Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1977
2024/1533
19 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1977
KARAR NO : 2024/1533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2022
NUMARASI : 2022/972 E. 2022/910 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 19.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.09.2024
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2022 tarih 2022/972 E. 2022/910 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket tarafından keşide edilen 30.05.2016 keşide tarihli ve 97.704,00 TL bedelli çekin lehtarı tarafından ciro edilmesi yoluyla alacaklı hale geldiğini, ancak çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi ve geçen zaman itibariyle kambiyo vasfını kaybetmesi sebebiyle ilamsız icra takibine konu edildiğini, takibe dayanak olarak gösterilen çekin davalı şirket tarafından işletilen otelin mal alımları karşılığında verilmiş olduğunu, davalı şirketin ticari kayıtlarında da çeki müvekkiline ciro eden dava dışı şahıs ile ticari ilişkinin yer aldığını iddia ederek, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2022/4243 E. sayılı icra takibine davalı şirket yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, takibe konu çekin zamanaşımına uğradığını, kambiyo niteliğini kaybettiğini, dava konusu çekin 30.05.2016 tarihli olduğunu, 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımından sonra yazılı delil başlangıcı sayılarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava konusu edebilmesi için 1 yıllık zamanaşımının da geçtiğini, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ciro silsilesinden görüldüğü üzere çeki davacıya dava dışı ...'in ciro ettiğini olduğunu, davacının icra takibi yaparken borçlu olarak dava dışı ...'i dahil etmediğini, icra takibine konu çeklerin kambiyo vasfını yitirdiğini, sadece yazılı delil başlangıcı olabileceğini, ancak davacı tarafın takibe konu çekteki alacağının asıl muhatabı ... iken hiç takip yapmayarak müvekkilinden alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davacının dilekçesinde çekin ne alacağına ilişkin cirolandığının belli olmadığını, davanın tarafı olmayan ciro silsilesindeki ... ile hangi temel ilişkiye dayandığının belirtilmediğini, zamanaşımına uğramış veya süresinde ibraz edilmemiş çeklerde, faizin işlemeye başladığı tarihin ibraz edilmemesi halinde ibraz süresinin dolduğu, zamanaşımı söz konusuysa zamanaşımına uğrama tarihi olduğunu savunarak davanın reddine, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, takibe konu çekin keşidecisinin davalı şirket, lehtarın ise dava dışı ... olduğu, lehtarın cirosundan sonra davacının cirosunun bulunduğu, takip konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus takip yapılamadığı, davacı tarafın alacağının dayanağının TTK 732. md kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğu, TTK 732/4 md gereğince sebepsiz zenginleşmeye dayalı çekten kaynaklı alacağın 1 yıllık süre içinde talep edilebileceği, söz konusu çeklerin kanunda öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra sebepsiz zenginleşme kapsamında itirazın iptali davasına konu edildiği, davalı tarafın da süresinde ve usulüne uygun olarak zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket tarafından keşide edilen ve ciro ile alacaklı haline geldiği alacağını almak için Bodrum 2. İcra Dairesi'nin 2022/4243 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından işbu takibe itiraz edilmesi nedeniyle, düzenlenmesinden itibaren 3 yıl geçtiği için kıymetli evrak vasfını kaybeden çekin, yazılı delil başlangıcı olarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatı açısından delil olarak kullanılmak amacıyla davalı şirketin ticari defterleri de delil olarak gösterilerek itirazın iptali davası açıldığını, dava dilekçesinde çekin tek delil olmadığını, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacak durumunun açığa kavuşturulacağının belirtildiğini, dava dilekçesinde davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle açıldığına dair bir beyanda bulunulmadığını, ilamsız takibe dayanak çek zamanaşımına uğrasa dahi genel hükümler uyarınca geçerli olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gereken çekin yanı sıra diğer delillerin incelenmesi gerektiğini, çekin yazılı delil başlangıcı olduğunu, alacak ilişkisinin tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, davanın tamamen reddi nedeniyle davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, zamanaşımına uğramış çeke dayalı genel haciz yolu ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplanan deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; takibe konu çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmemiş olduğu, ibraz süresi dahil çek için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu, takip tarihi itibariyle kambiyo senetleri bakımından öngörülen sebepsiz zenginleşme karinesi için aranan 1 yıllık sürenin de geçtiği, çekin kambiyo vasfını yitirdiği anlaşılmaktadır.
Süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise hamil keşideciye karşı dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen (6762 sayılı TTK'nun 644. md.) sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabilir. (Yargıtay 19 HD 11.12.2019 tarihli 2018/4135 E. 2019/5514 K. sayılı ilamı)
Dava konusu çekte davacı, çeki ciro yoluyla alan hamil, davalı ise keşidecidir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından zamanaşımına uğrayan çek davacı için yazılı delil başlangıcı da teşkil etmeyeceği (Yargıtay 11. HD 09.05.2024 tarihli 2023/14 E. 2024/3743 K.), çekin sadece temel ilişkiye dayalı davalarda yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge vasfında olabileceği, çek ilişkisinde temel ilişkiye dayalı talepte bulunma yetkisinin ise sadece lehtara ait olduğu gözetilerek, sonucu itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. HD 18.09.2017 tarihli 2016/2010 E., 2017/4436 K. sayılı ilamı)
AAÜT 13/4. maddesinde "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenleme bulunmakta olup, eldeki davanın konusu kambiyo vasfını kaybeden çeke dayalı olarak haciz yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğundan, ilk derece mahkemesince davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olup, davacı vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL harcın, peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.09.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32