İzmir BAM 11. HD 2021/1017 E. 2024/247 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1017
2024/247
7 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1017
KARAR NO : 2024/247
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.01.2021
NUMARASI : 2019/753 E. 2021/7 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 07.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07.02.2024
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.10.2019 tarih 2019/753 E. 2021/7 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacıya ait ve ...'ün beyanı "... plaka araç ile ZMMS ile sigortalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçların 01.08.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nin "Arkadan Çarpmak" kusurunu ifa etmek suretiyle kazada asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazada ... plakalı aracın KZMMS sigortasını tanzim eden şirket olup müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kaza sonrası araçtaki hasarın bedelini tespit amaçlı İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/143 D.iş dosyası ile bilirkişi incelemesi yapıldığını, 21.027 TL tutarında hasar mütalaa edildiğini, alınan rapor üzerine davalının e-posta adresine başvuru yapıldığını, 24.09.2019 tarihinde 5.628 TL ödeme yapıldığını, bakiye zarar ve değer kaybının ödenmediğini belirterek yukarıda arz olunduğu gibi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik müvekkili araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 5.000 TL, değer kaybı bedeline mahsuben 10 TL olmak üzere toplam 5.010 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini yargılama giderleri ile birlikte talep etmiştir.
Davacı vekili 10.06.2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile araçta oluşan bakiye hasar bedeline mahsuben 10.926,00 TL ile bakiye değer kaybı alacağına mahsuben 3.183,00 TL olmak üzere toplam 14.109,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 03.06.2019-2020 vadeli ve 36.000 TL limit ile ZMMS trafik sigortalı olduğunu, hasar dosyası kapsamında 24.09.2019 tarihinde 5.628 TL, 26.09.2019 tarihinde 319,46 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığını, sorumluluklarının yerine getirildiğini, kusur oranı ve tazminat miktarının uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, başvurunun dikkate alınmaması gerektiğini, değer kaybı talebi açısından temerrüte düşülmediğini, eksper raporuna göre belirlenen miktarda ödeme yapıldığını, avans faizi isteminin reddinin gerektiğini, gerçek zararın tespiti gerektiğini, değer kaybı talebi açısından temerrüde düşülmediğini, eksper raporuna göre belirlenen miktarda ödeme yapıldığını, avans faizi isteminin reddi gerektiğini, gerçek zararın tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın 01/08/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 29/05/2020 havale tarihli raporunda ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının oluşumunda % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın onarım bedelinin KDV dahil 16.554,53-TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan 5.628,00-TL'lik hasar ödemesi düşüldüğünde kalan bakiyenin 10.926,53-TL olacağını, araçta meydana gelen değer kaybının piyasa koşullarına göre 3.500,00-TL olacağını, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa yapılan 319,46-TL ödeme düşüldüğünde kalan bakiye değer kaybı bedelinin 3.183,54-TL olacağını mütalaa ettiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği kanaatiyle iş bu raporun hükme esas alındığı, davacı vekillinin 12/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini hasar bedeli yönünden 10.926,00-TL ve değer kaybı yönünden 3.183,00-TL olmak üzere toplam 14.109,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etttiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkeme veznesine yatırdığı, her ne kadar trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 29/05/2020 havale tarihli raporunda davaya konu ... plakalı aracın hasar onarım bedelinin 16.554,53-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 5.628,00-TL miktarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye hasar bedeli miktarının 10.926,53-TL olduğunu, kaza neticesinde oluşan hasar sebebiyle ... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin 3.500,00-TL olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 319,46-TL miktarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı bedeli miktarının 3.183,54-TL olduğunu mütalaa etmiş ve davacı vekili 12/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde hasar bedeli yönünden taleplerini 10.926,00-TL'ye, değer kaybı bedelini ise 3.183,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları kapsamında Mahkemece resen yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği hasar bedeli tazminatının 10.580,96-TL olduğu, değer kaybı tazminatı bedelinin ise 3.160,08-TL olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesi ve bedel arttırım dilekçesi göz önünde bulundurularak açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, hasar bedeli tazminatı yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 10.580,96-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, değer kaybı tazminatı yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 3.160,08-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... sigorta şirketi'nden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, yerel mahkeme tarafından hasara ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplamanın fahiş olduğunu, davalı şirketi tarafından eksper raporu ile arasında oldukça yüksek bir fark bulunduğunu, karara esas olan bu raporun hatalı olduğunu, 3 yaş üzeri araçlar için değişimi yapılacak parçalara ilişkin kanun maddesinin açık ve net olduğunu, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2. maddesinde belirtilmiş olan “tazminat ve giderlerin ödenmesi” hükmünde; hak sahibi dilediği onarım merkezinde aracının onarılmasını talep edebilir, bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedel üzerinden ödeme yapabileceği” maddesine bağlı olarak ,mevcut hüküm gereğince, aracın onarımı esnasında şirketin anlaşmalı tedarik iskonto oranın parça da %15- 20 düşülerek ödemenin yapılması gerektiğinin gözardı edilmemesi gerektiğini, değişimi uygun gözüken parçalar üzerinde tedarikçi iskontosu düşülecek olup ve piyasa şartlarına göre makul işçilikler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, tedarikçi firma ile davalı şirket arasındaki anlaşma gereği orjinal parçalara iskonto uygulanmakta olup, zaten sektörde tüm sigorta şiketleri aynı şekilde çalıştığını, tedarikçi firma ile sigorta şirketi arasındaki bu anlaşmanın başvuranı bağlamadığını, bedelin KDV'siz hesaplanması gerektiğini, davalı şirket tarafından değer kaybına ilişkin ödeme yapıldığını, davalı şirketin başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişinin hesabını piyasa şartlarına göre değil, genel şartlar değer kaybı hesaplama yöntemine göre yapması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 01.08.2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracındaki hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, hasar bedeli tazminatı yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 10.580,96-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, değer kaybı tazminatı yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 3.160,08-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince taraf delillerinin toplanıldığı, dosyanın otomotiv - makine bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda meydana gelen kazada davalı araç sürücüsü ...'in idaresindeki ... plaka sayılı aracın "arkadan çarpma" kuralını ihlali ile kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı aracın sürücüsü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın ise kusurunun bulunmadığı, taraflarca delil olarak dayanılan İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/143 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun da irdelenmek suretiyle davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 16.554,53 TL olup, işbu bedelden davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 5.628,00 TL tutarındaki hasar ödemesinin düşülmesi halinde bakiye hasar bedelinin 10.926,53 TL olduğu, araçtaki gerçek zararın değerlendirilmesiyle aracın piyasa koşullarındaki değer kaybının 3.500,00 TL olup, yine davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 319,46 TL hasar ödemesi düşüldüğünde kalan bakiye değer kaybı bedelinin 3.183,54 TL olacağı yönünde alınan bilirkişi rapor ve itiraz üzerine alınan bilirkişi ek raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette bulunduğu, Mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihlerine nazaran bu bedellerin rapor tarihine kadar işlemiş yasal faizlerinin resen hesaplanmak suretiyle bedelden düşümünün yapıldığı görülmekle, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması davacıyı bağlamayacak olup, davalı taraf iskonto indirimi yapılmadan davacının gerçek zararından sorumludur. Bu nedenle davalı tarafın iskontoya ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayıp, bilirkişi raporunda hesaplanan bakiye hasar bedeline yönelik değerlendirme yerindedir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Davalı vekilinin KDV'den sorumlu olmadıklarına dair istinaf sebebi yerinde değildir.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. -2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K. sayılı ilamı)
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 938,65 TL'den peşin alınan 59,30 TL + 175,36 T'nin mahsubu ile bakiye 703,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07.02.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20