SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/2012 E. 2024/1178 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2012

Karar No

2024/1178

Karar Tarihi

11 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2012

KARAR NO : 2024/1178

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21.10.2021

NUMARASI : 2021/13 E. - 2021/825 K.

DAVANIN KONUSU : İstirdat

KARAR TARİHİ : 11.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 11.06.2024

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.10.2021 tarih 2021/13 E. - 2021/825 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, davalı bankanın Bayraklı Şubesi ile ... Şti arasında 28.02.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzlandığını bu krediye davacının ve dava dışı ..., ...' in müteselsil kefil oldukları gerekçesi ile İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2020/7841 esas sayılı icra takibi başladığını, takibe itiraz edildiğini, ancak itirazın reddedildiğini, İzmir 4. ATM'nin 2020/306 D.iş dosyasından 32.500,00-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğini, bunun üzerine 14.12.2020 tarihinde bankaya 47.501,00-TL ödeme yaptığını, borcu kapattığını, TBK' nun 583/1 maddesine göre kefaletin kendi el yazısı ile belirtilmesinin şart olduğunu, müvekkilinin imzalamış olduğu 28.02.2012 tarihli sözleşmede sadece isim ve imzanın kendisine ait olduğunu, kefil olunan miktar yazısının müvekkiline ait olmadığını, sözleşmede kefalet tarihinin de bulunmadığını ve müteselsil kefil olunduğuna dair müvekkilinin el yazısı ile bir ibare konulmadığını, sözleşmenin tüm sayfalarında da müvekkilinin imzasının bulunmadığını belirterek, İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2020/7841 esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, dosyaya ödenen 47.501,00-TL' nin 14.02.2020 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, davacının, dava dışı ... Şti ile müvekkili banka arasında imzalanan 28.02.2012 tarihli kredi genel sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediğinden ihtarname keşide edildiğini, ihtar sonrası İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2020/7841 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, 6098 sayılı yazanın 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu tarih öncesi kefalet şartlarının 818 BK'nun 484.maddesi gereğince kefalet miktarının gösterilmiş olması kefilliğin geçerliliği için şart koşulduğunu, kefalet belgesinin tamamen veya kısmen kefilin el yazısı ile oluşturulması gerekli olmayıp bu belgede kefilin imzasının bulunmasının da yeterli görüldüğünü, dava dışı ... Şti ile bankanın Bayraklı Şubesi arasında imzalanan ve davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı taşıdığı Kredi Genel Sözleşmesinin 28.02.2012 tarihli olduğunu, sözleşmenin 01.07.2012 tarihinden önce imzalandığından dava konusu sözleşmenin BK' nun 818 sayılı yasanın kefalete ilişkin 484 maddesi hükümlerinin açık olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kredinin imzalandığı 28/02/2012 tarihi itibarıyla somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun kefaletin şekil şartlarına ilişkin 484. Maddesi uyarınca somut olayda kefaletin yazılı olduğu, davacının imzasını ve kefalet miktarını da içerdiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının kefaletinin geçerli bir kefalet olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun somut olayda uygulanamayacağı, alınan bilirkişi raporuna göre de; İcra Müdürlüğünce tespit edilecek vekalet ücreti hariç davacının sorumluluğunda kalan 8.006.50-TL banka alacağının bulunduğu, davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği tutarın tespit edilen borç tutarının altında olduğu, davacının istirdatını talep edebileceği bir miktarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı ... Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davacı ... ile dava dışı ... ve ...'in mütselsil kefil oldukları asıl borçlu .... Şti.'nin ödemediği kredi taksitleri için davalı banka tarafından davacı müvekkil ve dava dışı diğer iki kişi aleyhine İzmir 11. İcra Müdürlüğü tarafından 2020/7841 Esas numaralı icra takibi başlatıldığı, müvekkili ...'ın 14/12/2020 tarihine ... Bankası Bayraklı Şubesi'ne 47.501,00 TL ödeme yaparak kredi borcunun kapatıldığını, TBK m. 583/1' e göre; kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geeçerli olmayacağını, kefilin, sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtilmesinin şart TBK olduğunu, müvekkilinin imzalamış olduğu Kredi Genel Sözleşmesi'nin 64. Sayfasında müşterek borçlu ve müteselsil kefil/kefiller başlığı altında doldurulan kısımlardan sadece müvekkilinin adı ve imzasının kendisine ait olduğunu, kefil olunan miktar "32.500 ve alt satırdaki "yalnız otuz iki bin beş yüz" yazısının müvekkiline ait olmadığını, kefalette tarihin de bulunmadığını, mahkemeden; yazı, yazı karakteri ve rakamların müvekkiline ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi talep edilmesine rağmen, mahkeme tarafından bankacı bir bilirkişi atandığını, davalının, taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi'nin 01/07/2012 tarihinden önce imzalanması iddiası ile 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun uygulanacağı öne sürülmüş ve bu iddianın mahkeme tarafından haklı bulunduğunu, müvekkilinin, sadece adını yazıp imzaladığını, sözleşme tarihine, kefalet tarihine ilişkin yazıların müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin 28.02.2012 de imzalandığı belirtilmişse de bunu ispatlayacak herhangi bir hususun dosyada bulunmadığını, sözleşme kapağında bulunan tarihte davalı banka dışında hiç kimsenin imzası bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerli olması halinde dahi kefil olunan 32.500 TL üst limit olarak değerlendirilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklı istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, kredinin imzalandığı 28/02/2012 tarihi itibarıyla somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun kefaletin şekil şartlarına ilişkin 484. Maddesi uyarınca somut olayda kefaletin yazılı olduğu, davacının imzasını ve kefalet miktarını da içerdiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının kefaletinin geçerli bir kefalet olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun somut olayda uygulanma imkanının bulunmaması nedeniyle yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Buna göre; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan  59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30  TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirİstirdatkararınınkonusuhükümgerekçemahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim