İzmir BAM 11. HD 2021/993 E. 2024/248 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/993
2024/248
7 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/993
KARAR NO : 2024/248
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18.02.2021
NUMARASI : 2019/190 E. - 2021/124 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 07.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07.02.2024
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.02.2021 tarih 2019/190 E. - 2021/124 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, mülkiyeti ... San. ve Tic. Ltd. Şti ye ait davacının kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... plakalı aracın 10/06/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde mülkiyeti ...'ya ait ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise kaza da asli kusurlu olan ... plakalı aracın ... nolu poliçe ile kasko sigortasını tanzim eden şirket olduğunu, davacının sürücü olduğu araçta meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, kazanın akabinde davacıya ait araçtaki hasar miktarının İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/106 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, anılan dosya da bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda, davacının kullanmış olduğu araçta 109.706,26 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, devamında davacı tarafça kazada asli kusurlu olan ... plakalı aracın T-38689214 nolu poliçe ile ZMMS Poliçesini tanzim eden şirket olan ... A.Ş hakkında dava açıldığını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1006 esas ayılı dosyası ile derdest olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davacıya ait araçta oluşan gerçek zararın toplamının 63.000,00 TL olduğu, bedelin ZMMS poliçe limitinden fazla olması nedeniyle davalı kasko şirketine karşı bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, alınan raporlar üzerine davacı tarafından davalı ... A.Ş nin ... Mahallesi ... Cad. No:... ... ... merkezine posta ile başvuru yapıldığını, bahse konu başvurunun 30/01/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, bugüne kadar herhangi bir olumlu yanıt vermediğini, izah edildiği üzere talep edilebilir tazminat tutarının yargılama sırasında toplanan delillerle aydınlanacağı dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen iş bu davanın davacının kullandığı araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30.11.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, 100,00 TL'lik maddi tazminat talebini 26.900,00 TL daha arttırarak 27.000,00 TL'ye arttırmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, davacı tarafın dava dilekçeleri ile 10/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tazminat talebinde bulunduğunu, dava dışı ...'ya ait ... plaka sayılı aracın 47977696 poliçe numaralı Arabam Garantide Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, anılan poliçe İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel şartlarını içerdiğini, kaza tarihi itibariyle dava dışı ... A.Ş nin ZMMS teminatları tüketilmeden davalıya ait ihtiyari mali sorumluluk teminatının devreye giremeyeceğinden, davalı sigorta şirketi hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek koşulu ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, bu sebeple dava konusu kazanın meydana geliş şekli yönünden davalı sigortalısına ait araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul etmemekle ve kabul anlamına gelememekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kasko sigorta poliçesinin ihtiyari mali sorumluluk klozu başlıklı, "iş bu poliçe ile temin edilen ihtiyari mali mesuliyet limiti ekli genel şartların birinci ve on birinci maddelerine göre ödenecek tazminat, her türlü faiz ve avukatlık ücretleri dahil dava masrafları toplamı, poliçede yazılı tutar ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın iş bu davaya delil olarak sunmuş olduğu İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/106 Değişik iş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinin kabulünün mümkün olmadığını, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/106 değişik iş sayılı dosyasında yapılan incelemede hasar onarım bedeli (yedek parça +işçilik +montaj v.s) piyasa rayiç bedellerinin çok çok üzerinde belirlendiğini, anılan raporun objektiflikten ve gerçeklikten uzak olup kesinlikle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 10/06/2018 tarihinde davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı şirket tarafından ... Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçların çarpıştıkları, meydana gelen kazada davacının herhangi bir kusurunun tespit edilemediği, davalı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu tespit edildiği, davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin 109.606,26 TL olduğu, kaza tarihi itibari ile aracın serbest piyasa koşullarına göre 2. el piyasa rayiç değerinin 93.000,00 TL civarında olduğu, aracın onarımı için gereken bedelin 2. el rayiç değerini aştığı görülmekle yerleşik Yüksek Yargı Kararları uyarınca onarımının ekonomik olmadığı ve pert total uygulama yapılmasının daha uygun olduğunun anlaşıldığı, aracın sovtaj değerinin 30.000,00 TL civarında olduğu görülmekle gerçek hasar ve zarar miktarının 63.000,00 TL olduğu anlaşıldığı, dava dosyasında yapılan inceleme ile birlikte Mahkeme dosyasında bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun dosyada bulunan verilere uygun hükme esas alınabilir ve denetlenebilir nitelikte olduğu görülmekle rapora itibar edilebileceği, aynı kazaya ilişkin ve dava konusu araca ilişkin Mahkeme 2018/1006 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada toplanan deliller ve belgelerin dava dosyamız yönünden de güçlü delil niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığı, tespit edilen zarar bedelinden Mahkemece Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında yapılan değerlendirme sonucu hükmedilen 36.000,00 TL nin mahsubu sonrası 27.000,00 karşılanmamış zararının olduğunun tespit edildiği, dava dosyasında ise, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için düzenlenen ... Poliçesi içeriği dikkate alındığında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tarafından karşılanan hasar bedeli sonrası artan zarar yönünden davalı şirketin TTK hükümlerine göre 16 J 1517 plakalı araçta oluşan bakiye zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu araçta oluşan ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini aşan 27.000,00 TL hasar bedelinin Kasko Poliçesinde belirlenen limit içinde kaldığı ve limitin aşılmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, usule ilişkin sebeplerde öncelikle davacı tarafından açılan işbu dava belirsiz alacak davası olup, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, H.M.K.’nın 107. maddesine göre; bir davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenemediğini, Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre, açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, bu halde alacak miktarı da belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, bu durumda belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın olmadığını, esasa ilişkin olarak mahkemece eksik inceleme ile tesis edilen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda hakkaniyetli bir inceleme yapılmadığını, değişik iş dosyasındaki bilirkişi incelemesi doğrultusunda bilirkişinin tespit rakamlarını baz alarak araçta oluşan hasar bedelini tespit ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 10/06/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının sürücüsü olduğu araçta oluşan hasar bedelinin karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası limitini aşmasından kaynaklı aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketine yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açmadan önce delil tespiti yaptırmış ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı) Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Dosyada taraf delillerinin toplanılmasına müteakip sigorta uzmanı ile makine mühendisi/trafik uzmanından oluşan bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edildiği, alınan bilirkişi raporunda maliki dava dışı ... olan ... plakalı dava dışı araç sürücüsü ...'nın doğrultu değiştirme manevralarının yanlış yapma kurallarını ihlal ettiği, meydana gelen kazada %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, araçtaki hasarlı yedek parça bedelleri, işçilik ve KDV'sinin dahili ile meydana gelen hasar tutarının 109.606,26 TL olduğu, aracın serbest piyasa koşullarına göre ikinci el rayiç değerinin 93.000,00 TL civarında olduğu, sovtaj değerinin 30.000,00 TL civarında olduğu, aracın onarım tutarının ikinci el piyasa rayiç değerini aşması nedeniyle ekonomik olmadığından pert-total uygulaması yapılması gerektiği, buna göre aracın araçtaki gerçek hasarın 63.000,00 TL olduğu, ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin 100.00,00 TL limitli olup, zorunlu mali mesuliyet poliçesi nedeniyle tahsil edilen 36.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 27.000,00 TL hasar bedelinin talep edilebileceği yönünde alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu, hükme esas almaya yeterli ve elverişli nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Öte yandan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1006 Esas sayılı dosyasında zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davacı tarafından ... A.Ş aleyhine dava konusu kaza nedeniyle açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 36.000,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 08.10.2019 tarih 2019/1000 karar sayılı ilamın işbu yargılamanın devamı sırasında 17.12.2019 tarihinde kesinleşmiş olduğu, dosyadaki karar ve kesinleşme şerhi suretinden anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.844,37 TL'den peşin alınan 461,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.383,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20