme tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasının trafik sigortası genel şartlarına aykırı olduğunu, ekspertiz ücretinin fahiş olup, talebin bu yönüyle de reddi gerektiğini, sigorta şirketin gerçek zarardan teminat limitleri dahilinde sorumlu olup, fer'iler yönünden de teminat limitlerine oranla sorumlu tutulması gerektiğini, sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, kesinleşmiş bir kusur raporunun bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmektedir.

GEREKÇE : Dava, 04.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Olay tarihi olan 04b09b2020 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile İstanbul İli, Tuzla İlçesi, Çevre Yolunda seyir halindeyken aracının ön kısımları ile önünde ve aynı istikamette seyir halinde iken trafik akımı nedeniyle duran sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığı, çarpmanın şiddeti ile ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile yine önünde ve aynı istikamette seyir halinde iken trafik akımı nedeniyle duran sürücü ...’nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması ile neticelenen kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı ..., işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )

Meydana gelen kazada sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile İstanbul İli, Tuzla İlçesi, Çevre Yolunda seyir halindeyken dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne verip aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önündeki araç ile arasında güvenli bir şekilde takip mesafesini bırakmadığı, görüş mesafesinin açık olduğu meskun mahal ve iki yönlü yolda önünde aynı yön ve istikamette önünde seyir halinde iken trafik akımı nedeniyle duran sürücü ...’in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araca çarptığı, çarpmanın şiddeti ile ötelenen ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile; yine önünde ve aynı istikamette seyir halinde iken trafik akımı nedeniyle duran sürücü ...’nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca önlemsiz bir şekilde arkadan çarpması ile olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmesi nedeniyle Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller;Madde 84 – d’de belirtilen “Arkadan Çarpma” ve yine 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nun Madde 56/-1c) “Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar” kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüsü ...’nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ve dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar ile trafik kurallarına ve nizamlarına uygun bir şekilde seyir halinde oldukları ve davalı taraf sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, kusur durumuna ilişkin davalı tarafların istinaf nedenleri yerinde değildir.

Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K. ) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K. ) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. somut olay bu kapsamda bulunmadığından yabancı ülke piyasa değeri karşılaştırılmasının yapılamayacağı, bu bağlamda seçimlik hakkının Almanya ülkesinde yaptırmak yönünde kullanan davacı yönünden o ülke KDV'sine göre ödeme yapıldığından davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Dosyada alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta tespit edilen hasarların araçla karşılaştırılarak, mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağını doğrular şekilde uyumlu olduğu, tespit edilen hasarın tutanakta belirtilen şekilde gerçekleşmesi ile oluşabileceği, olay ve hasarın oluş şekli itibariyle teknik olarak uyumlu olduğu kanaatine varılarak toplam hasar bedeline Almanya ülkesindeki yasal KDV oranında KDV ilave edilmek ve davalı ... tarafından 14.12.2020 tarihinde davadan sonra yapılan 4.967,41 TL'nin ödeme tarihindeki Euro karşılığı düşümü ile hesaplanan 6.916,88 Euro tutarındaki hasar miktarının ve 300 Euro tutarındaki değer kaybı bedelinin yerinde olduğu ve dosya kapsamı ile örtüştüğü değerlendirilmekle, davalı tarafların aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak, Yerel Mahkemece verilen kararda hasar bedeli ve değer kaybına yönelik maddi tazminat yönünden, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise 14/10/2020 tarihinden itibaren "davalı ... şirketinden fiili ödeme tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak" karar verilmesi isabetli bulunmamış, bu nedenle davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerindedir. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi ise istinafa gelen tarafın sıfatı nedeniyle kaldırma konusu yapılmamıştır.

Davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. Sayılı ilamı)

İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. ( Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )

Davalı ... poliçe limiti ile sorumludur. Davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 41.000,00-TL olup gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması karşısında İDM tarafından limiti aşmayacak şekilde davalının sorumluluğu cihetine gidilmesi ve yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre taraflar için vekalet ücreti hesaplanması gerekir.

Bu durumda, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.06.2021 tarih 2020/719 Esas 2021/545 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3. Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;

Davanın Kabulü ile;

Dava konusu hasar bedeline yönelik olarak 6.916,88.-Euro maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise temerrüt tarihi olan 14/10/2020 tarihinden itibaren (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Değer bedeline yönelik olarak 300,00.-Euro maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise 14/10/2020 tarihinden itibaren (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

966,74.-Euro tutarındaki bilirkişi giderinin fiili ödeme tarihindeki kura göre TL karşılığının yargılama giderlerine dahili ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Karar ve ilam harcı olan 4.674,04-TL'den peşin alınan 1.240,11.- TL harcın mahsubuyla bakiye eksik kalan harç olan 3.433,93-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,(davalı ... şirketinin 2.026,01-TL'sinden sorumlu tutulmasına)

Dava şartı arabuluculuk kapsamında uyaptan yapılan sorgulamada henüz hazine tarafından ödeme yapılmadığı görüldüğünden; hazine tarafından ödeme yapıldığı taktirde bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için dosyanın kesinleşmesine müteakip harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Kabul edilen miktar üzerinden davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereğince hesap edilip takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin 10.561,00-TL'sinden sorumlu tutulmasına)

Avukatlık Ücret Tarifesi 16/2-c maddesi doğrultusunda tarafların anlaşamaması nedeniyle kendisini bir vekille temsil ettiren davacı lehine 1.080,00.-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,

Yapılan yargılama gideri olarak davanın ilk açılış gideri olan 1.302,32-TL, tebligat, posta ve bilirkişi ücreti gideri 691,60-TL, bilirkişi ücreti 966,74.-EURO (9.165,75.-TL) olmak üzere toplam 11.159,67-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin 6.584,20 TL'sinden sorumlu tutulmasına)

Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,

4. İstinaf yoluna başvuran davalı ...Ş'nin ödediği istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,

5. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...Ş. tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 68,60TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 230,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine,

6. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,	

7. Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.674,04 TL'den peşin alınan 1.200,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.474,04 TL'nin davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

8. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan  368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03.04.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusumahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim