Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2049
2024/1362
11 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2049
KARAR NO : 2024/1362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27.05.2021
NUMARASI : 2018/524 E. 2021/293 K
DAVANIN KONUSU : Kooperatif Ortaklığının Tespiti, Konutların Tahsisi, Tazminat
KARAR TARİHİ : 11.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.07.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.05.2021 tarih 2018/524 E. 2021/293 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, Almanya'da ikamet eden müvekkilinin, davalı kooperatiften iki adet daire satın almak istediğini, kooperatif üyesi olan dava dışı ...'e ödenmek üzere iki ayrı üyelik için 08/01/2010 tarihinde 12.000,00 TL ödediğini, aynı gün davalı kooperatifin ... hesabına üyeliklerin borçları karşılığında ... ve ...'ün üyelik borçlarına karşılık olarak 24.500,00 TL yatırdığını, ayrıca Almanya'dan İzmir'e geldiği dönemlerde de 4 adet makbuz karşılığı elden toplam 91.000,00 TL ödediğini, böylece müvekkilinin toplam 127.500,00 TL ödeyerek ... ili, ... ilçesi, ... beldesi ... ada,... parsel ... Blok, 10-11 nolu iki adet daireyi satın aldığını, ancak davalı kooperatifin müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin İzmir'e geldiğinde genel kurullara katıldığını, ancak davalı kooperatife üye kaydının yapılmadığını, müvekkilinin 04/05/2018 tarihinde davalı kooperatife gittiğinde bir tutanak düzenlendiğini, bu tutanağa göre müvekkilinin sadece 1 daire sahibi olabileceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun davalı kooperatifçe de kabul edilmiş olduğunu, ancak müvekkilinin ödemelerinin sadece 20.000,00 TL'lik kısmının kooperatif kayıtlarında yer aldığını iddia ederek, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti, B Blok daire 10 ve 11 nolu konutların müvekkili adına borçsuz ve sorunsuz olarak tahsisini bunun mümkün olmaması halinde 127,500.00 TL'nin sözleşmeye göre dairelerin bitim tarihi olan 02.01.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı kooperatif temsilcileri, davacının kooperatife yaptığı ödeme miktarının 20.000,00 TL olduğunu, dava dışı ...'e ödendiği iddia edilen 12.000,00 TL üyelik devir bedelinin kooperatiften istenemeyeceğini, üyelik devrine ilişkin bir belge bulunmadığını, sunulan makbuzların kooperatif kayıtlarında yer almadığını, önceki yöneticilerin makbuzlar hakkında bilgilerinin olmadığını, imzaların kendilerine ait olmadığını bildirdiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı tarafından davalı kooperatife üyelik için 20.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bir adet üyelik kaydının bulunduğu, dava konusu bağımsız bölümlerin davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu, ancak üzerinde birçok takyidat bulunduğu; uyuşmazlığın, davacının davalı nezdinde bir adet mi yoksa iki adet mi üyeliğinin bulunduğu, davacı tarafından üyelik nedeniyle ödediği tutarın ne kadar olduğu, bu bağlamda dava konusu bağımsız bölümlerin davacı adına tahsisinin mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise davacıya iadesi gereken tutarın ne kadar olduğu hususlarına ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesi ve ana sözleşmenin 17. maddesine göre ortaklığın devrinin, devreden ve devralanın bu hususta sözleşme akdedip yazılı olarak kooperatife bildirmeleri yahut bu durumun kooperatif tarafından açıkça kabulü ile mümkün olduğu, davacı tarafından davalı kooperatif nezdinde dava dışı ... ve dava dışı ...'a ait üyeliklerin devralındığı iddia edilmiş ise de, davacının bu kişiler ile üyeliğin devri sözleşmesi ibraz etmediği, davalı kooperatif defterlerinde de bu yönde bir kayıt bulunmadığı, davalı kooperatifin davacının sadece bir üyeliğinin bulunduğunu kabul ettiği, bu üyeliğin devir yoluyla mı yoksa aslen mi kazanıldığı hususunda açıklamada bulunmadığı, 2012 yılı kooperatif defterlerinde davacının 20.000,00 TL aidat ödemesinin kayıtlı olduğu, bu ödemenin esasında 2008 yılı defterlerinde "01/01/2008 tarihinde 20.000,00 TL ... ödemesi" olarak yer aldığı, kooperatif ortaklarının 01/01/2008 tarihi itibariyle 18.899,00 TL ödeme yaptığı, buna göre davacının ödediği 20.000,00 TL'nin tek üyeliğe isabet ettiği, ikinci üyeliği ile ilgili bir kayda ve ödemeye rastlanmadığı; davacının ...'a yaptığı 12.000,06 TL ve 12.500,15 TL ödemelerin ...'e ait şahsi olarak çektiği kredi ödemeleri ile ilgili olabileceği, dava dışı ... adına sadece 1.820,00 TL aidat ödemesi kaydı bulunduğu, dava dışı ...'un muhasebe kaydında isminin ve ödeme kaydının bulunmadığı, bu şahıslarla arasında üyeliğin devri sözleşmesi ispat edilemediğine göre sözü edilen paraların ve sunulan her biri 08/01/2020 tarih 6.000,00 TL tutarlı bir ve iki nolu makbuzlarda belirtilen paraların tahsili ile ilgili olarak adı geçen kişilere başvuru hakkının saklı olduğu, ancak 25/01/2010 tarih 2316 nolu 11.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu davalı defter kayıtlarında işli değil ise de, ödeme tarihi 25/01/2010 itibariyle davalı kooperatifin yöneticisi olan ...'nin eli mahsulü olduğu; 27/02/2010 tarih 2428 nolu 10.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu davalı defter kayıtlarında işli değil ise de, ödeme tarihi 27/02/2010 itibariyle davalı kooperatifin yöneticisi olan ...'ın eli mahsulü olduğu hususlarının grafoloji raporuyla belirlendiği, dolayısıyla bu ödemelerin davalı kooperatife yapılmış gerçek ödemeler sayılması gerektiği, bunun dışında davacı tarafından sunulan 08/05/2010 tarih 2632 nolu 10.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzundaki kooperatife atfen atılan imzanın kooperatif eski yöneticilerinin eli mahsulü olduğunun ispatlanamadığı, 25/02/2011 tarih 3477 nolu 60.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzundaki tahsil eden imza bölümünde yer alan imzasının kooperatif yöneticilerinin eli mahsulü olmadığı; keza davacının kooperatifte hak sahibi olduğuna ilişkin el yazısı ile düzenlenmiş altında kooperatifin kaşesi ve yetkili imzası bulunan 23/09/2014 tarihli belge fotokopisi üzerinde grofoloji incelemesi yapılamadığı, davacı tarafın bu belge aslını sunamadığı, dolayısıyla iki üyeliğin bulunduğuna ilişkin içeriğe itibar edilmesinin mümkün olmadığı; davalı kooperatif nezdinde davacının tek üyeliğinin bulunduğu, bu üyeliği devir yoluyla değil aslen iktisap ettiği, davacının davalı kooperatife, kooperatif defterinde kayıtlı 01/01/2008 tarihli 20.000,00 TL tutarlı ödeme ile defterde kayıtlı bulunmayan ve yöneticilerin tahsil ettiği 25/01/2010 tarihli 11.000,00 TL tutarlı ve 27/02/2010 tarihli 10.000,00 TL tutarlı ödemeler olmak üzere toplam 41.000,00 TL ödeme yaptığı, kendisine kesin olarak ve aynı nitelikte tahsis edilecek bir konut bulunmadığı anlaşılan davacının, yerleşik Yargıtay içtihatları gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda konut teslimi borcunu yerine getirmeyen kooperatiften 139.559,67 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince 127.500,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiği, davacının davalı kooperatif nezdinde aslen iktisap ettiği tek üyeliğinin bulunduğu, ikinci üyeliğinin bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, iki adet konut tahsisi talebinin yersiz olduğu, buna karşılık tek üyelik hakkına bağlı olarak maddi tazminat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davacının davalı kooperatif nezdinde tek ortaklık payının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin ortaklık payı tespiti talebinin reddine, davacı adına kooperatif tarafından iki adet konut tahsis edilmesi yönündeki talebinin reddine, 127.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerice istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte iki adet ortaklık payı bulunduğunu, müvekkilinin 2010 yılında davalı kooperatiften iki daire satın almaya karar verdiğini, kooperatif yetkilileri ile görüştüğünü, iki adet üyeliğin kendisine devir edileceğini söylediklerini, müvekkilinin toplam 127.500,00 TL ödeyerek iki daire satın aldığını, ancak kooperatife üye kaydının yapılmadığını, davalı kooperatifçe müvekkiline verilen belgede müvekkilinin B Blok 10 ve 11 nolu daireler ile ilgili vermiş olduğu aidat ile ödemeler ölçüsünde kooperatifte hak sahibi olduğunun kabul edildiği, mahkemece aslı olmadığı için bu belgeye itibar edilemeyeceğini belirtse de; belgeyi imzalayan ve o tarihte kooperatif yöneticisi olan ...'nin "belgedeki imzanın kendisine ait olduğuna" dair beyanını içeren evrağın mahkemeye sunulduğunu, ancak bunun dikkate alınmadığını, müvekkilinin genel kurullara katıldığını, bu genel kurullarda hazirun cetvelinde 10 ve 11 nolu daireler sahibi olarak adının yazıldığını, kaba inşaat halinde bir dairenin fiyatının müvekkilinin ödediği bedel olan 127.500,00 TL olamayacağını, ...'a yapılan ödemenin kooperatif ortaklığı için yapıldığını, kooperatifin banka kayıtlarına bu durumu işlemediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile oluşturulduğunu, ilk derece mahkemesince her ne kadar 25.01.2010 ve 27.02.2010 tarihli ödemelerin müvekkili kooperatife yapıldığı kabul edilmiş ise de, bu hususların kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda davacı tarafın 25.01.2010 ve 27.02.2010 tarihli makbuzlar ile toplam 21.000,00 TL tutarın müvekkili kooperatife ödenmiş olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu makbuzların tek imza içerdiğini, oysa kooperatifin hiçbir zaman tek imza ile temsile yetkili kılınmadığını, bu makbuzların kooperatifi bağlayıcı nitelikte olmadığını, davacının 127.500,00 TL tutarında tazminat alacağı bulunduğu yönündeki kararın hatalı olduğunu, davacının ödemelerinin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı uyarınca öngörülen 6'lı formüle göre hesaplanmak suretiyle tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğini, dava tarihi dava konusu taşınmazın rayiç değeri olarak belirlenen 190.000,00 TL'nin fahiş olduğunu, normal ve eksiksiz ödeme yapan bir ortağın ödemelerinin dava tarihindeki değeri olarak belirlenen 159.504,34 TL'nin hangi kriterler temel alınarak hesaplandığının bilirkişi raporlarında açıklanmadığını, davacı tarafından sadece 20.000,00 TL aidat ödemesi yapıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davacının davalı kooperatif ortağı olduğunun tespiti, dava konusu iki adet bağımsız bölümün davacıya tahsisi, mümkün olmaması halinde ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davalı kooperatif nezdinde tek ortaklık payının bulunduğunun tespitine, davacı adına iki adet konut tahsis edilmesi yönündeki talebin reddine, ödenen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı tarafça, davalı kooperatife iki adet daire karşılığında toplam 127.500,00 TL ödendiği, ancak bu ödemelerin sadece 20.000,00 TL'lik kısmının kooperatif kayıtlarına işlendiği ve davacının kooperatife üye yapılmadığı, davacının başvurusu üzerine kooperatif yönetimi ile 04.05.2018 tarihli tutanak düzenlendiği, bu tutanağa göre davacının sadece 1 daire sahibi olabileceğinin kabul edildiği iddia edilerek, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti, B Blok daire 10 ve 11 nolu konutların davacı adına borçsuz ve sorunsuz olarak tahsisi, bunun mümkün olmaması halinde ödenen 127,500.00 TL'nin sözleşmeye göre dairelerin bitim tarihi olan 02.01.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davacı tarafça dosyaya, 25.01.2010 tarihli 11.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzu, 25.12.2011 tarihli 60.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzu, 27.02.2010 tarihli 10.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzu, 08.05.2010 tarihli 10.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzu, 08.01.2010 tarihli 6.000,00 TL tutarlı iki adet para makbuzu, 08.01.2010 tarihli 12.500,06 TL tutarlı ... makbuzu ve 08.01.2010 tarihli 12.500,15 TL tutarlı ... makbuzu olmak üzere toplam 127.500,00 TL tutarında makbuz sunulmuş olup, kooperatif defter ve kayıtlarında davacının sadece 01.01.2008 tarihli 20.000,00 TL ödemesinin kayıtlı olduğu, başkaca bir ödeme yaptığına dair kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince adli belge uzmanlarından oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda, 25.01.2010 tarihli 11.000,00 TL bedelli ve 27.02.2019 tarihli 10.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzlarında "tahsil eden imza" bölümünde Kooperatif adına atılı bulunan imzaların davalı kooperatif temsilcilerine ait olduğu, diğer makbuzlardaki imzaların davalı kooperatif yöneticilerine ait olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı raporda davacının kooperatifte hak sahibi olduğuna ilişkin el yazısı ile düzenlenmiş, altında kooperatifin kaşesi ve yetkili imzası bulunan 23.09.2014 tarihli belge fotokopisindeki imzanın, belgenin fotokopi olması nedeniyle grafolojik incelemesinin yapılamadığı tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında, davacının ödemesinin kooperatif kayıtlarında yer aldığına göre, ortak olarak kabulü gerektiği, kooperatif ortakları 01.01.2008 tarihi itibari ile 18.899,00 TL ödeme yapmış olduklarından, davacının ödediği 20.000,00 TL'nin tek ortaklığa isabet ettiği, ikinci ortaklığı ile ilgili bir kayda ve ödemeye rastlanmadığı, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B blok, 2. kat, 10 ve 11 numaralı 1/160 arsa paylı bağımsız bölümlerin 03.04.1998 tarihli kat irtifakı tesisi işlemiyle davalı kooperatif adına tescil edildiği, dava tarihi itibariyle dava konusu dairelerin her birinin 190.000,00 TL değerinde olduğu, normal ve eksiksiz ödeme yapan bir ortağın ödemelerinin dava tarihindeki güncel değerinin 159.504,34 TL olarak hesaplandığı, yararlanma miktarının 190.000,00 - 159.504,34 = 30.495,66 TL olduğu, davacı ödemelerinin (20.000,00 TL + 11.000,00 TL + 10.000,00 TL) güncel değerinin 117.159,86 TL olduğu, davacının ödemelerine uygulandığında 30.495,66 x 117.159,86 / 159.504,34 = 22,399,81 TL olmak üzere davacının hakettiği toplam tazminat tutarının 117.159,86 + 22.399,81 = 139.559,67 TL olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi asıl ve ek raporları doğrultusunda, davacının davalı kooperatif nezdinde tek ortaklık payının bulunduğunun tespitine, iki adet konut tahsis edilmesi yönündeki talebin reddine, taleple bağlılık ilkesi gereğince 127.500,00 TL tazminatın davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.
Dosyada hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL'den peşin alınan 118,60. TL'nin mahsubu ile bakiye 309,00. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 8.709,52. TL'den peşin alınan 2.236,68. TL'nin mahsubu ile bakiye 6.472,84. TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11.07.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52