Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/922
2024/1402
16 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/922
KARAR NO : 2024/1402
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17.04.2024
NUMARASI : 2024/8 E.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz
KARAR TARİHİ : 16.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.07.2024
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17.04.2024 tarih 2024/8 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesiyle, dava konusu markaların yargılama safahatı içerisinde üçüncü kişilere devredilmesi sebebiyle davanın konusuz kalması ihtimali bulunduğunu belirterek, 2009/48671, 2015/102504, 2009/24369 ve 2009/48674 numaralı markaların üçüncü şahıslara devrini önlemek için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 15.01.2024 tarihli tensip zaptıyla, 240.000,00 TL teminat ile davalı şirket adına kayıtlı 2009/48671, 2015/102504, 2009/24369 ve 2009/48674 nolu markaların kaydının üzerine 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmiştir.
CEVAP : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin haksız olduğunu, işin esasına girilmeden ve davalının savunması dinlenmeden davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin iptali talep edilen "%100" esas ibareli markaların tümünü tescil tarihinden itibaren tescilli olduğu bütün sınıflarda ciddi olarak kullandığını, davalının "%100" markalarının gerçek hak sahibi olması sebebi ile bu ibarenin davacı tarafından izinsiz ve karıştırılmaya sebebiyet verecek şekilde kullanıldığını tespit ederek davacıya karşı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/88 E. sayılı dosyası ile marka hakkına tecavüzün tespiti ve hükümsüzlük davası ikame ettiğini, hal böyleyken davalı şirketin sahibi olduğu markaları üçüncü kişilere devretme iradesinin olmadığını, aksine markalarının başka kişilerce izinsiz kullanımını engellemeye çalıştığının açık olduğunu, davalı şirketin İzmir’de yaygın olarak tanınan, bilinen, popülerleşen çok sayıda kafe ve restoranların işletmesini yürütmekte, kafe-restoran/yeme–içme sektöründe faaliyet göstermekte ve tüketici nezdinde yüksek oranda tanındığını, güvenilirliğinden şüphe edilmeyecek ciddi bir kuruluş olduğunu, uzun yıllardır kendi adına ve geçmişte grup şirketleri adına tescilli bulunan ve kullanmakta olduğu dava konusu "%100" ibareli tanınmış markaları işbu dava nedeniyle üçüncü kişilere devretmesinin söz konusu olmadığını, tedbir kararının davalı şirketin haklarını kısıtlayıcı nitelikte olup, zarar görmesine ve itibarının zedelenmesine neden olduğunu savunarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, verilen ihtiyati tedbir kararının yargılama sürecinde olası marka devirlerinin önüne geçilmesi ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın selameti gözetilerek verilmiş olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, verilen red kararının, hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, huzurda görülmekte olan davanın, davacıya karşı açılmış hükümsüzlük davası sonrasında açıldığını ve ilk davayı, tedbir konusu markalarını korumak amacıyla esasen davalı şirketin ikame ettiğini, davalı şirketin sahibi olduğu dava konusu markaları üçüncü kişilere devretme iradesinin olmadığını, aksine markalarının başka kişilerce izinsiz kullanımını engellemeye çalıştığının açık olduğunu, davalı şirketin İzmir’de yaygın olarak tanınan, bilinen, popülerleşen çok sayıda kafe ve restoranların işletmesini yürüttüğünü, kafe-restoran/yeme–içme sektöründe faaliyet gösterdiğini ve tüketici nezdinde yüksek oranda tanındığını, güvenilirliğinden şüphe edilmeyecek ciddi bir kuruluş olduğunu, uzun yıllardır kendi adına ve geçmişte grup şirketleri adına tescilli bulunan ve kullanmakta olduğu dava konusu"%100" ibareli tanınmış markalarını işbu dava nedeniyle üçüncü kişilere devretmesinin söz konusu olmadığını, verilen tedbir kararının davalı şirketin haklarını kısıtlayıcı nitelikte olup, haksız bir biçimde zarar görmesine ve itibarının zedelenmesine neden olduğunu, istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın ve dava konusu markalar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbire itiraza ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı vekilince, dava konusu 2009/48671, 2015/102504, 2009/24369 ve 2009/48674 numaralı markalara üçüncü şahıslara devrini önlemek için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi istenmiş olup, mahkemece 15.01.2024 tarihli tensip zaptıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, iş bu karara karşı davalı vekilince yapılan itirazın ilk derece mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ara kararıyla reddine karar verildiği, söz konusu itirazın reddine ilişkin ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bu iki husus ihtiyati tedbirin temel şartını oluşturur. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkında iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır.
Her dava tarafları arasında hüküm ifade eder ve yargılama sonucunda dava taraflarına hak ve vecibeler yüklenir. Bu çerçevede, ihtiyati tedbir kararı da ancak uyuşmazlığın tarafları hakkında verilebilir. Davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ilke olarak mümkün değildir.
Bu açıklamalar ışığında eldeki davaya konu uyuşmazlıkta, Yerel Mahkemece verilen tedbir kararı yerinde olup, istinaf eden tarafın itiraz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 16.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52