Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1276
2024/1394
12 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1276
KARAR NO : 2024/1394
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23.10.2020
NUMARASI : 2020/178 Esas 2020/546 Karar
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirkete Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 06.03.2020
KARAR TARİHİ : 12.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.07.2024
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.10.2020 tarih 2020/178 Esas 2020/546 Karar sayılı kararı hakkında Dairemizce verilen 22.06.2021 tarih 2021/652 Esas 2021/750 Karar sayılı kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06.02.2023 tarih ve 2021/6184 Esas 2023/627 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulması üzerine HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili ve davalı ...'in davalı şirketin % 50 hissedarı olup hissedarların en son 21.01.2003 tarihinde 10 yıllığına münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, bu karardan sonra herhangi bir karar alınmadığını, şirketin 2005 yılından itibaren gayrıfaal olduğunu, davalı şirketin temsile yetkili organı mevcut olmadığını, ortaklar arasında ciddi bir husumet bulunduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/592 E, 2019/648 K sayılı kararıyla asıl davayla ilgili olarak 6.000 TL'nin birleşen 2014/178E sayılı davayla ilgili olarak da 1.014,00 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak ... Ltd. Şti'ne ödenmesine, karşı davacı ...'ın açtığı davayla ilgili olarak da 6.000,00 TL'nin müvekkilinden alınarak şirkete verilmesine karar verildiğini, söz konusu davada müvekkilinin talebi kabul edilmiş ise de zarara uğrayan şirket olduğu kabul edilerek bu şekilde hüküm kurulduğunu, anlan ilam henüz kesinleşmediğini, ilama göre şirket adına alacağın tahsil edilebilmesi için şirkete kayyım tayini gerektiğini ileri sürerek söz konusu ilam uyarınca alacakların tahsili ve işlem yapılması için TMK'nın 426 ve 427. ve devamı maddeleri uyarınca müvekkilinin şirkete kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, dava dilekçesinde geçen karara karşı tarafların istinaf yoluna başvurulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, davacının şirketi 10 yıldan fazla süredir idare ettiğini, müvekkiline hiç kar payı vermediğini, şirketi zarara uğrattığını, Karşıyaka ATM kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 636/2 maddesi çerçevesinde organsız kalan davalı şirkete kayyım atanması ve şirketin organ eksikliğini gidermesi gibi bir istekte bulunulmadığı, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/592 E ve 2019/648 K sayılı kararının infazının gerçekleştirilebilmesi amacıyla kayyım atanması istendiği, TMK'nın 427. maddesine dayalı bir istek olduğu, kararın infazının yönetim kayyımı eliyle sağlaması amaçlandığı, bu kararın dava tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği, şirket ortakları arasındaki huzursuzluk nedeniyle yönetim kayyımı atanması mümkün olmadığı, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi kararının infazı için ise en azından bu aşamada erken açılmış bir dava söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN 22.06.2021 TARİH ve 2021/652 ESAS - 2021/750 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ : Somut olayda davacı ile davalı ...'ın davalı şirkete en son 2003 tarihinde 10 yıllığına münferit müdür olarak atandığı, görev sürelerinin dolduğu, şirketin yönetim organının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, diğer yönetici ortağa karşı açtığı sorumluluk davasında asıl ve birleşen dava yönünden şirket yararına tazminata hükmedildiğini ileri sürerek bu tazminatın tahsili amacıyla müvekkilinin şirkete kayyım olarak tayin edilmesini istemiştir. TMK'nın 427. maddesi uyarınca yönetim kayyımı tayini istemine ilişkin eldeki davada, davacı tarafın kayyımlık talebine dayanak gösterdiği mahkeme kararı kesinleşmeden icra edilmesi mümkün kararlardan ise de aynı ilamda davalı müdürün açtığı karşı dava da kabul edilerek davacı hakkında tahsil hükmü kurulmuş olup iki ortaklı şirkette taraflar arasındaki husumet de gözetildiğinde davacı ortağın kayyım olarak tayin edilmesi menfaat dengesini bozacağı için davacının kayyım olarak atanmasından ibaret davanın reddedilmesi sonucu itibariyle doğru bulunmuştur. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 06.02.2023 TARİH VE 2021/6184 ESAS - 2023/627 KARAR SAYILI BOZMA İLAMININ ÖZETİ : 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesini içerdiği, bu düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken aynı Kanun’un 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, bu nedenle ve aynı Kanun'un 369. maddesinin birinci fıkrası ve 371. maddesi uyarınca Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı ile duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş ve duruşma açılmış, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulanan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, kayyım tayini istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davada, tarafların %50'şer hisse ile paydaş oldukları ve 21.01.2003 tarihinde 10 yıllığına münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandıkları, davalı şirketin 2005 yılından itibaren gayri faal olduğu, temsile yetkili organının bulunmadığı, ortaklar arasında husumet bulunduğu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/592 E., 2019/648 K. sayılı dosyasında asıl davada 6.000,00 TL'nin davacıdan tahsiline, birleşen 2014/178 E. sayılı davada ise 1.014.000,00 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine karar verildiği belirtilerek, şirket adına alacağın tahsil edilebilmesi için davacının şirkete kayyım olarak atanması talep edilmiştir.
Davalı şirketin iki ortaklı olduğu, davalı olarak gösterilen diğer ortağın aynı zamanda şirketi temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı ancak dava tarihinden önce müdürlük süresinin dolduğu uyuşmazlık konusu değildir. Dava tarihi itibariyle davalı şirketi temsile yetkili organ bulunmadığından, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/592 E., 2019/648 K. Sayılı dosyasında verilen kararın icraya konulması aşamasında şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması zorunludur.
Ancak, iki ortaklı şirkette taraflar arasındaki husumet de gözetildiğinde davacı ortağın kayyım olarak tayin edilmesi menfaat dengesini bozacağı için davacının kayyım olarak atanmasının isabetli olmayacağı kanaatine varılmış olup, davacı vekili de 20.10.2023 tarihli duruşmada öncelikle müvekkilinin, bunun mümkün olmaması halinde üçüncü bir kişinin kayyım olarak atanmasını etmiştir. Dairemizce, Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından oluşturulan bilirkişi listesinden ismi tespit edilen ve usulüne uygun şekilde tebligat yapılan ...'nun davalı şirketi Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/592 E. 2019/648 K. sayılı dava dosyasında hükmedilen alacağın tahsili amacıyla hukuki işlemlerin yapılması ve icra takip işlemlerinin yürütülebilmesi için avukata taşınmaz satışına katılma, pey sürme, sürülen peyi kabul, ahzu kabz yetkilerini içerir genel vekaletname verilmesi işlemlerinde şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE, bu şirkete Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/592 E. 2019/648 K. sayılı dava dosyasında hükmedilen alacağın tahsili amacıyla hukuki işlemlerin yapılması ve icra takip işlemlerinin yürütülebilmesi için avukata taşınmaz satışına katılma, pey sürme, sürülen peyi kabul, ahzu kabz yetkilerini içerir genel vekaletname verilmesi işlemlerinde şirketi temsil etmek üzere ...'NUN (T.C. Kimlik No: ...) TEMSİL KAYYIMI OLARAK ATANMASINA,
2. Kendisine aylık 3.000,00 TL ücret takdirine, takdir olunan ücrete avans olmak üzere peşinen 20.000,00 TL'nin taraflarca mahkeme veznesine peşinen yatırılmasına, karar kesinleştiğinde ve taraflarca avans yatırılıp kararın uygulanması talep edildiğinde temsil kayyımı görevinin ...'ya tevdiine, temsil kayyımının görevi almasından sonra yatırılan avans bitinceye kadar aylık ücretlerinin talebi halinde mahkeme veznesinden ödenmesine, bundan sonraki kısımların ise iş bu kararın uygulanmasını isteyen kişi tarafından kayyıma ödenmesine,
3. Kararın bilgi için temsil kayyımı olarak atanan ...'ya tebliğine,
4. Kararın bir örneğinin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tevdiine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6. Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı toplamı ve ilk derece mahkemesince yargılama sırasında yapılan 209,50 TL posta masrafı ile bozma sonrası yapılan 698,00 TL posta masrafı, 292,10 TL temyiz yoluna başvurma harcı ve 18.816,00 TL basın ilan kurumu masrafı olmak üzere toplam 20.124,40 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7. HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
8. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52