SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1921

Karar No

2024/1319

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1921

KARAR NO : 2024/1319

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05.10.2021

NUMARASI : 2018/1110 E. - 2021/800 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 04.07.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 04.07.2024

İzmir 1.asliye Ticaret Mahkemesinin 05.10.2021 tarih 2018/1110 E. - 2021/800 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, 01.08.2017 tarihinde, davalı ... şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı motosikletin, müvekkili ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... yabancı plakalı araca çarptığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedelinin KDV dahil 11.318,91 Euro, değer kaybının 1.500,00 Euro olduğunu, ekspertiz raporu için 1.193,57 Euro ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.614,18 Euro maddi tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden, davalı ... şirketinden ise 03.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 07.11.2019 tarihli dilekçesi ile, hasar bedeli istemini 11.250,00 Euro'ya, değer kaybı istemini 1.500,00 Euro'ya yükseltmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maddi hasar ve değer kaybının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusur atfedildiğini, kazanın Türkiye'de gerçekleştiğini, aracın yetkili servisinin Türkiye'de de bulunmasına rağmen davacı tarafça aracın Almanya'ya götürülerek tamir ettirmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 2918 Sayılı Yasa'nın 119/2. maddesi gereğince davalının şubesinin bulunduğu yerde dava açılmış olduğundan davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, mahkemece trafik bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında her iki taraf araç sürücüsüne de kusur verilmiş olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davacının %60, davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, iki rapor arasında çelişki doğması nedeniyle bu kez de İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davacının %30, davalı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosyadaki tüm raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından İstanbul Teknik Üniversitesi'nden makina mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 19.02.2021 tarihli raporda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu raporun hükme esas alındığı, 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta KDV dahil 11.250,00 Euro hasar meydana geldiği, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, araçta meydana gelen değer kaybının 1.500,00 Euro olduğu, 1.193,57 Euro tutarındaki ekspertiz ücretinin Almanya koşullarına göre makul olduğu, davacı tarafça davalı ... şirketine 20.06.2018 tarihinde başvurulduğu, 8 iş gününün ilavesiyle davalı ... şirketinin 03.07.2018 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle poliçe teminatı olan 33.000,00 TL'nin temerrüt tarihi itibariyle geçerli kur üzerinden karşılığı olan 6.113,14 Euro'ya tekabül ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne 11.250,00 Euro hasar bedeli, 1.500,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 12.750,00 Euro maddi tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden, davalı ... şirketinden 03.07.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 6.113,14 Euro poliçe limitiyle sınır olarak sorumlu olmak kaydıyla 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek döviz faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.193,57 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek "TL" karşılığının davalılardan (davalı ... 560,97 Euro'sundan sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin %100 oranında kusurlu olduğunun ve davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, bu raporun herhangi bir somut veriye dayanmadan, davacının eşinin tanık olarak beyanlarına ve uydu görüntülerine dayanılarak oluşturulduğunu, davacının akaryakıt istasyonuna girişte hatalı davranıp davranmadığının değerlendirilmediğini, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının %60, müvekkilinin %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davacının %30, müvekkilinin %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, tüm raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görevli makina mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda ise, daha önce alınan raporlar arasındaki çelişkiyi açıklamak yerine 25/06/2019 tarihli bilirkişi raporunun baz alındığını, maddi tazminata ilişkin olarak düzenlenen 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından sunulan uzman görüşünde yer alınan hasar bedellerinin “yapılan araştırmalar sonucunda” denilerek kabul edildiğini, ancak yapılan araştırmaların neler olduğunun açıklanmadığını, ücretlerin benzer olduğuna dair fikrinin hangi belgelere veya olgulara dayandığının açıklanmadığını, ayrıca araçta değiştirilen parçaların söz konusu kaza nedeniyle olup olmadığının araştırılmadığını, sadece ekspertiz raporu esas alınarak hiçbir teknik araştırılmaya girilmeden rapor hazırlandığını, bilirkişi raporunda belirtilen hasar değer kaybının Almanya piyasasına göre değerlendirildiğini, ancak bu değerlendirmenin yer aldığı bir araştırmanın ortaya konulmadığını, tespit edilen hasar miktarının yüksek olduğunu, davacıya ait aracın yetkili servislerinin Türkiye'de de mevcut olduğunu, davacının aracını burada yaptırmak yerine Almanya'da yaptırmasının hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili, kaza tespit tutanağına göre her iki araç sürücüsünün de KTK'nın 52/1-b maddelerini ihlal ederek meydana gelen kazada %50 kusurlu olduklarının tespit edildiğini, kaza tespit tutanağının olayın hemen akabinde düzenlenen ve meydana gelen kazayı en iyi şekilde ortaya koyan resmi makam tarafından düzenlenen aksi ispat oluncaya kadar geçerli belge olduğunu, ancak 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 28.10.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu raporlarda dayanak olarak davacıya ait araçta yolcu olarak bulunan ...'ın tanık olarak ifadeleri ve Google Earth üzerinden alına uydu görüntüleri ile tahmin yoluyla sonuca ulaşılmaya çalışıldığını, itirazlar üzerine Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 17.01.2020 tarihli raporda davalı sürücüye %40 kusur atfedildiğini, itirazları neticesinde İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 24.08.2020 tarihli raporda ise davalı sürücüye %30 kusur yüklendiğini, raporlardaki çelişkinin tam anlamıyla giderilmesi adına İTÜ makina mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 19.02.2021 tarihli raporda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve dosyaya kazandırılan tüm evraklar incelendiğinde meydana gelen kazada sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğu ve davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı tespitinin kabulünün hatalı olduğunu, meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, değer kaybının hatalı hesaplandığını, değer kaybı talebinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, raporda uzman görüşünün esas alındığını, ancak uzman görüşünde yapılan araştırmalarda hangi kıstasların ele alındığının belirtilmesi gerektiğini, tespit edilen hasar bedelinin yüksek olduğunu, aracın onarımının Almanya'da yaptırılarak yüksek rakamların elde edilmesinin kötüniyetli davranış olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait yabancı plakalı araçta oluşan hasar bedeline yönelik olarak maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davacı Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince, kusur durumu bakımından hükme esas alınan İTÜ Öğretim Üyelerince hazırlanan 19.02.2021 tarihli raporda daha önce alınan kusur raporları ve kaza tespit tutanağındaki görüşlerin tartışılıp değerlendirilmiş olmasına, davacının sevk ve idaresindeki aracı ile kurallara uygun bir şekilde akaryakıt istasyonuna giriş yaparak pompalara doğru seyir halinde iken, seyir istikametine göre sol tarafından çıkış yönünden giriş yönüne doğru istasyon içerisinde süratli bir şekilde seyreden davalı sürücünün motosikleti ile davacıya ait aracın sol yan taraflarına çarptığının ve böylece kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğuna dair tespitin dosya kapsamına uygun olmasına, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olan trafik kaza tespit tutanağının aksinin ispatı her zaman mümkün olup, kaza tespit tutanağının aksinin ispatladığının anlaşılmasına; hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı yönünden hükme esas alınan 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı ... tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalıların istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı ... vekili ve davalı ... vekillinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 6.292,19 TL'den peşin alınan 1.573,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.719,14 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 3.018,95 TL'den peşin alınan 1.600,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.418,95 TL harcın  davalı ... Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusumahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim