İzmir BAM 11. HD 2021/884 E. 2024/224 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/884
2024/224
1 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/884
KARAR NO : 2024/224
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.01.2021
NUMARASI : 2019/603 Esas 2021/35 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 01.02.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01.02.2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.01.2021 tarih 2019/603 Esas 2021/35 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile davalıların asıl borçlu ve müşterek müteselsil olduğu ... - destekli 13.000.000,00-TL limitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, borçlulara taksitli ticari kredi ödemesine dair ihtarname gönderildiğini, takip tarihinden dava tarihine kadar takibe konu kredi hesaplarından 383.218,02-TL tahsilat yapıldığını, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında ödenen miktar mahsup edilerek takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili, davacı ile davalı ... San.Tic. Ltd. Şti arasında düzenelenen genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullandırıldığını, söz konusu krediye diğer davalıların müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borçlarından ötürü davacı banka tarafından hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, kredi sözleşmesinin konkordato geçici mehil süresi içinde sona erdirildiğini, bankanın konkordato sebebiyle henüz vadesi gelip de ödenmeyen taksit bulunmadığı halde sözleşmeyi sona erdirdiğini, davalılar hakkında konkordato geçici mehil kararı verildiğini, geçici mehil süresi içinde henüz vadesi gelip de ödenmeyen bir kredi borcu bulunmadığını, usulüne uygun olarak kat edilen bir hesap ve muaccel hale gelen bir alacak bulunmadığını, belirterek; davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının kredi sözleşmesi ve ihtarname olup kredi sözleşmesinin ise davacı banka ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi olduğu, diğer davalıların sözleşmede müteselsil kefil oldukları, davalıların konkordato talepli davalar açtıkları ve mahkemece ilgili dosyalarda 25/09/2018 tarihli tensip tutanağı ile konkordato talep edilen taraflara 20/09/2018 tarihinden itibaren başlamak üzere geçici mühlet kararı verildiği, davacı tarafın geçici mühlet kararından sonra 25/09/2018 tarihinde taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandırılarak kullandırılan krediler nedeniyle 2.033.006,03-TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği, ödeme yapılmadığından dolayı davaya konu icra takibinin başlatıldığı, kredi ilişkisinin sonlandırıldığı tarihte davalıların takip konusu kredi sözleşmesi nedeniyle vadesi gelipde ödenmemiş herhangi bir taksitinin bulunmadığı, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetine devamı için önem arz eden sözleşmelerin borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemeyeceği, takibin taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdirilmesine dayalı olarak gönderilen hesap kat ihtarına dayalı olarak yapıldığı, hesabın kat edildiği tarihte davalı tarafın vadesi gelip de ödenmemiş muaccel borcunun bulunmadığı, belirtierek; davanın reddine, sübut bulmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı borçlularla imzalanan kredi sözlemesinin borçluların konkordato ilan etmesi sebebiyle değil banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde borçlunun temerrüdünü düzenleyen sözleşmesel sebeplerle kat edildiğini, borçlunun mali yapısının bozulması, hakkında yasal takip işlemlerinin başlatılması, ticari faaliyetlerini büyük ölçüde sekteye uğraması, sözleşmeye konu edimlerini yerine getirmemesi gibi sebeplerle, davalıların sözleşmeye konu kredi hesapları kat edildiğini, davalı kredi borçlularının bankadaki hesaplarına gelen bir çok haciz müzekkeresi bulunduğunu, bankanın GKS'nin VI. Maddesinin 2.3 bendindeki üçünçü kişilerce müşteri hakkında müşterinin bankaya olan borcunu ödemesini olumsuz etkileyebilecek mahiyette icra takibi/dava açılması düzenlemesindeki yetkiye dayanarak kredi hesabını kat ettiğini, davalı borçluların konkordato sürecinden önce malvarlıklarını üçüncü şahıslara devir ve temlik ederek malvarlıklarını eksilmeke suretiyle iyiniyetli olmayan tutum ve davranışlar içine girdiğini, bankanın bu durumu haricen öğrenmesi üzerine borçlular hakkında icra takiplerinin de başlaması sebebiyle kredi sözleşmesini haklı sebeplerle kat ettiğini, bankanın hem genel kredi sözleşmesindeki açıkça düzenlenmiş sözleşmesel haklarının yanı sıra hem de kanunen uygulamakla yükümlü olduğu yasal düzenlemeleri dikkate alarak davalı borçluların kredi hesaplarını haklı olarak kat ettiğini, davalı borçluların kredi hesapları konkordato başvurusu sebebiyle kat edilmesinin söz konusu olmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, kötüniyet tazminatının yasal şartların oluştuğunu, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı taraf lehine maktu avukatlık ücretine hükmedildiğini, bankanın henüz vadesi gelip de ödenmemiş borç olmamasına rağmen salt konkordato geçici mühleti kararına dayanarak kredi ilişkisini kat ederek takip başlatığını, davalıların geçici mühlet sürecinde yararlanabileceği hukuki korumayı ortadan kaldırmak gayesiyle bu yola başvurmuş olması nedeniyle kötü niyetli olduğunu, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
-
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı banka tarafından tebliğ edilen kat ihtarnamesinde her hangi özel bir kat nedeni belirtilmemesine, kredi ilişkisinin sonlandırıldığı tarihte davacı bankının muaccel talep edilebilir bir alacağının bulunmamasına, davacı banka tarafından kredi sözleşmesinin davalıların konkordato talebi üzerine alınan geçici mühlet kararından hemen sonra İİK'nun 296. maddesine aykırı şekilde sonlandırılmasına, usulüne uyğun şekilde yapılmış bir kat ihtarı bulunmamasına, davalıların itirazında haklı olup davanın erken yapılmış bir takip olması nedeniyle AAÜT uygun şekilde davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesine, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi söz konusu olup sözleşmenin sonlandırılması nedeninin yoruma açık olması nedeni ile davacı bankanın icra takibinde kötünü niyetli olduğunun ıspatlanamamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL maktu harçtan, peşin alınan 118,60. TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davalılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL'den peşin alınan 59,30. TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. İstinaf başvurusu nedeni ile tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20