SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1100 E. 2024/378 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1100

Karar No

2024/378

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1100

KARAR NO : 2024/378

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06.04.2021

NUMARASI : 2016/1172 E. 2021/333 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 22.02.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 22.02.2024

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.04.2021 gün ve 2016/1172 E. 2021/333 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak iş gücü kaybına uğradığını, kusurun davalı tarafından sigortalı karşı araç sürücüsünde bulunduğunu, davalının zararı karşılamakla yükümü olduğunu, belirterek; belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamı dışında kaldığını, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ATK'ya sevki yönündeki verilen kararın yerine getirilmediği, davacı asilde oluştuğu iddia edilen maluliyetin ispatının davacı tarafta olduğu, zarar unsurunun davacı tarafça ispatlanamadığı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı asile tebligat yapılmadığını, davacı vekilinin maluliyet raporunun alınması için hazır etme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı asile raporunun alınması için hazır bulunması yönünde usulünce kesin süre ihtaratlı davetiye çıkartılması gerektiğini, pandemi nedeni ile hastanelerinin yoğun olması nedeniyle davacının maluliyetinin tespiti için başvurusunun mümkün olmadığını, belirterek; kararın kalrılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, karar verilmiştir.

  1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

  2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının oluşan maddi zararından davalı ... şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)

  3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. 2022/9109 K.)

  4. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )

  5. Eldeki davada, davacının mevcut yaralanması nedeni ile oluştuğu ileri sürülen zararın belirlenmesi açısından gerçek zarar hesabı yapılması elzemdir. Buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. 22.09.2020 tarihili celsede davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece talebe uygun şekilde davacının maluliyet oranı gösterir şekilde hakkında rapor düzenlenmesi için E.Ü. Adli ABD'na sevkine karar verilmiş, devam eden celselerde söz konusu ara kararın yerine getirilmemesi üzerine davacı vekiline, davacı asilin rapor düzenlenmek üzere belirtilen kuruma başvurusunun sağlanması hususunda kesin süre verilerek, verilen kesin süre içerisinde de başvurunun yapılmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de davacının rapor düzenlenmek üzere belirtilen kuruma başvurusunun sağlanması yükümlülüğü davacı vekiline yükletilemez. Bu çerçevede; raporun düzenlenmesi için gerekli başvuruyu yapma yükümlülüğü davacı asile ait olup bu hususta davacı asile, yapması gereken işlemlerin yapılmamasının sonuçları açıklanmak suretiyle makul bir kesin süre verilmesi, bu şekilde sonuç alınmaması halinde ise mevcut tedavi kayıtları üzerinden rapor düzenletilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesi gerekli olup davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan inceleme eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.

  6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacı asilin görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm tedavi evrakları ( gerekiyorsa taraflardan sorulup ) ilgili yerlerden eksiksiz şekilde getirtilerek, olay tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşları tarafından kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu dosyaya kazandırılması için davacı asilin başvurusu sağlamak üzere davacı asile usulüne uygun şekilde kesin süre verilip, verilen kesin süre içerisinde kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın başvuru yapılmamasının sonuçlarını içerir muhtara tebliğ edilmek suretiyle maluliyet raporunun düzenlenmesi, kesin süre ve ihtara rağmen başvuru yapılmaması halinde dosyadaki mevcut tüm bilgi ve belgelere göre rapor düzenlenmesinin sağlanması, maluliyet raporunun düzenlenmesi halinde ise dosyanın aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, varsa ceza dava dosyası içeriği, hasar dosyası, kaza tespit tutanakları, yaralanan kişinin aylık geliri, maluliyet raporu ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve ( progresiv rant usulü ) % 10 artırm % 10 iskonto edilmesi yöntemi esaslınmak suretiyle davacının hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti belirtilerek tazminat talebi hakkında karar verilmesi, verilen kesin süre ve ihtara rağmen başvuru yapılmaması ve dosya üzerinden rapor düzenlenmemesi halinde ise mevcut delil durumuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2. İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.04.2021 gün ve 2016/1172 E. 2021/333 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

5. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminatkonusugerekçemahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim