İzmir BAM 11. HD 2021/1391 E. 2024/663 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1391
2024/663
27 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1391
KARAR NO : 2024/663
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13.04.2021
NUMARASI : 2016/50 E. - 2021/353 K.
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ : 27.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28.03.2024
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.04.2021 tarih 2016/50 E. - 2021/353 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan dava dışı ..., ... ve ...'a ait konutlarda, davalı tarafa ait doğalgaz boru hattında 06.12.2013 tarihinde meydana gelen patlama sonucu hasar meydana geldiğini, davacı şirket tarafından görevlendirilen eksper tarafından tespit edilen, dava dışı ...'ın konutunda meydana gelen 16.140,00 TL hasarın 21.04.2014 tarihinde, dava dışı ...'ın konutunda meydana gelen 12.229,00 TL hasarın 17.01.2014 tarihinde ve dava dışı ...'ın konutunda meydana gelen 21.878,00 TL hasarın 21.01.2014 tarihinde ödendiğini iddia ederek, TTK'nın 1472. maddesi gereğince toplam 50.247,00 TL sigorta tazminatının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/115162 sayılı soruşturma dosyasında alınan 18.04.2014 tarihli raporda, doğalgaz patlamasının meydana gelmesinde müvekkili şirkete yüklenebilecek bir kusur bulunmadığının tespit edildiğini, patlamanın yaşandığı adreste olay günü alarm cihazının ötmesi nedeniyle davalı şirkete kontrol talep edildiğini ve aynı gün yapılan ölçümlerde hiç bir gaz kaçağına rastlanmadığını, ihbarı yapan şahıslara iç tesisat firmalarına başvurmaları yönünde bilgi verilip olay mahallinden ayrıldıklarını, davalı şirket talimatlarını hiçe sayarak vanayı açan dava dışı daire maliki ... ve ...'ın patlamaya sebep olduğunu,... ve ...'ın da aralarında bulunduğu bir kısım daire sahipleri tarafından müvekkili şirkete ve bir kısım başka davalılara karşı tazminat istemiyle İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/75 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının davaya dayanak gösterdiği ekspertiz raporlarının delil niteliğinin olmadığını, bu raporun davacının sigortalılarının beyanı ile düzenlendiğini, istenilen tazminat miktarının yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2015 tarih, 2014/230 Esas 2015/64 Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile dosyanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, bu mahkemece HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.11.2015 tarihli 2015/12185 Esas 2015/10982 Karar sayılı ilamı ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 06.12.2013 tarihinde ... Mah. ... Sok. N:.../... adresinde bulunan dairede doğalgaz kaçağının sebep olduğu gaz patlamasının yaşandığı; dava dışı daire sahibinin doğalgaz kaçağı olduğuna dair davalı şirkete bildirim yaptığı, davalı şirket personeli dava dışı ...'in daire içinde herhangi bir kaçağa rastlanmadığını tespit ederek ve alarm cihazının tamir edilmesi gerektiğini söyleyerek doğalgaz vanasını kapatarak ayrıldığı, davalı personelinin dedektörle ölçüm yapması gerekirken yapmadığı, buna göre davalı firmanın %100 oranında kusurlu olduğu; her ne kadar 15.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirkete kusur izafe edilmemiş ise de, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/667 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunda da patlamanın sokak asfaltı altından geçen boru hattından, pis su boru sistemine ve bina içine gaz sızıntısı olduğu, gazın pissu borularını takip ederek yer sifonundan havalandırma bölümüne ve mutfak lavabo giderinden mutfak içine girerek borularda patlayıcı atmosferi oluşturduğu, gaz birikmesinin mutfakta bulunan set üstü ocaktan kaynaklanmadığı, sokak asfaltı altından geçen mahalli boru hatlarının gaz sızıntıları yer tespitini ve alınması gerekli tedbirleri teknik olarak almayan, doğalgaz altyapı gaz kaçak tarama talimatına göre yılda iki kez ve ihbar durumunda cadde ve sokaklarda bulunan diğer altyapı kuruluşlarınca kullanılan menhollerde doğal gaz taraması yaptırmayan davalı şirket görevlilerinin asli kusurlu olduğu, gaz kaçağı ihbarı sonrasında olay yerine giden davalı şirket acil müdahale yetkilisinin müşteri iç tesisatında acil müdahale prosedürlerine eksik işlem yaptığı, bina içinde gaz dedektörü ile sürekli tarama yapmadığı, acil müdahele el kitabındaki talimata uygun davranmadığı, patlama olayında tali kusurlu olduğu, dava dışı iç tesisat firmasının elemanı gelmiş olsaydı dahi davalı şirkete proje sunup onay almadan iç tesisatta izinsiz tadilat yapamayacağından bu olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; bu nedenle 15.08.2016 tarihli raporun kusura ilişkin tespitlere itibar edilmediği, gerekçesiyle, davanın kabulü ile 50.247,00 TL tazminatın 12.229,00 TL'lik kısmının 17.01.2014, 38.018,00 TL'lik kısmının 21.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu olayda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen hükme esas alındığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun alındığı İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/667 E. sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, mahkemece ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, 20.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda patlamanın iç tesisattaki sızıntıdan meydana geldiği yönündeki tespitler göz ardı edilerek hatalı değerlendirme ve tespitlerde bulunulduğunu, doğalgazın havadan hafif olması nedeniyle gerek toprak içindeki boşluklara gerekse kanalizasyon hatları içerisine sızdığında yüksek kotdan düşük kota doğru yayılmasının mümkün olamayacağını, doğalgazın 3 m aşağı koda inmesi ve patlayıcı ortam ve mutfak sifonundan yukarı çıkmasının mümkün olmadığını, rögarlardan binaya gaz girişi olmasının mümkün olmadığını, böyle bir sızıntı olsa idi, binadaki diğer dairelerin giderleri ortak olduğundan binadaki diğer dairelerde de gaz birikmesi olması gerektiğini, soruşturma dosyasında 18.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda patlamanın gaz ocağının iki gözünün açık olması ve gaz girişi vanasının açılmasıyla bu açık ocak gözü üzerinden mutfak ortamına gaz akışının olduğu, dava dışı ...'ın ocağı kullanmak için diğer ocak vanasını çevirdiği, ocağın ateşlendiği ve patlamanın bu şekilde gerçekleştiği tespitinde bulunulduğunu, bizzat ocak incelenerek düzenlenmiş önceki bilirkişi
raporunda, alev olmadığı halde açık beklerden hava akışının olduğunun belirtildiğini, eldeki davada dosyaya sunulan 12.08.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda “Patlama olayının meydana geldiği iç tesisatın sahibi kombi kullanıcısı ...'ın doğalgaz alarm cihazı selenoid vana düzeneğini yetkili kişilerce (iç tesisat yapan firmalara selnoid vana, doğalgaz alarm cihazı yetkili servisleri) tamir ettirmeden yetkisi dışında tesisata müdahale edilmesi ve set üstü ocak gözünü açık bırakıp patlamaya sebep olan gaz birikmesi olayında asli kusurlu olduğu" tespitine yer verildiğini, ek raporlarda da kök rapordaki değerlendirmelerle aynı doğrultuda sonuca varıldığını, buna rağmen 20.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda olayın iç tesisatta var olan arızadan kaynaklandığı hususu dikkate alınmaksızın müvekkili şirketin kusurlu olduğu yönünde hatalı bir sonuca varıldığını, dava konusu olayla ilgili olarak ... isimli bir şahıs tarafından 05.12.2013 tarihinde, saat 13:27'de İzmirgaz 187 Doğal Gaz Acil İhbar Hattına “alarm cihazının ikaz verdiği” yönünde ihbar bırakıldığını, aynı gün saat 14:55' de Acil Müdahale Personeli olan ...'e “gaz alarm cihazı ötüyor, kontrol talep edildi” ifadeleriyle telefon ile bildirildiğini, personel ...'in olay yerine 15:10'da ulaşarak, gerekli kontrollere başladığını, öncelikli olarak gaz alarm cihazının alarm verme sebebinin, doğal gaz kaçağından olup olmadığının tespiti adına, daire içi doğalgaz tesisatının, “U manometre” ile teste alındığını, yapılan test sonucunda daire içinde herhangi bir kaçağa rastlanmadığını, gaz alarm cihazının arızalı olması nedeniyel daire içine gaz arzı sağlayan sayaç vanası kapatılarak, daireye doğal gaz girişinin engellendiğini, ...'e, tespit edilen arıza ile ilgili olarak iç tesisat firmalarına başvurmaları, iç tesisat firmaları tarafından cihaz çalışır duruma getirildiğinde yine 187 Acil İhbar Hattına haber verilmesi durumunda tesisatta gerekli kontrollerin yapılarak, doğal gazın yeniden aktif hale getirileceği bilgisi verildiğini, personel ...'in uymakla yükümlü olduğu mevzuat hükümleri gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini, fakat daire sahibi ...'ın kombi firması yetkilisinin uzaktan yönlendirmesi ile hareket ederek doğalgaz arzını gerçekleştirdiğini ve kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili şirkete gelen ihbarın apartmanın ortak kullanım alanı ile ilgili olmadığını, bu bakımdan, müvekkili şirket personeli ...'in dedektör ile bina içindeki diğer alanlarda ölçüm yapmadığından bahisle müvekkili şirketin kusurlu bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, patlamanın dava dışı ...'ın dairesinde gerçekleştiğini ve zararın bu daireden diğer dairelere sirayet ettiğini, TBK 69. maddesi gereğince kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, mahkemece davacının kabul edilen talepleri yönünden faize hükmolunmasının, ayrıca hükmolunan faizin nevi ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından sigortalılarına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı şirket tarafından konut sigorta poliçesi ile sigortalanan bağımsız bölümlerin, aynı apartmanda bulunan bir başka bağımsız bölümde 06.12.2013 tarihinde meydana gelen doğalgaz patlaması sonucunda maddi zarar görmesi üzerine, sigortalılara ödediği tazminatların, olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ileri sürülen davalı şirketten rücuen tahsili talep edilmektedir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda, dava konusu patlama ile ilgili olarak İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/667 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında doğalgaz patlamasına dairenin mutfak bölümünde doğalgaz kaçağının sebep olduğu, set üstü ocağın yakılmasıyla tutuşarak patlamanın meydana geldiğinin tespit edildiği, ancak doğalgaz kaçağının dairenin doğalgaz iç tesisat hattındaki boru ve bağlantı elemanlarından veya set üstü ocağın açık kalan iki gözünden mi kaynaklandığı, yoksa binanın önünden geçen sokak asfaltı altından geçen boru hattından pissu boru sistemine sızarak bina içine ulaşması nedeniyle mi olduğu hususunun tespit edilemediği, doğalgaz sızıntısının kesin olarak nereden kaynaklandığına dair bir kanıt ve ölçüm bulunmadığı, patlamanın gerçekleştiği dairede alarm cihazının alarm vermesi üzerine daire sakinlerinin davalı şirketin 118 hattına bildirim yaptığı, bunun üzerine davalı şirketin acil müdahale personeli ...'in gerekli kontrolleri yaparak daire içi doğalgaz tesisatını test ettiği, daire içinde herhangi bir kaçağa rastlanmadığını tespit ettiği, daire içine gaz arzı sağlayan sayaç vanasını kapattığı, cihazının tamir edilmesi gerektiğini söyleyerek ayrıldığı, ne var ki acil müdahale prosedürlerine göre ayrıca daire içinde detektörle doğal gaz kaçak ölçümleri yapması gerekirken bunu yapmadığı, sayaç vanasını mühürleyerek kapatmadığı, ilgili mevzuata uygun davranmadığı bu nedenle davalı ...A.Ş.'nin olayda %100 oranında tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.432,37 TL'den peşin alınan 855,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.576,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01