SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1937

Karar No

2024/1523

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1937

KARAR NO : 2024/1523

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/09/2023

NUMARASI : 2023/312 E. 2023/666 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 18.09.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 18.09.2024

İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.09.2023 tarih 2023/312 E. 2023/666 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, 10/07/2013 tarihinde davacının sigortalısı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı ölümlü ve yaralama trafik kazasında davacının davalıların zararlarını karşılamak üzere anlaşarak 05/08/2014 tarihinde 202.460,00 TL ödeme yaptığını, yapılan soruşturma ve açılan dava neticesinde davacının sigortalısının kusursuz bulunduğunun belirlendiğini, bu itibarla ödenen tazminatın haksız yere alındığı belirtilerek davalılardan iadesinin istenildiğini, kazaya sebebiyet veren diğer aracın sigortacısı şirket olan ... Sigortadan talep edildiğinde ilgili sigortanın cevabına göre davalı borçluların ceza mahkemesi kararına göre ... Sigortadan tazminat aldıklarının öğrenildiğini, buna göre davalı borçluların aldıkları parayı iade etmeye yanaşmadıklarından dolayı davalı aleyhine İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün 2016/16395 Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini, davalının takibe itiraz ettiğini, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunarak dava dava dilekçesinde müvekkilinin adresi İstanbul olarak belirtilmiş ise de ikamet adresinin İzmir olduğunu, dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde gönderilmesine karar verilmesinin gerektiğini, esas hakkındaki itirazlarında ise müvekkilin davacı tarafa borcu olmadığını, icra takibinin haksız olduğunu, bu nedenle itiraz edildiğini, haksız açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizce; İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2019 tarih 2018/410 Esas 2019/657 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün istinaf olunması nedeniyle Dairemiz'in 26.10.2020 tarih 2020/1226-956 E.K sayılı kararımız ile davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bakılması gerektiğinden kararın resen kaldırılmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair karar verildiği, işbu kaldırma kararını takiben dosyada verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi ile yargılamaya İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam olunarak hüküm tesis kılındığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, Dairemizin 26/10/2020 tarihli 2020/1226 Esas 2020/956 karar sayılı kararı doğrultusunda, dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 10/07/2013 tarihinde davacının sigortalısı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı ölümlü ve yaralama trafik kazasında davacının davalıların zararlarını karşılamak üzere anlaşarak 05/08/2014 tarihinde 202.460,00 TL ödeme yaptığı, yapılan soruşturma ve açılan dava neticesinde davacının sigortalısının kusursuz bulunduğunun belirlendiği, bu itibarla ödenen tazminatın haksız yere alındığı belirtilerek davalılardan iadesinin istenildiği, kazaya sebebiyet veren diğer aracın sigortası şirket olan ... sigortadan talep edildiğinde ilgili sigortanın cevabına göre davalı borçluların ceza mahkemesi kararına göre ... sigortadan tazminat aldıklarının öğrenildiği, buna göre davalı borçluların aldıkları parayı iade etmeye yanaşmadıklarından dolayı icra takibine giriştiklerinden bahisle; İİK'nun 67 md kapsamında girişilen itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yönelik olduğu, bir para borcunu ödememek sureliyle temerrüde düşen borçlu, anaparaya ek olarak TBK'nun 120. maddesi ve 3095 sayılı Kanunun 2. maddesine göre temerrüde düştüğü tarihi izleyen günden itibaren temerrüt faizi ödemek zorunda kalmaktadır. TBK'nun 117. maddesine göre “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer muaccel bir borcun borçlusu, alacaklısın ihtarıyla temerrüde düşeceği, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bu günün geçmesiyle, haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihle borçlu temerrüde düşmüş olduğu, ancak sebepsiz zenginleşmede sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim gerektiği, faiz miktarı yönünden ise TBK'nun 8. maddesine göre “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir” atfı ile uygulanan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun ile belirlendiği, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oramı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir, buna göre, faiz miktarı sözleşme ile tespit edilmediğinden (Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) %9 olan yasal faiz oranı uygulanması gerektiği, mahkemece hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporunda tespit edilen, davacının davalıya ... Bankası üzerinden ödemenin yapıldığı 05.08.2014 tarihinin sebepsiz zenginleşme tarihi olarak kabul edilerek davalının kusursuz bulunan davacı ... şirketinin sigortalısının yatırdığı tazminatı sigorta şirketinin geri ödemeleri yönündeki ihtarlarına rağmen yatırmayarak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olmadığı, 08.08.2014 te ödemenin alınmasına rağmen ... Sigorta'ya vaki davanın devam ettirilerek ilaveten yine mahkeme kararına istinaden 250.000.00 TL alacak ile mükerreren 2. defa tahsilata sebebiyet verir bir halin söz konusu olduğu, bu bağlamda ... plakalı kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davacıdan 202.460,00 TL ödeme alındığı gibi, ... plakalı aracın yani vefat edenin aracına ait zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta'ya vaki İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesi 10.06.2014 havale tarihli dilekçe ile derdest edilen davanın da vaki ödemeye rağmen feragat yahut sair şekilde sonlandırılmayarak davaya devam edilmesi, hükmolunan kararın 19.07.2016'da kesinleştirilmesi ile tahsil-i kabil surette olması ciheti ile 1.ödemenin alındığı tarihin sebepsiz zenginleşme açısından iyiniyetli olmama haline tekabül edeceği ve 2 ayrı sigortadan ayrı ayrı para almanın iyi niyet ile izah edilemeyeceği, 2016 yılında 2.davanın kesinleşmesini müteakip 2017 yılı içerisinde takip ve dava ikamesi bu doğrultuda geri isteme hakkının öğrenilmesi kabul edilmiş ve 2 yılın içerisinde olduğu ,davacının kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasına vaki davası nedeni ile aynı hadise sebepli mükerrer sigorta alacağı doğmayacağından işbu ödeme sebepsiz senginleşme kapsamında kaldığı ve davacının TBK 82/2 ye dair def'iye, yine genel zamanaşımı hükümlerine istinad ve bunlardan istifade imkanının kalmadığı, sebepsiz zenginleşmenin tahakkuk etmesi ve ayrıca alacğın likit belirli olması, icraya itiraz edilmesinde makul ve hakkaniyetli bir yön bulunmaması ciheti ile % 20 icra-inkar tazminatına hükmolunması gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün 2016/16395 Esas sayılı sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 202.460,00 TL alacak ve 35.993,51 TL faiz yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 238.453,51 TL. alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, icra inkar tazminatı yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

15.04.2022 tarihli talep üzerine yerel mahkemece dosyanın ele alınarak 25.04.2022 tarih 2021/90 Esas 2022/178 Karar sayılı ek kararı ile davalı vekilinin tavzih talebinin KABULÜ İLE; Mahkememizin 28/02/2022 tarih 2021/90 Esas-2022/178 Karar nolu gerekçeli karar ilamının başlık kısmının tavzih talebi üzerine; davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile başlık kısmında ki Davalı: ... - TC:...-... kısmının çıkartılarak, Davalı ... - TC:... (Kendi adına asaleten, ... ve ... adına velayeten) ... şeklinde maddi hatanın HMK m. 304/1-2 gereği düzeltilmesine, Davalı vekilinin tavzih talebinin KABULÜ İLE; 1) mahkememizin 28/02/2022 tarih 2021/90 Esas-2022/178 Karar nolu gerekçeli karar ilamının başlık kısmının tavzih talebi üzerine; davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile hüküm kısmında ki; Hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde "...takibin asıl alacak yönünden devamına," dair karar verildiği anlaşılmakla; hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde "...takibin asıl alacak yönünden devamına," çıkartılarak, "...takibin aynen/ aynı şartlarla devamına" şeklinde maddi hatanın HMK m. 304/1-2 gereği düzeltilmesine, 3)Davalı vekilinin tavzih talebinin Kabulü İle; Mahkememizin 28/02/2022 tarih 2021/90 Esas-2022/178 Karar nolu gerekçeli karar ilamının başlık kısmının tavzih talebi üzerine; davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile başlık kısmında ki Davacı: ... kısmının çıkartılarak, Davacı: ... Sigorta (Eski Unvan: ... Sigorta A.Ş.)-Mersis: ... şeklinde maddi hatanın HMK m. 304/1-2 gereği düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür.

Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizce, Yerel Mahkemece oluşturulan gerekçeli karar başlığında davacı sigortanın unvanının ... Sigorta A.Ş olmasına karşın ... Sigorta A.Ş olarak yazılması, yine davalının kendisine asaleten çocukları ... ve ...'e velayeten davada taraf sıfatına haiz olduğu ve dava dilekçesinde bu şekilde yazılı olduğu halde gerekçeli karar başlığında sadece davalı ...'in isminin yer alması yerinde değildir. Öte yandan yine mahkemenin hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde "...takibin asıl alacak yönünden devamına," dair karar verildiği, oysa ki hüküm fıkrasının aynı paragrafının başlangıcında "davalının vaki itirazının 202.460,00 TL alacak ve 35.993,51 TL faiz yönünden iptali" şeklinde hüküm oluşturulmak suretiyle hükümde çelişki yaratıldığı, bu nedenle davacı vekilinin ve ek kararın istinafına ilişkin davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü gerekmiş, asıl karardaki davalının istinaf istemleri yönünden yapılan incelemede; dava dosyasında delil olarak gösterilen ibranamede her iki tarafında imzasının yer almadığı, bu itibarla davalı tarafın ibranameye ilişkin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf nedeni açısından dava konusu tutarın 05.08.2014 tarihinde ödemesinin gerçekleştiği, davacı yanca davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin 2016/16395 Esas sayılı dosyasında takip çıkış tarihinin 28.07.2016 tarihi olduğu anlaşılmakla zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı; ancak davalı tarafların icra takibine girişilmezden evvel temerrüde düşürüldüklerine dair dosya kapsamından delil bulunmadığından , davacı yanca dava konusu icra dosyasında talep edilen işlemiş faiz alacağının oluşmayacağı, davalılar yönünden icra inkar tazminatının incelenmesinde, söz konusu alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla İ.İ.K. 67.maddesi dikkate alınarak 202.460,00 TL miktarındaki asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına davalılar aleyhine hükmedilmesi gerekçesiyle HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bakımından kendisi aleyhine davalı lehine sebepsiz zenginleşmenin vaki olduğunu değil, aynı zamanda geri isteme hakkını öğrendiği andan itibaren 2 yıl içerisinde, her halükarda hadise tarihinden itibaren 10 yıla tâbi olacak şekilde isteyebileceği, bu anlamda 2016 yılında 2.davanın kesinleşmesini müteakip 2017 yılı içerisinde takip ve dava ikamesi bu doğrultuda geri isteme hakkının öğrenilmesi kabul edilmiş ve 2 yılın içerisinde olduğu müşahede edilmiş olduğu, TBK 82/2 hükmü alacak hakkı iktisabına dair münhasır, hususi düzenlemesi ile eğer sebepsiz zenginleşmenin konusu ve vakıası bir alacak hakkına istinad ediyor, mezkur alacak kaynaklı bu defa gerçekleşen edim mükerrer, fazla olmakla sebepsiz zenginleşme kapsamında kalıyor ise bu defa zenginleşen her zaman borcunu ifadan imtina edebilir şeklindeki düzenleme spesifik bir def'i hakkı olduğu, ancak somut olay itibari ile davacı ile davalı arasında kazalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası sebepli ödemenin vaki olduğu görülmekle bunun sigorta hukukundan kaynaklı alacak hakkı kabulü olsa dahi, davacının kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasına vaki davası nedeni ile aynı hadise sebepli mükerrer sigorta alacağı doğmayacağından işbu ödeme sebepsiz zenginleşme kapsamında kalmış ve davacının TBK 82/2 ye dair def'iye, yine genel zamanaşımı hükümlerine istinad ve bunlardan istifade imkanı kalmadığı, sebepsiz zenginleşmenin tahakkuk etmesi ve ayrıca alacğın likit belirli olması, icraya itiraz edilmesinde makul ve hakkaniyetli bir yön bulunmaması ciheti ile % 20 icra-inkar tazminatı takdir edildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün 2016/16395 Esas sayılı sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 202.460,00 TL alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin (dava konusu alacağın, daha doğrusu takip çıkışı alacak kalemlerinden faiz yönünden) reddine, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 202.460,00 TL. alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ :Davalılar vekili, yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, lehlerine olan deliller ve savunmaları ile ibranamenin dikkate alınmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın süresinde olmadığını, zamanaşımından reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, davalıların davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalılar aleyhine haksız şekilde İstanbul Anadolu 11.İcra Müd.2016/16395 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalılar tarafından yapılan haksız takibe borca, işlemiş ve işleyecek faiz ve tüm ferileri ile itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davacı tarafça asılsız isnatlarla davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesi Savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, yaptıkları haksız itirazda reddedilerek takipsizlik kararının kesinleştiğini, bunun üzerine davacı tarafça bu davanın açıldığını, davalılar murisi ...'in Afyonkarahisar İscehisar ilçesi sınırları içinde 10.07.2013 tarihinde geçirmiş olduğu çift taraflı ölümlü trafik kazasında hayatını kaybettiğini, davalılar ... ve müşterek küçük çocukları ... ve ...'in feci şekilde ağır şekilde yaralandığını, davacı ... şirketinin kazaya karışan diğer araç ... plakalı kamyonun ZMMS sigortacısı olduğunu, kaza olduktan sonra davalı ... ve müşterek çocuklarının destekten yoksun kalma tazminat alacaklarının(maddi tazminat) tahsili için ZMMS nin üçüncü şahıs lehine sözleşme olmasından kaynaklı olarak davacı ... şirketine Akşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/360 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, açılan bu davada davalı ... şirketi olan şikayetçi ... Sigorta A.Ş. vekilinin yapmış olduğu yetki itirazı neticesinde esasa girilmeden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın kapatıldığını ve karar kesinleştikten sonra yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, dava devam ederken davacı ... şirketi açtıkları iş bu davada taraflarınca davacının kendi kusur ve aktüer bilirkişilerince davalıların tazminatın hesaplarını yaptırdığını, davalılara 172.610 TL asıl alacak, 13.407 TL faiz ve 15.556,60 TL vekalet ücreti ve yargılama giderlerini ödemek istediğini beyan ettiğini, sulh teklifi neticesinde asıl alacak, yargılama gideri ve vekalet ücretleri v.s. olmak üzere toplamda 202.460,00 TL olduğunu, kaldı ki davacı şirket zararın tamamını da gidermediğini, sulh olunan miktar üzerinden ve davacının kendi düzenlediği ibraname imzalandığını, açılmış davaların takip edilmeyerek kapatıldığını, yapılmış ve yapılacak her türlü icra-i takipten ve temyizden ve bunlar dışındaki her türlü hukuki işlemden geri dönülmemek üzere vazgeçildiğini, feragat edildiğini, görülmekte olan tazminat davası ile ilgili olarak tazminat ve kusur bakımından karşılıklı olarak mutabakat sağlandığı, ibraname-fergatname imzalandığı, gerek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın davacının vekilleri tarafından takip edildiği, gerekse ibraname-feragatname davacının vekilleri tarafından düzenlenip imzalandığı, davacının bilgileri dahilinde hazırlanıp imzalandığını, bilgilerinin olmadığı hususunun tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı ... şirketinin de iş bu sulhden kaynaklı olarak poliçe limiti 250.000 TL olmasına rağmen limitin çok altında ödeme yaptığını, açtıkları tazminat davasının karşılıklı sulhle ve feragatle sonuçlandığını, bunun davacının da kabulünde olduğunu, herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın açılı bulunan davanın tüm sonuçlarından karşılıklı olarak feragat edildiğini, karşı tarafla sulh olduğundan dolayı davalının davacıya açılan tazminat davasında davaya devam edilmediğini, keşif kusur incelemesi ve sair bilirkişi incelemeleri yapılmadığını, kaza tespit tutanağında da davacıların sigortacısının kusurlu olduğunu, davacının karşılıklı sulh ve feragat neticesi ödemeyi yaptıktan ve ibra tarihinden 2 yıl sonra ve dava dosyası kapandıktan ve dosyadan feragati sağladıktan sonra bu ödemeyi yanlış yaptığı iddia ederek ödediği bu parayı geri alabilmek için her yola başvurduğunu, nitelikli dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçtan suçlama yaparak ödediği tazminatı geri almaya çalıştığını, başarılı olamayınca da bu davayı açtığını, Hukuk Genel Kurulunun o dönemde çıkan ilamların gereği destekten geriye kalan kişilerin kusursuz üçüncü kişi sayıldığı düşünüldüğünde davacı tarafın bu parayı da yanlışlıkla ödediği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, ayrıca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 17.H.D.nin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin kararları göz önüne alınarak davalıların murisinin bulunduğu araç olan ... plaka sayılı aracın ZMMS si olan ... Sigorta A.Ş.ne karşı da İscehisar Asliye Hukuk Mah. 2014/209 Esas nolu dosyası ile tazminat davası açıldığı, iş bu davada bilirkişi raporunda davalıların 482.547,29TL tazminat alacağı tespit edilmesine rağmen sigorta limiti olan ve ıslah edilen miktar olan 250.000 TL’ye hükmedildiği, ... Sigorta ile ilgili olan davanın ayrı bir dava olduğu, davacı ile ilgisi olmadığı, davalıların her iki sigorta şirketinden aldığı tazminat tutarlarının da destek tazminat miktarlarını tam olarak karşılamadığını, davacı tarafın, davalıların fazla tazminat aldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, davalının temerrüde düşmesinin de söz konusu olmadığını, müddeabih 238.453,51 TL belirtilmiş ise de, işlemiş faiz talebini ve faiz oranını da kabul etmediklerini, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin de yersiz olduğunu, şartları oluşmadığından reddi gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin kabulünün de hatalı olduğunu, talep edilen faizin de fahiş olduğunu, ticari faiz talebinin haksız olup davalı temerrüde düşmediğinden takip öncesi faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili, mahkeme kararında davalıların sebepsiz zenginleştiği ve alacağın likit olmasından dolayı lehlerine icra inkar tazminatı hükmedilmesine ilişkin hükme bir itirazlarının bulunmadığını, takip öncesi faize hükmedilmemesinin kabul edilemez olduğunu, davalıların temerrüde düştüğünü, ödeme anından itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu olayda rücu nedenin sebepsiz zenginleşmeye dayanmakta olduğunu, mahkemece davalıların iyiniyetli olmadığının da açıkça tespit edildiğini, kanunen tüm şartlar sağlandığından mahkemece takip öncesi faize hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemli olarak yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/9 esas 2014/93 karar sayılı dosyasında, Afyonkarahisar C. Başsavcılığının 02/01/2014 tarih 2014/9 esas sayılı iddianamesi ile ... hakkında " taksirle ölüme ve yaramaya neden olma" suçu nedeni ile kamu davası açıldığı, mahkemenin 02/04/2014 tarihli kararı ile ...'nun meydana gelen kazada kusurunun olmaması nedeni ile beraatine dair verilen kararın 06/05/2014 tarihinde kesinleştiği, işbu dosyada alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 20/02/2014 tarihli raporunda müteveffa ...'in asli kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ...'nun kusursuz olduğuna dair rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.

İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/2019 esas 2016/17 sayılı kararında, davacı ... tarafından davalı ... Sigorta aleyhine tazminat davası açıldığı, mahkemenin 28/01/2016 tarihli kararı ile " davanın kabulüne, ... için 150.000,00 TL, küçükler ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL maddi tazminatın 12/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte "davalıdan tahsiline ilişkin karar verildiği; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/184 esas 2015/74 sayılı kararında, davacı ... tarafından davalı ...Ş aleyhine 02/05/2014 tarihinde tazminat davası açıldığı, 09/02/2015 tarihli karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.

İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin 2016/16395 Esas sayılı icra takip dosyasında, 26.07.2016 tarihli 7 örnek ödeme emrinde takip alacaklısının dosya davacısı ... Sigorta A.Ş. olduğu, takip borçlusunun dosya davalısı kendi adına asaleten ... ve ...'e velayeten ... olduğu, 202.460.00 TL asıl alacak (05.08.2014 tarihli ... Sigortanın 10.07.2013 tarihli kaza ve ... no'lu poliçeden kaynaklı sorumluluğu. ... ve diğerleri sebepsiz zenginleşme gereği) ve 35.993,51 TL de işlemiş yasal faiz olmak üzere takip çıkışı 238.453.51 TL olduğu, Adli Tıp Kurumu nun 20.02,2014 tarihli raporunun ... Bankasının 05.08.2014 tarihli göndericisi ... Sigorta A.Ş. alıcısı ... olan "Akşehir 2 AHM 2013/360 E." açıklaması ile gönderilmiş olan 172.610.00 Tl lik 13.407.00 TL lik, 886,40 TL lik ve 15.556.60 TL lik banka dekontlarının da takip dosyasına eklenmiş olduğu görülmüştür. Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/360 Esas sayılı dosyasındaki "İbraname -Makbuz Feragatname " başlıklı belgenin ödeme tutarı olarak 202.460,00 TL ve 23.07.2014 tarihli davacılar vekili Av. ... adı altında tanzim edilerek dosyaya sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.

Dairemizce verilen kaldırma kararı gereğince İDM tarafından eksiklilerin giderilerek istinafa konu kararın verildiği, bu bağlamda davalılar vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf nedeni açısından dava konusu tutarın 05.08.2014 tarihinde ödemesinin gerçekleştiği, davacı yanca davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin 2016/16395 Esas sayılı dosyasında takip çıkış tarihinin 28.07.2016 tarihi olduğu anlaşılmakla zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı; ancak davalı tarafların icra takibine girişilmezden evvel temerrüde düşürüldüklerine dair dosya kapsamından delil bulunmadığından , davacı yanca dava konusu icra dosyasında talep edilen işlemiş faiz alacağının oluşmayacağı, davalılar yönünden icra inkar tazminatının incelenmesinde, söz konusu alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla İ.İ.K. 67.maddesi dikkate alınarak 202.460,00 TL miktarındaki asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına davalılar aleyhine hükmedilmesi yerinde olup taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL'nin peşin alınan 3.457,51. TL'den mahsubu ile bakiye fazla yatan 3.029,91. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. Davalılar yönünden istinaf karar harcı olan 13.830,04. TL'den peşin alınan 3.457,51. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 10.372,53. TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuİptaliözetisonrakiistinafdereceizmirgerekçeöncekiİtirazınkaldırmanedenlerikararınınkararıkabulüdairemizinmahkemesicevapkararından

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim