SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/977 E. 2024/184 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/977

Karar No

2024/184

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/977

KARAR NO : 2024/184

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16.03.2021

NUMARASI : 2020/207 E. 2021/258 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 30.01.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 30.01.2024

İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2021 tarih 2020/207 E. 2021/258 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davalının 26.01.2011 tarihinde giriş taahhütnamesi imzalayarak müvekkili kooperatife ortak olduğunu, imzaladığı giriş taahhütnamesiyle kendisine tahsis edilen taşınmazın o tarihteki bedelini ve genel kurulca belirlenecek aidatları ödemeyi kabul ve beyan ettiğini, takip tarihi itibariyle 47.356,30 TL aidat ve 34.865,07 TL gecikme faizi şeklindeki ortaklık borçlarının tahsil edilebilmesi için İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16703 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, gecikme halinde uygulanacak faiz oranının, genel kurulca aylık %2 olarak belirlenmesine rağmen, ödenmeyen aidat borçları için Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesine uygun olarak yıllık %18 üzerinden hesaplama yapıldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin tahsis bedelini ve sonradan talep edilen ödemeleri eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkilinin ortaklığa kabulünden sonra yaptığı araştırmada, kooperatif ortaklarından ...’e tahsis edilen ... Bloktaki dairenin, müvekkiline tahsis edilen daireden daha büyük olmasına rağmen, adı geçenden daha az para talep ve tahsil edildiğini öğrendiğini, müvekkilinden 2 ay sonra ortak olan ...’den 3. katta olduğu için şerefiyesi daha yüksek olması gereken daire için daha az para talep ve tahsil edilmesinin haklı bir gerekçesinin bulunmadığını, eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacı kooperatife gönderdiği 06.08.2012 tarihli ihtarname ile müvekkilinden fazla tahsil edilen 27.000,00 TL’nin iade edilmesini talep ettiklerini, davacının 22.08.2012 tarihli mektup ile üste para istediğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmak istediğini yazılı olarak bildirdiğini; davacı kooperatifin düzgün şekilde yönetilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Karşı davasında taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin 13.01.2018 tarihinde sona erdiğinin tespit edilmesini, müvekkilinden fazla tahsil edilen 27.000,00 TL’nin, çıkma tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince 24.09.2020 tarihli duruşmada, karşı davanın arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olduğu gerekçesiyle eldeki davadan tefriki ile yeni bir esas numarasına kaydedilmesine karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı kooperatifin 2 blok halinde toplam 136 adet konuta ilişkin inşaat imalatlarını tamamlayarak, konutları ortaklara teslim ettiği, konutlarda oturulmaya başlandığı, 30.06.2012 tarihinde yapılan genel kurulda, kooperatifin tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verdiği ancak sonrasında kooperatif yönetiminde değişiklik yapıldığı, eski yöneticiler aleyhine hukuki ve cezai sorumluluk davaları açıldığından tasfiyeye başlanamadığı, 2014 yılı Ağustos ayında ise Kat Mülkiyeti hükümlerine göre site yönetiminin oluşturulduğu, davalının kooperatife 31.01.2011 tarihinde ortak olduğu ve bu ortaklık nedeniyle kendisine bir adet bağımsız bölümün 09.12.2011 tarihinde tahsis ve tescil edildiği, davalı ortağın 2014 yılı Ağustos ayında kat mülkiyetine geçilerek site yönetiminin oluşturulduğu, davalı tarafın kooperatif ortaklığından 2018 yılı Ocak ayında istifa ettiği, davalı tarafça davacı kooperatif ortaklığından istifa ettiğinden bahisle birikmiş aidat alacaklarından sorumlu tutulamayacağını savunmuş ise de tasfiye sürecine girmiş bir kooperatifin üyeliğinden istifa eden ortağın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. ve anasözleşmenin 85/son madde hükümleri uyarınca, konutunu istifa nedeniyle geri verme yükümlülüğünde değil ise de, daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarından sorumlu olduğu gibi, esasen istifadan önce doğan tasfiye giderlerinden ve tasfiyeden önceki aidat alacaklarından da zaten sorumlu olduğu, davacı kooperatif defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere davalının icra takip tarihi itibariyle davacı kooperatife 47.356,53 TL birikmiş aidat borcunun bulunduğu, 26.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, parasal yükümlülüklerin geciktirilmesi halinde aylık %2 gecikme faizi uygulanması kararlaştırıltırıldığı, bu halde gecikme faizi oranının aylık %2'ye, yıllık %24’e tekabül ettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120/2. maddesine göre davacı kooperatifin talep edebileceği gecikme faizinin, yasal faiz oranının %100 fazlasını aşamayacağından, davacı kooperatifin en fazla yıllık %18 - aylık %1,5 üzerinden gecikme faizi talep edebileceği, Genel Kurulca, aylık ödentiler (aidatlar) için özel bir ödeme günü belirlenmediğinden her aidatın ait olduğu ayın son gününe kadar ödenmesinin mümkün olduğu gözetilerek gecikme faizi hesaplandığında takip tarihine kadar gecikmiş aidatlar için işlemiş gecikme faizinin 35.271,75 TL olduğu, davacı kooperatifin takip talebinde 34.865,07 TL işlemiş faiz talep ettiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının takip dosyasına vaki itirazının iptali ile 47.356,30 TL asıl alacak ile 34.865,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.221,37 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, hüküm altına alınan 82.221,37 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı, kooperatifin bir başka üyesi olan ...'in kendisinden 27.000,00 TL daha ucuz bir fiyata aynı özelliklere sahip ve şerefiye olarak daha üstün olan daireyi aldığını, bilirkişinin aradaki farkın kendisi aleyhine şerefiye farkından kaynaklandığına dair görüş bildirdiğini, mahkemece bu görüşe itibar edilmesinin hatalı olduğunu, dairelere şerefiye farkı uygulanacağına dair alınmış genel kurul kararının bulunmadığını, Kooperatifler Kanununun 23. md düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, kendisinden fazladan alınan 27.000,00 TL'nin iade edilmediğini, bu paranın aidat borcuna mahsup edilmesini talep ettiğini, ancak bunun da yapılmadığını, istifa talebinin 13.01.2018 tarihinde kooperatif yönetimine tebliğ edildiğini, bu tarihten sonraki tarihlerde yapılan genel kurullarda alınan kararların gereği olan aidatların da kendisinden talep edildiğini, kooperatife ait, evlerin yapıldığı arsa dışında otobanın üst kısmında başka bir arsa bulunduğunu, bu arsada da ortaklık hissesine düşen bir payının bulunduğunu, buradan düşecek payının da aidat borcuna mahsup edilmesini, kalanının da tarafına ödenmesini talep ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, davalı kooperatif ortağından aidat borcu ve işlemiş faizin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2005 yılında kurulan davalı kooperatifin 12 blok halinde toplam 136 adet konut inşa edildiği, 2014 yılında inşaat imalatlarının tamamlanarak, konutların ortaklara teslim edildiği ve konutlarda oturulmaya başlandığı, 30.06.2012 tarihinde yapılan genel kurulda, ilk oturma raporunun alınmasından sonra gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurulda tasfiye işlemlerinin başlanmasına karar verildiği, ancak kooperatif yönetiminde değişiklik yapılması ve eski yöneticiler aleyhine hukuki ve cezai sorumluluk davaları açılması nedeniyle bu kararın hayata geçirilemediği, 29.03.2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, site yönetiminin kooperatif feshedilinceye kadar görevde olan yönetim kurulları tarafından yürütülmesi yönünde karar alınmış ise de, sitede yerleşimin başlamışından sonra 2014 Ağustos ayında kat mülkiyeti hükümlerine göre site yönetiminin oluşturulduğu, davalının 26.01.2011 tarihinde K bloktaki 8 nolu bağımsız bölüm için ortaklık başvurusunda bulunduğu; daire bedeli olarak belirlenen 147.000,00 TL’nin yanı sıra ileride genel kurulca belirlenecek olan aidatları da ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği; söz konusu bağımsız bölümün 09.12.2011 tarihinde davalı adına tescil edildiği, başlangıçta dairelerin maliyeti ve şerefiyesi esas alınarak, her bir daire için ödenecek rakamın belirlendiği, kooperatife ortak olmak isteyenlere dairesini seçme hakkı tanındığı, bu şartlarda ortak olan ve daire bedelinin yanı sıra ilk aşamada genel kurulca belirlenen parasal yükümlülüklerin bir kısmını yerine getiren davalının, kendisinden haksız para talep ve tahsil edildiği gerekçesiyle kooperatife ödeme yapmayı durdurduğu, daire bedeli şerefiye bedelini de içerdiğinden, her dairenin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle başka dairelerle karşılaştırma yapılarak daire bedeli olarak fazla para tahsil edilip edilmediği konusunda bir sonuç çıkarılmasının mümkün olmadığı, öte yandan ortaklık taahhütnamesinin imzalandığı 26.01.2011 tarihinden icra takibini başlatıldığı 25.12.2019 tarihine kadar şerefiye bedelini de içeren daire bedeli konusunda herhangi bir tespit yaptırılmadığı ve dava açılmadığı, eski yöneticilerin görevlerini kötüye kullanmaları ve hatta kooperatifi zarara uğratmalarının, parasal yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel olmadığı, takip tarihi itibariyle ödenmeyen aidatlar nedeniyle davalının 47.356,53 TL borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle talep edilebilecek işlemiş faizin ise 35.271,75 TL olduğu tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalının bilirkişi raporuna itirazlarının ek raporda ayrıntılı şekilde karşılanmış olmasına, kararda tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalının istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, davalının istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalının istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 

2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.616,54 TL'den peşin alınan 1.463,72 TL'nin mahsubu ile bakiye  4.152,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30.01.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafözetidereceizmirİptaliSatımdankararınınkonusuhükümgerekçeKaynaklanan)mahkemesiİtirazın(Ticaricevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim