İzmir BAM 11. HD 2021/946 E. 2024/175 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/946
2024/175
26 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/946
KARAR NO : 2024/175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15.12.2020
NUMARASI : 2018/425 Esas 2020/677 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 26.01.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26.01.2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.12.2020 gün ve 2018/425 Esas 2020/677 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait olup sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçların 20.02.2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...’ın şerit ihlalinde bulunması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, kaza sonrası araçtaki hasarın bedelini tespit amaçlı İzmir 7. Sulh Huk Mah. 2018/33 D.İŞ dosyası ile bilirkişi incelemesi yapıldığını, 29.145 TL tutarında hasar mütalaa edildiğini, alınan rapor üzerine davalının e-posta adresine 11.03.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, cevap alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik 5.000 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın hasar, zarar ve kusurun belirlenmesini sağlayacak belgelerle başvuru yapılmadığını, aracın bağımsız eksper tarafından görülmesinin ve sağlıklı bir incelemenin engellendiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sorumlulukların poliçe limiti ile sigortalılarının kusur oranı kadar olduğunu, kusur ve zararın bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, poliçe limitinin 36.000 TL olduğunu, araştırma raporuna göre kazanın oluşunun şüpheli olduğunu, kazaya karışan diğer ... plakalı araç için aynı vekil ve yöntemlerle ile İzmir 5. ATM 2018/524 E sayıl dosya ile dava açıldığını, kazanın geçek olup olmadığının belli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi ve KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davacının dava tarihinden itibaren avans faizi talep ettiği, ancak davacı aracının ticari araç olmadığı bu nedenle davacı vekilini değer artırım dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulü ile 21.500,00-TL hasar bedeli davalı ... A.Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ilk derece mahkemesince verilen karara dayanak sadece tek bir rapor aldırılmış olup, kök ve ek raporda cevap ve savunmalarının irdelenmediğini, kaza ile hasar arasındaki gerçeğe aykırılıklar, çelişkili ve şüpheli beyanlar ile davacı yanın hasar başvurusunun müvekkil sigorta şirketince red gerekçelerinin değerlendirilmediğini, aynı konuya ilişkin İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/524 E. sayılı dosyasında davacı tarafa %20, sigortalı araç sürücüsüne ise %80 oranında kusur verildiğini, aynı kazada iş bu dosyada davacıya kusur verilmediğini, ortada her yönden eksik incelemeye, hatalı değerlendirmeye dayalı, çelişkili ve hatalı bir karar söz konusu olduğunu, hasar dosyası ile aldırılan rapor arasında mevcut çelişki ve ihtilafların giderilmediğini, aynı kaza nedeniyle açılmış birden fazla davanın varlığı nedeniyle kaza tarihi itibariyle mevcut geçerli poliçe teminat limitleri dolayısıyla gerekirse garame paylaşım hükümlerinin de dikkate alınması gerektiğini, dava konusu olayla ilgili pekçok şaibeli, şüpheli unsur olduğunu, hasar başvurusunun yerine getirilmediğini, Mahkemece resen araştırma ilkesi de gözetilerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için sigortalıya ait araç sürücüsünün kazayı esasında kendisinin yapmadığı ve kaza tespit tutanağındak imzanın da kendisine ait olmadığını ortaya koyan çelişkili ve şüpheli beyanları karşısında taleplerine rağmen sürücü ... dinlenmediğini, imza incelemesi yaptırılmadığını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/524 E. sayılı dosyası ile ilgili yukarıda bahsi geçen şüpheli hususlar da dikkate alınarak, kaza ile hasar arasında uyum bulunup bulunmadığı, davaya konu kazanın gerçeğe uygun bir kaza olup olmadığı ile ilgili araçların çarpma noktalarının, oluşan hasarların birbiriyle kıyaslandığı, uyumluluğunun incelendiği şekilde detaylı bir inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını, ilk derece mahkemesince karara dayanak kök ve ek bilirkişi raporunda sağlıklı bir pert total çalışması da yapılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava, 20.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin, karşı aracın ZMMS sigortasını düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Somut oayda;20.02.2018 tarihinde davacı sürücü yönetimindeki ... plakalı araç ile ... ve ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasından dolayı davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu gerekçesiyle meydana gelen zararın davalı şirketten tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı yanca, meydana gelen kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağındaki ...'ın imzasının kendisine ait olup olmadığı noktasında imza incelemesi talebinde bulunulmuş, yerel mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme yapılmaksızın yargılamaya devam olunmuş ise de, Mahkemece üçüncü kişi dinlenilmeksizin ve imzasının aidiyeti araştırılmaksızın ve davaya konu kazanın gerçek bir kaza olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Kabule göre ise; iş bu dosyada aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı sürücüsü dava dışı ... ve ... plaka sayılı araç sürücüsü davacı ...'in kusursuz olduğu, belirtilmiş ise de, aynı kazaya ilişkin olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/524 E. sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda kazaya karışan ... plaka numaralı araç sürücüsü ...'a %75 asli kusur, ... plaka numaralı araç sürücüsü ...'a %25 tali kusur verildiği, kazaya karışan davacı sürücü ...'in ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu şekilde her iki dosyada alınan kusura ilişkin bilirkişi raporları arasında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumundaki kusur durumuna ilişkin çelişkinin mevcut olduğu, söz konusu çelişkinin giderilmesi gerektiği, bu itibarla İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/524 E. sayılı dosyasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı da değerlendirilerek, gerektiğinde söz konusu dosya da getirtilerek yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme sonucunda hüküm tesis edildiği sonucuna varıldığı, davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu değerledirilmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadan veya değerlendirilmeden karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.12.2020 tarih 2018/425 Esas 2020/677 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26.01.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38