SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/2005 E. 2024/1198 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2005

Karar No

2024/1198

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2005

KARAR NO : 2024/1198

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06.10.2021

NUMARASI : 2021/258 Esas 2021/563 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

KARAR TARİHİ : 13.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 13.06.2024

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2021 gün ve 2021/258 Esas 2021/563 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, dava dışı ... Tic. A.Ş.'ne ait işyerinin müvekkili şirket tarafından 01.04.2016 - 01.04.2017 başlangıç ve bitiş tarihli Asu Paket Poliçesi ile teminat altına alındığını, 21.11.2016 tarihinde dava dışı ...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı davalı ...'ne ait aracı sigortalı işyerine bakım için getirdiğini, bakım sonrasında, sürücüsü olduğu ... plakalı araca bindikten sonra sağa manevra ile kalkış yaparken, sağında bulunan ...'in bakımını yapmak üzere olduğu araca çarptığını, davalı ...'nün maliki/işleteni olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına 992,09 Euro ödeme yapıldığını, bu tutarın rücuen tazmini amacıyla İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3223 E. sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine dosyanın İzmir 7. İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek 2020/10457 E. numarasıyla işlemlere devam edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde ve zararın oluşmasında müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, müvekkili idareye ait ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan ... A.Ş'ye davanın ihbarını talep ettiklerini, bu şirkete rücuen tazmin talebine ilişkin herhangi bir başvuruda bulunmayıp doğrudan müvekkili idareye karşı rücu talebini iletmesinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, talep edilen hasar bedelinin yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 23/06/2021 tarihli duruşmada davacı vekiline davalı sigorta şirketine karşı müracaatının hangi tarihte yapıldığının bildirilmesi, varsa buna ilişkin belgelerini 2 hafta kesin süre içerisinde ibraz etmesi, aksi durumda davanın usulden reddedileceği hususunun ihtar edildiği, 22/09/2021 tarihli duruşmada yine davacı vekiline davalı sigorta şirketine müracaatta bulunması ve müracaata ilişkin evraklarını sunması için 2 hafta kesin süre verilmesine, bu kesin süre içerisinde müracaatta bulunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtaratına karar verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilinin sigorta şirketine müracaatın yapıldığı, müracaatın reddedildiğine ilişkin beyan dilekçesi sunduğu, 6704 Sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değişik 97. maddesiyle zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinin düzenlendiği, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceğinin belirtildiği, dava tarihi itibariyle 2918 Sayılı KTK’nın 97. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlükte olduğu, davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, davacı vekilinin verilen kesin süreler içerisinde dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin belge sunmadığı gerekçesiyle davanın HMK’nın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince ara karar neticesinde dava dışı (ihbar olunan) ... A.Ş.'ye başvuru yapıldığına ve başvurunun reddedilmesine dair beyanları yerel mahkemeye sunduklarını, mahkemece beyanları dikkate alınmadan doğrudan davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 22.09.2021 tarihinde kurulan ara karara yönelik olarak 04.10.2021 tarihinde beyan dilekçesi sunduklarını, başvuruya ilişkin mail yazışmalarının diğer taraf olan ... A.Ş.'nin bilgisi dışında işbu dava dosyasına taraflarınca sunulmasının mümkün olmadığını, yerel mahkemece davalının ZMSS sigortacısı olan ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak başvurunun reddine ilişkin mail yazışmalarının istenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın usulden reddine dair hükme herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ancak ilk derece mahkemesince müvekkili kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, özel işyeri paket sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E. - 2019/65 K.) Davalı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.(Yargıtay İBK 22/03/1944 tarih ve 1939/37 E. - 1944/9 K., 17/01/1972 tarih 1970/2 E. - 1972/1 K.)

Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince motorlu aracın işletenine, TTK'nın 1402. ve devamı maddeleri uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı dava açabilir. Sigorta şirketi ve işleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.

Türk Borçlar Kanununun 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, Türk Borçlar Kanunu'nun 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zarar gören zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 4. HD 22.06.2023 tarihli 2023/2782 E. 2023/8400 K. Sayılı ilamı)

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. Ne var ki, davacı sigorta şirketi kendi sigortalısının zararını gidermiş, ödediği bedelin kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın maliki/işleteni olan davalı ...'nden rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. Davacı sigorta şirketi TTK m. 1472/1. maddesi uyarınca sigortalısının yerine geçerek zararını karşı aracın işleteninden talep etmiş olduğundan, KTK'nın 97. maddesi kapsamında sigortacıya yazılı başvuru yapması şartı aranmayacak olup, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin istinaf sebebi yerindedir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2021 tarih 2021/258 E. .  2021/563 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatıranlara ayrı ayrı iadesine,

5. Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapkonusuİptaliözetiistinafKaynaklanandereceizmir(HaksızgerekçeİtirazınZararnedenlerikararınınNedeniyle)numarasımahkemesiEylemdenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim