SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1258 E. 2024/488 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1258

Karar No

2024/488

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1258

KARAR NO : 2024/488

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23.02.2021

NUMARASI : 2017/505 E. - 2021/130 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 07.03.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07.03.2024

İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2021 tarih 2017/505 E. - 2021/130 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı .... Sigorta A.Ş. ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davacı şirkete ait davalılardan ... Sigorta A.Ş. ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan dava dışı üçüncü kişinin yaralandığını, yaralanan üçüncü kişini tedavisi için davacı tarafından ödeme yapıldığını, davalıların tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ayrı ayrı 1.500,00-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL'nin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davasını davalı ... yönünden 3.770,82-TL davalı sigorta şirketi yönünden ise 19.729,18-TL olacak şekilde artırmıştır.

CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi masraflarından davalının herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında ...'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının rücu hakkının bulunmadığını, davalı şirkete başvuru yapılmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalı kurumun tazminat ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, sürücüye karşıda dava açılması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen kazada dava dışı sürücünün % 100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, araçta yolcu konumunda olan dava dışı yolsunun ise kazanın oluşumuna etken bir davranışı bulunmadığından için kusursuz olduğu, olaya bağlı olarak sürekli sakatlık oranının %16.2 tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğu, davacıya ait ticari aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, karayolları motorlu araçlar ZMM sigortası ile sigortalandığı, kazanın sigorta teminat süresi içinde gerçekleştiği, davalı ...'nın 3.770,82-TL, davalı ... Sigorta'nın ise bakiye 19.729,18-TL tedavi masrafından sorumlu olduğu belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, dava dışı ...'ın trafikkazasından kaynaklı ilk tedavisi Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirildiğini, buradaki tedavi giderlerinin davalı tarafından karşılandığını, ...'ın acil hal kapsamı dışında davalı ile anlaşması olmayan Hastanede gerçekleşen ve SUT kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, sözleşmesiz sağlık kuruluşlarında tedavi görülmesi halinde davalının ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsüne izafe edilen kusur oranının kabul etmediklerini, kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususlar dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, ... dışı tedavi giderleri taleplerinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumlululuğun ...na ait olduğunu belitilerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile karşılanan tedavi giderlerinin kazaya sebebiyet veren aracın ZMM sigortacısı ve ... rücuen halefiyet ilkeleri uyarınca tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

  1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

  2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2021 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 5.880,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Eldeki dava dosyasında istinaf yoluna başvuran davalı ... yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarı anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, bu davalının istinaf başvurusunun reddi gerekir.

  3. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E. - 2019/65 K.) Sigorta şirketi, sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.(Yargıtay İBK’nun 22/03/1944 tarih ve 1939/37 E. - 1944/9 K., 17/01/1972 tarih 1970/2 E. - 1972/1 K.)

  4. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde ...'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği ... Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. ...'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve 2021/12001 E. - 2022/4532 K. ve 24.03.2022 tarih ve 2021/22793 E. - 2022/5790 K. )

  5. 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi ile, trafik kazası sebebiyle kazazedelerin sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı ve yine bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de ... tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden ..., (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur. ( Yargıtay 4. HD'nin 28.11.2022 tarih ve 2021/15851 E. - 2022/15654 K. )

  6. Rücu davaları gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur.

  7. Bu çerçevede, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de olaya ilişkin belirlenen maddi olgular esas alınarak, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur ve hasar değerlendirilmesi yapılarak, olayın oluşumunda tarafların mevcut kusuru ile oluşan gerçek zarar ve davalıya rücu edilebilecek miktarın tespit edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

  8. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; asıl dava yönünden ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, trafik kazasından kaynaklı belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin, belgeli/faturalı sağlık giderlerinden ...'nın sorumluluğunun bulunmasına, rücuya konu tazminatın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davacının ödediği tazminatın ödenen miktar ile sınırlı olmak üzere gerçek zarar miktarı üzerinden kusur oranına isabet eden bedel nispetinde rücu edebilecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin istinaf başvurusunun esastan, davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin ise kesinlik nedeniyle reddine, karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, 

2. Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3. Davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden istinaf karar harcı olan 1.347,70. TL'den peşin alınan 337,00. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.010,70. TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 	

4. İstinaf başvurusu nedeni ile tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirTazminatkonusugerekçemahkemesiözeticevapkararın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim