İzmir BAM 11. HD 2021/1286 E. 2024/537 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1286
2024/537
14 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1286
KARAR NO : 2024/537
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/03/2021
NUMARASI : 2019/303 Esas 2021/220 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 14.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14.03.2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.03.2021 gün ve 2019/303 Esas 2021/220 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının, kooperatifçe kullanılan krediden kendi hissesine düşen tutarını ve genel giderlere katılım borcunu ödemediğini, kooperatife teslim yükümlülüğü altında olduğu ürünleri teslim etmediğini, söz konusu alacağın tahsili için Seferihisar İcra Müdürlüğü'nün 2018/732 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile müvekkili yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatife hiçbir zaman üye olmadığını, müvekkili ile kardeşi ...'ın, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevki, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin 2/3, kardeşi ...'nin ise 1/3 hisse sahibi olduğunu, kardeşi ...'ın 01.01.2011 tarihinde taşınmazdaki 1/3 hissenin kullanım hakkını 10 yıllığına müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin kardeşinden aldığı muvafakatname ile taşınmazın tamamı için Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi alındığını, bu taşınmazda üretim yapma yetkisinin 2/3 hissenin bizzat maliki, 1/3 hissenin de kullanım hakkı sahibi olarak müvekkilinde olduğunu, müvekkilinin kardeşinin ÇKS belgesinin bulunmadığını, çiftçi olmayan bir kişinin kooperatife üye olmasının mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkilin kardeşinin davacı kooperatife üyeliğinin geçerli olmadığını, bununla birlikte ortaklık payının devrinin de geçerli olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen, ortaklığın müvekkiline devrine dair 31.10.2014 tarihli dilekçenin kooperatif yöneticileri tarafından müvekkilinin kardeşi ...'ın iradesi sakatlanmak suretiyle kendisine imzalatıldığını, müvekkilinin genel kurul toplantılarına kooperatife mal verdiği için bilgi sahibi olmak amacıyla katıldığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğu kabul edilse dahi icra takibine konu edilen tutarın müvekkilinden talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kredinin daha önceki dönemde diğer bankalardan çekilen kredi borçlarının ödenmesinde kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nın, ortaklıktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle 09.02.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararla ortaklıktan çıkarıldığı, 05.03.2018 tarihinde ihtarname ile kendisine bildirildiği, tebliğ şerhi işletilmediğinden kararın kendisine tebliğ edildiği tarih tespit edilememiş ise de kararın kendisine tebliğ edildiğini davalının da kabul ettiği, davacı kooperatif tarafından tarım ürünlerini işleme tesisi kurmak amacıyla muhtelif tarihlerde değişik bankalardan kredi kullanıldığı, son olarak 2015 yılında ...ndan 1.400.000,00 TL kredi kullanılarak, hem öteki bankalara olan borçların kapatıldığı, hem de tesisin yapımının tamamlandığı, kredinin kooperatife maliyetinin 1.446.264,00 TL olduğu, kredi taksitlerinin faaliyet gelirleri ile ödendiği, kredi taksitlerini ödeyebilmek için ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmemesine karşılık, ortaklığı sona erenlerden kredi payı olarak 26.295,00 TL talep edildiği, ortaklıktan ayrılanların tesis üzerinde herhangi bir hakları kalmayacağından kredi taksitleri için ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmezken, sadece ortaklığı sona erenlerden kredi payı olarak 26.295,00 TL talep edilmesinin, eşitlik ilkesi ile bağdaşmayacağı, kredi payı talebinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortaklarından olduğunu, ana sözleşmenin 14. Maddesi gereği "...yüklendiği ortaklık paylarını, varsa ek ödemeleri, kredi ve avanslardan doğan ve vadesi gelmiş borçlarını zamanında ödemek, ...kredi alınması sonucunda doğan borçların yerine getirilmesinde payına düşeni zamanında yerine getirmekle" yükümlü olduğunu, davalı ise ana sözleşme gereği bu hükümleri kabul ettiğini, payına düşen kredi tutarı olan 26.295,70 TL'yi ödemeyerek davacı kooperatifin zararına sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle ortaklıktan çıkarılan davalının, kooperatifin borcundan da sorumlu olduğunu, kooperatif ortaklarından payı oranında talep edilen kredi borcunun eşitlik ilkesine aykırılık sebebiyle talep edilemeyeceği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, kredi borcunun üyelere ait mandalina bahçelerine bakım, ilaçlama, gübreleme, ürün elde etme ve ürün satışından gelir elde etme doğrultusunda kooperatif üyesi adına masraf yaptığını ve bu nedenle kredi çektiğini, çekilen kredinin üyeler lehine harcanmakta olduğunu, müvekkili kooperatifin, ortaklıktan çıkardığı üyesinden, bir yıllık sorumluluk süresi içerisinde payına düşen borç meblağını tahsil etmesi gerektiğini, bu hususun eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceğini, kooperatifin kredi borcuna ilişkin ödeme yapmaya devam ettiğini, ortaklıktan ayrılanların, ortak oldukları süre içerisinde borçlarından sorumlu olduklarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kooperatif alacağına dayanan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalının, davacı kooperatif ortağı iken, ortaklıktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle 09.02.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararla ortaklıktan çıkarıldığı, bu kararın 05.03.218 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiği, davacı kooperatif tarafından, tarım ürünleri işleme tesisi kurmak amacıyla muhtelif tarihlerde değişik bankalardan kredi kullanıldığı, son olarak 2015 yılında ...ndan 1.400.000,00 TL kredi kullanılarak, hem öteki bankalara olan borçların kapatıldığı, hem de tesisin yapımının tamamlandığı, söz konusu kredinin davacı kooperatife maliyetinin 1.446.264,00 TL olduğu, kredi taksitlerinin faaliyet gelirleri ile ödendiği, davalıdan da bu kapsamda kredi payı olarak 26.295,00 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde, "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." şeklinde düzenleme bulunmakta olup;
bu hüküm uyarınca ortaklığın düşmesi, ortağın anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmeyecektir. Ancak ortak ihraç tarihinden sonraki borçlardan ortak sorumlu olmayacaktır.
Aynı Kanunun 17/1. Maddesinde "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı kooperatif tarafından ortaklardan herhangi bir aidat alınmadığı, ilk girişte üyelik ücreti alındıktan sonra, kooperatifin varlığını faaliyet gelirleri ile sürdürdüğü, ortakların teslim ettikleri ürünler satıldıktan sonra, ortağın ilaç, gübre gibi şahsi giderleri ile kooperatifin giderleri ve kooperatif payı düşülerek bakiyenin ilgili ortağa ödendiği, kooperatif faaliyetlerinin bu usul ile devam ettiği anlaşılmaktadır. Kooperatif faaliyetlerinin devamı bakımından, tüm ortakların kooperatif hizmetlerinin karşılığı olarak payını ödemesi kooperatifin ve dolayısıyla tüm ortakların yararına olup, eşitlik ilkesinin de bir gereğidir. Davacı kooperatif tarafından, ortakların ürünlerinin toplanması ve işlenmesi için işçi tutulduğu, üyelerin bahçelerinden toplanan ürünleri alacak olan firmalarla iletişime geçerek bu firmalarla sözleşmeler imzalandığı, bu doğrultuda ortakların ürünlerinin bakımı, gübrelendiği, soğuk hava depoları kiralandığı, bu işler için masraflar yapıldığı ve kooperatifin amacı doğrultusundaki bu gereken giderleri karşılayabilmek adına bankalardan krediler kullanıldığı ileri sürülmüş olup, davalı ortak bakımından bu kapsamda yapılan masrafların, davalının üyelik süresi ve kooperatifin hizmetlerinden faydalanma oranı da gözetilerek tespiti ile kooperatifin alacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, öncelikle kooperatif ana sözleşmesi dosyaya kazandırıldıktan sonra, ortakların hak ve yükümlülükleri değerlendirilerek; kooperatif uzmanı farklı bir bilirkişiden, davacı kooperatifin kayıt ve evrakları, kredi evrakları ile üyelere yapılan masraf ve hizmetlere ilişkin belgeler incelenmek suretiyle, davacı kooperatifin davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, davalının ihracının kesinleştiği tarihe kadar işçilik giderleri ile genel üretim giderlerinin talep edilip edilemeyeceği, davalının bahçesinde yapılan bakım giderlerinin hangi tarihe kadar davacı tarafından üstlenildiği, yapılan masraf kalemlerinin neler olduğu ve yapılan harcamalardan davalının payına düşen tutarlarının denetime elverişli olacak şekilde belirlenmesi, davalının ihraç tarihinden önceki yıla ait mandalina ürününün hasadı ve nakliyesi sırasında yapılan masrafların kimin tarafından yapıldığı hususu da gözetilerek, davacının talep edebileceği tutarın ve yasal faiz üzerinden işlemiş/işleyecek faizinin tespitine dair denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ortaklıktan ayrılanların tesis üzerinde herhangi bir haklarının kalmayacağı, ortaklığı devam edenlerden herhangi bir para talep edilmezken, sadece ortaklığı sona erenlerden kredi payı talep edilmesinin eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2. İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.03.2021 tarih 2019/303 Esas 2021/220 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14.03.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18