İzmir BAM 11. HD 2021/1324 E. 2024/649 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1324
2024/649
27 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1324
KARAR NO : 2024/649
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.01.2021
NUMARASI : 2018/342 Esas 2021/102 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 27.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 27.03.2024
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.01.2021 tarih 2018/342 Esas 2021/102 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacı bankanın Ege Şubesi nezdinde davalı ... Şti lehine, ... ve ... 'ın müteselsil kefaleti ile kredi hesapları açılıp kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesaplarının 20/02/2018 tarihi itibariyle kat edilip davalı borçlulara Beyoğlu 48. Noterliğinin 22/02/2018 tarih 23941 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, borcun halen ödenmediğini, borçluların temerrüde düştüğünü, alacağın tahsiline yönelik İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2018/2912 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı banka alacağının varlığının kesin ve münhasır delil mahiyetinde olan davacı bankanın defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit hale geleceğini, davalıların itirazlarının yasal mesnedinin bulunmadığını, tarafların serbest iradesi ile imzaladığı genel kredi ve teminat sözleşmesi hükümleri gereğince davacı bankanın alacağı kredilerin kat edildiği ve muaccel hale geldiğini, davacı bankanın gayri nakit alacaklarının depo edilmesi ve takip sırasında nakde dönüşmesi halinde nakde dönüşme tarihinde muhataba bankaca ödenen tutarın nakde dönüştüğü tarihten tahsiline kadar % 33, 12, temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisini talep etme hakkını yasaya genel kredi ve teminat sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarı ile faiz oranının TBK 26. Maddesi ile TTK 8. maddesi gereği yasaya uygun olup, sözleşme hükümlerine göre tespit edildiğinden yasa ve sözleşmeye aykırı olmadığını, faizin % 5 gider vergisi talebinin de yasaya uygun olduğunu, genel kredi ve teminat sözleşmesinin madde 13.2.b hükmü gereğince uyuşmazlığın çözümünde bankanın defter kayıt ve belgelerinin manhasır delil niteliğinde olduğunu, davalıların başkaca delillerine muvafakat edilmediğinin belirtildiğini, davalı borçluluların İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2912 sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, 1.600,00 TL olarak nakde dönüşmüş olan tazmin tutarının icra müdürlüğünce nazara alınmasına, davalı borçluların icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar adına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, davalı ... vekilinin ise aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davacı banka ile davalılardan ... Şti arasında genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı, diğer davalılar ... ve ...' ın da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle davalılar ... Şti., ... ve ... hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, davacı bankanın Ege Şubesi ile davalılardan ... Ltd. Şti arasında 13/02/2015 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli genel kredi ve teminat sözleşmesinin imza altına alındığı, diğer davalıların da söz konusu sözleşmeyi 2.000.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, sözleşme tarihi itibariyle diğer davalılar ... ve ...' ın kredi kullanan ... Ltd. Şti'nin ortakları olduğu , TBK 584/3 maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı, bu sebeple ... ve ...'ın kefaletleri açısından eş rızasının gerekmediği, kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle davacı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliğinin 22/02/2018 tarih 123941 yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede borcun bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalı ... Şti ile ...'a 26/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ... adına çıkarılan tebligatların bila tebliğ iade edildiği, ... Şti ve ...'ın 28/02/2018 tarihi itibariyle ...'in de icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ancak davacı tarafça icra takibinde kefil davalılardan yalnızca akdi faiz talep edildiği , işlemiş temerrüt faizi talep edilmediği HMK 26 .maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak kefil ... yönünden kefilin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 28/02/2018 tarihinde temerrüde düşen asıl borçlu ... Şti den 1.619.103,44 TL asıl alacak, 5.954,93 TL işlemiş akdi faiz, 12.885,75 TL işlemiş temerrüt faizi ve 942,03 TL BSMV olmak üzere toplam 1.638.886,15-TL tutarında nakdi ve 33.220,00 TL tutarında gayri nakdi alacağının, icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşen borçlular ... ve ...'dan 1.619.103,44 TL asıl alacak, 12.654,23 TL işlemiş akdi faiz ve 632,71 TL BSMV olmak üzere toplam 1.632.390,38-TL tutarında nakdi alacağının bulunduğu , nakdi alacak miktarları üzerinden davalılarca icra takibine yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu ve bu miktarlar üzerinden icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, davacı tarafça icra takibinde 1.187,58-TL ihtarname gideri talep edildiği, ihtarname giderinin icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasının gerektiği, davacı tarafça icra takibinde davalı kefillerden de gayri nakdi alacak yönünden talepte bulunulduğu ancak davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarlarından sorumlu tutulabileceği yönünde imza altına alınan genel kredi sözleşmesinde bir düzenleme bulunmadığı bu sebeple gayri nakdi alacak ile ilgili davalı kefiller yönünden davacı talebinin reddinin gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, davalıların İzmir 13. İcra Müdürlüğü' nün 2018/2912 Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin; 1.619.103,44 -TL nakdi asıl alacak, 5.954,93-TL işlemiş akdi faiz, 12.885,75 TL işlemiş temerrüt faizi ve 942,03-TL BSMV olmak üzere toplam 1.638.886,15-TL, ile nakdi asıl alacağın 1.365.933,31 TL lik bölümüne icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 33,12 , 249.970,13 TL lik bölümüne % 28,08 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, 33.220,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta bloke edilmesine, depo edilmesine karar verilen bölüm içerisinden nakde dönüşen gayri nakdi alacağın nakde dönüştüğü tarihten itibaren işleyecek % 33,12 temerrüt faizi ve BSMV' si ile birlikte tahsiline, davalılar ... ve ...'in sorumluluğunun 1.619.103,44 -TL nakdi asıl alacak, 12.654,23 -TL işlemiş akdi faiz ve 632,71-TL BSMV olmak üzere toplam 1.632.390,38-TL, ile nakdi asıl alacağın 1.365.933,31 TL lik bölümüne icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 33,12 , 249.970,13 TL lik bölümüne % 28,08 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile sınırlandırılmasına, icra takibinde talep edilen 1.187,58-TL ihtarname giderinin icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasına, davalılar ... ve ... yönünden gayri nakdi alacağın depo talebinin reddine, takibin devamına karar verilen nakdi alacak miktarı olan 1.638.886,15-TL üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... ' in sorumluluğunun 1.632.390,38-TL nakdi alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatı ile sınırlandırılmasına, icra takip tarihinden sonra nakde dönüşen ve çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan 1.600,00 TL alacağın 12/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek % 33,12 temerrüt faizi ve BSMV' si ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bilahare davacı vekilinin talebi ile, Mahkemece 28.05.2021 tarihli ek karar ile, talebin kabulü ile Mahkemenin 28/01/2021 tarihli kararının hüküm fıkrasının 4. Bendinin " Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen gayri nakdi alacak üzerinden AAÜT'ye göre hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine " olarak düzeltilmesine karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Mahkemece verilen red kararlarının yerinde olmadığını, borçlu şirketten olan gayrinakit alacağa ilişkin bilirkişi raporu ile tespit edilen değerin altında bir tutara hükmedilmiş olduğunu, yerel mahkeme kararının bu yönü ile hatalı olduğunu, müteselsil kefiller yönünden de davacı bankanın gayrinakit alacaklarının depo edilmesini talep etme hakkı yasaya, genel kredi ve teminat sözleşmesinin hükümlerine tamamen uygun olduğunu, hükmedilen icra inkar tazminatının, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmemiş olmasının da hatalı olduğunu, ihtarnameye ilişkin masraf talebinin takibe konu alacak kalemleri içerisinde kabul edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle verilen kısmen red kararının ve bu karar doğrultusunda diğer tüm kararların kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, davalılardan ... Şti ile davacı arasında tanzim kılınan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı yanca asıl borçlu ve kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya dayanak teşkil eden İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2912 sayılı dosyasında, 09.03.2018 takip çıkışlı olarak alacaklı ... Bankası AŞ tarafından borçlular .... Şti, ... ve ... aleyhine kredi borçlusu ... Şti yönünden 1.619.103,44-TL asıl alacak, 5.954,93-TL işlemiş akdi faiz 12.885,75 TL işlemiş temerrüd faizi 942,03 TL BSMV ve 1.187,58 TL masraf olmak üzere 1.640.073,73 nakdi alacak ile 34.820,00 TL gayri nakdi alacak, müteselsil kefiller ... ve ... yönünden 1.619.103,44 TL asıl alacak, 12.654,23 TL işlemiş akdi faiz, 632,71 TL BSMV ve 1.187,58 TL masraf olmak üzere toplam 1.633.577,96-TL nakdi 32.000,00 TL gayri nakdi alacak yönünden ilamsız yolla takibe girişildiği, ödeme emrinin borçlu ... Şti ile ...'a 10/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ... adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği , borçlular vekilinin 13/03/2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, davacı ve davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ve eklerinin dosyaya kazandırıldığı, davalı şirketin sicil dosyasının getirtilerek dosyanın bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla uzman bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişiden sırasıyla 04.10.2018 havale tarihli rapor ile 16.09.2019 tarihli, 05.02.2020 tarihli, 21.10.2020 havale tarihli bilirkişi ek raporlarının hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu gayrinakdi alacak olarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamayla belirlenen 34.820,00 TL'lik tutardan, icra takip tarihinden sonra nakde dönüşen ve çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan 1.600,00 TL alacağın düşülmesi suretiyle gayrinakdi alacak tutarının 33.220,00 TL olarak kabul edildiği görülmekle, davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin müteselsil kefiller yönünden davacı bankanın gayrinakit alacaklarının depo edilmesini talep etme hakkı yasaya, genel kredi ve teminat sözleşmesinin hükümlerine uygun olduğuna ilişkin istinaf nedeninin incelenmesinde; taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin 9.10, 13.4 maddeleri dikkate alındığında gayrinakdi alacaktan davalı kefillerin de sorumlu tutulabilmesi açısından açık hüküm bulunmadığı değerlendirilmekle, Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
İDM'ce davacı banka ile davalılardan ... Şti arasında genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı, diğer davalılar ... ve ...'ın da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle davalılar ... Şti., ... ve ... hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, davacı bankanın Ege Şubesi ile davalılardan ... Şti arasında 13/02/2015 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli genel kredi ve teminat sözleşmesinin imza altına alındığı, diğer davalıların da söz konusu sözleşmeyi 2.000.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, sözleşme tarihi itibariyle diğer davalılar ... ve ...' ın kredi kullanan ... Şti'nin ortakları olduğu , TBK 584/3 maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı, bu sebeple ... ve ...'ın kefaletleri açısından eş rızasının gerekmediği, kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle davacı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliğinin 22/02/2018 tarih 123941 yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede borcun bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalı ... Şti ile ...'a 26/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ... adına çıkarılan tebligatların bila tebliğ iade edildiği, ... Şti ve ...'ın 28/02/2018 tarihi itibariyle ...'in de icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ancak davacı tarafça icra takibinde kefil davalılardan yalnızca akdi faiz talep edildiği , işlemiş temerrüt faizi talep edilmediği HMK 26 .maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak kefil ... yönünden kefilin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 28/02/2018 tarihinde temerrüde düşen asıl borçlu ... Şti den 1.619.103,44 TL asıl alacak, 5.954,93 TL işlemiş akdi faiz, 12.885,75 TL işlemiş temerrüt faizi ve 942,03 TL BSMV olmak üzere toplam 1.638.886,15-TL tutarında nakdi ve 33.220,00 TL tutarında gayri nakdi alacağının, icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşen borçlular ... ve ...'dan 1.619.103,44 TL asıl alacak, 12.654,23 TL işlemiş akdi faiz ve 632,71 TL BSMV olmak üzere toplam 1.632.390,38-TL tutarında nakdi alacağının bulunduğu , nakdi alacak miktarları üzerinden davalılarca icra takibine yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu ve bu miktarlar üzerinden icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, davacı tarafça icra takibinde 1.187,58-TL ihtarname gideri talep edildiği, ihtarname giderinin icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasının gerektiği, davacı tarafça icra takibinde davalı kefillerden de gayri nakdi alacak yönünden talepte bulunulduğu ancak davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarlarından sorumlu tutulabileceği yönünde imza altına alınan genel kredi sözleşmesinde bir düzenleme bulunmadığı değerlendirilerek, davanın kısmen kabulüne yönelik kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01