İzmir BAM 11. HD 2021/2039 E. 2024/1202 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2039
2024/1202
13 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2039
KARAR NO : 2024/1202
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.10.2021
NUMARASI : 2021/82 E. 2021/861 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13.06.2024
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.10.2021 tarih 2021/82 E. 2021/861 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 06.07.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında müvekkiline ait arazta KDV dahil 13.043,96 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın 22.07.2020 tarihinde 8.264,00 TL kısmi hasar ödemesi yaptığını, bakiye hasar bedelinin ödenmesi için davalıya başvurduklarını, ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya varılmadığını, müvekkilinin 354,00 TL eksper ücreti ödediğini, yargılama gideri içinde hüküm altına alınmasını talep ettiklerini ileri sürerek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 500,00 TL bakiye hasar bedelinin 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ayrıca 100,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.09.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; bakiye hasar bedeli istemini 4.779,61 TL, değer kaybı istemini 4.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, araçta daha önce meydana gelen hasarlara binaen onarım gören parçaların hesaplamaya dahil edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, talep edilen kazanç kaybı, ekspertiz ücreti gibi dolaylı zararların tümünün trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı kamyonetin arkasına tehlikeli bir şekilde yaklaşarak, ön kısımları ile davacıya ait kamyonetin arka kısımlarına çarptığı, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça, işçilik ve KDV dahil 13.093,95 TL hasar meydana geldiği, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark şeklinde hesap edilerek 4.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce 22.07.2020 tarihinde davacıya 8.264,34 TL kısmi hasar bedeli ödemesi yapıldığı, bakiye hasar zararının 4.779,61 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin hasar zararı yönünden en geç kısmi ödeme tarihi olan 22.07.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının değer kaybı bedeli için dava tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.779,61 TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ayrıca 4.000,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 354,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ilk derece mahkemesince kusur tespitine ilişkin hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmadan, davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün müterafik kusuru bulunup bulunmadığı tespit edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, değer kaybı hesaplamasının Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan değer kaybı hesaplama formulüne göre yapılması gerektiğini, araçta önceden meydana gelmiş olabilecek hasarlar araştırılmadan, tramer ve trafik kayıtları incelenmeden ve aracın kat etmiş olduğu yolun km cinsinden değeri hesaba katılmadan değer kaybı hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, raporda belirtilen parça ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, aracın rayiç bedelinin çok yüksek olarak hesaplandığını, hükmedilen ekspertiz ücretinin haksız olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 22/19 maddesi uyarınca sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan taraflara eksper tayin etme hakkının bulunduğunu, Sigorta Bilgi Merkezi yönetim ve denetiminde Eksper Atama ve Takip Sisteminin (EKSİST) çalışır konuma getirildiğini, ancak davacının atamayı Eksist sistemi üzerinden yapmaksızın gerçekleştirdiğini, dava tarihinden önce müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını, bu ödemeye rağmen mükerrer tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dosyaya faturası dahi sunulmamış olan ve ödendiği belirli olmayan KDV tutarı yönünden sorumluluğunun bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan raporda, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ün dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri sonucu davacıya ait araca arkadan çarptığı, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, tespit edilen kusur oranlarının kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olmasına göre, davalı vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. - 2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K.)
Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybının yukarıda belirtilen esaslara göre hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Davalı vekili müvekkilini KDV'den sorumlu olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K ) Davalı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar nedeniyle davacının değer kaybı tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 599,73 TL'den peşin alınan 200,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 399,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13.06.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25