SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1142 E. 2024/341 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1142

Karar No

2024/341

Karar Tarihi

16 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1142

KARAR NO : 2024/341

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22.04.2021

NUMARASI : 2016/1478 E. - 2021/439 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 16.02.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16.02.2024

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.04.2021 tarih 2016/1478 E. - 2021/439 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, 28/05/2013 tarihli trafik kazasında plakasını bilmediği bir motosiklet sürücüsünün kendisine çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeniyle ilgili İzmir CBS tarafından 2013/67498 soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma yapıldığını, davalı sigorta şirketine yapılan 27.07.2016 tarihli yazılı başvuruya cevap verilmediğini belirterek,18.03.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 47.959,11 TL, geçici işgöremezlik tazminatı olarak 2.167,83 TL olmak üzere toplam 50.126,94 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.

CEVAP : Davalı vekili, davacının müvekkili sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın tespit edilmesinin gerektiğini, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davacının maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 28.05.2013 tarihinde plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün davacı yayaya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi ve daha sonra 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan her iki raporun trafik kazasının oluşumunda plakası belirlenemeyen motosiklet sürücüsünün %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetine ilişkin olarak Ege Üniversitesi'nden alınan raporda; davacının olay tarihindeki yaşına göre %4,3 bugünkü yaşına göre %5 oranında malul olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin de 4 ay olduğu bildirildiği, rapora itiraz üzerine alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nden maluliyete ilişkin yeni raporda davacının %11,3 oranında malul olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 ay olduğunun tespit edildiği, taraf vekilllerince rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyete ilişkin raporun hükme esas alındığı, alınan aktüerya raporu doğrultusunda davacının 47.959,11 TL sürekli iş göremezlik, 2.167,83 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 50.126,94 TL maddi tazminat talep edebileceği, hesaplanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2013 tarihinde geçerli olan ve trafik sigortaları ölüm/sakatlık teminat limiti olan 250.000,00 TL'nin altında kaldığı, davacı tarafından ...'na 24.10.2016 tarihinde başvuru yapıldığı, bu tarihe 8 iş günü ilave edilmesi suretiyle 04.11.2016 tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 47.959,11 TL daimi maluliyet, 2.167,83 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.126,94 TL maddi tazminatın 04.11.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı tarafından dava öncesinde müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, ancak tazminat hesabı için zaruri olan kusur oranının tespitine yarayacak ayrıntılı bilgi ve belgenin davacı tarafça sunulmadığını, bu nedenle usulüne uygun olarak yerine getirilmiş başvuru şartının bulunmadığını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerektiğini, davacının maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulundan maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini, kusur raporları arasında da çelişki olduğunu, müvekkili kurumun geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, yeni genel şartların yürürlüğe girmesi sonrası gerçekleşen kazalarda geçici işgöremezlik zararından sosyal güvenlik kurumunun sorumlu olduğunu, 01.06.2015 tarihi itibariyle, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının yürürlüğe girdiğini, davaya konu tazminat talebine dayanak trafik kazasının da, Trafik Sigortası Genel Şartlarının yürürlüğe girmesi sonrasında gerçekleştiğini, geçici işgöremezlik zararından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet tazminatı hesaplanmasında, TRH-2010 tablosunun kullanılması halinde uygulanacak teknik faizin (iskonto oranı) 1,8 olması gerektiğini, hesaplanan tazminata başvuru tarihinden değil, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigorta şirketi olmayıp, sorumluluğunun kanundan kaynaklandığını, açıklanan nedenlerle, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini SGK'dan gerçekleştiği iddia olunan kazayla ilgili olarak, davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması ve ödeme yapılmış ise bu miktarın hesaplanan tazminattan mahsubu gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle ...nın sorumluluğu kapsamında maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulmuştur. ...'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. ...'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, ... ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani ...nın sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder.(Yargıtay 17. HD'nın 19.09.2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K.) Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan karşı aracın neden olduğu maddi zarardan, davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafından davalıya 24.10.2016 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Kazaya ilişkin mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına göre plakası belirlenemeyen motosiklet sürücüsünün %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Bu kapsamda, her ne kadar alınan kusur raporları arasında çelişki bulunmakta ise de, ATK Trafik İhtisas Dairesi ve 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan her iki raporda plakası belirlenemeyen motosiklet sürücüsünün %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, motosiklet sürücüsünün asli davacının ise tali kusurlu olduğunun sabit olması karşısında, olayın oluş şekliyle uygun düşecek şekilde kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek, kusurun takdir ve tayininde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633)

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. ) TRH 2010 yaşam tablosundaki ömür sürelerinin PMF 1931 yaşam tablosundaki ömür sürelerine göre daha uzun olduğu bilinen bir gerçek olup, TRH 2010 yaşam tablosu zarar gören yararınadır. Dolayısıyla, PMF yaşam esas alınarak yapılan hesaplama tazminat sorumlularının lehine olduğundan bu husus istinaf kanun yoluna başvuran davalının sıfatına göre sonuca etkili değildir.

Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. )

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tazminat hesabının progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, yaşam tablosuna ilişkin ileri sürülen istinaf itirazlarının sonuca etkili olmamasına, taraf vekillerince ATK maluliyet raporuna karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.424,17 TL'den peşin alınan  856,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.568,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusumahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim