İzmir BAM 11. HD 2021/1421 E. 2024/676 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1421
2024/676
28 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1421
KARAR NO : 2024/676
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14.01.2021
NUMARASI : 2017/185 E. - 2021/18 K.
BİRLEŞEN İZMİR 5.ATM'NİN 2018/950 E.SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 28.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28.03.2024
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.01.2021 tarih 2017/185 E. - 2021/18 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL ve BİRRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, davacıya ait davalı nezdinde kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde zarar gördüğünü, davalının zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, davalı tarafından yapılan teklifin kabul edildiğini, eksik ödeme yapıldığını belirterek; asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,000,00-TL'nin birleşen davada 45.000,00-TL temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacı ile muatabakat yapıldığını, varılan mutabakat kapsamında kararlaştırılanın bedel ödendiğini, davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında ağır derecede hasara uğrayarak pert-total kabul edilmesi, piyasa rayiç değeri 195.000,00-TL, sovtaj değerinin 103.000,00-TL bakiye bedelin 92.000,00-TL olarak kabul edilip, çekici hurdasının da araç malikinde bırakılmak sureti ile hasar dosyasının kapatılarak ödemeye dair İbraname - mutabakatname ve tazminat makbuzu başlıklı belge alındığı, sigortalı aracın maliki ve sigortalı ... olmasına rağmen mutabakatnameyi ...'in imzaladığı, vekalette ibra yetkisi bulunmadığı, çekicinin kaza tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değerinin 290.000,00-TL sovtaj Bedelinin 103.000,00-TL çekicinin Pert-total edilmesi sonucu meydana gelen toplam hasar miktarının 187.000,00-TL olduğu, 92.000,00-TL ödeme mahsup edildiğinde Bakiye Hasar Bedelinin 95.000,00-TL olduğu, davalının bakiye miktardan sorumlu olduğu, ilk ödeme tarihi olan 12.10.2016 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluştuğu, belirtilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, eksik inceleme yapıldığı, kasko sigorta sözleşmelerinde KTK 111. maddesinin uygulanması imkanı bulunmadığını, taraflar arasında mutabakatnamenin geçerli olduğu, davacı tarafından düzenlenen Bornova 4. Noterliği'nin 07.04.2015 tarih ve 12780 yevmiyen numaralı vekaletnameme ile davacı tarafından araç satışı dahil olmak üzere her türlü yetkinin verildiği, davacının tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiği, mutabakatnameye konu ödemeyi aldıktan sora geçersiz olduğunun ileri sürülemeyeceğini, davalının ödeme yükümlülüğü yerine getirdiğini, başkaca bir borcu bulunmadığını, kazalı aracında verilen vekalet ile satıldığını, aracın rayiç bedenlerinin afaki ve fahiş belirlendiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanınkabulüne, karar verilmiştir.
-
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
-
TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarına göre, aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı davacının aracında meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığından, davacının aracının karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı sabittir.
-
Davacıya ait davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın gerçekleşen trafik kazasında hasar gördüğü, davacıya vekaleten ... ile davalı taraflar arasında düzenlenen " İbraname Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu " başlıklı belgeye aracın piyasa rayiç değerinin 195.000,00-TL, sovtaj değerinin 103.000,00-TL ödenecek bakiye bedelin 92.000,00-TL ödeme yapması konusunda tarafların mutabakata vardığı ve bu mutabakatname kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 19.10.2016 tarihinde 92.000,00-TL ödendiği, davacının eksik ödeme iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
-
Esasen, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin işletenler ve onların hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bağlayıcı nitelikte olduğu ve kasko sigorta sözleşmelerinde bu hükmün uygulanamayacaktır.
-
Ancak, taraflar arasında düzenlenen "İbraname Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" başlıklı belge davacıya vekaleten ... tarafından imzalanmıştır. Bilindiği üzere, verilmiş olan vekâlet, ister genel, ister özel vekâlet olsun, vekil, özel surette yetkilendirilmedikçe, bazı işlemleri yapamaz. Özel yetki verilmesini gerektiren işlemlerin neler olduğu, esas itibariyle, Borçlar Kanunu'nun 504. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde belirtilmiştir. Bunların dışında, başka hukukî düzenlemelerde de, belirli işlemler için özel yetki verilmesi gerektiğini öngören hükümler bulunmaktadır. Özel yetki verilmesini gerektiren işlemlerin, geneli itibariyle vekâlet verenin mal varlığını azaltan ya da onu önemli ölçüde risk altına sokan işlemler olduğu görülmektedir. Hukukî düzenlemelerde açıkça işaret edilenler dışında, belirli bir iş veya işlem bakımından özel yetki verilmesine gerek bulunup bulunmadığı, somut olayın koşulları, özellikleri, vekâlet verenin yararı, onunla vekili arasındaki güven ilişkisinin derecesi gözetilerek tayin edilmelidir. Özel yetki verilmesini gerektiren işlemler; dava açmak, bağışlamada bulunmak, taşınmazların devri ve aynî haklarla sınırlandırılması, kambiyo taahhüdünde bulunmak, tahkim sözleşmesi yapmak, ibra, davadan feragat, davayı kabul, mahkûmunbihi kabz, haczin fekki (kaldırılması), mirasın reddi, hâkimin reddi, başkasını tevkil (alt vekâlet verme), Anayasa Mahkemesi'nde dava açmak, yargılamanın iadesi, davanın ıslahı, konkordato teklif etmek ve konkordatoya muvafakat etmek gibi dava ve işlerdir. ( Yargıtay 7. HD'nin 07.10.2021 tarih ve 2021/3286 E. - 2021/1614 K. )
-
Somut olayda gerek İzmir 24. Noterliği'nin 12.10.2016 tarih ve 34522 gerek ise Bornova 4. Noterliği'nin 07.04.2015 tarih ve 12780 yevmiye numaralı vekaletnamelerinde davacı tarafından dava dışı vekile bu hususta özel bir sulh ve ibra yetkisi verilmediğinin anlaşılması karşısında, anılan mutabakatnamenin sigorta şirketinin tazmin borcunu ortadan kaldırmayaıp davalı tarafından yapılan ödemeye ilişkin makbuz hükmünde olduğunun kabulü gerekir.
-
Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalılar şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketi ile davalı işletenlerin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
-
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar dolayısıyla tazminatına hak kazanmasınına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, sigortacının davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında açık yetersizlik bulunmasına, davadan önce verilen ibranın makbuz hükmünde olmasına, araç pert kabul edilerek sovtaj bedeli ile davadan önce yapılan ödemenin aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç bedelinden indirilmesine, bakiye miktarın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Asıl ve birleşen davada davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2. Asıl dava yönünden davalı için istinaf karar harcı olan 3.415,50. TL'den peşin alınan 854,00. TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,50. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Birleşen dava yönünden davalı için istinaf karar harcı olan 3.073,95. TL'den peşin alınan 768,50. TL'nin mahsubu ile bakiye 2.305,45. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01