Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/866
2024/1473
11 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/866
KARAR NO : 2024/1473
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.03.2024
NUMARASI : 2024/57 Esas 2024/273 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 11.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.09.2024
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.03.2024 tarih 2024/57 Esas 2024/273 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından, Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2023/16564 Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının, borcun zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazı yerinde olmadığını, bonolarla ilgili 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesiyle kambiyo senedi vasfının yitirildiği dikkate alınarak, genel haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, dolayısıyla kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulmadığından davalının bu yöndeki itirazı 3 yıllık zamanaşımı süresi ile ilgili olmadığını, takibe konu borçla ilgili olarak Borçlar Kanunu’nda yer alan temel ilişkiye ait 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, diğer taraftan bonolar kambiyo senedi olma vasfını yitirmiş olmakla beraber asıl alacağı kanıtlar nitelikte olduğunu, borca ilişkin olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden borçlunun borca yönelik zamanaşımı itirazının iptali gerektiğini beyanla, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili, görev yönünden davalılar aleyhine ikame edilen dava, Fethiye İcra Müdürlüğü 2023/16564 E. Sayılı dosyasına yapılan itiraz ilişkin itirazın iptali davası olduğunu, bonoyu düzenleyene karşı açılacak davalarda zamanaşımı süresinin üç yıl olduğunu, bu sebeple davalılara başlatılan takipte söz konusu bonoların zamanaşımına uğradığının şüphesiz olduğunu, zamanaşımına uğrayanan bono alacağına ilişkin olarak ise; senette tecessüm eden alacağın, akdi bir ilişkiye dayandığının ileri sürülerek ''alacak davası'' açılması imkanının olduğunu, davalıların tacir olmadığını, davalılar aleyhine ikame edilen iş bu alacak davası da TTK. Md. 4'de yer alan mutlak yada nisbi ticari davalardan olmaması sebebiyle görevli mahkemenin ''Asliye Ticaret Mahkemesi '' olmadığını, yetki yönünden işbu alacak davasında bonoların zamanaşımına uğraması sebebiyle dava konusu olabilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu senetlerin tek vasfı, akdi ilişkinin delil başlangıcı olduğunu, davacı senette tecessüm eden alacağın, akdi bir ilişkiye dayandığının ileri sürülerek ''alacak davası''nın ikame edildiğini, bu sebeple davalı aleyhine ikame edilen alacak davası götürülecek borç olmadığını, aranacak borca ilişkin dava olduğunu, bu sebeple söz konusu dava bir para alacağına ilişkin alacak davası olmayıp, davacıların ikamet adresleri ''Ankara'' olması sebebiyle yetkili mahkeme ve icra daireleri Ankara Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu, takipte Fethiye İcra Daireleri ve Muğla Mahkemelerinin yetkili olmadığını, Muğla Mahkemelerinin yetkisizliğine ve Ankara mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili olduğuna dosya üzerinden karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak zamanaşımına uğrayan bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için kambiyo hukukunun tanıdığı özel imkânlardan yararlanamayacak ve hatta adi senede dahi dönüşemeyeceğini, zira zamanaşımına uğrayan bono fiziki olarak ortada olsa bile maddi hukuk anlamında artık hiçbir şey ifade etmemekte sadece ispat hukuku alanında delil başlangıcı olarak kabul edildiğini, bu itibarla zamanaşımına uğrayan bono adi senede dönüşmeyeceği için, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli olmayacak, bununla birlikte sadece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 202. maddesi kapsamında bir (yazılı) delil başlangıcı olarak kullanılabileceğini, nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli ve 2017/(19)11-937 E., 2021/357 K. sayılı kararında da değinildiğini, izah edildiği üzere, zamanaşımına uğrayan senet, alacaklı tarafında senette tecessüm eden alacağın, akdi bir ilişkiye dayandığı ileri sürülürse, söz konusu senedin ancak delil başlangıcı olarak niteliğinde olacağının sabit olduğunu, dava dilekçesinde yalnızca takibe konu senetlerden bahsedildiğini, ''bonolar kambiyo senedi olma vasfını yitirmiş olmakla beraber, asıl alacağı kaynaklar niteliktedir'' şeklinde beyanda bulunduklarını, davacı tarafın zamanaşımına uğramış senetlere ilişkin delil dahi gösteremediğini, davacı taraf delil olarak yalnızca zamanaşımına uğramış bonoları ve icra dosyasını gösterdiğini, tanık dahi sunamadığını, asıl alacağın ne olduğu, borcun konusunun ne olduğunun ise belli olmadığını, taraflar arasında borç ilişkişi, ticari, hukuki, iş ilişkisi ya da akdi ilişki bulunmadığını, delil başlangıcı niteliğinde zamanaşımına uğrayan bonolar üzerinden ise 10 yıldan uzun bir süre geçmiş olup, bir alacak ilişkisinde bunca zamandır talep edilmemesi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davacı alacağını ispat külfeti altında olduğunu, buna rağmen davacı tarafından delil dahi ibraz edilemediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerin 3 yıllık zaman aşımı süresinin geçmesi nedeniyle kambiyo sendi vasfını yitirdiği, davalı borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takibe dayalı takip başlatıldığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin Fethiye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvuru olursa başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Fethiye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar vekili, mahkeme tarafından yetki itirazımın reddi ile ''Fethiye Asliye Hukuk Mahkemelerinin'' yetkili olduğuna dair verilen kararın hatalı olduğunu, iş bu alacak davasında bonoların zamanaşımına uğraması sebebiyle dava konusu olabilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu senetlerin tek vasfının akdi ilişkinin delil başlangıcı olduğunu, davacının senette tecessüm eden alacağın, akdi bir ilişkiye dayandığının ileri sürülerek ''alacak davası'' ikame ettiğini, söz konusu davanın bir para alacağına ilişkin alacak davası olmayıp, davalıların ikamet adreslerinin ''Ankara'' olması sebebiyle yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Ankara Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu, takipte Fethiye İcra Daireleri ve Fethiye Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2023/16564 Esas sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin ve aynı zamanda dava şartı olması nedeniyle bir dava açıldığında mahkeme, görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa, tarafların ileri sürüp sürmediğine bakmaksızın görevsizlik kararı verir.
Davacı tarafça, takibe konu bonoların TTK'nin 778/1-h maddesi ile delaleti ile TTK'nin 749. maddesinde ön görülen üç yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, bonoların kambiyo vasfını yitirdiği, zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi vasfını kaybeden ancak imzası inkar edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından 6100 sayılı HMK'nın 202. maddesi kapsamında (yazılı) delil başlangıcı teşkil edeceği sabit olmakla, davanın taraflarının tacir olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı da nazara alındığında, davaya konu uyuşmazlığın 6100 Sayılı HMK'nun 2.maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle Mahkemece verilen görevsizlik kararı yerindedir. Öte yandan davaya dayanak teşkil eden takip dosyasının açıldığı yer icra dairesinin ve davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz bulunduğu yönündeki ihtilafın ise, görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden, davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32