İzmir BAM 11. HD 2024/459 E. 2024/499 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/459
2024/499
8 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/459
KARAR NO : 2024/499
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.01.2024
NUMARASI : 2024/32 E.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 08.03.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08.03.2024
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.01.2024 tarih 2024/32 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı .... A.Ş.nin dava dışı kişilerle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi üzerine davalının yapımını üstlendiği inşaatın yapılması için müvekkili ile 04.08.2016 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi yaptığını, buna göre taraf şirketlerin belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa (yarı yarıya) yüklenmek ve kazancı yarı yarıya paylaşmak amacıyla kurdukları ortak girişim mutabakatı içeren adi iş ortaklığı sözleşmesi olduğunun açıkça anlaşıldığını, tarafların sözleşme ile %50 şer sermaye koyarak, karı da ortak şekilde paylaşmayı amaçladıklarını, davalının sözleşmeye konu projedeki 35 numaralı bağımsız bölümün dava dışı ...'a devretmeyi taahhüt ettiğini, bir kısım kapora ve ödemeler yapıldığını, geri kalan kısmın ödenmediğini, ancak 30.09.2022 tarihinde bu taşınmazın tapusunun davalı ... Şti.nce ...'a devredildiğini, davalılar arasında gizli anlaşma olduğunu, ...'ın taşınmazı almaktan vazgeçtiğinden taşınmazı ... A.Ş.ye devretmesi gerekirken müvekkilinden mal kaçırmak için bu şirketin çalışanının kurduğu diğer davalı şirkete devrettiğini, satış bedelinin ödenmediğini belirterek dava konusu bağımsız bölümün 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden tedbir kararı verilerek ayrıca bu taşınmazın tapu kaydının 1/2 hissesinin adi ortak davacı şirket adına tapuda kayıt ve tesciline, talebin kabul edilmemesi halinde munzam zararın tespit edilerek bakiye satış bedelinden müvekkili hissesine düşen 1.202.114,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, tedbir kararı verilecek nitelikte yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde yeterli nitelikte delil bulunmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesini tekrar ederek müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında ortaya çıkan ileri sürülen bu menfi durumların yargılamada hak durumu açıklığa kavuşuncaya kadar hakkın ihlali sonucunu doğurabileceğini veya hakkın kazanımını tehlikeye düşürebileceğini, taşınmazın önce gerçek kişi ...'a daha sonra davalı şirketin sigortalı çalışanı olan ... adına kurulan diğer şirkete devir ve temlik edilmiş olup, bu kişinin dükkan ve dairenin alıcı gibi gözüken ...'ın eşi ... arasında yakın bir ilişki bulunduğunu, ...'nın davalı şirketin asgari ücretle çalışanı olup taşınmazı alma gücünün bulunmadığı halde bu kişi adına 100.000 TL semrayeli kurulan ... A.Ş.ye yapılan devir ve temlikin perdeleme sureti ile müvekkili şirketten mal kaçırma olarak herhangi bir bedel alınmadan yapılan muvazaalı temlik olduğunu, bu nedenle teminatsız olarak taşınmaz üzerine devrin önlenmesi için tedbir kararı talep edildiğini, mahkemenin red gerekçesinin yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceğini, HMK 390/3 maddesi gereğince tedbir isteyenin haklılık konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağının öngörüldüğünü, dilekçe ekinde dosya arasında adi ortaklık sözleşmesinin mahkemece görülmediğinden olsa gerek tedbir talebinin reddedildiğini, tensip zaptının 13 maddesi ile sözleşme sunumu için mehil verildiğini, sözleşme ile diğer sunulu deliller göz önüne alındığında talebin red kararının ağır sonuçlar doğruacağını ileri süreek kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf davalı ... A.Ş.ile bu davalının üstlendiği inşaatın yapılması konusunda iş ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, davalının yapılan taşınmazı 3.kişiye sattığını, 3.kişinin de davalı şirkete devrettiğini ileri sürerek bu ortaklık sözleşmesi içeriğine göre, taşınmazın 1/2 sinin adi ortak davacı şirket adına kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde satış bedelinden müvekkili hissesine düşen bedelin tahsilini istemiş olduğu davada tedbir isteminde bulunmuştur.
Talep tarihi itibariyle dava ve tüm ekleri birlikte değerlendirildiğinde delillerin toplanmamış olup, tedbir kararı verilebilmesi için HMK 389 maddesinde aranan davadakli haklılık durumu konusunda yaklaşık ispat koşulu henüz oluşmadığı, yargılama aşamasında deliller toplanıldıkça anılan konuda talepte bulunulması halinde tekrar durumunun değerlendirilebileceği ancak talep tarihi itibariyle dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yasanın aradığı belli ölçüde yaklaşık ispat şartları oluşmadığı yönündeki mahkeme kararı yerinde görülmüş olduğundan davacı tarafın istinaf istemi yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 08.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39