SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1310 E. 2024/592 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1310

Karar No

2024/592

Karar Tarihi

20 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1310

KARAR NO : 2024/592

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11.03.2021

NUMARASI : 2017/659 E. - 2021/233 K.

DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 20.03.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 20.03.2024

İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.03.2021 tarih 2017/659 E. - 2021/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şti.vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, davalılardan ...'in sürücüsü olduğu, davalı ... Ltd.Şti'nin maliki olduğu, ve davalı ... Sigortanın ise ZMM ile sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonetin yaya olan davacıya çarpması nedeni ile davacının ağır şekilde yaralandığını, psikolojisinin de bozulduğunu, davalı tarafın olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacının ev hanımı olup evde ev hizmetlerini de yapamadığını, gerçek zararın saptanması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zarar miktarı belirlendikten sonra artırılmak kaydı ile şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, ayrıca davacı için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 22.12.2020 tarihli dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerine konu 1.000,00 TL olarak gösterdikleri alacaklarını HMK 107.maddesi gereğince 58.257,26 TL'ye çıkartmıştır.

CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile değiştirilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, bu yazılı başvurunun 6100 sayılı HMK’nın 114/2. maddesi doğrultusunda dava şartı haline getirildiğini, dava açılmadan evvel sigorta şirketine yazılı olarak başvurulmayan durumlarda, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın tüm delillerinin taraflarına tebliğ edilmediği için ve dava öncesinde herhangi bir başvuru ve ihbar olmadığından davaya ilişkin ibraz edilecek delilere karşı beyan ve savunma yapma haklarını saklı tuttuklarını, geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin poliçe teminatına dâhil olmadığını, davacının maddi tazminat taleplerinin sadece tedavi masrafları ve sürekli sakatlık hallerinde poliçe teminatı dâhilinde değerlendirilebileceğini, söz konusu taleplerinin makbul ve muteber belgelere dayanması gerektiğini, bu hususun miktar ve kusur yönünden mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonunda tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı aracın kusurunun bulunması halinde dahi poliçe teminatı kapsamında bir sorumluluk doğması için, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü Devlet Hastanesi tarafından verilecek bir heyet raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, bu oran üzerinden yapılacak aktüer incelemesi ile tazminat tutarının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca kusur ve sürekli sakatlık durumunun tesbiti halinde maddi tazminat miktarının aktüer tarafından hesaplanması esnasında SGK tarafından davacıya yapılmış veya yapılmakta olan ödemelerin tenzili gerektiğinden, bilirkişi incelemesi öncesinde SGK’dan davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Şti.vekili, dava dilekçesi ekinde taraflarına hiçbir delil bildirilmediğini, ilgili ceza mahkemesi dosyası olan İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1411 E. ve 2016/337 Karar sayılı dosyasında taraf olmadıklarından kusur durumunun da yeniden araştırılmasını ve Adli Tıp Kurumundan yeniden kusur durumuna illişki rapor aldırılmasını talep ettiklerini, maddi tazminat hesabına esas olmak üzere davacının gerçek ücretinin tespit edilmesini ve ilgili sigorta şirketinden ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, talep edilen manevi tazminat tutarını kabul etmediklerini, olayın meydana gelmesinde davacının da kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 11.07.2014 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin yaya haldeki ...’na çarpması şeklinde gelişen trafik kazasında kaza sonucu yaralanan davacının meslekte kazanma gücündeki kayıp oranı olay tarihindeki yaşına göre %17,2, rapor tarihindeki yaşına göre %18,2 ve tıbbi iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu, olayın meydana gelmesinde 04.07.2019 tarihli ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlendiği anlaşılan rapor ile uyuşmazlık konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sürücüsünün asli ve %80 oranında, davacının ise tali ve %20 oranında kusurlu oldukları, yapılan aktüer incelemede davacı ...’nun sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe başlangıç tarihi itibariyle Genel Hükümlere göre PMF Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi ile ve %80 haklılık oranı üzerinden hesaplandığı, buna göre geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.967,01 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 52.290,25 TL olduğu, hesaplanan tazminatların poliçe teminat limiti içinde kaldığı, dosya kapsamına göre sigortacının dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, davacının da dava miktarını raporda belirtilen şekilde artırdığı gerekçesiyle maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile, 5.967,01 TL geçici iş göremezlik bedeli ve 52.290,25 TL sürekli iş göremezlik bedeli toplamı 58.257,26 TL tazminatın davalılardan ... Sigorta yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve davalı ... Şti yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, manevi tazminat bakımından ise olayın oluş şekli, tarafların kusur durumları ve oluşan maluliyet durumu dikkate alınarak, manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve davalı ... Şti'nden kaza tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... Şti.vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ...Ltd. Şti.vekili, kusur incelemesinin yanlış yapıldığını, alınan 12/06/2018 tarihli raporda davalı sürücü ...'e %100 kusur isnat edildiğini, bu kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı yayaya hiç kusur isnat edilmediğini, bu tespitin yanlış ve yerinde olmayan bir rapor ortaya çıkardığını, davacının yolun karşısına geçerken yaya geçidini kullanmadığını, yaya geçidine 10 metre uzaklıktaki yerden geçiş yaptığını, bilirkişinin davacının bu davranışına herhangi bir kusur yüklemediğini, davacıyı kusursuz saydığını, bunun üzerine dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi taleplerine rağmen Ankara ATK'ya gönderildiğini, Ankara ATK'nın da davalı ...'a %80 davacıya ise %20 kusur yüklediğini, yayaların yaya geçidinin bulunduğu yerlerde yaya geçidini kullanmak zorunda olduğunu, davacının bu nedenle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, bilirkişi raporlarında , olaya ilişkin olarak sürücüye kusur yüklenmesinin hatalı ve yanlış olduğunu, Adli Tıp Raporunda eksik inceleme yapıldığını, davacıda cerrahi müdahaleyi gerektirecek ciddiyette bir hasar oluşmadığını, hastanede 2 gün gözlem altında tutulmasının ardından meydana gelen hasarın giderildiğini, 9 aylık geçici iş görmezlik süresi tayin edilmesinin yerinde olmadığını, davacının acilde müdahalesinin ardından işini engelleyecek düzeyde bir tedavi süreci geçirmediğini, sadece rutin kontollerde bulunulduğunu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nce oluşturulan Adli Tıp raporunun tamamen yanlış ve hatalı olarak oluşturulduğunu, ilgili raporda, davacının koku duyusundaki azalmanın kazanın sonucu değil, birden çok bileşenin bir araya gelmesiyle olduğunu, yani koku duyusundaki azalma ile meydana gelen kazanın doğrudan ilişkilendirilemeyeceğini, raporda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları tarafından yapılan psikolojik değerlendirmede bulunulduğunu ve davacının maluliyet durumunun meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %17,2 (kaza tarihindeki yaşı) , rapor tarihindeki yaşına göre ise %18,2 olarak tespit edildiğini, hatalı ve gerçeği yansıtmayan meslekte kazanma gücündeki azalma oranını kesinlikle kabul etmediklerini, davacının geçici iş görmezlik süresine ilişkin sağlık kurulu tarafından yapılan inceleme sonucundaki değerlendirmesinin de yanlış olduğunu, dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiğini, kusur ve maluliyet durumuna ilişkin raporların hatalı ve yanlış olunca yapılan maddi tazminat hesabının da yanlış ve olması gerekenden çok yüksek miktarda ortaya çıktığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Katılma yoluyla davacı vekili, davalı sürücünün belediye otobüslerine ayrılmış bir yola girerek ve o bölgede duraksayarak trafik kurallarını ihlal ettiğini, sadece gidiş yönünde olan bu yolda geri manevra yaparak trafik güvenliğini tehlikeye atacak biçimde hareket ettiğini ve neticesinde davacının ağır bir şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, dosyada Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığınca sunulan 04/11/2014 tarihli raporda görüleceği üzere, kaza sonucu meydan gelen yaralanmanın kafada subaraknoidal kanama, subdural kanama, oksipital kemikte farktür oluşturması nedeniyle kişinin yaşamını tehlikeye soktuğunu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu, davacıda saptanan oksipital kemik kırığının hayat faonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiğini, kaza sonrasında davacının kafatasından aldığı darbe sonrası iki kulağındaki kristallerin yerinden oynadığını ve o güne kadar hiç olmayan baş dönmeleri başladığını, davacının bu baş dönmeleri nedeniyle sokağa yalnız çıkamadığını, ev işlerini dahi yapamaz hale geldiğini, koku alma duygusunun da zarar gördüğünü, bu kazadan sonra pskilojik olarak da etkilendiğini ve psikolojik tedaviler gördüğünü, maddi boyutunun dışında büyük bir psikolik travma geçiren davacı için belirtilen manevi tazminatın da oldukça yetersiz kaldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve davalının istinaf başvurusunun reddini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, 11.07.2014 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı yayanın karşı araç sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortasına karşı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davaya konu 11/07/2014 günü saat 11.40 sıralarında Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde No:6 önünde bulunan otobüs durağı cebine giriş kısmından geri manevra yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin duruş istikametine göre yolun solundan sağına karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...’na çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, dosyanın kusur incelemesi için gönderilen ATK'ca gerek ceza dosyasındaki, gerekse dava dosyasındaki beyanların, trafik kazası tespit tutanağının, kaza yeri krokisinin, alınan raporların, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen raporun,İzmir 41.Asliye Ceza Mahkemesinin 04/05/20516 tarihli kesinleşmiş gerekçeli kararının, araştırma tutanağının, keşif zaptının, kaza mahallini gösterir fotoğrafların ve tüm dosyanın irdelenmek sureti ile mevcut tespitlerden tek yönlü yolun karşı tarafına karşıdan karşıya geçen yayanın geri gelen araç nedeniyle korunma tedbiri almadığı, kontrollü geçiş yapmadığı , İstanbul Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen 02/03/2016 tarihli rapor ile 26/10/2015 tarihli raporun sonucundaki kusurlandırmanın oluşa uygun ve isabetli bulunduğu belirtilerek davalı sürücü ...'in gündüz vakti meskun mahalde geri manevra yapmadan önce yolu kontrol etmesi, aracın gerisini göremediği durumda yardım alması gerekirken yeterli kontrolü yapmayıp gerekli tedbirleri almadan, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadan tek yönlü yol üzerinde geri manevra yapıp sevk ve idaresindeki kamyonetin gerisinde yol üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya önlemsizce çarptığı, sürücü asli kusurlarında "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama " kuralını ihlal ettiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle %80 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nun ise karşıdan karşıya geçişini kontrollü şekilde yapması, geri manevra yapan araç nedeniyle etkili korunma tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sol tarafından geri manevra yaparak gelen kamyonetin kendisine çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle %20 oranında tali kusurlu olduğu yönünde alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamıyla uyumlu, hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmekle, davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.

Davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde; dava dosyasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 05.03.2020 tarihli raporun, olay tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınmak sureti ile davacının kafa içi kanamaya bağlı koku duyusundaki azalma nedeniyle meslekte kazanma gücündeki azalma oranının olay tarihindeki yaşına göre %17,2, rapor tarihindeki yaşına göre %18,2 olarak bulunduğu, şahsın tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olarak kabulü yönündeki uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli içerikte bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Dosyada alınan kusur raporu ve maluliyet raporuna istinaden aktüerya bilirkişisine dosyanın tevdii ile aktüerya hesabının yapıldığı görülmüş, tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. H.D. 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. H.D. 23.03.2021 tarih 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K. Sayılı ilamları) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HDB'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. 20121/1848 K. Sayılı ilamı) Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bilinmeyen devredeki gelir hesabı yönünden %10 artırılıp %10 iskonto yönteminin uygulanması yerindedir. TRH 2010 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerinin PMF 1931 Yaşam Tablosundaki ömür sürelerine göre daha uzun olduğu bilinen bir gerçek olup, TRH 2010 Yaşam Tablosu zarar gören yararınadır. Bu nedenle, her ne kadar bilirkişi tarafından PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu husus da kaldırma sebebi yapılmamıştır.

Katılma yoluyla kararı istinaf eden davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı ... Şti.vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı ... Şti.vekili yönünden istinaf karar harcı olan 4.321,10 TL'den peşin alınan 85,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.235,72 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye 

3. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. İstinaf yoluna başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafvedereceizmirManevikararınınTazminathükümgerekçekonusuMaddimahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim