Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1159
2024/1600
26 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1159
KARAR NO : 2024/1600
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08.03.2024 - 29.05.2024 (haczin kaldırılması talebinin reddi)
NUMARASI : 2024/51 Esas
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz
KARAR TARİHİ : 26.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26.09.2024
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2024 - 29.05.2024 (haczin kaldırılması talebinin reddi) tarih 2024/51 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında imzalanan 02.01.2023 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi uyarınca davalının dava dışı ... A.Ş.’deki %100 sermayesini oluşturan hisse karşılığını 7.490.000 USD bedel ile 30.01.2025 tarihinde müvekkiline satmayı vaadettiğini, sözleşmenin 1. maddesi uyarınca davalıya devir bedeline mahsuben 01.12.2022 tarihinde 140.000 USD, 12.12.2022 tarihinde 150.000 USD, 02.01.2023 tarihinde 110.000 USD olmak üzere toplam 400.000 USD ödeme yaptığını, davalı tarafından her biri 1 TL olan 100.000 adet hisse payını gösteren 9 adet davalının namına yazılı hisse senetlerinin müvekkiline teslim edildiğini, ancak davalının 27.10.2023 tarihli ihtarname göndererek sözleşmenin aslında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olması ve resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, asıl borcun geçersiz olması nedeniyle cezai şartın da istenemeyeceğini ihtar ettiğini; müvekkilinin 03.11.2023 tarihli cevabi ihtarnamesiyle hisse devir bedeline mahsuben davalıya ödenen 400.000 USD ve sözleşmede cezai şart olarak belirlenen 900.000 USD’nin ödenmesi halinde nama yazılı hisselerin iade edileceğinin bildirildiğini, 900.000 USD cezai şart için İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2023/19259 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının sözleşmenin hükümlerinde kaçınmak amacıyla sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu ileri sürdüğünü ve muvazaa iddiasına dayalı olarak talepte bulunduğunu, sözleşmenin taşınmaz satış vaadini ihtiva etmediğini, bu iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini iddia ederek, davalının şirketteki hisselerinin tamamına ve davalıya ait taşınmazlara ihtiyati haciz konulmasına, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2023/19259 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin ... Tesisleri ... A.Ş.'nin tek ortağı ve yetkilisi olsa da TTK uyarınca tacir olmadığını, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında 02.01.2023 tarihinde geçerlilik koşullarını sağlamayan bir taşınmaz devir vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin “Anonim Şirket Hisse Devri Vaadi” başlığını taşımasına rağmen TBK m. 19 uyarınca asıl olarak taşınmaz devri iradesi ile akdedildiğini, şirketin faal olmadığını ve tek malvarlığının ... ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsele kayıtlı taşınmaz olduğunu, davacının ilgili taşınmazı iktisap etmek istediğini ancak taşınmazın satış şeklinde devredilmesi halinde yüksek miktarda intikal vergisi çıkacağından vergiden kaçmak amacıyla ilgili taşınmazın devri yerine şirketin nama yazılı hisselerin bastırılması suretiyle pay devri gerçekleştirmeyi teklif ettiğini, davacının müvekkiline paylar için ilmuhaber bastırttığını, ilmuhaber bastırıldıktan iki sene sonra yapılacak pay devirlerinde herhangi bir vergi yükümlülüğü olmadığı için ilmuhaber basılma tarihinden iki sene sonra devir yapılması amacıyla ilgili sözleşmede hisse devrinin ileri tarihli olarak düzenlendiğini, TBK m. 237 hükmünce taşınmaz satış vaadi resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olamayacağını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca sebepsiz zenginleşme konusu olan 400.000 USD'yi davacıya iade ettiğini, müvekkilinin ilk ihtarnameyle sözleşmenin gabin nedeniyle sakatlandığını ve sözleşme ile bağlı olmadığını davalıya bildirdiğini, sözleşmede belirlenen 900.000 USD bedelin müvekkilinin ekonomik olarak iflas etmesine sebep olacak bir miktar olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ İHTİYATİ HACİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜNE DAİR ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 08.03.2024 tarihli ara karar ile, davacının sözleşme kapsamında cezai şarta dayalı olarak yapmış olduğu takibe davalının itirazı ile alacağını tahsil edemeyeceğinden bahisle davalının %100 hissesine sahip olduğunu belirttiği ve dava konusu şirkete ait hisselerin haczine karar verilmesini talep ettiği, davacının talebinin şirket hisselerinin haczine ilişkin olması ve dava konusu alacağın ihtiyati haciz konusu teşkil ettiği, gerekçesiyle davacının talebinin kısmen kabulü ile %10 (90.000 USD) teminat yatırılması halinde davacının 900.000 USD alacağını karşılayacak miktarda taleple bağlı kalınarak tamamı (%100’ü) davalının pay sahibi olduğu ...’ndeki hisselerinin 900.000 USD’yi karşılayacak kısmı kadar ihtiyati haciz konulmasına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, vadesi gelmiş bir alacağın mevcut olmadığını, sözleşme muvazaalı olduğundan ve tarafların asıl iradesi taşınmaz satış vaadi olduğundan sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz bir sözleşmeden kaynaklı olarak cezai bedel talep edilemeyeceğini, bir borç olduğu kabul edilse dahi müeccel borçtan dolayı ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin yerleşim yeri mevcut olduğundan ve mal kaçırma gayesiyle hareket etmediğinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece doğrudan hiçbir gerekçe ve açıklama yapılmadan ihtiyati haciz kararı verildiğini, yabancı para alacağı için ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenmesi halinde, talep konusu yabancı para alacağı Türk parasına çevrilerek, yabancı paranın Türk Parası karşılığı için ihtiyati haciz kararının verilmesinin istenmesi gerektiğini, davacı tarafın yabancı para alacağı için ihtiyati haciz talep etmiş olmasına karşın Türk Parasına çevrilip istenmediği için mahkemenin yabancı para alacağı üzerinden ihtiyati haciz kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde verilen 29.05.2024 tarihli ara karar ile; mevcut delil durumu ve yaklaşık ispat koşullarına göre ihtiyati haciz koşulları ispatlanmış olduğundan davalı vekilinin ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın TTK ve diğer kanunlarda sayılan sayılan mutlak nitelikteki ticari davalardan olmadığı gibi her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir dava da olmadığını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, vadesi gelmiş bir alacağın mevcut olmadığını, alacağın varlığının tartışmalı olduğunu, sözleşme muvazaalı olduğundan ve tarafların asıl iradesi taşınmaz satış vaadi olduğundan sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz bir sözleşmeden kaynaklı olarak cezai bedel talep edilemeyeceğini, bir borç olduğu kabul edilse dahi müeccel borçtan dolayı ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin yerleşim yeri mevcut olduğundan ve mal kaçırma gayesiyle hareket etmediğinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin en geç 30.01.2025 tarihe kadar üzerine düşen sözleşme borcunu yerine getirmesi gerektiğini, cezai bedelin vadesinin de yine asıl borç vadesi olacağından cezai şart bedelinin vadesinin geldiğinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece doğrudan hiçbir gerekçe ve açıklama yapılmadan ihtiyati haciz kararı verildiğini, yabancı para alacağı için ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenmesi halinde, talep konusu yabancı para alacağı Türk parasına çevrilerek, yabancı paranın Türk Parası karşılığı için ihtiyati haciz kararının verilmesinin istenmesi gerektiğini, davacı tarafın yabancı para alacağı için ihtiyati haciz talep etmiş olmasına karşın Türk Parasına çevrilip istenmediği için mahkemenin yabancı para alacağı üzerinden ihtiyati haciz kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği istinaf incelemesi ihtiyati hacze itiraz eden taraf vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
Somut olayda, dosya kapsamı, delil durumu, taraflar arasında düzenlenen anonim şirket hisse devir vaadi sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati hacze itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati hacze itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15