SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/980

Karar No

2024/1483

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/980

KARAR NO : 2024/1483

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/02/2024

NUMARASI : 2023/268 E. 2024/146 K.

BİRLEŞEN İZMİR 7.ASLİYE TİCARET MAH. 2020/732 ESAS 2021/37 KARAR SAYILI DOSYASINDA

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ :12.09.2024

KARAR YAZIM TARİHİ :12.09.2024

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.02.2024 tarih 2023/268 E. 2024/146 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

ASIL DAVA: Davacı vekili, 30.08.2013 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken önünde bir aracın takla attığını, aracını emniyet şeridine çekip kaza yapan araçtakilere yardım etmeye gittiğini, bu sırada davalılardan ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, davacıyı bariyerlere doğru sürüklediğini, müvekkilinin kendi aracı ile bariyerler arasında sıkışarak ağır şekilde yaralandığını, İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/112 Esas sayılı dosyasında ATK'dan alınan raporda müvekkilinin kusursuz, davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Ege Üniversitesi Hastanesi'nden alınan Engelli Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin maluliyetinin %54 olduğunu; 18.04.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, ancak yanıt alamadığını, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/507 Esas sayılı dosyasında aynı kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, mahkemenin ara kararında maluliyete ilişkin talepte bulunulmadığı yönünde değerlendirmede bulunulduğunu, HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybından doğan maddi tazminatının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta poliçesi teminatıyla sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili, dava konusu trafik kazası ile ilgili maddi tazminat davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmeden hemen önce dava dışı bir aracın otoban yolunda kaza yaptığını, bu kazanın parçalarının yola kontrolsüz bir şekilde savrulduğunu, kaza yapan aracın arkasından seyir halinde davacının kullandığı ... plakalı aracın gerekli önlemleri almadan aracın arkasında yardım için durduğunu, müvekkilinin bu kazadan yola saçılan parçalar nedeniyle fren yapmak durumunda kaldığını ve dava konusu kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin aracı 01.07.2012 tarihli sözleşme ile 36 aylığına dava dışı ... Ltd. Şti'ne kiraladığını, 01.05.2013 tarihinde bu şirkete teslim ettiğini, sorumluluğun KTK Md. 85'e göre uzun süreli araç kiracısı ... Ltd. Şti'ne ait olduğunu, aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile kasko teminatı altına alındığını, sözleşmeye ihtiyari mali sorumluluk klozu eklendiğini, kusur ve maluliyete ilişkin hususları kabul etmediklerini savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.

BİRLEŞEN DAVA : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/732 E. Sayılı dosyasında davacı vekili, asıl davada belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsilini talep ettiklerini, bilirkişi ek raporu doğrultusunda dava değerini 190.107,49 TL olarak arttırdıklarını, ikinci defa alınan 09.09.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre dava değerini yine arttırarak bu kez 227.874,00 TL olarak talep ettiklerini, ancak her ne kadar belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olsa da yasa gereği talep sonucunun iki defa arttırılması mümkün olmadığından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 37.766,51 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi teminatıyla sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin zararının karşılandığını ve davalı sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/507 E. Sayılı dosyasında davalı sigorta şirketi aleyhine SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderleri olan 6.055,30-TL'ye hükmedildiğini ve davalı sigorta şirketinin işbu karar doğrultusunda 7.172,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Tic. A.Ş. Vekili, dava konusu aracın uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, müvekkilinin işleten sıfatının ortadan kalktığını, kusur ve maluliyete ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/507 Esas, 2017/685 Karar sayılı dosyasında davacının manevi zararı ile belgeli tedavi giderleri, tedavi amaçlı tıbbi malzeme gideri, tedavi amaçlı FTR Muhtemel gideri, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve tedavi süresince yapılması muhtemel bakım ve refakat gideri zararının tazmininin istendiği, eldeki asıl ve birleşen davada talep edilen hususların farklı olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.03.2018 havale tarihli raporda davacının %32,2 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği, İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/112 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'dan alınan 13.06.2014 tarihli raporda davalı sürücü ...'un asli kusurlu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/507 Esas sayılı dosyasında alınan 19.01.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalı sürücü ...'un %100 oranında asli kusurlu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği, 20.06.2018 havale tarihli aktüerya raporunda davacının sürekli iş göremezlik tazminat tutarının progresif rant hesabına göre 173.882,55 TL, aktüeryal hesap sonucuna göre 160.880,09 TL olduğunun hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle aktüeryal hesap üzerinden tazminata hükmedilecek ise kaza tarihi itibariyle aktüeryal tazminat miktarının yasal faiz üzerinden iskonto yapılmış halinin 112.374,74- TL olduğunun belirtildiği, 09.09.2019 tarihli ek raporda progresif rant hesabı sonucunda davacının muhtemel emeklilik yaşının 56 olduğu göz önüne alınarak 02.04.2032 tarihinden sonraki dönem için pasif dönem hesabı yapılarak toplam 227.874,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin bu bedelden poliçe limitleri ile sorumlu olduğunun tespit edildiği, birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/732 Esas sayılı davasının, asıl davanın konusu olan kaza nedeniyle davacıda oluştuğu iddia edilen bedensel zararlar ile ilgili ek dava niteliğinde olduğu, davaya ilişkin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, asıl dosyada düzenlenen ek raporda belirlenen bakiye 37.766,51 TL maddi tazminatın talep edildiği, birleşen dava içerisinde bulunan veriler ile davacının talep edebileceği zarar bedelinin güncel veriler dikkate alınarak hesaplanması ve birleşen dosya üzerinden bakiye zarar bedelinin belirlenmesi için alınan 14.07.2021 tarihli raporda, pasif dönemin 01.07.2015 tarihinden başlatılması halinde 2.536,39 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı, 374.230,99 TL. sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, pasif dönemin 02.04.2032 tarihinden başlatılması halinde 2.536,39 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı, 394.506,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun 250.000,00 TL Sağlık Gideri teminat limiti ile sınırlı olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun ise Ölüm/Sakatlanma teminat limiti 250.000,00 TL ile sınırlı olduğu yönünde kanaat bildirildiği; 07.03.2022 havale tarihli ek raporda ise 2022 yılı asgari ücret tarifesi, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant hesabı dikkate alınarak, pasif dönemin 01.07.2015 tarihinden başlatılması halinde 2.536,39 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı, 526.219,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, pasif dönemin 02.04.2032 tarihinden başlatılması halinde 2.536,39 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı, 532.140,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; kazaya karışan ... plakalı aracın uzun süreli olarak kabul edilecek şekilde 36 ay süreli kira sözleşmesi ile 01.07.2012 tarihinde dava dışı ... Şti.'ne kiralandığı, bu şekilde işleten sıfatının KTK mad. 85 uyarınca davalı şirket yönünden ortadan kalktığı, davalı şirket ile dava dışı kiralayan şirket arasında imzalanan kira sözleşmesinin sigorta ve sorumluluk başlıklı 8 nolu bendinde sorumluluğa ilişkin hususun da ayrıca gösterildiği, araç maliki davalı şirket yönünden gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'un gerek İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/507 E. sayılı dava dosyasında ve gerekse İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/112 E. sayılı dava dosyasında yapılan yargılama ile ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlara göre kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle ayrıca kusur incelemesi yapılmasına gerek görülmediği; davacının kalıcı iş göremezlik oranının tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 12.03.2018 tarihli raporda bu yönetmeliğe istinaden inceleme yapıldığı ve davacının meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %32,2 olarak tespit edildiği, ve tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olarak belirlendiği, 07/03/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacının 2.536,39 TL bakiye geçici iş göremezlik zararının ve 532.140,74 TL sürekli iş göremezlik zararının doğduğunun tespit edildiği, birleşen dosya yönünden hüküm fıkrasında sehven davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine ilişkin hükmün eklenmediği, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği kuralı dikkate alınarak bu hususta herhangi bir ekleme yapılmadığı belirtilerek sonuç olarak; asıl dosyada, davanın davalılar sigorta şirketi ve ... yönünden kabulüne, 190.107,49 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinde gösterilen teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğu dikkate alınarak) davalı sigorta şirketi yönünden ödeme tarihi olan 03.04.2014 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine, birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/732 Esas sayılı dosyasında, davanın davalılar sigorta şirketi ve ... yönünden kabulü ile 344.569,64 TL tazminatın (davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinde gösterilen teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğu dikkate alınarak) davalı Sigorta Şirketi yönünden ödeme tarihi olan 03.04.2014 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 30.08.2013 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizin 24.03.2023 tarihli 2022/1885 E. 2023/452 K. sayılı ilamı ile; davacı vekilince asıl davada belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 1.000,00 TL sürekli iş gücü kaybından doğan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği; davacı tarafça bilirkişi ek raporu doğrultusunda dava değerinin 190.107,49 TL'ye yükseltildiği; ikinci ek raporda maddi tazminat tutarının 227.874,00 TL olarak belirlenmesi üzerine bakiye 37.766,51 TL tazminat tutarı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak birleşen davanın açıldığı; 07.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 532.140,74 TL olarak belirlenmesi üzerine, bu tutarın 190.107,49 TL'si asıl davada talep edilmiş olduğundan, birleşen davadaki dava değerinin 344.569,64 TL'ye yükseltildiği, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların davalı sürücü ve sigorta yönünden kabulüne, davalı işleten yönünden reddine karar verildiği; İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/507 E. 2017/685 K. Sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalılar ... Tic. A.Ş. ve ... aleyhine aynı kaza nedeniyle manevi tazminat, araç değer kaybı ve tedavi masrafı talebinde bulunulduğu, eldeki asıl ve birleşen davanın ise davacının sürekli iş göremezlik zararının tazmini istemine ilişkin olduğu; asıl dava kapsamında alınan 09.09.2019 tarihli ikinci ek raporda davacının maddi tazminat alacak tutarının 227.874,00 TL olarak tespit edildiği; davacı vekilince bu ek rapordaki tespitlere ilişkin açık ve somut bir itiraz ileri sürülmediği, bu ek raporda belirlenen tazminat tutarı benimsenerek, asıl davada ıslah edilen tutardan fazlasına ilişkin bakiye kısım için ek dava (birleşen dava) açıldığı; mahkemece birleşen davaya ilişkin olarak alınan asıl ve ek rapor yönünden hesaplanan tazminat tutarının bakiye kısım yönünden davalılar için usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, birleşen dava yönünden alınan ek rapordaki tazminat tutarı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu ve davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu; sigorta poliçesinde kişi başına ölüm/sakatlık teminat limitinin 250.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketinin İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/507 E. 2017/685 K. sayılı ilamı uyarınca dava dışı sigortalıya rücuen ödendiği iddia olunan tutar ile İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2798 E. Sayılı dosyasına ödendiği iddia olunan tutarlar yönünden gerekli belgeler getirtilip davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti belirlenerek, bu limit icrada tereddüte yer bırakmayacak biçimde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği; mahkemenin kabulüne göre de, asıl ve birleşen davada davacının trafik kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsili talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece 2.536,39 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatının da davacının tazminat tutarı içerisine dahil edilerek davalı sürücü ve sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı uyarınca gerekli dava ve icra dosyaları temin edildikten sonra alınan 23.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda, %32,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğrayan davacı için güncel verilerle 1.308.703,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, buna göre birleşen davada talep edilebilecek bakiye tazminat tutarının 1.308.703,73 - 190.107,49 TL = 1.118.596,24 TL olduğu, davalılardan ... Sigorta A.Ş.nin sürekli iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun 250.000,00 TL Ölüm / Sakatlanma teminat limiti ile sınırlı olduğu, davacı tarafça asıl davada ıslah edilen tutardan fazlasına ilişkin bakiye kısım için ek dava (birleşen dava) açılmış olduğundan, 20.09.2019 tarihli ek raporda hesaplanan 227.874,00 TL maddi tazminat miktarının tavan miktar olarak esas alınması gerekeceği, birleşen (ek) davada da birleşen davaya konu edilen işbu 20.09.2019 tarihli davacı tarafça itiraz edilemeyen, aynen kabul edilen ek rapora göre ek rapor ile tespit edilen tazminat miktarından asıl davada talep arttırım dilekçesi ile arttırılan dava değeri olan ve hüküm altına alınan 190.000,00 TL düşüldüğünde bakiye 37.766,51 TL maddi tazminat tutarının (227.874,00 TL.- 190.107,00 TL = 37.766,51 TL) tavan miktar olarak kabul edilmesi gerektiği; İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/507 E sayılı dava dosyasında verilen karar uyarınca tedavi gideri olarak 6.055,30 TL tedavi giderinin ödendiği ayrıca geçici iş göremezlik zararı olarak da İzmir 19. İcra Müdürlüğü dosyasına 7.172,00 TL ferileri ile birlikte ödeme yapıldığı, bu ödemelerin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ve kaza tarihi itibariyle geçerli ZMS poliçesinde sağlık gideri teminatı olarak gösterilen 250.000,00 TL'lik poliçe teminatından bu zararların karşılandığı; davada talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı istemi bakımından davalı sigorta şirketinin teminat üst limiti olan 250.000,00 TL bedel kadar sorumluluğunun devam ettiği; davalı sigorta şirketine davacı tarafça sürekli maluliyet zararının tazmini için 19.04.2017 tarihinde başvuruda bulunulduğu, 20.04.2017 tarihinde istemin davalı şirkete ulaştığı, buna göre 02.05.2017 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle; asıl davanın davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden kabulüne 190.107,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek 02.05.2017 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden kısmen kabulüne 37.766,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek 02.05.2017 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, gerek asıl davada gerekse birleşen davada davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, asıl dava kapsamında alınan 09.09.2019 tarihli ek raporda müvekkilinin maddi tazminat alacağı tutarının 227.874,00 TL olarak belirlendiğini, 09.09.2019 tarihli ek rapora karşı sundukları 20.09.2019 tarihli beyan dilekçelerinde “… 09.09.2019 tarihli ek raporda aleyhimize olan hususları kabul etmiyoruz.…” şeklinde yazılı beyanda bulunduklarını, 09/09/2019 tarihli ek raporda eksik yahut belirsizlik gösteren husus görmediklerini, müvekkili bakımından olası hak ve menfaat kayıplarını önlemek adına aleyhe olan hususları kabul etmediklerini bildirdiklerini, ilk derece mahkemesince sırf ek rapora karşı açık ve somut bir itiraz ileri sürmedikleri gerekçesiyle ek raporda belirlenen tazminat miktarının tavan olarak kabul edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ek dava ikame edildikten sonra asgari ücretin değiştiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, maddi tazminat hesaplamalarının, karar tarihine en yakın tarihteki asgari ücret bedeli üzerinden yapılması gerektiğini, muacceliyet için rizikonun sigortacıya özel olarak bildirilmesine gerek bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde temerrüde düştüğünü, mahkemece davalı ... A.Ş.'nin işleten sıfatının sona erdiğini ve kaza nedeniyle doğan zarardan sorumluluğunun ortadan kalktığına dair kararanın hatalı olduğunu, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/507 Esas sayılı dosyasında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük bulunması üzerine istinaf kanun yoluna başvurduklarını, İzmir BAM 4. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2019 tarih, 2018/370 Esas, 2019/333 Karar sayılı kararı ile itirazlarının yerinde görüldüğünü ve ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verildiğini, kararda, davalı ... A.Ş.'nin kazaya karışan aracın kayıtlı maliki olduğunun kabul edildiğini, bu kararın HMK madde 303 kapsamında “kesin hüküm” olarak değerlendirilerek, davalı ... A.Ş. bakımından husumet nedeniyle red kararının kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, uzun süreli kiralama sebebiyle sigortalı ... İnş. A.Ş. yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle, müvekkili şirket yönünden de davanın husumet yokluğu nedeniyle reddilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi adli sağlık kurulu raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, maluliyet oranındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında alınan 08.04.2019 tarihli medikal firma da görüleceği üzere davacının meslekte kazanma gücündeki azalmanın %18,2 olarak belirlendiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan kurul raporunda tespit edildiği bildirilen %31,2 lik oranın yüksek olduğunu, hesap raporunda esas alınan bakiye ömür tablosu ve faizin hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosu ile %10 artış %10 iskonto hesabının hesaplamaya esas alınması gerektiğini, asıl dava yönünden asıl dava açılış tarihinden itibaren ve birleşen dava yönünden ise birleşen dava açılış tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, asıl davada ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş ve kabul edilemez olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Asıl davada, davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yaya durumdaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğu iddia edilerek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 1.000,00 TL sürekli iş gücü kaybından doğan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davacı tarafça bilirkişi ek raporu doğrultusunda dava değeri 190.107,49 TL'ye yükseltilmiş, ikinci ek raporda maddi tazminat tutarının 227.874,00 TL olarak belirlenmesi üzerine bakiye 37.766,51 TL tazminat tutarı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak birleşen dava açılmıştır. Davacı vekilince ikinci ek rapordaki tespitlere ilişkin açık ve somut bir itiraz ileri sürülmediğinden, bu ek raporda belirlenen tazminat tutarı benimsenmiş, asıl davada ıslah edilen tutardan fazlasına ilişkin bakiye kısım için eldeki birleşen dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı uyarınca birleşen davaya ilişkin olarak alınan asıl ve ek rapor yönünden hesaplanan tazminat tutarının bakiye kısım yönünden davalılar için usuli kazanılmış hak oluşturduğu kabul edilerek birleşen davanın 37.766,51 TL için kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi reddedilmiştir.

Davacı vekilinin, davalı ... A.Ş.'nin işleten sıfatının bulunduğuna dair istinaf sebebinin incelenmesinde; Trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Lakin, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... Şti. arasında düzenlenen 01.07.2012 tarihinde düzenlenen ve 20.04.2013 tarihinde yenilenen 36 ay süreli araç kiralama sözleşmesi dikkate alındığında davalı ... A.Ş.'nin işleten sıfatının sona erdiğinin kabulü yerinde olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada, davacı vekili kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesini istemiş ise de; davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı gözetilerek temerrüt tarihinin belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, davalı sigortalı ... İnş. A.Ş. hakkındaki davanın uzun süreli kira sözleşmesi uyarınca işleten sıfatının bulunmadığından bahisle reddine karar verildiğine göre müvekkilinin de sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören, 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince motorlu aracın işletenine, TTK'nın 1402. ve devamı maddeleri uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı dava açabileceğinden ve sigorta şirketi ve işleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olduklarından, davalı sigorta vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) Somut olayda ilk derece mahkemesince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 12.03.2018 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği anlaşılmakla davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, hesap raporunda PMF yaşam tablosu ile %10 artış %10 iskonto hesabının esas alınması gerektiğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. HD) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K) Somut olayda hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda anılan esaslara uygun şekilde hesaplama ve değerlendirme yapılmış olduğu anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin faiz başlangıç tarihlerine ilişkin istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. madde hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Asıl ve birleşen dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunun açıkça belirtildiği ve asıl davada sunulan ıslah dilekçesinde asıl alacağın tamamı yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiği de dikkate alınarak, gerek dava dilekçelerinde istenen kısım için, gerekse yargılama sırasında asıl davada artırılan kısım için davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi yerinde olup davalı sigorta vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden asıl ve birleşen dosya için istinaf karar harcı olan 427,60 TL + 427,60 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 

3. Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden asıl ve birleşen dosya için alınması gereken 15.566,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.891,52 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.674,51 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 

4. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12.09.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTazminatkonusuözetisonrakiistinafdereceizmirgerekçeöncekikaldırmanedenlerikararının"pmf"davayakararıbirleşendairemizinmahkemesicevapkararından

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim