SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/974 E. 2024/246 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/974

Karar No

2024/246

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/974

KARAR NO : 2024/246

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/10/2020

NUMARASI : 2016/1125 Esas 2020/494 Karar

BİRLEŞEN İZMİR 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/176 ESAS 2017/693 KARAR SAYILI DOSYASINDA

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 07.02.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07.02.2024

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2020 tarih 2016/1125 Esas 2020/494 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili asıl davada ve birleşen davada, davacı tarafından ... lehine keşide edilen ... Bankası Kaynaklar ... Şubesi ... çek numaralı 01/09/2015 keşide tarihli, 30.000,00-TL. bedelli çekin herhangi bir ticari ilişki ve borç ilişkisi olmaksızın hatır çeki olarak tanzim edildiğini, davacının çeki tanzim ettikten sonra aslını ...'a teslim etmeden önce fotokopisini çekerek muhafaza ettiğini, ancak çekin keşide tarihi üzerinde tahrifat yapıldığını 01/09/2016 olarak değiştirilmiş olduğunu ve aynı tarihte ... Ltd. Şti. tarafından ibraz edildiğini ve takas odası beyanına göre karşılıksız kaşesi vurdurulduğunu, çekin gerçek keşide tarihine göre ibraz süresinin geçtiğini ve kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, keşide tarihinin yıl hanesindeki 5 rakamının tahrif edilerek 6 rakamına dönüştürüldüğünün gözle bakıldığında ayırt edilebilecek kadar net olduğunu, resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vermesi bakımından bu hususun İzmir C. Başsavcılığı nezdinde şikayete konu edildiğini ve 2016/82496 sayılı soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıldığını ileri sürerek çekin iptalini ve işbu çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Birleşen dosyada davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili, davacı tarafın tahribat yapıldığına ve söz konusu çekin hatır çeki olduğuna yönelik iddialarını kabul etmediklerini, davalı ... .. Ltd. Şti.'nin tekstil alanında faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, dava konusu çekin cirantalardan ... Ltd. Şti. ile aralarındaki mevcut ticari ilişki sebebi ile alındığını, çekin alınmasına binaen tahsilat fişi kesildiğini, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin söz konusu çeki borcuna mahsuben aldığını ve ticari defterlerine kaydettiğini, davacı tarafın söz konusu çekin hatır çeki olduğuna yönelik iddialarını sadece lehtara yani ...'a karşı ileri sürebileceğini, davalı şirketin yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu bu nedenle davacının ileri sürdüğü def'ileri kabul etmediklerini, takip konusu çekin ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekin üzerinde görüleceği gibi müvekkili şirketin yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu, çekin taraflarına, takibe konulduğu haliyle verildiğini, taraflarınca çek üzerinde tahribat yapılmasının söz konusu olmadığını, davalı olan şirketin çeki ticari ilişki sebebiyle aldığını ve bankaya ibraz ederek karşılıksızdır kaşesi vurdurduğunu savunarak haksız ve sırf icranın uzatılması için açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı keşidecisi olduğu bir adet çekten dolayı, asıl davada lehtar ciranta ..., 1. ciranta ..., 2. ciranta ... Ltd.Şti'ne karşı, birleşen davada ise çeki elinde bulunduran ve icra takibi başlatan hamil davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı menfi tespit davası açtığı, duruşmada çek aslı üzerinde yapılan incelemede gerçek keşide tarihinin 01/09/2015 olduğu, keşide tarihinin düzeltilerek 01/09/2016 şeklinde yıl hanesindeki 5 rakamının 6' ya dönüştürüldüğü, bu değişikliğin çıplak gözle dahi görülebildiğinden çek üzerinde keşide tarihindeki tahrifat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, keşide tarihinin yıl hanesindeki düzeltme yanında davacı keşidecinin imzasının bulunmadığı, çekin davalı hamil tarafından 02/09/2016 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiği, çek tahrif edilmiş tarihe göre bankaya ibraz edildiğinden, tahrifat öncesi hale göre değerlendirme yapıldığında, dava konusu çekin süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmediği, çek vasıfının kalmadığı, davacının bu çekten dolayı kambiyo hukukuna göre bir sorumluluğunun olmadığı, davalılar ... ve ... Ltd.Şti'nin çekte ciranta olması nedeniyle ve çek ibraz süresi geçirildiğinden ciranta olan bu davalıların TTK 644.maddesine dayanılarak dava açması da mümkün olmayıp, müracaat haklarının düşmesi nedeniyle davacıya başvurmaları mümkün olmadığından bu davalılar hakkında davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davalılar ... ve ... Ltd.Şti yönünden açılan asıl davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, davacı keşideci ile davalı lehtar ciranta ... arasında temel bir borç ilişkisinin bulunmadığı, davalı ...'un kollukta verdiği imzalı beyanında dava konusu çekin "işvereni olan davacı keşideciden ödünç para istemesi üzerine" davacı tarafından kendisine verildiğini kabul ettiğinden, dava konusu çek hatır çeki olup davacının davalı lehtar ...'a gerçek bir borcu bulunmadığından asıl davada davalı ...'a karşı açılan davanın kabulü gerektiği, birleşen davada takip konosu çek yukarıda açıklandığı üzere çek vasfını yitirmiş olup davacı keşidecinin kambiyo hukukundan doğan sorumluluğu bitmiş ise de davacının TTK.’nun 818. maddesi göndermesi nedeniyle aynı Kanun’un 732. maddesinde özel olarak düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanan sorumluluğunun icra takibinin yapıldığı ve eldeki menfi tespit davasının açıldığı tarih itibariyle devam ettiği, bu durumda sebepsiz zenginleşmediğinin ve davalı hamilin senedi bile bile borçlunun zararına hareket ederek kötü niyetle iktisap ettiğinin davacı keşideci tarafından ispatlanması gerektiği, ispat yükü kendisine düşen davacı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ve davalı hamilin kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden birleşen davanın reddi gerektiği, birleşen davada icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiğinden, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takip alacaklısı davalı hamilin alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalı hamil ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olmakla kaldırılması gerektiğini, dava dosyasına konu "... Bankası .../... Şubesi, 30.000,00 TL bedelli hatır çeki olarak düzenlenen çekin 01/09/2015 olan düzenleme tarihi üzerinde tahrifat yapılarak keşide tarihi 01/09/2016 olarak değiştirildiğini, anılan hususun Mahkemece yapılan inceleme sonucunda da tespit edildiğini ve hüküm altına alındığını, tahrifat sonrası ise HMK madde 207 uyarınca keşideci müvekkilin imzasını taşır paraf atmasının da söz konusu olmadığını, çek gerçek keşide tarihine göre ibraz süresi geçtikten sonra ibraz edildiğini, Mahkemece davalılar ... ve ... Ltd.Şti yönünden açılan asıl davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı şekilde birleşen dava dosyasındaki İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2016/17025 sayılı icra takip alacaklısı davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. her ne kadar iyi niyetli hamil olduğunu savunmuş ise de kambiyo vasfında olmayan çeki ciro yoluyla devir aldığından temel ilişkiden kaynaklı müvekkilin borçlu olmadığının bu davalı açısından da tespit edilmesi gerektiğini, çünkü çekteki tahrifat üzerinde herhangi bir parafın da bulunmadığını, bu anlamda müvekkilin sebepsiz zenginleşmediğini ya da anılan davalının kötüniyetli olduğunu ispat etme yükümlülüğünün bulunmadığını, yine dosyada Mahkemece her ne kadar "birleşen davada icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiğinden, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takip alacaklısı davalı hamilin alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalı hamil ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesi gerekmekle" şeklinde karar verilmiş ise de, verilen ihtiyat-i tedbir kararının uygulanması için teminat yatırılmadığını ve davalının alacağına geç kavuşması söz konusu olmadığını, bu hususta Yargıtay kararının da bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, davaya konu ... Bankası ... Şubesi'nin keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ..., birinci cirantası ..., ikinci cirantası ... Ltd.Şti ve hamili ... San. Tic. Ltd. Şti. olan, ... numaralı 30.000 TL bedelli, 02/09/2016 ibraz tarihli çek nedeniyle davacının asıl ve birleşen davadaki davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davada davalı ... hakkındaki menfi tespit davasının kabulü ile; davacının İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2016/1125 Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan ... ... Şubesi’ne ait olan, 01.09.2015 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek ile ilgili olarak davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine; davacının davalılar ... ve ... Ltd.Şti Hakkındaki menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, bu davalılar hakkındaki davanın 6100 sy HMK’nun 114/1-h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan reddine, birleşen davada davacının, davalı hakkkındaki menfi tespit davasının reddine; davalının mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davaya dayanak teşkil eden İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/17025 E. sayılı takip dosyasında, alacaklı davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlular ..., ..., ..., ... Ltd. Şti. aleyhine, ... Bankası ... İzmir Şubesi'ne ait ... numaralı, 30.000,00-TL bedelli çeke dayanılarak, 30.000,00 TL asıl alacak, 966,58 TL işlemiş faiz ve 3.000,00 TL karşılıksız çek tazminatı olmak üzere toplam 33.966,58 TL için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliğini müteakip takibin kesinleştiği görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesince, davacı keşidecisi olduğu bir adet çekten dolayı, asıl davada lehtar ciranta ..., 1. ciranta ..., 2. ciranta ... Ltd.Şti'ne karşı, birleşen davada ise çeki elinde bulunduran ve icra takibi başlatan hamil davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı menfi tespit davası açtığı, duruşmada çek aslı üzerinde yapılan incelemede gerçek keşide tarihinin 01/09/2015 olduğu, keşide tarihinin düzeltilerek 01/09/2016 şeklinde yıl hanesindeki 5 rakamının 6' ya dönüştürüldüğü, bu değişikliğin çıplak gözle dahi görülebildiğinden çek üzerinde keşide tarihindeki tahrifat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, keşide tarihinin yıl hanesindeki düzeltme yanında davacı keşidecinin imzasının bulunmadığı, çekin davalı hamil tarafından 02/09/2016 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiği, çek tahrif edilmiş tarihe göre bankaya ibraz edildiğinden, tahrifat öncesi hale göre değerlendirme yapıldığında, dava konusu çekin süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmediği, çek vasıfının kalmadığı, davacının bu çekten dolayı kambiyo hukukuna göre bir sorumluluğunun olmadığı, davalılar ... ve ... Ltd.Şti'nin çekte ciranta olması nedeniyle ve çek ibraz süresi geçirildiğinden ciranta olan bu davalıların TTK 644.maddesine dayanılarak dava açması da mümkün olmayıp, müracaat haklarının düşmesi nedeniyle davacıya başvurmaları mümkün olmadığından bu davalılar hakkında davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davalılar ... ve ... Ltd.Şti yönünden açılan asıl davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, davacı keşideci ile davalı lehtar ciranta ... arasında temel bir borç ilişkisinin bulunmadığı, davalı ...'un kollukta verdiği imzalı beyanında dava konusu çekin "işvereni olan davacı keşideciden ödünç para istemesi üzerine" davacı tarafından kendisine verildiğini kabul ettiğinden, dava konusu çek hatır çeki olup davacının davalı lehtar ...'a gerçek bir borcu bulunmadığından asıl davada davalı ...'a karşı açılan davanın kabulü gerektiği, birleşen davada takip konosu çek yukarıda açıklandığı üzere çek vasfını yitirmiş olup davacı keşidecinin kambiyo hukukundan doğan sorumluluğu bitmiş ise de davacının TTK.’nun 818. maddesi göndermesi nedeniyle aynı Kanun’un 732. maddesinde özel olarak düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanan sorumluluğunun icra takibinin yapıldığı ve eldeki menfi tespit davasının açıldığı tarih itibariyle devam ettiği, bu durumda sebepsiz zenginleşmediğinin ve davalı hamilin senedi bile bile borçlunun zararına hareket ederek kötü niyetle iktisap ettiğinin davacı keşideci tarafından ispatlanması gerektiği, ispat yükü kendisine düşen davacı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ve davalı hamilin kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden birleşen davanın reddi gerektiği yönündeki kabulünde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık değerlendirilmemiştir.

Öte yandan her ne kadar istinafa gelen tarafça verilen ihtiyat-i tedbir kararının uygulanması için teminat yatırılmadığı ve davalının alacağına geç kavuşmasının söz konusu olmadığı iddia edilmiş ise de, birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/176 Esas sayılı dosyasında tensip zaptının 10 numaralı bendinde, 20.02.2017 tarihi itibariyle vaki talep nedeniyle İİK'nun 72/3.maddesi ve dosya kapsamına binaen davacı tarafça takibe konu alacağın%15'i kadar nakdi veya kesin süresinde teminat mektubu verildiği takdirde icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya tedbiren ödenmemesine karar verildiği, işbu ihtiyati tedbir kararının verildiği gün (20.02.2017 tarihinde) davacı ... vekili tarafından 4.500,00 TL tutarındaki teminatın mahkeme veznesine depo edildiği anlaşılmakla, birleşen davada icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiğinden, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takip alacaklısı davalı hamilin alacağına geç kavuşmasına binaen asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalı hamil ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine dair kararı yerindedir, davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni de isabetli görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Asıl ve birleşen davada davacı yönünden istinaf karar harcı olan 855,20 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 795,9‬0 TL'nin asıl ve birleşen davada davacıdan tahsiline,

3. İstinaf başvurusu nedeni ile asıl ve birleşen davada davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07.02.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriEvraktanistinafTespitdereceizmirkararınınkonusuhükümMenfi(KıymetligerekçeKaynaklanan)numarasımahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim