İzmir BAM 11. HD 2021/1087 E. 2024/325 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1087
2024/325
15 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1087
KARAR NO : 2024/325
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.04.2021
NUMARASI : 2020/398 E. 2021/278 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 15.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15.02.2024
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2021 tarih 2020/398 E. 2021/278 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 21.10.2019 tarihinde "Üye İşyeri Sözleşmesi" ve bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Üye İşyeri Sözleşmesi'ne ek "Vadesiz Mevduat Taahhütnamesi" protokolü imzalandığını, protokol hükümlerine göre üye işyerinin banka nezdinde açacağı vadesiz mevduat hesaplarında bulunan aylık toplam TL ortalama alacak bakiyesinin üye işyerinin POS cihazlarından geçen aylık kart cirosunun minimum %26'sı oranına ulaşması ve bu miktarın hesaplarda 20 gün bloke tutulması şartıyla komisyon oranının %0 olarak kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşme ve protokoldeki tüm şartları gereği gibi yerine getirmesine rağmen, davalı bankanın İzmir Bornova Şubesi tarafından müvekkili şirket hesabından komisyon adı altında toplam 53.002,33 TL haksız ve protokole aykırı kesintiler yapıldığını, 2019 yılı Aralık ayında yapılan kesintilerden sonra müvekkili şirket tarafından banka şubesine bildirim yapıldığını, banka tarafından Aralık 2019 ayı içerisinde kesintilerin müvekkili şirket hesabına iade edileceğinin bildirildiğini ancak herhangi bir iade işlemi yapılmadığını iddia ederek, 53.002,33 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkili banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük ya da hata bulunmadığını, taahhütnamede %26 olarak belirlenen değerin ilgili POS'tan yapılacak satışların hangi banka kartlarından, ne oranda, hangi taksit seçeneği ile yapılmasına göre farklılık gösterebileceğini, %26 oranının minimum oran olduğunu, bankanın bu oranı aşağı ve yukarı yönlü değiştirebileceğini, müşterinin vadesiz mevduat ortalamasını sağlayıp sağlayamadığını bankanın belirleyeceğini ve buna yönelik olarak da üye işyerinin tespitlere itiraz edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Bornova/İzmir Şubesi ile davacı şirket arasında 21.10.2019 düzenleme tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi ve Sözleşmeye ek olarak Vadesiz Mevduat Taahhütnamesi protokolü imzalandığı, sözleşmeye istinaden davacı firmaya banka ve kredi kartları ile mal ve hizmet alımı için Pos Cihazı tahsis edilerek kullanıma açıldığı, sözleşme eki protokolde "Üye işyeri, Bankanın bu protokolde belirlenen koşulları ve oranları günün koşullarına göre artırıp eksiltmeye yetkili olduğunu ve bu artırma ve eksiltmelere yürürlük tarihinden itibaren uyacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Üye işyerinin Banka nezdinde açacağı vadesiz mevduat hesaplarında bulunan aylık toplam TL ortalama alacak bakiyesinin Üye işyerinin pos cihazlarından geçen aylık kart cirosunun minimum %26 oranına ulaşması ve 20 gün bloke şartıyla uygulanacak komisyon oranı %0 olarak belirtilmiştir. %26 olarak belirtilen söz konusu oran minimum değer olup ay içinde postan geçecek kart tipi (... Bankası kartları, yurtiçi değer banka kartları, yurtdışı kartları vb.) dağılımına göre yukarı yönlü değişiklik gösterebilir" denildiği, davacı firmanın taraflar arasında akdedilen Üye İşyeri Sözleşmesi ve Eki Vadesiz Mevduat Sözleşmesi Protokolü'nde belirtilen aylık cironun %26'nın üzerinde mevduat ortalamasının bulunduğu ve bu tutarın aylık 20 günlük bloke süresince hesapta mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.002,33 TL'nin 14.06.2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı taraf her ne kadar imzalanan sözleşme ve ek protokole aykırı olarak komisyon kesintisi yapıldığını iddia etmekteyse de, banka uygulamasında herhangi bir usulsüzlük ya da hata bulunmadığını, davacının imzaladığı üye iş yeri sözleşmesi ve vadesiz taahhütlü fiyatlama modeli tercih edilmesi nedeniyle sözleşmeye ek olarak imzalanan vadesiz mevduat taahhütnamesi ek protokolünde, tercih edilen fiyatlamanın koşullarının açıkça belirtildiğini, buna göre peşin ve taksitli işlem tutarlarının 20 gün süreyle blokede kalması ve POS cihazlarından geçecek cironun minimum %26’sı oranında aylık vadesiz mevduat ortalamasına ulaşılması şartıyla, işlem tutarlarının kesinti yapılmaksızın (%0 komisyonla) müşteri hesaplarına aktarılacağını, cironun %26’sı olarak belirtilen aylık vadesiz mevduat ortalamasının minimum değer olduğunu, bu oranın POS’dan geçecek kart (... Kart, Diğer Banka Kartı vb.) ve işlem (peşin/taksitli) tipine göre aşağı da ya da yukarı yönlü değişkenlik gösterebileceğini, tutulması gereken vadesiz mevduat ortalamasına ilişkin koşulların sağlanıp sağlanamadığının banka kayıtları esas alınarak hesaplanacağını, fiili mevduat ortalaması ile gerçekleşen ciro dağılımına göre tutulması gereken mevduat ortalaması arasında fark olması durumunda, bankanın bu farkı işyeri hesabından tahsil edeceğini, davacının POS işlemleri incelendiğinde, davacının aylık vadesiz mevduat ortalamasının, ilgili dönemde gerçekleşen ciro nedeniyle oluşan Banka maliyetini karşılamak için yeterli olmadığının, dolayısıyla Vadesiz Mevduat Taahhütnamesi Ek Protokolüne aykırı davranıldığının ve bu nedenle de oluşan farkın karşılanması için protokole uygun şekilde taahhüt komisyonu tahsilatının tespit edildiğini, %26 olarak belirlenen değerin ilgili POS’tan yapılacak satışların hangi banka kartlarından, ne oranda, hangi taksit seçeneği ile yapılmasına göre farklılık gösterebileceğini, %26 oranının minimum oran olduğunu, bankanın bu oranı aşağı ve yukarı yönlü değiştirebileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince davalı bankanın kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı bankanın Bornova/İzmir Şubesi ile davacı şirket arasında 21.10.2019 tarihli "Üye İş Yeri Sözleşmesi" ve sözleşmeye ek olarak "Vadesiz Mevduat Taahhütnamesi" protokolü imzalandığı, Üye İş Yeri Sözleşmesine istinaden davacı firmaya banka ve kredi kartları ile mal ve hizmet alımı için pos cihazı tahsis edildiği, protokolde üye iş yerinin banka nezdinde açacağı vadesiz mevduat hesaplarında bulunan aylık toplam TL ortalama alacak bakiyesinin üye iş yerinin pos cihazlarından geçen aylık kart cirosunun minimum %26 oranına ulaşması ve 20 gün bloke şartıyla % 0.00 komisyon oranı belirlendiği, davacının aylık cironun %26'sının üzerinde mevduat ortalamasının bulunduğu ve bu tutarın aylık 20 günlük bloke süresince hesapta mevcut olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede komisyon oranın %0 olarak belirtilmesi nedeniyle davalı banka tarafından davacı firma hesabından 53.002,33 TL'nin komisyon bedeli olarak tahsil edilmesinin haksız olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.620,58 TL'den peşin alınan 905,25 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.715,33 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15.02.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59