Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2033
2024/1349
10 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2033
KARAR NO : 2024/1349
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20.102021
NUMARASI : 2021/22 E. - 2021/208 K.
DAVANIN KONUSU : Tasarım Belgesinin Hükümsüzlüğü
KARAR TARİHİ : 10.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.07.2024
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20.10.2021 tarih 2021/22 E. - 2021/208 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalının 20/04/2020 başvuru tarihli 2020-GE-174784 evrak nolu 2020/02838-2 ve 3 nolu tasarım belgesinin başvuru sahibi olduğunu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşınmadığını, davalının başvuru ve tescil tarihiden önce dünyanın çeşitli yerlerinde ve davacı tarafından ortaya konulduğunu, kamuya açıklanmış tasarımlar ile birebir aynı olduğunu, bu durumun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, dava konusu tasarımlar ile davacı tasarımlarının aynı olduğunu, davalı tasarımının özgünlük taşımadığını belirterek, davalının 20/04/2020 başvuru tarihli 2020-GE-174784 evrak nolu 2020/02838-2 ve 3 nolu tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne ve TPMK sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın, 20202020 referans numarası ile 2020/02838 numaralı davalı şirketin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığı ve davacı tarafın tescilsiz tasarımlarıyla davalı şirkete ait başka bir ürün tasarımına benzediği gerekçesi ile itirazda bulunduğunu, TPMK' nın davacının itirazını 2 ve 3 numaralı tasarımlar için reddettiğini, dolayısıyla kurum tarafından yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olduğu ve tasarımların genel izlenim itibari ile farklı olduğunu konusundaki görüş ve düşüncelerini paylaştığını, bunun üzerine davacı tarafın bu sefer iş bu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı ikame ettiğini, davacının dilekçesinde tutarsızlıklar görülmek ile beraber dilekçede mevcut olduğu iddia edilen delillerin dosya kapsamına eklenmediğinin görüldüğünü, tasarımların aynı veya benzer nitelikte olmadığını, bu sebeple iltibas oluşturmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosyaya bildirilen ürünler karşısında davalı tasarımlarının genel izlenim prensibi dikkate alındığında davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı, davacının dosyaya sunduğu ürünlerin davalı tasarımının başvuru tarihinde önce kamuya sunulduğu, başvuru tarihi itibari tescil şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı adına tescilli 2020/02838-2 ve 3 nolu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dosyada mevcut YİDK kararına mahkemece hiçbir şekilde itibar edilmediğini, değerlendirmede dahi yer verilmediğini, denetime elverişsiz bilirkişi heyeti raporuna karşı itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, tasarım karşılaştırılması sırasında jenerik özelliklerin dikkate alınamayacağı hususunun atlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hiçbir şekilde gerekçe içermediğini, mahkeme kararının açık ve yeterli gerekçe içermediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Anayasa’nın 141, HMK 389 hükümlerinin çiğnenmiş bulunduğunu, aksine pek çok delilin varlığı karşısında, mevcut çelişkiler giderilmeksizin, yeterli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmasının 6100 sayılı HMK’da yer alan hakimin aydınlatma ödevine ve ayrıca tümden hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının haksız olarak ikame ettiği işbu istinaf incelemesine konu davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca ispat yükü tarafının üzerinde olması karşısında, iddialarını ispatlayamadığını, hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olmayan, aksine çelişki içeren bilirkişi raporuna itibar edildiğini ve netice itibariyle hatalı hüküm kurulduğunu, bilirkişi heyet raporunda, dava konusu tasarımların teknik bilgi gerektirdiği sabit olduğundan, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince, ilgili alan/ürüne dair uzmanlığı bulunan kişilerin heyet içerisinde yer alması gerektiğini, dava konusu tasarımda yer alan ortak anonim hatlara itibar edilmeden hüküm kurulduğunu, TPE tarafından düzenlenen yeniden inceleme ve değerlendirme kurul kararı ve dosyaya sunulu teknik mütalaa dahil tüm sair delillerinin ve beyanlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, tasarım belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Gerek mülga 554 sayılı KHK, gerekse 10.01.2017 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda, bir tasarım başvurusunun tescil edilebilmesi için; tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik ihtiva etmesi ve ayrıca önceki tasarım görsellerine göre ayrt edicilik özelliğinin bulunması koşulu getirilmiştir. Küçük ayrıntılar yenilik incelemesinde dikkate alınmaz.
Ayırt edicilik unsurunun tespitinde ise, koruma talep edilen tasarımın bütününün önceki tasarımlara nazaran genel izlenim itibariyle farklı olduğu hissini uyandırması gerekir.
Birden fazla tasarımın farklı unsurlarının birleştirilmesiyle elde edilen tasarımların ayırt edici olduğu söylenemez. Koruma telep edilen tasarım ürünün bütününe yönelik olabileceği gibi bir kısmına ilişkin de olabilir. Ürünün tamamı yönünden koruma talep edilmiş ise tasarımın tamamının tüm unsurları yönünden bilinen önceki tasarımlara nazaran ayırt edici nitelikte olması gerekir.
Ayırt edicilik değerlendirmesinde markalardaki hedef tüketici kitlesinden farklı olarak “bilgilenmiş kullanıcı” kitlesinin görüşleri dikkate alınır. Bilgilenmiş kullanıcı o ürün grubunda uzman olan kişiler değil, ancak tasarıma konu ürünün kullanıcıları arasında bulunan ve genel kitleye nazaran ürünlerin dış görünüşüne değer veren yeteri kadar bilgi sahibi, titiz ve dikkatli kişilerdir. Yargıtay 11. H.D'nin 08.03.2022 tarih 2020/7358 E, 2022/1612K sayılı kararı).
Somut olayda mahkemece hükme essa alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımların gerek ülkemizde, gerekse yurt dışında tescil tarihinden daha önce kamuya sunulduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü ve pazarda farklı tasarımların bulunduğu/bulunabileceği ve de genel izlenim prensibi dikkate alındığında davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde tasarımlar detaylı olarak tartışılarak incelenmiş olup. rapor denetime elverişli ve bilimsel bulunmuş olmakla kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09