SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1767

Karar No

2024/1541

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1767

KARAR NO : 2024/1541

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/06/2022

NUMARASI : 2015/526 E. 2022/637 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 19.09.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 19.09.2024

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.06.2022 gün ve 2015/526 E. 2022/637 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalılar ... Sigorta A.Ş. ve .... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davalıların makili, yüklenicisi ve Mali Mesuliyet sigortacısı olduğu binanın zemin katındaki dairede meydana gelen doğalgaz patlaması sonucu davacının taşınmazının hasar gördüğünü, daire içindeki bir kısım eşyanın kullanılamaz hale geldiğini, patlama sırasında evde olan davacının ve ailesinin hafif derecede yaralandığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı kraşılaması gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.900,00-TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın toplamı olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, patlanın gerçekleştiği taşınmazın davalıya ait olduğunu, olayın oluşumunda davalının kusuru bulunmadığını, taşınmazdaki doğalgaz emniyet alarm cihazının sürekli öterek uyarı vermesi sebebiyle olası bir doğalgaz kaçağını önlemek üzere davalının kendisinden beklenen tüm özeni göstererek gerekli yerlere önlem alınması için diğer davalılara bir çok kez başvuru yaptığını, olaya ilişkin ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davalılar ... ile .... Şti. arasında düzenlenen sigorta poliçeleri kapsamında davalıların kusuru ile üçün kişilere verecekleri maddi zararların teminat altına alındığını, manevi tazminatın işbu poliçe kapsamında teminat dışında kaldığını, davacının maddi zararının sebebi olan patlamanın nedeni ve sorumlularının belirli olmadığını, öncelikle davalı sigorta şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için anılan davalıların meydana gelen patlamada sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, davalıların meydana gelen patlamada kusurlu olmaması halinde, davalı sigorta şirketin de poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmayacağını, davacının faiz talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulabileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu patlamada davalı sigorta şirketine sigortalı ... A.Ş.'nin kusuru olmadığını, kaçağın daire vanasından sonra kombi ve iç tesisattan kaynaklandığını, İzmirgaz yetkililerince gaz kapatılmasına rağmen davalı ...'a gaz kombi firması ve iç tesisat firması ile yapılan görüşmelerden sonra gaz açıldığını, iç tesisat ve kombi arızası yüzünden patlama meydana geldiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatının dışında oluğunu davalı şirketin dava tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğünü, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekili, tespit dosyası ile yapılan keşif ve sonrasında tanzim edilen raporun kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin, meydana geldiği iddia edilen zararla ilgisi bulunmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, ceza davası kapsamında meydana gelen doğalgaz patlamasının nedenleri konusunda gerekli teknik incelemelerin yapıldığını, ...'ın ocağı kullanmak için diğer ocak vanasını çevirdiği, ocağın ateşlendiği ve patlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, davalı şirketin uymakla yükümlü olduğu mevzuat hükümleri gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini meydana gelen olaya ilişkin herhangi bir kusuru bulunmadığını, tazminat miktarının da fahiş olduğunu, belirtilerek; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şti. vekili, patlamanın ... A.Ş.'nin ihmali/kusuru sonucu meydana geldiğini, kendisine gelen arıza bildirimi üzerine, patlamanın gerçekleşmesinden kısa bir süre önce yetkilisini, davacılardan ...'ın evine yönlendirdiğini ancak yetkili, evde gaz kaçağı olmadığını ve sorunun tesisatla ilgili olduğunu tespit ederek, doğalgaz vanasını mühürlemeden kapattığını, alarm sisteminin ötmesine ve bir sorun olduğunu tespit etmesine rağmen, gazı kesmek için gerekli önlemleri almadığını bu nedenle olayın meydana gelmesindeki en önemli sorumlulardan birinin ... A.Ş. olduğunu, şirket yetkilisinin gaz kaçağı olmadığı, sorunun tesisattaki bir problemden ileri geldiği yönündeki tespitlerinin doğru olmadığının, gerek kombiyle ilgili gerekse çağrı merkezi aracılığıyla verilen hizmetle ilgili müvekkili şirketin kusura ya da kusursuz sorumluluğa dayanan hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; patlamanın meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.'nin %100 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurunun bulunmadığı, meydana gelen doğal gaz patlaması nedeniyle davacıya ait ikamette meydana gelen hasarın 5.900,00-TL olduğu, davalı ... A.Ş.'nin 20/01/2013- 20/01/2014 dönemini kapsayan 1272693122 poliçe nolu tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin davalı ... Şirketi tarafından düzenlendiği, söz konusu poliçeye göre tüzel kişinin mesleki faaliyetlerinin icrasında meydana gelecek kazalar sonucu kusurları olsun veya olmasın 3.kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararların poliçede yazılı limit dahilinde temin edildiği, rizikonun sigorta kapsamı ve süresi içerisinde meydana geldiği,davacının yaralanması nedeni ile oluşan manevi zararına karşılık 10.000,00-TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta vekili, Bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapordaki tespitlerin varsayımsal olduğunu, kombi üreticisi ve tesisatı yapan firmanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda da yeterli araştırma ve inceleme de yapılmadığını, dava dışı ... tarafından vana hiçbir görevli çağırılmaksızın veya açıldıktan sonra da haber verilmeksizin açılmış, kullanılmaya devam edildiğini, ortamda gaz ölçümü yapılmamış olması ve doğal gaz saatini mühürlenmemiş olması patlamanın nedeni sayılamayacağını, doğalgaz alarmının kablosunu kesen ve aynı şekilde vanayı yetkisi dışında tesisata müdahale ederek açan ... ve onu vanayı açmaya yönlendiren ... çağrı merkezi görevlisi ...’in bu eylemlerinin ağır kusur olarak nitelendirilmesi gerektiğini, ... A.Ş. çalışanlarının patlamanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, hükmedilen hasar tutarlarının fahiş olduğunu, rapora itirazların dikkate alınmadığını, belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapordaki tespitlerin varsayımsal olduğunu, kombi üreticisi ve tesisatı yapan firmanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda da yeterli araştırma ve inceleme de yapılmadığını, bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen itirazların karşılanmadığını, ...'ın yetkisi dışında tesisata müdahalede bulunması nedeniyle patlamanın meydana geldiğini, doğal gaz vanasına ... tarafından yetkisiz olarak müdahale edilerek daire içerisine doğal gaz arzının sağlandığı ve ocak beklerinin açık bırakılmak suretiyle mutfak alanına doğal gazın dolduğu anda ocağı ateşlemesi ile patlamanın meydana geldiğini, doğal gaz vanasının Çağrı Merkezi ...'in yönlendirmesi ile ... tarafından açıldığını, bilirkişi raporunda patlamanın iç tesisattaki sızıntıdan meydana geldiği hususunu göz ardı ederek hatalı değerlendirme ve tespitlerde bulunulduğunu, davacının tazminat isteyebilmesinin hukuki şartlarının gerçekleşmediğini, gerçek zararın belirlendiği yönündeki değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığnı, bilirkişi tarafından davalının yokluğunda yapılan delil tespitinde yer alan kalemlerin üzerinden değerlendirme yapıldığını, manevi tazminat koşulların bulunmadığını, davacı yararına fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminata ticari faiz yürütülemeyeceğini, belirtilerek; kararın kaldırılması talep edilmiştir.

GEREKÇE : Dava, maddi ve manevi tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

  1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

  2. UYAP üzerinden alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre davacı asil ... 'in karar tarihinde önce 29.01.2022 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen müteveffa davacının karar başlığında davacı olarak gösterildiği ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

  3. Türk Medeni Kanununun 28. maddesinde, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitirir. Diğer yandan Borçlar Kanunun 35/1. ve 397/1. maddesi gereğince ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam da edilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesinde ancak medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu düzenlenmiş, 114/1-d. maddesinde ise taraf ehliyeti dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlar olup mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracak, taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilecektir. Bir başka ifade ile taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.

  4. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.

  5. Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemenin, dava dilekçesini ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükmü gereğidir.Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların davadan ve duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde tebligat yapılması ile sağlanabilir.

  6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Bu kapsamda yargılama aşamasında vefat eden davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için mirası bir bütün olarak kazanan mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde tüm mirasçılardan izin alınması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekmektedir.

  7. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisi son bulduğundan karar tarihinden önce öldüğü anlaşılan davacının mirasçılarının davaya dahil edilmesi veya mirasçılarından alınan vekaletname ibraz edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek dosya kapsamına uyğun düşecek şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince anılan tebligat eksiklikleri giderilmeden davanın esası hakkında karar verildiğinden istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalılar ...  Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş  vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2. İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.06.2022 gün ve 2015/526 E. 2022/637 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

5. İstinaf yoluna başvuranların istinaf harçlarının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminatkonusugerekçemahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim