SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2096

Karar No

2024/1308

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2096

KARAR NO : 2024/1308

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04.10.2021

NUMARASI : 2020/113 Esas 2021/542 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 03.07.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 03.07.2024

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2021 tarih 2020/113 Esas 2021/542 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... Şti. arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, Business Card Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, davalı/borçlu ... ve dava dışı ...'nun sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, anılı sözleşme uyarınca şirkete ticari kredi kartı tahsis edilerek kullandırıldığını, ticari kredi kartı hesabından kaynaklı borcun ödenmemesi sonucu hesabın 13/11/2019 tarihinde kat edilerek kapatıldığını, İzmir 33. Noterliği’nin 20816 yevmiye numaralı, 14.11.2019 keşide tarihli kat ihtarnamesinin davalıya ve dava dışı borçlulara gönderildiğini, davalı tarafından ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ve ihtarnameye bir itirazda bulunulmadığını, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine, Business Card Üyelik Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06/12/2019 tarih, 2019/998 Değişik İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararıyla, İzmir 28. İcra Müdürlüğü’nün 2019/16081 E. sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin 16/12/2019 davalıya tebliğ edildiğini, UYAP sisteminde yapılan incelemede borçlu ...'in itiraz dilekçesi sunmuş olduğunu gördüklerini, davalı/borçlu tarafından, takibe, borca ve ferilerine yasal süresinde yapılan haksız ve mesnetsiz itiraz sonucu takibin durduğunu, söz konusu itirazların, alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetle yapıldığını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı banka tarafından, dava dışı şirkete, tarafların mutabakatı üzerine imzalanan Business Card Üyelik Sözleşmesi uyarınca ticari kredi kartı tahsis edilerek kullandırıldığını ve davalının kefaletin hukuki sonuçları konusunda bilgilendirilerek sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, dolayısıyla davalının, icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde borcu kabul etmediğini beyan etmesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını, ayrıca davacı banka tarafından kullandırılan ticari kredi kartından kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek kapatıldığına ilişkin davalı/borçlunun, sözleşmede belirttiği adresine gönderilen ihtarname ile temerrüt gerçekleştiğini, işbu ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine davacı bankanın alacağını tahsili amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunularak yasal süresi içerisinde ilamsız takibe geçildiğini, bu sebeple davalı/borçlu hakkında başlatılan takipte herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığını, icra takibinde talep edilen faiz oranında da herhangi bir hukuka aykırı husus bulunmadığını, faiz oranlarının taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde kararlaştırılan faiz oranları esas alınarak belirlendiğini, bankacılık işlemlerine ilişkin olarak BSMV uygulandığını, dava şartı olan arabuluculuk kurumuna da başvuru yaptıklarını ancak arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı adına çıkartılan tebligat ve dava dilekçesi tebliğine rağmen, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı borçlu ... Ltd.Şti. arasında akdedilmiş bulunan 02/03/2018 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ve 04/04/2018 tarihli 50.000,00 TL limitli Businesscard Sözleşmesi ile dava dışı borçluya kredi kartı tahsis edildiği ve kullandırıldığı, davalının bahsi geçen Businesscard Sözleşmesini 6098 Sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle 50.000,00 TL'ye kefil olarak müteselsil kefil sıfatıyla 05/04/2018 tarihinde imzaladığı, imza tarihinde evli olmadığı bu nedenle eş rızasına gerek olmadığı, dava dışı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 14/11/2019 tarihinde ihtarname ile ihtar edildiği, hesaplarının kat edildiği ve sözleşme hükümleri gereği temerrüde düşürüldükleri, borcun ödenmemesi üzerine 12/12/2019 tarihinde İzmir 28.İcra Müdürlüğü 2019/ 16081 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde takip çıkışı kadar toplamda 34.570,30 TL alacaklı olduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep etmiş ise de, davacının takip tarihi itibariyle 32.527,76 TL asıl alacak, 559,48 TL işlemiş faiz, 27,97 TL %5 BSMV, 410,19 TL masraf, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 125,40 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 34.256,80 TL banka alacağından kefaleti geçerli kabul edilen davalının sorumlu olduğu kanaatine varılarak, takip tarihinden sonra davalının borca istinaden ödeme yaptığına dair dosyada bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı nazara alınarak, davanın kısmen kabulü ile, davalının İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2019/16081 esas sayılı dosyasındaki itirazlarının 32.527,76 TL asıl alacak, 559,48 TL işlemiş faiz, 27,97 TL %5 BSMV, 410,19 TL masraf, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 125,40 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 34.256,80 TL üzerinden iptali ile asıl alacak 32.527,76 TL'ye takip tarihinden itibaren%24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV'sinin tahakkuku ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan ve itirazı haksız bulunduğundan hükmolunan 34.256,80 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, HMK gereğince yalnızca hukuki bilgi ile çözümlenebilecek hususlarda bilirkişiye başvurulması mümkün değil iken mahkemece bilirkişi tarafından beyan edilen hukuki görüş doğrultusunda kefaletin geçerli olduğu kabul edilerek hüküm tesis edildiğini, davalının sözleşmede imzası bulunmayıp imzası olan tek belge "buradan sonraki bölümler ilgilisi tarafından el yazısı ile doldurulacaktır" başlıklı belge olup bu belgeden başka sözleşmenin hiçbir sayfasında davalının imzasının bulunmadığını, sözleşmede sadece müşteri ... Şti'nin ve banka yetkililerin imzası olup davalının imzasının bulunmadığını, davalının salt belirttikleri tek belgede imzası olup bu belgede de davalının hangi sözleşmeye ve hangi tür krediye kefil olduğu belirtilmediğinden dolayısı ile kefalet belirlilik ilkesine uygun olmadığından ve kefilin imzası olmayan sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olmayacağından davalının sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, asıl borcun belirli veya belirlenebilir olması kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartı olduğunu, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere kefil, sadace imzaladığı GKS'ye istinaden geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olduğunu, kefilin kefil olduğu GKS dışında başkaca herhangi bir borçtan sorumlu tutulamayacağını, kefil olduğu GKS'de bu yönde bir madde (doğmuş veya doğacak tüm borçlarının teminatı olarak) bulunmasının bu sonuca etkili olmadığını, davalının hangi borca kefil olduğunun belli olmadığını, bankacılık ve kart sözleşmesinde de imzası bulunmadığını, dolayısı ile imzası bulunmayan sözleşmelerden doğan borç için davalının sorumluluğunun düşünülemeyeceğini, kefilin hangi borca kefil olduğunun beli yahut belirlenebilir olması gerektiğini, aksi halde kefaletin geçersiz olduğunu, davalının imzasının olduğu tek belgenin ekte sundukları belge olduğunu, tarih miktar belli ise de davalının hangi ilişkiye neye hangi borca kefil olduğunun belli olmadığını, bu nedenle davalının sözleşmede imzası olmadığından ve kefil olarak imzaladığı belgede de hangi ilişkiden dolayı kefil olduğu belirtilmediğinden kefaletin geçerli olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, davacı banka ile dava dışı ... Şti.arasında akdedilen Bankacılık Hizmet ve Business Card Üyelik Sözleşmesine dayalı olarak ödenmeyen banka alacağı nedeniyle davalı kefil hakkında girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davacı banka ile dava dışı borçlu ... Şti. arasında 02/03/2018 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ve 04/04/2018 tarihli 50.000,00 TL limitli Business Card Üyelik Sözleşmesinin imzalanarak dava dışı borçlu şirkete kredi kartı tahsis edildiği ve kullandırıldığı, davalının bahsi geçen Business Card Üyelik Sözleşmesi 6098 Sayılı TBK 583.maddesinde düzenlenen kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle 50.000,00 TL'ye kefil olarak müteselsil kefil sıfatıyla 05/04/2018 tarihinde imzaladığı, dava dışı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 14/11/2019 tarihinde ihtarname ile ihtar edildiği ve hesaplarının kat edildiği, söz konusu Business Card Üyelik Sözleşmesinin ''buradan sonraki bölümler ilgilisi tarafından (kefil/kefilin eşi) el yazısı ile doldurulacaktır'' ibaresinden sonra gelmek üzere müteselsil kefil olunan miktarın davalı yanca el yazısı ile yazılmak ve imzalanmak sureti ile kefaletin geçerli bulunduğu, kefaletin dayanağı olan sözleşmenin tüm sayfalarında müteselsil kefilin imzası bulunmasının yasal zorunluluk olmadığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince taraf delillerinin toplanıldığı, davaya konu sözleşme suretlerinin dosyaya kazandırılmasından sonra dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, alınan bilirkişi kök raporunda, davacı bankanın takip tarihi itibariyle kullandırılan krediden kaynaklanan 32.527,76 TL asıl alacak, 559,48 TL işlemiş faiz, 27,97 TL %5 BSMV, 410,19 TL masraf, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 125,40 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 34.256,80 TL alacağın bulunduğu hesaplanmış, taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan bilirkişi ek raporunda da aynı yönde rapor tanzim edildiği görülmüş olmakla, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerek

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.340,08 TL'den peşin alınan 585,02 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.755,06‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

 4. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirİptalikararınınkonusuhükümgerekçeKaynaklanan)(Bankacılıkmahkemesinumarasıİtirazınözeticevapİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim