SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1052 E. 2024/319 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1052

Karar No

2024/319

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1052

KARAR NO : 2024/319

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18.03.2021

NUMARASI : 2020/548 E. - 2021/255 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 15.02.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 15.02.2024

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.221 tarih 2020/548 E. - 2021/255 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davacıya ait araç ile davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, STK nezdinde yapılan başvuru neticesinde zararın tam olarak karşılanmadığını, davacının aracında 8.090,625-TL zarar oluştuğunun tespit edildiğini, davalı tarafından 1.746,63-TL ödeme yapıldığını, bakiye zararın 6.343,99-TL olduğunu, belirterek; belirsiz alacak davası şeklinde 10,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafa 1.746,63-TL ödeme yapıldığını, ayrıca STK kararına istinaden 10,00-TL daha ödendiğini, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, avans faiz talep edilemeyceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin dava açılmadan önce 03/10/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu ve K-2020/47741 sayılı 02/06/2020 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile hasar bedeli için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 10,00-TL'nin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine verilmesine kesin olarak karar verildiği, tahkim heyeti tarafından verilen kararın ilam niteliğinde ve kesin kararlardan olduğu, tahkime konu uyuşmazlığın taraflarının, konusunun ve talep sonucunun aynı olduğu, bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, belirtilerek; aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı vekili STK'na fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava açıldığını, tahkim yargılamasında kesin olarak verilen kararın 10,00-TL için kesin hüküm sonucu doğurduğunu, tüm alacak için kesin hüküm oluşturmayacağını, tahkim yargılmasında bilirkişi raporuna itiraz edilerek ek rapor talebinden bulunulduğunu, ek rapordan sonra dosyanın ıslahı için süre talep edildiğini, buna rağmen hakem tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalkmak üzere 10,00-TL yönünden karar verildiğini, eldeki davanın geri kalan miktar için açıldığını, kısmi davada ıslah hakkını herhangi bir nedenle kullanamamış olan yahut ıslah hakkını tüketmiş olan davacının kesin hüküm itirazıyla karşılaşmaksızın ek dava açmasının mümkün olduğunu, tahkim dosyasında kısmi dava içindeki bilirkişi raporunun kesinleşmiş olgu olamadığını, ek dava niteliğindeki bu davada da tekrar bilirkişi raporu alınması gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

  1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

  2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )

  3. Eldeki dava açılmadan önce davacı tarafından hasar bedelinin tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava şeklinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru kapsamında tahkim yargılaması neticesinde davacının aracında oluşan hasarın 3.069,58-TL olduğu, davalı tarafından 1.923,63-TL ödeme yapıldığı ve bakiye hasar bedelinin 1.145,95-TL olduğu, belirtilerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye 10,00-TL'nin sigorta şirketinden tahsiline kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

  4. Bilindiği üzere tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Yine, alacağın bir kısmı için dava açılabilir. Bir başka ifade ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşulu ile de ek dava açılması olanaklıdır. Ek dava ise, asıl dava kesinleştikten sonra ya da zamanaşımını kesmek gibi amaçlarla asıl dava kesinleşmeden önce açılabilmektedir.

  5. 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi uyarınca Hakim, Türk hukukunu re'sen uygular. 06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak Yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

  6. İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının davası kısmi dava tutarını aşan miktar için ( belirsiz alacak davası şeklinde ) açılan ek dava mahiyetinde olup, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirten Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının eldeki ek dava için kesin hüküm sonucu doğurması mümkün değildir. Kısmi davada hüküm altına alınmayan hasar bedeli yönünden davacının ek dava açılması mümkün olup kısmi dava hükümündeki hakem kararının ek dava yönünden kesin hüküm sonucu doğuracağı yönündeki hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır.

  7. Bu nokta, mahkemece ilk dava olan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının dayandığı bilirkişi raporunun eldeki ek dava yönünden kesin delil teşkil edip etmeyeceğin ve bunun sonucuna göre ek davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağının da karara bağlması gerekir. Zira, tahkim yargılaması neticesinde alınan rapora dayanılarak kararın gerekçesinde davacının aracında oluşan hasarın 3.069,58-TL olduğu, davalı tarafından 1.923,63-TL ödeme yapıldığı ve bakiye hasar bedelinin 1.145,95-TL olduğu belirtilmiştir.

  8. Kural olarak, kısmi davada alınan bilirkişi raporlarının açılan ek dava yönünden kesin delil olmayacağı gerek öğretide gerek yargısal uygulamada kabul edilmiştir. Ne var ki, kısmi davada kesinleşen hükme esas alınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yapılıp, yargısal denetim yollarından geçerek toplam alacak miktarını ortaya koyacak şekilde kesinleşmiş ve taraflar yönünden yargısal denetim yolları tüketilerek usulü kazanılmış haklar gerçekleşmişse kesin delil olarak değerlendirilmesi gerekeceği de ortadadır. Bu nedenle bilirkişi raporlarının takdiri delil oldukları kural ise de somut olay özelliklerine göre kesin delil niteliği alabilecekleri de göz ardı edilmemelidir. İlk davada taleple bağlı kalınarak hükmedilen kısımdan arta kalan kısım için açılan ek davada ilk dava aşamasında kesinleşen olgular kararın tespit bölümü yönünden kesin hüküm oluştururken, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun da kesin delil haline gelip gelmeyeceği hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Davalının sorumluluğunu tespit eden bu kesin hükmün içeriği, dosya safahati, tarafların raporlara itiraz edip etmedikleri, raporun yargısal denetimler sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği gözetilerek kısmi davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun kısmi dava tutarını aşan bölümü için açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini alıp almadığının karar gerekçesinde tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. ( Yargıtay HGK'nun 13.05.2015 tarih ve 2013/7-1728 E. - 2015/1036 K. )

  9. Yukarıdaki bent kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde varılacak sonuca göre belirsiz alacak davası olarak açılan eldeki kısmi davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağı, yargılamaya bu şekilde devam edilip edilemeyeceğinin de belirlenmesi gerekir. Keza, kısmi davada alınan bilirkişi raporunun ek dava yönünden kesin bir delil teşkil ettiğinin kabulü halinde eldeki ek dava yönünden artık belirlenebilir bir alacağın varlığı muhakkak olduğundan belirsiz alacak davası açılması mümkün olmayacağından davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

  10. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından K-2020/47741 sayılı 02/06/2020 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının dayandığı bilirkişi raporunun eldeki ek dava yönünden kesin delil teşkil edip etmeyeceği, bunun sonucuna göre ek davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağı, davacının belirsiz alacak davası şeklinde ek dava açılması hususunda hukuki yararı bulunup bulunmadığı karar gerekçesinde tartışılıp, oluşacak sonuca göre gerekiyorsa tarafların tüm delilleri toplanın davanın esası incelemek suretiyle, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla; ilk derece mahkemesince dava şartı hakkında hatalı şekilde karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenenlerle;

1. Davacının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2. İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.03.2021 tarih 2020/548 E. .  2021/255 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminatkonusugerekçemahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim