SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1919

Karar No

2024/1253

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1919

KARAR NO : 2024/1253

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19.04.2022

NUMARASI : 2019/356 E. 2022/349 K.

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 20.09.2019

KARAR TARİHİ : 26.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 26.06.2024

İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.04.2022 tarih 2019/356 E. 2022/349 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, davalı şirket tarafından davacı aleyhine İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4088 E. sayılı dosyasından takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak; 06.11.2016 günlü, 8113366 seri numaralı, 50.000 TL bedelli, ... Bankası çeki, 30.09.2016 günlü, 9139868 seri numaralı, 66.325 TL bedelli, ...bank çeki, 15.09.2016 günlü, 9139867 seri numaralı, 66.325 TL bedelli, ...bank çeki, 30.10.2016 günlü, 8113369 seri numaralı, 50.000 TL bedelli, ... Bankası çeki gösterildiği, davacının, davalı yana söz konusu çeklerden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı, davaya konu olan İzmir 1. İcra Müdürlüğü 'nün 2017/4088 E. Sayılı dosyasından başlatılan takipte davalı/ alacaklı şirketçe önce 6 adet çek dayanak olarak gösterilmişse de, tarafımızca ikame edilen imzaya itiraz davası sonucunda İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi 'nin 2017/178 E. , 2017/770 K. Sayılı dosyasında verilen kararda takibe konu iki adet çek yönünden takibin durdurulması kararı verildiği, söz konusu kararda görüleceği üzere takibin önceki haline konu 10.10.2016 günlü, 8114005 seri numaralı, 50.000 TL bedelli ... Bankası çeki ve 20.10.2016 tarihli, 8114006 seri numaralı, 50.000 TL bedelli ... Bankası çeklerinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı tespit edilmiş, söz konusu çekler yönünden imza itirazının kabul gördüğü, bu husus üzerine dosyadaki diğer 4 çek üzerinden takibe devam edilmişse de, söz konusu çekler ile ilgili de davacının borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama süresince davacının haklarına halel gelmesini önlemek , telafisi mümkün olmayacak bir takım zararların doğmasını engellemek amacıyla İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4088 E. sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/davalı aleyhine, davacı davacı lehine takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, davacının keşide tarihlerinde düzeltme olduğunu beyan ettiği 8113366 ve 8113369 seri nolu çeklerde, herhangi bir tahrifat ve usulsüzlük söz konusu olmadığını, zira yapılan düzeltmenin keşideci tarafından usulüne uygun biçimde paraflanarak tamamlandığını, tarihlerdeki düzeltmenin tüm çeklerde olmayıp, sadece ikisinde bulunduğunu, keşideci tarafından yapılan düzeltmeden davacının borçlu olmadığına dair bir anlam çıkarılmasının mümkün olmadığını, davacının usulüne uygun paraflanmış düzeltmeden mantık kurallarına ve maddi gerçeğe aykırı biçimde lehine sonuç çıkarma gayesinde olduğunu, ciro silsilesinde bulunanların müteselsilen sorumlu olduklarını, takip konusu çeklerde keşideci,lehtar ve ciranta hamile karşı müteselsilen sorumlu olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çeklerin davacıdan sonra ...'a cirolandığı, bundan sonraki ciroda ise yeniden keşideci ...'na ciro edildiği, oradan da davalı şirkete geçerek lehdar davacı aleyhine takibe geçildiğini, bu aşamalarda keşidecinin parafıyla keşide tarihlerinin değiştirildiği, davalının bu şekilde lehtara karşı müracaat hakkının kullanılmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde diğer ciranta olan dava dışı ... hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce davaya konu takibin bu borçlu yönünden iptal edildiği, bu dosyada da davalı olarak yer alan dosya davalısının durumu bildiği ve kendisinin bizzat taraf olduğu, cirantaya müracaat hakkı bulunmadığının istinaf kararı ile de hüküm altına alındığı, davalının bu sürece rağmen takibe devam ettiği, açıklanan yasal nedenlerle davacının davaya konu çeklerden dolayı sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 2017/4088 takip sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili mahkemece "Arabuluculuğa tabi olmadığı halde arabuluculuğa gidildiği anlaşılmakla" denilerek Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınmasına karar verildiği, menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı noktasında yargı kararları arasındaki çelişkili kararların Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2020/85 K. 2020/454 T. 13.2.2020 tarihli kararı ile değerlendirildiği, menfi tespit davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığına karar verildiğini, davacının da bu süreçte herhangi bir hak kaybına uğramamak adına arabuluculuk yoluna başvurduğunu, dolayısıyla davacının arabuluculuk yoluna başvurmasının aleyhine yorumlanamayacağını, arabuluculuk ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin ticari ilişki içinde olduğu ve çekleri düzgün ciro silsilesi ile hamil olarak elinde bulunduran ...'ndan bu çekleri almış olup, keşideci ile lehdar arasındaki def'ilerin iyiniyetli 3.kişi konumundaki davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, ciro silsilesinde bulunanların müteselsilen sorumlu olduklarını, geriye cirodan sonra çeki keşideciden devralan hamile karşı keşideci, lehtar ve tüm cirantaların müteselsilen sorumluluğunun devam edeceğini, çekteki ciro silsilesine göre lehtar borçluya karşı müracaat sorumlusu olan keşideci çeki geriye ciro ile alması ve başkasına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde ciro ile çeki devraldıktan sonra keşidecinin sorumlu olduğu lehtara müracaat borçlusu olarak başvurmasının mümkün olmadığını, çünkü geriye ciro ile çeki devralan keşidecinin çeki devralmadan önceki durumuna döneceği ve sonuç olarak lehtar aleyhine icra takibi yapılamayacağını, ancak keşidecinin başkasına ciro ederse bu kişinin lehtarı takip etmesine yasal bir engel olmadığı, takip konusu çeklerde keşideci, lehtar ve cirantanın hamile karşı müteselsilen sorumlu olduğu, dava konusu olayda takip konusu çeklerin ciranta borçlu ... tarafından, ciro ile keşideciye, keşideci tarafından da takip alacaklısı davalı şirkete ciro edildiği, davalı alacaklıya usulüne uygun ciro silsilesi ile çeklerin ciro edildiği, davalının yetkili hamil olduğu, lehdar ...'ın da ciro silsilesi içinde yer aldığından hamil alacaklı davalıya karşı sorumlu olduğunu, cironun teminat fonksiyonu açısından çeki temlik cirosu ile devreden kimsenin ödenmesinden hamile karşı sorumlu olduğunu, olayda takip konusu çeklerin ciranta borçlu ... tarafından ciro ile keşideciye, keşideci tarafından da takip alacaklısı davalı şirkete ciro edildiğini, davalının alacaklıya usulüne uygun ciro silsilesiyle çeklerin ciro edildiğini, davalının yetkili hamil olduğunu, lehtar ...'ın da ciro silsilesi içinde yer aldığından hamil alacaklının davalıya karşı sorumlu olduğunu, davalı şirketin icra tazminatına mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, icra takibine konu çeklerin ikinci kez tedavüle sokulduğundan ciranta ve lehdar olan davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2017/4088 E. sayılı dosyasında

Alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ..., ..., ... aleyhine 332.650,00 TL asıl alacak, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 14.020,71 TL faizi, 997,95 TL komisyon ücreti, 33.625,00 TL çek tazminatı, 143,30 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 381.516,96 TL üzerinden toplam 6 adet çeke ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, ödeme emirlerinin borçlulara tebliğinin yapıldığı, borçlulardan ... tarafından yetkiye imzaya ve borca itiraz edilmesi üzerine İzmir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/220 Esas 2018/456 Karar sayılı ilamının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine istemin kabul edilerek davanın kabulü ile İİK 170/A maddesi uyarınca davacı borçlu hakkında yürütülen icra takibinin iptaline (30.05.2019 tarih 2018/2403 Esas 2019/1246 Karar ) karar verilmiş olduğu görülmüştür.

Her ne kadar davaya konu takibin toplam 6 aet çeke ilişkin olarak yürütülmekle birlikte takip konusu çeklerden 8114005 ve 8114006 seri nolu çekler yönünden davacı ... tarafından 04.04.2017 tarihinde davalı ... aleyhine açılan imzaya itiraz davasında yapılan imza incelemesi neticesinde kabulü ile söz konusu çekler yönünde İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2017/4088 Esas sayılı takip dosyasında yürütülen takibin durdurulmasına, diğer çekler yönünden takibin devamına dair İzmir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 07.11.2017 tarih 2017/178 - 770 E.K sayılı kararı ile karar verilmiş olduğu, istinafa konu menfi tespit davasının ise 06.11.2016 günlü, 8113366 seri numaralı, 50.000 TL bedelli, ... Bankası çeki, 30.09.2016 günlü, 9139868 seri numaralı, 66.325 TL bedelli, ...bank çeki, 15.09.2016 günlü, 9139867 seri numaralı, 66.325 TL bedelli, ...bank çeki, 30.10.2016 günlü, 8113369 seri numaralı, 50.000 TL bedelli çeklere ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf nedeninin irdelenmesinde; Yargıtay 19. HD'sinin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 13.02.2020 tarih ve 2020/85 E- 2020/454 K sayılı kararı uyarınca; "7155 sayılı kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK’na eklenen 5/A maddesi gereğince ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına" ilişkin kararı dikkate alınarak davacı vekilinin arabuluculuk ücretine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, çek, keşideci tarafından lehtar lehine düzenlenip, keşide edildikten sonra, lehtar tarafından tekrar keşideciye ciro edilmesi halinde, keşidecinin 6102 sayılı TTK'nın 788. maddesi koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden lehtarın sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD 28.01.2021 tarihli, 2020/3619 E. 2021/574 K. sayılı ilamı) Bu nedenle mahkemenin verdiği davacının borçlu bulunmadığının tespitine yönelik kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Ancak İİK 72/5.maddesi gereğince davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması halinde talebi üzerine borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilebileceği, somut olayda borçlunun İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2017/4088 Esas sayılı takibe kötü niyetli olarak giriştiği kanıtlanamadığından aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.

Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.04.2022. Tarih 2019/356 E. 2022/949 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3. Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;

Davanın KABULÜ İLE; dava konusu İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 2017/4088 Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

Davalının kötü niyeti kanıtlanamadığından İİK 72/5 maddesi gereğince aleyhine tazminatı hükmedilmesine yer olmadığında,

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gereken 15.892,32-TL harçtan peşin olarak alınan 3.973,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.919,23-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 36.897,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan 4.017,49-TL peşin ve başvurma harcı, 11 tebligat gideri 70,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

Arabuluculuğa tabi olmadığı halde arabuluculuğa gidildiği anlaşılmakla Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,

Taraflarca tarafından yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,

3. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL'den peşin alınan 80,70. TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

5. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

6. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 220,70. TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,	

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafTespitdereceizmirkabulükararınınkonusuhükümMenfigerekçemahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim