Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1067
2024/1610
26 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1067
KARAR NO : 2024/1610
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2024
NUMARASI : 2023/124 E. 2024/39 K.
DAVANIN KONUSU : Markanın Hükümsüzlüğü
KARAR TARİHİ : 26.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26.09.2024
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.03.2024 tarih 2023/124 E. 2024/39 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacının İzmir'de her türlü motorlu taşıt ticareti, ithalat ve ihracatı, kiralama, bakım, tamir vb. hizmetleri sunduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “...” ibareli markasını 39. Sınıfta, “...” ibareli markasını 35. ve 37. Sınıflarda tescil ettirdiğini, davalı tarafın davacı markası ile birebir aynı olan “...” ibareli markayı aynı mal/hizmet sınıfı olan 35. Sınıfta kendi adına haksız şekilde tescil edildiğini, davalıya ait uyuşmazlık konusu marka emtialarının davacı şirketin ticari faaliyet alanları ile benzer olup iltibas oluşturduğunu, davacının dava konusu markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafından yapılan marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, belirterek; davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, markanın hükümsüzlüğü davası bakımından yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, haksız hükümsüzlük talebine dayalı iddiaların maddi gerçeklikten tamamen uzak olduğunu, davalının “...” ibaresini kullanımı ve markasının tescil tarihi davacıdan çok daha öncesine dayandığını, gerçek hak sahibinin davalı olduğunu, davalının markasının tescilinin davacının markasından önceki tarihli olduğundan iltibas şartlarının oluşmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yerleşim yerinin İstanbul / Çekmeköy ilçesi olduğu, davalının cevap dilekçesi ile birlikte yasal süresi içerisinde usulüne uygun bir şekilde yetki itirazında bulunduğu, 6769 sayılı SMK 156/5 ve 6100 Sayılı HMK 6. yetkili mahkemenin davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemenin yetkisiz olduğu, belirtilerek; yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, markanın hükümsüzlüğü davası bakımından kesin yetkili mahkemenin marka sahibinin yerleşim yeri mahkemesi olduğundan mahkemece yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar vermiş olsa da davanın açıldığı sırada verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmadığını, yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbirin de kaldırılması gerektiğini, verilen kararın usule aykırı şekilde eksik olması sebebiyle istinaf incelemesi neticesinde eksikliğin giderilerek yetkisiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, reddine karar verilmiştir.
-
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
-
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, 6100 sayılı HMK'nın 397/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbirin kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağının anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15