Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2074
2024/1245
25 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2074
KARAR NO : 2024/1245
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01.07.2021
NUMARASI : 2019/507 E. 2021/590 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25.06.2024
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.07.2021 tarih 2019/507 E. 2021/590 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkil ... adına kayıtlı ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeyken davalı sigorta şirketine sigortalı diğer davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla 25.06.2018 tarihinde çarpışması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karıştığı, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücü davalı ...’in asli, diğer sürücü ...’in ise tali kusurlu olduğu, müvekkil adına kayıtlı aracın pert olduğunu belirterek müvekkilin uğramış olduğu 30.000 TL maddi zararın olay tarihi olan 28.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ve fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından ZMMS Poliçesi ile sigortalandığını, kaza tarihinde müvekkil şirketin maddi hasar sebebiyle araç başına 36.000 TL teminat sınırı olduğunu, yapılacak yargılamada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, davacıya yapılan ödeme ile zararının karşılandığını, değer kaybı hesabında Yargıtay kriterlerine uygun bir hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya konu kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan diğer araç sürücüsü ...'in de kusurunun bulunduğunu, aşırı süratle seyreden ve kavşağa yaklaşırken de hızını kesmeyen ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aracın sovtaj bedeli davacı tarafça talep edilmediğinden, sigortalı araç hurdasının sigorta şirketinde kalması karşılığında davanın kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL tazminatın, davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 28/06/2018 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, temerrüt tarihi olan 14/05/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 18.750,00 TL'nin ise, ıslah harcının yatırıldığın tarihten itibaren tüm davalılardan yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, yerel mahkemece kazalı araç bedelinin düşük hesaplandığı ve araç sürücüsü ...'in alt düzeyde tali kusurlu olduğu dikkate alınmadan hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, davaya konu aracın 2004 model ... ... 1.6 ... marka olup, kaza tarihinde henüz 54.000 km bulunan ve hasar kaydı bulunmayan aracın değerinin düşük hesaplandığını, bilirkişinin aracın kilometre bilgisine dahi sahip olmadan sadece piyasa araştırması ile edinmiş olduğu bilgiler üzerinden farazi bir değerlendirme yaptığını, hasar kaydı yönünden çok daha olumsuz koşullara sahip emsal araçların dahi 60.000-TL ve üzeri bir değer ile satışa sunulduğunu, birden fazla kişinin hayati tehlike geçirecek düzeyde yaralanmış olduğu kaza nedeni ile Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/434 E. Sayılı dosyası üzerinden açılmış olan ceza davası kapsamında alınan 20.12.2019 tarihli Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın raporunda, davalı sürücü ...’in asli kusurlu olduğu belirtilmiş olup müvekkile ait araç sürücüsü ...’in ise alt düzeyde tali kusurlu olduğu, yerel mahkemede yapılan tazminat yargılamasının 08.10.2020 tarihli celse 6 no'lu ara kararında da bilirkişi tarafından yapılacak tazminat hesabında 20.12.2019 tarihli ATK raporu kusur oranlarının dikkate alınması yönünde hüküm kurulduğu, ıslah dilekçemiz ile ekinde sunulan 04.05.2021 tarihli Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin emsal raporun kusur oranı değerlendirmesinde alt düzeyde tali kusur oranı karşılığının %10 olarak takdir edilmiş olduğu, tali Kusur karşılığında dahi %25 olarak takdir olunan kusur oranının, alt düzeyde tali kusurlu tespiti yapılan müvekkil açısından aynı oranda uygulanmış olmasının hakkaniyete uymadığını, davalı sigorta şirketi tarafından yerel mahkeme kararına karşı sunulan istinaf başvurusunda ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, somut kazada araç sürücüsü ... ve ... hafif, ... ise hayati tehlike geçirecek derecede ağır şekilde yaralandıklarının Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/434 E. Sayılı ceza dosyası ile sabit olduğunu, yine dava dilekçesi ile araç hurdasına yönelik bir talepleri olmadığını ve seçimlik hakkının zararın tamamına yönelik olduğunun açık olduğunu, bu doğrultuda yerel mahkemenin, maddi zararın sovtaj bedeli düşülmeksizin karşılanması yönündeki kararının yerinde olduğunu, yerel mahkeme kararının, kanaatimizce sadece araç değeri ve kusur oranının takdirine yönelik kısımlarının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı sigorta vekili, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazları yönünden hukuka aykırı karar verildiğini, yerel mahkeme; davanın "belirsiz alacak" davası şeklinde açıldığından bahisle zamanaşımı itirazımızı reddettiğini, açılan davanın belirsiz alacak davası değil; kısmi dava şeklinde açıldığını, davaya konu kaza 25.06.2018 tarihinde gerçekleşmiş olup dava tarihi itibariyle her ne kadar dava dilekçesinde talep edilen 30.000,00 TL için 2 yıllık zamanaşımı süresi durmuş ise de bu tutarı aşan talepler yönünden, davanın kısmi dava olduğu gözetildiğinde 25.06.2020 tarihinde dosyaya 02.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi sunulmadan zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca aracın sovtaj bedeli yönünden müvekkil şirket nezdinde olmayan hasarlı (hurda halindeki) araç için sanki müvekkil şirket nezdindeymiş gibi hüküm kurulmasının hatalı olup, sovtaj bedeli düşülerek hüküm kurulması gerektiğini, davacı tarafından mutabakatname imzalanarak çekme belgesi ile hasarlı araç müvekkili şirkete teslim edilmediğini, aracın ruhsat kayıtlarında halen dahi malik olarak davacının gözüktüğünü, davacı tarafın aracını hurda olarak otoparka bırakmasının bu aracın müvekkili şirket tarafından teslim alındığını göstermediğini, müvekkili şirket tarafından hurda araç satılmak istenilse dahi bunun yapılamayacağını, bu durumda hesaplanan pert-total tutarından sovtaj bedeli düşülerek hüküm kurulması gerekirken hasarlı aracın müvekkili şirkette olduğu varsayılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, araca pert işlemi yapılması halinde, çekme belgeli ruhsat fotokopisinin dosyaya eklenmeden hüküm kurulmaması gerektiğini, davacı tarafın aracının kaza tarihli piyasa rayiç değerinin yüksek, sovtaj değerinin düşük hesaplandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava, 25.06.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedelinin araç sürücüsü, araç maliki ve aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert kabul edilerek sovtaj bedelinin rayiç bedelinden indirilmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanmasına, meydana gelen trafik kazasında birden fazla kişinin yaralanması nedeniyle KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresinin dikkate alınmış olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL maktu harcın peşin alınan 577,00. TL'den mahsubu ile bakiye fazla yatan 149,40. TL harcın talep halinde yatırana iadesine
3. Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 2.305,46. TL'den peşin alınan 577,00. TL'nin mahsubu ile bakiye 1.728,46. TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş'nin yaptığı giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25