Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2061
2024/1261
26 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2061
KARAR NO : 2024/1261
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03.09.2021
NUMARASI : 2020/97 E. - 2021/608 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 26.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26.06.2024
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.09.2021 tarih 2020/97 E. - 2021/608 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili, 15.12.2019 tarihinde, müvekkiline ait dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plaka sayılı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait aracın 375735 kasko sigortasını tanzim tanzim eden şirket olduğunu, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/211 D.İş sayılı dosyasında müvekkiline ait araçta 29.883,00 TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalının e-posta adresine 26.12.2019 tarihinde başvuru yaptıklarını, ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın 26.12.2019 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 08.06.2021 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, dava değerini 22.412,00 TL'ye arttırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili, dava konusu tazminatın zamanaşımına uğradığını, aracın rehinli olduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava tarafça kaza sonrası hasar ihbarında bulunulmadığını, araç üzerinde inceleme yapılmasına kötü niyetle izin vermediğini, tespit raporunu kabul etmediklerini, kaza tutanağında davacı aracın sağ ön kısmından hasarlandığının belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda bazı sol taraftaki parçaların da hasar gördüğünün belirtildiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, kiralama sözleşmesinin ibrasının gerektiğini, aksi halde %50 muafiyet uygulanacağını, aracı kiralayan kişi bildirimi kolluk kuvvetlerine yapılmadığı takdirde %75 tenzili muafiyet uygulanacağını, parça tedarikinin aracın onarımının yapıldığı servisin ya da sigortalı tarafından yapılmasının sigortacının onayına bağlı olduğunu, anlaşmasız özel serviste onarım yapıldığında %25, sigortacı onayı alınmaksızın marka yetkili servislerinde onarım yapılması durumunda %40 tenzili muafiyet uygulanmasının gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün karşı araca arkadan çarpması sebebiyle tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın hasar onarım bedelinin 22.000,00 TL yedek parça ve 3.325,00 TL işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 29.883,50 TL olduğu, aracın rayiç değerinin 85.000,00 TL olduğu, pert-total işlemi uygulanmasına gerek olmadığı yönünde görüş bildirildiği, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen müzekkere cevabında yer alan ... Kiralık Araç Bildirim Sistemi ekran görüntüsüne göre dava konusu aracın kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle kiralık olarak verildiği, poliçede sigortanın bir yıldan kısa süreli kiralamaları kapsadığı, sigortacının onayı olmaksızın sigorta şirketinin anlaşmalı servis ağı dışındaki başka bir özel serviste onarım yaptırılması durumunda eksper tarafından tespit edilen hasar tutarı üzerinden %25 oranında, sigortacının onayı olmaksızın marka yetkili servislerinde onarım yaptırılması durumunda ise eksper tarafından tespit edilen hasar tutarı üzerinden %40 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu aracın davalı sigorta şirketinin onayı olmaksızın sigorta şirketinin anlaşmalı servis ağı dışındaki başka bir özel serviste onarım yaptırıldığı, belirlenen hasar bedeli üzerinden %25 oranında indirim yapılması gerektiği, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 26/12/2019 başvuru yapıldığı, başvuru dilekçesinin davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının 8 iş gününün sona erdiği 08/01/2020 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle, davanın kabulü ile 22.412,00 TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 08/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kasko sigorta sözleşmesinde KABİS klozu gereğince kaza tarihi ve saati itibari ile KABİS kaydı olmadığından hasar bedeli üzerinden %75 tenzili muafiyet uygulanması gerekirken uygulanmadığını, ilk derece mahkemesince hasar onarım yeri şartı klozundan başka hiç bir muafiyet uygulanmadığını, oysa poliçedeki "Genel Muafiyet" gereğince her bir kasko hasarında, poliçede yer alan diğer muafiyetlerden bağımsız olarak aracın hasar tarihindeki rayiç değeri üzerinden 2.000,00 TL muafiyet uygulanacağını, "Rent a car klozu" gereğince kaza anında kiralama sözleşmesinin ve KABİS kaydının bulunmasının zorunlu olduğunu, aksi halde meydana gelen hasarlarda hasar bedeli üzerinden %75 tenzili muafiyet uygulanacağını, dava konusu poliçenin rent a car sözleşmesi olduğunu, taraflarca poliçede hasar anında kira sözleşmesinin ve kabis kaydının bulunmasının zorunlu olduğunu, her ne kadar ilk derece mahkemesince kira sözleşmesi ve KABİS kaydının Emniyet Müdürlüğünden gelen cevaplarda var olduğu belirtilmişse de, Emniyet Müdürlüğü kayıtlarında kaza tarihi ve saati olan 05.12.2019 tarih 22:10 saatinde aracın KABİS kaydının bulunmadığını, kira sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle KABİS klozu gereğince hasar bedeli üzerinden %75 tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, KABİS kaydının kaza saatinden çok önce olduğunu, kira sözleşmesi ve kabis kaydının 05.12.2019 saat 11:09'da düşüldüğünü, bu saatten sonra herhangi bir KABİS kaydı bulunmadığını, ancak kazanın saat 22.10'da gerçekleştiğini, davacı sigortalı tarafından davanın kısmi dava olarak açıldığını, temerrüt tarihinin mahkeme tarafından hatalı tespit edildiğini, tazminat ödeme borcunun hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olacağını, ancak ilk derece mahkemesince 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olarak tespit edildiğini, müvekkilinin delil tespitinden doğan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, hasar yönünden bilirkişi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, aracın sağ ön kısmından hasar almasına rağmen sol kısımlarının da hasarlı olduğunun değerlendirildiğini, aracın müvekkili şirkete gösterilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, kasko poliçesine dayalı olarak davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin davalı kasko sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı vekili, "Rent a car klozu" gereğince kaza anında kiralama sözleşmesinin ve KABİS (Kiralık Araç Bildirim Sistemi) kaydının bulunmadığını, bu nedenle hasar bedeli üzerinden %75 tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini savunmuş olup, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 05.03.2021 tarihli yazısı ekinde "Kira alış tarihi: 04.12.2019 saat 10:20; Kira geliş tarihi: 05.12.2019 saat 11:09" olarak belirtildiği; ancak ilk derece mahkemesince dava konusu aracın kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle kiralık olarak verildiği gerekçesiyle tenzili muafiyet uygulanmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince kazanın gerçekleştiği saatte davacıya ait aracın kiralanmış olup olmadığı hususu İl Emniyet Müdürlüğünden tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek, KABİS klozu gereğince hasar bedeli üzerinden %75 tenzili muafiyet uygulanması gerekip gerekmediği hususunda değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ile aracın kaza saatinde kiralanmış olduğu gerekçesiyle bu muafiyetin uygulanmaması isabetli görülmemiştir. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir.
Taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde 2.000,00 TL genel muafiyet klozunun bulunmakta olup, davalı vekilinin cevap dilekçesinde poliçe muafiyet bedelinin nazara alınmasını talep ettiği halde mahkemece davalının bu itirazının da değerlendirilmemiş olması hatalıdır. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir.
Mahkemenin kabulüne göre de, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.4.1. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 1427/2. maddesine göre, sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. Dosyada tespit bilirkişi raporunun davalı sigorta şirketine ibraz edildiği 26.12.2019 tarihinden itibaren 10. iş günü sonrası 13.01.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğünden, mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, ZMSS Poliçesi Genel Şartları'nda geçerli olan 8 günlük süre baz alınarak daha erken bir tarihte temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi de yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1. Davalı S.S. ... Kooperatifi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.09.2021 tarih 2020/97 Esas 2021/608 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26.06.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25