Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1271
2024/1474
11 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1271
KARAR NO : 2024/1474
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13.10.2021
NUMARASI : 2021/389 E. - 2021/573 K.
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali ile Üyeliğin Tespiti
KARAR TARİHİ : 11.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.09.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2021 tarih 2021/389 E. - 2021/573 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacılar vekili, davacıların miras bırakanı ve halaları merhume ...’nın davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üyelik aidatlarını tamamen ödeyen ve kendisine tahsis edilen konutta ikamet eden murisin 31.03.2014 tarihinde vefatının akabinde davalı kooperatif tarafından 13.10.2015 tarihinde üyelikten çıkarıldığını, mirasçılarına hiçbir bildirim ya da tebligatta bulunulmadığını, murise ait menkul ev eşyalarını sattırmak suretiyle taşınmazın boşaltıldığını, murisin hakkına karşılık olarak “kooperatiften ayrılma payı” olarak yalnızca 8.147,00-TL bedelin murisin banka hesabına yatırıldığını, kooperatif hissesinin üçüncü kişilere satıldığını, kooperatif tarafından yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu Almanya’da yaşayan davacıların sonradan öğrendiklerini, mağdur olduklarını, üyelikten çıkarılma işlemi hukuka aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, tahsis edilecek dairenin bulunmaması halinde, uğradıkların zararın tazmini gerektiğini, muris ...’nın davalı kooperatifin üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 13.10.2015 tarihli kararının yok hükmünde olması sebebiyle, üyeliğin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 07/07/2021 tarihli tensip zaptının 2 nolu bendi gereğince ihraç kararının hangi genel kurula dayandırıldığının açıklanması istenmiş, davacılar vekili tarafından davacıların murisi hakkında davalı kooperatifin 24/01/2015 tarihli genel kurul toplantısının 12.gündem maddesi ile alınmış ortaklıktan ihraç kararının iptaline ve ayrıca 03/10/2015 tarihli genel kurulu toplantısının 10.gündem maddesi murise ait dairenin satışına ilişkin karara dair olduğunu bildirmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacıların murisi eski kooperatif üyesi ...'nın veraset belgesinden öğrenildiği kadarıyla 31.03.2014 tarihinde İstanbul'daki evinde vefatından bir yıl kadar sonra, davacı mirasçılar vekili Av. ...’ın 2016 yılı Mayıs ayında kooperatif başkanını telefonla aradığını, ardından İzmir'e geldiğini, daireyi ve eşyaları gördüğünü, tanıklara “dairenin deniz kenarında kıymetli bir mülk olduğunu sandıklarını, oysa değersiz olduğunu, uğraşmaya değmeyeceğini" ifade edip gittiğini, bir daha da konuyla hiç ilgilenilmediğini, hiçbir talepte bulunulmadığını, bekar ve çocuksuz olan ve yalnız yaşayan murisin hiç bir mirasçısının veya temsilcinin ortaya çıkmaması ve yazılı hiç bir başvuru yapılmaması nedeniyle, mirasçısı çıkma ihtimaline karşı 1 yıl 6 ay 13 gün beklenildiğini, başvuru olmayınca vefattan 1 yıl 6 ay 13 gün sonra kooperatif ana sözleşmesinin 16. maddesi uyarınca 13.10.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında murisin üyeliğinin düşürülerek kaydının silindiğini, boşalan üyelik nedeniyle murise isabet eden dairenin kooperatif yararına çıkarılan ihalesinde başka katılan olmadığından muhammen bedelin biraz üstünde bir fiyatla ihalesinin yapıldığını, bedeli banka hesabına ödenerek bilahare ferdileşme tapusunun alıcı adına tescil edildiğini, dairedeki murise ait eşyaların, kooperatif tarafından bir üst kattaki üyeliği münhal daireye taşındığını, bu dairenin de ihale ile satılması, alıcının dairenin boşaltılmasını istemesi üzerine Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/37 Tereke sayılı dosyası ile tereke davası açıldığını, eşyaların tereke hakimliğinin kararı ile açık artırma suretiyle satılarak paraya çevrildiğini, bedelinin ...bank Karşıyaka Şubesi’nde açılan tereke dosyası hesabına yatırıldığını, murisin kooperatif ayrılma payının da muhasebeci tarafından hesaplanarak aynı tereke dosya hesabına yatırıldığını, her işlemin usulüne uygun ve yargı kararları çerçevesinde yapıldığını, tereke dosyasına davacı vekilinin adının 22.03.2017 tarihli oturumda bildirilerek mahkemenin kendisine ulaşmasının temin edildiğini, davacı vekilinin mirasçılar vekili olduğunu bilmediklerini, kendisinin İzmir'e gelmesi ve kendisini tanıtması sayesinde mümkün olabildiğini, dosyaya sunulu veraset ilamının 31.03.2016 tarihinde karara bağlandığını, üyelikten çıkarılma olayına muttali olmalarının daha önceki bir tarihte vuku bulduğunu, veraset karar tarihinden 2,5 yıl geçtikten sonra bu davanın açıldığını, Kooperatifler Yasası'na göre, üyelikten çıkarılan ortağın çıkarma kararına karşı iptal davası açma süresinin 3 ay olduğunu, sürenin hak düşürücü süre olduğunu, davacıların durumu ve murisin kooperatif üyesi olduğunu henüz öğrendikleri iddiasının gerçek dışı olduğunu, tereke dosyasından hiç söz edilmemesinin durumu bildikleri gerçeğini saklamaya yönelik olduğunu, vefat etmiş bir üye adına üyeliğin tespitinin usul hükümlerine aykırı olduğunu, kooperatife herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, ihtar keşide edilmediğininden hak düşürücü süre nedeniyle haklı ve hukuki bir nedene dayanmadığını savunarak, üye olduğunun tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle olmak üzere tüm talepleriyle birlikte davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ... hakkında davalı kooperatif genel kurulu tarafından 24/01/2015 tarihli toplantıda 12.gündem maddesi ile ihraç kararının kabulüne karar verildiği, usulüne uygun toplanmış genel kurul tarafından tesis edildiği için bu kararın "yok" hükmünde sayılamayacağı, ne var ki içeriği itibariyle ölü kişi hakkında alınması, mirasçılarına hiçbir bilgi verilmemesi, dayanağı ihtarnamelerin ve yönetim kurulu kararının varlığının ispat edilememesi nedeniyle- alınan genel kurul kararı emredici hukuk kurallarına (Koop. K.m.27), ahlaka, kamu düzenine aykırı ve kararın konusunun imkansız olduğu, ayrıca ortağın, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını ortadan kaldırması, kooperatifin temel yapısını bozan hükümlerine aykırı olması nedeniyle TTK'nun 447.maddesi kapsamında da batıl bir genel kurul kararı söz konusu olduğu, batıl bir genel kurul kararının, alındığı tarihten itibaren geçersiz olup hiçbir hukuki sonuç doğuramayacağı, bu bağlamda, davacıların murisi ... hakkında davalı ... Kooperatifi genel kurulu tarafından 24/01/2015 tarihli toplantıda 12.gündem maddesi ile alınmış ortaklıktan ihraç kararının kabulüne ilişkin kararın batıl olduğu ve baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı, mirasen intikal eden üyelik hakkı nedeniyle davacıların davalı kooperatifin ortağı olduklarının belirgin olduğu, dava konusu ihraç kararının "butlan" ile malul olması, butlan müeyyidesinin kamu düzenine ilişkin olması, re'sen gözetilmesi ve süreye tabi olmaması nedeniyle davalı tarafından ileri sürülen davanın süresinde açılmadığına ilişkin hak düşürücü süre itirazı ve bu kapsamdaki savunmalarının yerinde görülmediği, davacılar vekilinin 26/08/2021 uyap tanzim tarihli dilekçesinde belirttiği "03/10/2015 tarihli kooperatif olağan üstü genel kurul toplantısının 10.gündem maddesi ile alınan murise ait söz konusu dairenin satışına ilişkin kararın iptali" hususunda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacıların murisi ... hakkında davalı ... Kooperatifi genel kurulu tarafından 24/01/2015 tarihli toplantıda 12.gündem maddesi ile alınmış ortaklıktan ihraç kararının batıl olduğunun tespitine, ...'nın mirasçıları ..., ... ve ...'in ...'dan intikal eden üyelik hakkı nedeniyle davalı ... Kooperatifi'nin ortağı olduklarının tespitine, davacılar vekilinin 26/08/2021 uyap tanzim tarihli dilekçesinde belirttiği "03/10/2015 tarihli kooperatif olağan üstü genel kurul toplantısının 10.gündem maddesi ile alınan murise ait söz konusu dairenin satışına ilişkin kararın iptali" hususunda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava açılırken sunulmuş vekaletnamelerden ikisinin dava vekaletnamesi olmadığını, davacı ... ve ...'in müştereken verdikleri vekaletnamenin dava vekaletnamesi olmadığını, sadece iş takibi için verilmiş vekaletname olduğu, bu bakımdan yapılan tüm işlemlerin batıl olduklarının anlaşıldığını, davacı mirasçılarının iştirak halinde olduklarından, sadece davacı ...'in dava vekaleti ile dava açılmasının usule aykırı olduğunu, bu durumda diğer iki davacının davaya muvafakat etmiş olmaları veya miras şirketine mümessil tayin edilmiş olması ve davanın bu usuli taraf teşkil işlemleri ikmal edildikten sonra esasa girilmesi gerekeceğini, usuli gerekler
yerine getirilmeden davanın yürütülüp karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu aykırılığın sonradan verilecek dava vekaletnamesiyle veya muvafakatla usule uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça sunulan veraset ilamı da aynı geçersiz vekaletnameler ile alınmışsa, veraset ilamının da geçersiz olacağını, geçersiz vekaletnameye bağlı olarak verilmiş yetki belgesinin de geçersiz olacağını, ilk derece mahkemesinin davayı kabul gerekçesinin olaya, yasaya ve ana sözleşmeye tamamen aykırı olduğunu, kooperatif genel kurulunun kayıt silme anlamına gelen ihraç kararının, var olan bir durum olarak ölüm vakıasına bağlı kayıt silmeyi yasaya uygun şekilde tescil etmekten ibaret olacağını, ortağın vefat ettiğini ve esasen üyeliğin sona erdiğini, ancak ana sözleşmenin 16.maddesinde, ölen ortağın mirasçılarının 3 ay içinde temsilci tayin ettirerek kooperatife üyeliği devam ettirme yönünde başvurmaları halinde ortaklığa kabul edilebileceklerinin belirtildiğini, bunun için bir davet gerekiyorsa kooperatifin ölen ortağın mirasçılarını bilmesi ve onlara bu haklarını hatırlatmasının gerektiğini, ana sözleşmede bildirim yapılacağına dair böyle bir hüküm olmadığını, bu durumda ıttıla hususunun nazara alınması gerektiğini, önemli olan hususun bu olduğunu, somut olayda ölen ortağın bekar ve çocuksuz olarak ve yalnız yaşarken vefat ettiğini, davacıların, ölen ortağın amcasının torunları çıktığını, bu kadar uzak akrabaların taraflarınca bilinmesine imkan olmadığını, davacılar üstelik Türk vatandaşı olmadıklarını, Almanya'da ikamet ettiklerini, mirasçıların kim oldukları bilinmiş olsa dahi, Türk vatandaşı olmadıkları için kişilerin yurtdışı adreslerinin kooperatifçe tespitinin imkan dışı olduğunu, Türk vatandaşı olmadıkları için Türk konsolosluklardan adres tespitinin de yapılamayacağını, ölen ortağın ortaklığının kendiliğinden sona ermiş olacağını, bu konuda kooperatifçe alınan ihraç kararının var olan bir durumu ilan etmekten ibaret olduğunu, ölen ortağın ortaklık hakkının miras yoluyla kendiliğinden intikalinin mümkün olmadığını, davada asıl incelenmesi gereken konunun, genel kurul kararına karşı ıttıla tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre için de kararın iptali, üyeliğin tespiti davası açılıp açılmadığı, mirasçıların tespiti ve tebligat yapılmasındaki imkansızlık ve ıttıla kesbedildiği ve hak düşürücü süre savunmasının haklı olup olmadığı olduğunu, ilk derece mahkemesinin, hatalı şekilde, ihraç kararının batıl olduğunu ileri sürerken, murisin mirasçılarına üyeliği devam ettirip ettirmek yönünde noter tebligatları yapılmadığına da değindiğini, terekeyi kabul edip etmedikleri hususunda davacıların talimatla dinlendiğini ve bir kez daha ıttıla kesbettiklerini, bu meyanda mirasçıların terekeyi kabul beyanında halen dahi bulunmadıklarını, bu durumda davacıların ve vekillerinin kayıt silme işleminden haberdar olmamalarının imkansız olduğunu, bu nedenle tereke dosyasından yapılan tebligatların, mirasçılara üyeliği devam ettirip ettirmeyeceklerine karar vermeleri için bir nevi ihtar mahiyetinde olduğunu, ana sözleşmenin 16.maddeye göre davacıların bu haklarını yasal 3 aylık sürede kullanmadıklarını, bu nedenle hak düşüm süresi geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekeceğini, dava reddedildiği takdirde mirasçıların ayrılma payı talep etmelerinin mümkün olduğunu, tanık dahil delillerinin toplanmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının kabulüne ilişkin genel kurul kararının iptali ve ortaklığın tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacıların murisi ... hakkında davalı ... Kooperatifi genel kurulu tarafından 24/01/2015 tarihli toplantıda 12.gündem maddesi ile alınmış ortaklıktan ihraç kararının batıl olduğunun tespitine, ...'nın mirasçıları ..., ... ve ...'in ...'dan intikal eden üyelik hakkı nedeniyle davalı ... Kooperatifi'nin ortağı olduklarının tespitine, davacılar vekilinin 26/08/2021 uyap tanzim tarihli dilekçesinde belirttiği "03/10/2015 tarihli kooperatif olağan üstü genel kurul toplantısının 10.gündem maddesi ile alınan murise ait söz konusu dairenin satışına ilişkin kararın iptali" hususunda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 12.06.2024 tarihli geri çevirme kararı uyarınca, dosyadaki eksikliğin giderilerek davacılar vekilince usulüne uygun şekilde mirasçılar ... ve ...'e ilişkin dava açma yetkisi içeren vekaletnamenin ibraz edildiği görülmüştür.
Davalı kooperatif tarafından ortak ...'nın 31/03/2014 tarihinde vefatından sonraki bir tarihte adı geçen vefat eden ortak hakkında ihtarnameler düzenlenmesi, yönetim kurulunca ihraç kararı alınması ve genel kurulca ihraç kararının kabulüne karar verilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, bu meyanda davalı kooperatifin ihraç prosedürüne ilişkin ihtarnameleri ve yönetim kurulu kararı ile tebliğ evraklarını dosyaya sunamadığı, davacıların murisi ... hakkında davalı kooperatif genel kurulu tarafından 24/01/2015 tarihli toplantıda 12.gündem maddesi ile ihraç kararının kabulüne karar verildiği, usulüne uygun toplanmış genel kurul tarafından tesis edildiği için bu kararın "yok" hükmünde kabul edilemeyeceği, vefat eden hakkında karar alınarak, mirasçılarına bilgi verilmemesi, dayanağı ihtarnamelerin ve yönetim kurulu kararının varlığının ispat edilememesi nedeniyle- alınan genel kurul kararının, emredici hukuk kurallarına (Koop. K.m.27), ahlaka, kamu düzenine aykırı ve kararın konusunun imkansız olduğu, ayrıca ortağın, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını ortadan kaldırması, kooperatifin temel yapısını bozan hükümlerine aykırı olması nedeniyle TTK'nun 447.maddesi kapsamında da batıl bir genel kurul kararının bulunduğunu, batıl genel kurul kararının alındığı tarihten itibaren geçersiz olup hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenlerle davacıların murisi ... hakkında davalı ... Kooperatifi genel kurulu tarafından 24/01/2015 tarihli toplantıda 12.gündem maddesi ile alınmış ortaklıktan ihraç kararının kabulüne ilişkin kararın batıl olduğu ve baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı, mirasen intikal eden üyelik hakkı nedeniyle davacıların davalı kooperatifin ortağı olduklarının belirgin olduğu, dava konusu ihraç kararının "butlan" ile malul olması, butlan müeyyidesinin kamu düzenine ilişkin olması, re'sen gözetilmesi ve süreye tabi olmaması nedeniyle davalı tarafından ileri sürülen davanın süresinde açılmadığına ilişkin hak düşürücü süre itirazının yerinde bulunmadığı, davacılar vekilinin 26/08/2021 uyap tanzim tarihli dilekçesinde belirttiği "03/10/2015 tarihli kooperatif olağan üstü genel kurul toplantısının 10.gündem maddesi ile alınan murise ait söz konusu dairenin satışına ilişkin kararın iptali" hususunda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32