SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/757

Karar No

2024/1305

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/757

KARAR NO : 2024/1305

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 31.01.2024

NUMARASI : 2022/556 E. 2024/63 K.

DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat

DAVA TARİHİ : 06.06.2022

KARAR TARİHİ : 03.07.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 03.07.2024

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.01.2024 tarih 2022/556 E. 2024/63 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, 24/12/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Manisa istikametinden Akhisar ilçesi istikametine seyir halindeyken ... Kavşağına geldiğinde önünde kırmızı ışıkta sol şerit üzerinde durmakta olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olan davacının ağır şekilde yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... ve ... plakalı araç sürücüleri olduğunu, davacının ise meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketi'ne yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketleri tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta birtakım eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu ve bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verildiğini, ancak kaza tarihi dikkate alındığında kesin ve tam rapor alınabilmesi, tedavi sürecinin bitmesi ve en azından kaza tarihi üzerinden bir yıl geçmesi ile mümkün olabileceğini, bu sebeplerle kazanın üzerinden bir yıl geçmemiş olması ve tedavi süreci halen devam eden davacının herhangi bir sağlık kuruluşundan ivedi şekilde alacağı raporun davacının hak kaybına uğramasına sebep olacağını, bu nedenle hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı sigorta şirketleri ile görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, ikame ettikleri davanın belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcı ikmal edeceklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacı için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden sigortalılarının kusuru oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili, davacının davalıya eksik evrak ile başvuru yaptığından KTK madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına alınacağını, poliçe nedeni ile sorumlulukların davacının alacağını ispat etmesi kaydıyla azami teminat limiti olup teminat miktarının aşılamayacağını, poliçe teminat limitleri muaccel borçlar olmayıp, ödenebilecek azami teminat limitini ifade ettiğini, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığı ve bu nedenle, poliçe üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının, tamamının ödeneceği anlamını taşımadığını, sadece zarar tutarı açısından ödenebilecek üst sınırın ifade edildiğini, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuruna bağlı ve orantılı olduğunu, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından kusur oranlarının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerekiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurlarının, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararıyla genel şartlar açıkça iptal edilmediğini, kanunlarda açıkça hüküm bulunmayan hallerde genel şartların uygulanması gerektiğini, davacı tarafın usule uygun bir başvurusu bulunmamakla beraber başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumlarından veya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespitinin gerektiğini, soruşturma veya kovuşturma dosyası kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı, sağlandı ise şartlarının ne olduğu hususlarının sorulmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın 1068858421 numaralı zmms poliçesi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında ve ancak teminat limitleriyle sorumlu olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağının kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle belge suretleri ve deliller tebliğ edildiğinde cevap verme ve karşı delil ibraz etme haklarını saklı tutuklarını, manevi tazminata ilişkin taleplerin teminat dışında olduğunu, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve ...'ya ihbarı gerektiğini, davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde kendilerinden tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, bu nedenle ihbar dilekçelerini ayrıca sunacaklarını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda zamanaşımına uğradığından, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, HMK madde 114 uyarınca tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, “geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin ... tarafından karşılanması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin olarak davalının sağlık gideri teminatı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamanın Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi çerçevesinde zmms genel şartları'na göre aktüeryal yöntem ve teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise; ... tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi kaldı ki ... tarafından davacının geçici iş göremez kaldığı iddia edilen dönemde hastalık/geçici iş göremezlik kolundan ödeme yapılmış olabileceğinden mükerrer ödemeye mahal vermemek adına bu hususun ...'ya müzekkere yazılarak sorulması gerektiğini, KTK 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, davalının söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, KTK 92. maddesinde sigorta şirketinin sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayıldığını, sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın 26/10/2023 tarihli duruşmasında taraflarca takip edilmeyen davanın HMK 150 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına kararı verildiği, yenileme süresi olan üç ay içinde yenilenmediğinden davanın HMK.nun 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiğinden bahisle davanın HMK madde 150/1 ve150/5 gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, İDM kararının davalı yönünden hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davanın davalı ... A.Ş. yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın davalı yönünden feragat ettiğinden davanın davalı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama devam ederken, 29.11.2022 tarihinde, davacı tarafça davaya ilişkin olarak "İbraname, Feragatname ve Makbuz" belgesi düzenlendiğini, bu belgenin 23.12.2022 tarihli dilekçe ile dosyaya sunulduğunu, daha sonra 30.03.2023 tarihinde yapılan duruşmada davacı vekili tarafından "Davalı ... yönünden davalı ...nın celse arasında ibraz ettiği 29/11/2022 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz gereğince davadan feragat ediyoruz, davalı ... Sigorta yönünden davamızı takip ediyoruz..." hususu beyan edildiğini, beyana göre davacı taraf davasından davalı ... A.Ş. yönünden açıkça feragat ettiğini, davanın, davalı yönünden o anda sona erdiğini, yargılamanın sürmesinin nedeninin davanın diğer davalı ... Sigorta Şirketi yönünden takibine devam ediliyor olması olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

HMK'nın 311. maddesi uyarınca feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuçları doğurur. Somut olayda, 30.03.2023 tarihli duruşmada duruşmaya katılan davacı vekili beyanıyla davalı ... A.Ş yönünden davalı ... A.Ş'nin celse arasında ibraz ettiği 29/11/2022 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz gereğince davadan feragat ettiklerini, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davayı takip ettiklerini beyan etmiş, mahkemece davalı ... ... Sigorta Şirketi'ne karşı açılan dava yönünden davaya devam edilerek dosyanın işlemden kaldırılmasına müteakip davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin davalı ... A.Ş'ye karşı açtıkları davasından feragat ettiği gözetilerek davalı ... A.Ş'ye karşı açılan dava yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalı ... Sigorta A.Ş'ye karşı açılan dava hakkında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, ancak yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.01.2024 tarih 2022/556 E. 2024/63 K. sayılı kararının  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2. Davalı ... Sigorta Şirketine karşı açılan davanın HMK 150/1. 5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

Davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 346,90TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Feragat nedeniyle vekalet ücreti talep edilmediğinden davalı ... A.Ş yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı ... Sigorta Şirketi lehine hesap ve takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi gereğince UYAP sistem üzerinden İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2022/3097 numaralı dosyasında sarf kararında 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı görülmekle, arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi gereğince UYAP sistem üzerinden İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2022/2195 numaralı dosyasında sarf kararında 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılandığı görülmekle, arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Kararın kesinleşmesinden sonra artan gider avansının taraflara ödenmesine,

3. İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 272,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.441,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye  verilmesine, 	

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 03.07.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriZararistinafreddinedereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusuSebebiyleCismanimahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim