SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2024/473 E. 2024/1188 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/473

Karar No

2024/1188

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/473

KARAR NO : 2024/1188

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10.01.2024

NUMARASI : 2023/681 E. - 2024/11 K.

DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 12.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2024

İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.01.2024 tarih 2023/681 E. - 2024/11 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, 07.10.2021 tarihinde ... Şti.'e ait, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ve onun sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sigortalı araç sürücüsünün, İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, Çobançeşme Koşuyolu caddesi, Güngören istikametinde davacının trafik kurallarına uygun bir şekilde sol şeritte seyrederken orta şeritteki sigortalı araç sürücüsünün sol şeride geçmeye çalışırken davacı aracına sağ taraftan çarpması neticesinde gerçekleştiğini, husumetin 1 no'lu davalıya kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü sıfatıyla 2 no'lu davalıya araç sahibi ve işleteni sıfatıyla, 3 no'lu davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ... plakalı aracın 27.12.2020-27.12.2021 tarihleri arasında geçerli 37605351 poliçe numaralı ZMMS poliçesi nedeniyle poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak; 4 no'lu davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 30.12.2020 - 30.12.2021 tarihleri arasında geçerli K-231625845-0-0 poliçe numaralı İMMS klozu içerir genişletilmiş kasko poliçesi nedeniyle ve ZMMS poliçe teminat limitini aşan tutar bakımından yönetildiğini, 3 ve 4 numaralı davalıların sigorta riskini üstlenmeleri nedeniyle zararın tamamından sorumlu olduğunu, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, hasar bedelinden oluşan 5.950,00 EUR maddi tazminatın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk lirası karşılığının; 1 ve 2 numaralı davalılardan kaza tarihi olan 07.10.2021 tarihinden itibaren, 3 numaralı davalı ... Sigorta AŞ. den (kaza tarihinde geçerli ZMMS teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 20.06.2023 tarihinden itibaren, 4 numaralı davalı ... Sigorta A.Ş. den (ZMMS teminat limitini aşan kısım bakımından İMMS teminat limiti dahilinde sorumlu tutulmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 31.07.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işletilecek değişken faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.002,22 EUR’nun yargılama giderlerinden sayılarak fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasını ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... Şirketi vekili, müvekkili olan davalı şirketin ZMMS poliçesi uyarınca 43.000 TL teminat limiti bulunduğunu, davacının hasar ihbarı sonrası 1560316 numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, herhangi ödeme yapılmadığını, taraflarına evrak ve resimler üzerinden tespit amacı ile atanan aracın incelenmiş olduğunu, aracın çarpılma sonucu ön kaporta kısımlarından hasar aldığının ayrıca gözlendiğini, taraflarına gönderilen hasar ekspertizinde değiştiği belirtilen, sağ ön çamurluğun onarılabilecek durumda olduğunun görüldüğünü, davacının Euro üzerinden alacak talep edilmesinin kabul edilmez olduğunu, müvekkili olan davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilemediğini, başvuruya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılması gerektiğini, ancak kaza tespit tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediğini, tüm bu hususların göz önünde bulundurulduğunda yetkili merci tarafından kusur durumunun gerçek değerinin belirlenebilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından euro üzerinden dava ikame edilmişse de aracın Almanya'da onarıldığına ilişkin hiçbir fatura ve evrak sunulmadığını, bunun ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere başvuran tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporunda belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların son derece fahiş olduğunu, işbu raporun taraflarınca kabulünün imkansız olduğunu, söz konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, müvekkili olan davalı şirket nezdinde tanzim edilen poliçenin, trafik poliçesi olup bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararların karşılandığını, bunun tipik örneğinin araç hasarı olup araçta meydana gelen hasarların sigorta genel şartları dahilinde karşılandığını, değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili olan davalı şirketin hasar ekspertiz incelemesinden sonra keyfi olarak ekspertiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz ücreti talep edilmesinin makul gider olarak kabul edilemeyeceğini, başvuru sahibi vekili tarafından söz konusu eksper raporunun makul gider olarak müvekkili olan davalı şirkete ibraz edilmediğinden başvurunun olumlu sonuçlanmadığını, müvekkili olan davalı şirkete yapılan ihbar üzerine görevlendirilen eksper tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığı anlaşıldığından, mevcut eksper ataması incelendiğinde yapılan atamanın yukarıda anılan hususlarla ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, başvurucu dayandırdığı eksper raporunu ve bu rapor için talep edilen eksper ücretini kabul etmediğini, buna ilişkin istemin reddini talep ettiklerini, bununla birlikte aksinin kabulü halinde dahi söz konusu harcamanın zararın tespitine ilişkin bir masraf olduğunu, dolayısıyla usul mevzuatı ve yerleşik içtihatlar gereğince tespit masrafı olarak değerlendirilmesi ve dolayısıyla yargılama giderlerine eklenmesi gerektiği kabul edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Şirketi ile davalı ... vekili, huzurdaki davada müvekkili olan şirketin adresinin ... Mh. ... Sk. No:.../... ... ..., diğer müvekkili olan ...'ın adresinin ise ... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No:.... ... ... olduğunu, ayrıca diğer davalıların adresinin de İstanbul olduğunu, son olarak kazanın meydana geldiği yerin Bakırköy İstanbul olduğunu, dava dilekçesinden anladıkları kadarıyla davacı şahsın Türkiye'de ikamet adresi bulunmadığını, kural olarak davalı sayısının birden fazla olması hâlinde, davanın bunlardan birinin mahkemesinde açılabileceği gibi haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabileceğini, 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu mad.110 uyarınca, sigorta yapan şirket ile işleten ve sürücü aleyhine dava açılması hâlinde davanın sigorta şirketinin şubesinin bulunduğu yerde de açılabileceğinin düzenlendiğini, hali hazırda davacının Türkiye'de yerleşim yerinin olmaması davalı şirketlerin merkezinin İstanbul'da olması davalı ....'ın İstanbul'da ikamet etmesi ve kazanın İstanbul'da olmasına rağmen davacı taraf vekilinin İzmir'de olması sebebiyle KTK 110 maddesini HMK 7/2 maddesinde belirtildiği şekilde davalıların kendi yerleşim yerine getirmek amacıyla İzmir Mahkemelerinde dava açmış olması sebebiyle müvekkilleri olan davalılar yönünden yetki itirazında bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, son olarak kazanın Bakırköy'de olduğunu, yargılamanın niteliği gereği keşif yapılması ihtimali de olduğundan huzurdaki davada ortak yetkili mahkemenin Bakırköy Adliyesi olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde harca esas değeri 5950 Euro olarak gösterdiğini, ancak neticeyi talep kısmında 5950 Euro ile birlikte 1002,22 Euro bilirkişi ücretini de talep ettiğini, bu durumda bu bedel üzerinden de harç yatırması gerekirken davacı tarafın yalnızca 5950 Euro üzerinden harç ödediğini, bu sebeple HMK ve Harçlar Kanunu uyarınca harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesini, süresi içerisinde harç tamamlanmaz ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kazanın oluşuna göre müvekkiline ait araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediğini, kaza tutanağı incelendiğine davacının hız durumu, herhangi bir trafik kuralını ihlal edip/etmediği hususlarının değerlendirilmediğini, dolayısıyla ilgili kaza tutanağında yer alan kusur tespitine itiraz ettiklerini bildirdiklerini, yolun durumu çarpışma noktası ve diğer fiziki etkenler dikkate alınarak bilirkişiden kusur raporu aldırılmasını talep ettiklerini, kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, müvekkili olan davalının sorumluluğunun kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, hakimin, gerçeği aydınlatma yükümlülüğü ve teknik bir konu olması münasebetiyle kusur konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davaya konu trafik kazasında müvekkili olan davalının %100 kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple dosyada kusur değerlendirilmesi yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı tarafın aracı için yurt dışında mevcut kasko sigortası veya ilgili ülkenin kanunları uyarınca yaptırmış olduğu bir sigorta poliçesinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, böyle bir poliçenin varlığı halinde bu poliçeden araç bedeli için tazminat alınıp alınmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, zira davacı tarafça bu şekilde bir ödeme alınmış ise dava değerinden mahsup edilmesi ve alınan bedel dava değerini aşıyor ise davanın reddi gerektiğini, aksi takdirde davacının iki kez ödeme almış olacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta meydana gelen zarara ilişkin talebin fahiş nitelikte olduğunu, bilirkişi marifetiyle gerçek zararın hesap edilmesi gerektiğini, davacı tarafından kazalı araca ait fotoğraflar da ibraz edilmiş olup, aracın kazalı hali incelendiğinde talep edilen zararın açık bir şekilde fahiş niteliğinde olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu eksper raporu incelendiğinde fiyatların Türkiye gerçeklerini yansıtmadığı ve harici şekilde alınan raporun şişirilmiş fiyatlar baz alınarak düzenlediğinin açık olduğunu, davacı tarafından alınan eksper raporu bedelinin yargılama gideri sayılması talebinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkilleri olan davalılar hakkında açılan davada HMK 7/2 maddesi uyarınca yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ortak yetkili Bakırköy Adliyesine gönderilmesini, aksi kanaatte olunması halinde davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, teminatı bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, iş bu trafik kazası ile ilgili olarak davacının müvekkili olan şirkete herhangi bir başvuru yapmadığını, müvekkili olan şirketin dava konusu olaydan arabuluculuk başvurusu ile haberdar olduğunu, böylece 50101031 nolu hasar dosyası açıldığını, ancak trafik sigortasından alınan bir ödeme olup olmadığı tespit edilemediğinden evrak eksikliği nedeni ile ödeme yapılamadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili olan şirketin yalnızca ZMSS teminatının üzerine kalan kısmı ile poliçede yazılı hadlere kadar sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili olan şirkete sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, kaza hakkında kesinleşmiş bir kusur raporu bulunmadığını, öncelikle kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedelinin son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesinin ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, müvekkili olan şirketin poliçesinde teminat limitlerinin Türk Lirası cinsinden verildiğini, bu nedenle yabancı para cinsinden ödeme yapma borcu bulunmadığını, müvekkili olan şirketin aracı göremediğini, araç üzerinde inceleme yapma yetkisinin kısıtlandığını, hasar ihbarının dahi kazadan çok sonraki bir tarihte yapıldığını, davacının daha ekonomik olmayan bir yol seçerek yurt dışında aracıyla ilgili birtakım onarım vs. işlemler yaptırmasından müvekkili olan şirketin sorumlu olmadığını, sorumlu olabilecekleri faiz türünün yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafların süresinde yaptıkları yetki itirazı, HMK 6.maddesi hükmü dikkate alındığında ve haksız fiil yeri ile davalı tarafların yerleşim yeri adreslerinin müşterek olduğu ve ikamet adresinin Bakırköy/İstanbul olduğu, işbu davada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi hususunda HMK'da kesin yetkinin düzenlenmediğini, bir dava için birden fazla yer mahkemesinin yetkili olması durumunda davacının yetkili yer mahkemeleri arasında seçim yapma hakkının bulunduğunu, her iki davalı sigortanın İzmir'de şubesinin bulunduğunu, bu davalılar bakımından KTK 110. maddesi gereğince İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, HMK madde 7/2 mucibince davanın davalı zmms ve imms sigortası bakımından yetkili İzmir Mahkemesinde açıldığını, özel kanun niteliğindeki Karayolları Trafik Kanunundaki yetki düzenlemelerinin geçerliliğinin HMK'da açıkça belirtildiğini, emsal bam kararlarına göre de yerel mahkemenin yetkisizlik kararının kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE :Dava, 07.10.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracındaki hasara yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacının yerleşim yeri Almanya, davalı sigorta şirketlerinin genel merkezi İstanbul, davalı sürücü/işletenin adresi İstanbul, kazanın meydana geldiği yer İstanbul Bakırköy'dür. Davacı vekilinin davayı, sigortacının bir acentesinden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğünün bulunduğu İzmir'de açtığı gözetilerek yetki ilk itirazlarının reddi ile davanın esasına girip ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi yerinde değildir. Nitekim dava konusu uyuşmazlıkların temyiz incelemesine yapan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 E, 2018/463 K sayılı kararı bunun aksine ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları sadece ilgili dosya yönünden bağlayıcı olup anılan karar tarihinden sonra dahi Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce( 26.04.2018 tarih 2017/1317 E, 2018/4550 K) Hukuk Genel Kurulu kararının aksine eski yerleşmiş içtihatlarına uygun şekilde kararlar verildiği anlaşılmakla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararına itibar edilmemiştir.

Bu durumda, ilk derece mahkemesi yetkili olmasına rağmen yetkisizlik kararı verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2. İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.01.2024 tarih 2023/681 E. .  2024/11 K. sayılı kararının HMK 353/1. a. 3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma kararına uygun bir şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusuMaddimahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim