İzmir BAM 11. HD 2021/1322 E. 2024/608 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1322
2024/608
21 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1322
KARAR NO : 2024/608
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20.01.2021
NUMARASI : 2017/742 E. - 2021/77 K.
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 21.03.2024
KARARYAZIM TARİHİ : 21.03.2024
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.01.2021 tarih 2017/742 E. - 2021/77 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, davalıların işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacılar murisinin vefat ettiğini, kusurun davalı işltende olduğunu, davacıların destekten yoksun kalma ve manevi zararının oluştuğu, davalıların oluşan zarardan sorumlu olduğunu, belirterek; şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile her bir davacı yönünden 200.000,00-TL manevi, 2.000,00-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, ceza davasının soncunun beklenmesi gerektiğini, müteveffanın asli kusurlu olduğunu, davalının kusurun olmadığını, aracın sigortalı olduğunu, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep eetmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, kazaya karışan aracın davalı nezdinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limit ile sorumlu tutulabiliceğini, zararın varlığının tespiti için kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dava tarihinden faiz talep edilebilecğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı işletenin sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın davacıların müşterek oğlu ve kardeşi ...'a çarpması sonucu ölümüne sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda müteveffanın % 70 oranında asli, davalı sürücünün % 30 oranında tali kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacı ...'in 7.723,43-TL, davalı ...'in ise 18.299,65-TL destekden yoksun kalma zararının oluştuğu, olay nedeni ile manevi zarara uğrayan davacı ... ve ... için ayrı ayrı 21.000,00-TL davalı ... ve ... için ise ayrı ayrı 14.000,00-TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, belirterek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, hükmedilen manevi tazminatın davacının zararını karşılamaktan uzak olduğunu, manevi tazminatın çok düşük olduğunu, daha fazla tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı davalı ... vekili, dava şartının yerine getiremediğini müteveffanın asli kusurlu olmasına rağmen tazminata hükmedildiğini, müteveffanın davacılara desteğinin bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalının tali kusuru gözetilerek daha az miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
-
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.
-
Destekten yoksun kalma tazminatı, destek görenlerin desteğin ölümü nedeniyle uğradıkları zararın giderim biçimidir. Kaynağını Borçlar Kanunu'ndan alır. Ancak bu tazminat istemi Borçlar Kanunu'nun diğer maddelerinde düzenlenen tazminat istemleri ile eş değerde olmadığı gibi eylemin karşılığı olan bir ceza da değildir. Bu haliyle destekten yoksun kalma tazminatı, ölümün sonucu olarak ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek, yaşamının, desteğinin ölümünden önceki düzeyinde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde ve kendine özgü bir tazminat biçimidir.
-
Anne - babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne-babaya destek oldukları karine olarak kabul edilmekte olup, ayrıca desteklik ilişkisinin varlığının ispatı için SGK'dan gelir bağlanması şartı aranmamaktadır.(Yargıtay İBK'nun 22.06.2018 tarih ve 2016/5 E. - 2018/6 K. )
-
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin ( manevi zararın ) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık takdir edilen manevi tazminat makuldür.
-
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacıların destekden yoksun kalama tazminatına hak kazanmasına, destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, maddi olaya uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacılar ve davalı ...'ün istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2. Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL'den peşin alınan 237,20. TL'nin mahsubu ile bakiye 190,40. TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 6.559,33. TL'den peşin alınan 328,00. TL'nin mahsubu ile bakiye 6.231,33. TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18