SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1947 E. 2024/1150 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1947

Karar No

2024/1150

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1947

KARAR NO : 2024/1150

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21.09.2021

NUMARASI : 2019/542 E. 2021/719 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 06.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 06.06.2024

İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2021 tarih 2019/542 E. 2021/719 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, hasar tespiti yaptırdıklarını, davalının zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, davacının aracın maliki değil sürücüsü olduğunu, aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere gerçek zarar nispetinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur ve zararın tespiti hususunda rapor alınması gerektiğini, kaza ile hasarın uyumlu olmadığını, dava tarihinden faiz talep edilmeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu araçtaki hasarların iddia edildiği gibi oluşmadığı, kaza ile hasarın uyumsuz olduğu, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığını, raporların varsayıma dayalı olduğunu, araçlardaki hasarın kazanın oluş biçimine, aracın almış olduğu darbe yeri ve miktarına göre değişkenlik gösterebildiğini, yaklaşık 10 km cadde üzerinde keşif yaparak, kazanın olduğu yeri bilmeden, kaza sırasındaki yol durumunu bilmeden, tahmin ederek rapor düzenlendiğini, kaza tutanağına, fotoğraflarına göre kazanın gerçekleştiğinin sabit olduğunu, hasar ile kaza arasındaki illiyet bağı açısından, davaya konu aracın böyle bir kazada tespit edilen hasarı alabileceği, dosya içeriğindeki mevcut veri ve delillere göre kaza ile hasarın uyumsuz olduğunun söylenemeyeceğini, ıspat külfetinin davalı üzerinde olduğunu, kazanın gerçekleşmediğine, parçaların daha önceden hasarlı olduğu ve hasarın iş bu kazada değilde başka bir yer ve zamanda olduğuna dair somut herhangi bir delil bulunmadığını, mahkeme hakiminin tarafsızlığını yitirdiğini, keşfin usule aykırı olduğunu, ortada suça yeter iddia dahi bulunmasına rağmen kazaya karışanlar hakkında hem de suç duyurusunda bulunulduğunu, zararın poliçe kapsamında kaldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasarın ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, karar verilmiştir.

  1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

  2. Rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken, TTK'nın 1409. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. (Yargıtay HGK'nun 05/03/2020 tarihli ve 2018/17-1083 E.- 2020/259 K. ) Bir başka ifade ile rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti davalı sigorta şirketinde olup sigorta şirketi tarafından rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğinin soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı ZMSS Genel Şartlarına ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu durumda, sigortalı zararın poliçe kapsamına kaldığını ispat etmek zorundadır.

  3. Bu çerçevede, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda; kaza yeri ile hasara ilişkin fotoğraflarından kazanın gerçekleştiği yer ile sigortalı araçtaki hasarın derecesi gözetilerek olay nedeni ile araçta meydana gelen zararın kaza ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiği savunulmaktadır. Kaza tespit tutağı resmi belge hükmünde ise de aksinin her türlü delil ile ispat edilmesi mümkündür. Nitekim, anılan bilirkişi raporlarından kazaya karışan araçların konumu, oluşan hasar, çarpma noktası ve araçların kaza sonrasındaki yönelimi göz önüne alındığında kazanın ihbar şeklinin fizik kurallarına uygun düşmediği, kazanın davacının ileri sürüdüğü şekilde gerçekleşmediği, kaza ile zararın uyumsuz olduğu ve bu nedenle taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağının olayın gerçekleşeme şekli ile örtüşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığı somut deliller ile ispat edildiğinden ispat yükü yer değiştirmiştir. Artık, zararın poliçe kapsamında kaldığını davacı ispat etmek zorundadır. Rizikonun gerçekleşme şeklini iyi niyet kurallarına aykırı şekilde bildiren davacı tarafından sunulan deliller ile tüm dosya içeriğinden kazanın ihbar edildiği şekilde gerçekleştiği olgusu ispat edilememiştir. Teknik bilirkişi raporları karşısında davacının dayandığı deliller iddiasını ispata muktedir değildir.

  4. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, araçta meydana gelen zararın kaza ile uyumlu olmadığının tespit edilmesine, hasarın teminat dışında kaldığı olgusunun sigorta şirketince somut delillerle ispatlanmış olması üzerine ispat yükünü üstüne alan davacı tarafından zararın poliçe kapsamında kaldığının ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacının istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60. TL'den peşin alınan 59,30. TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30. TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminatkonusugerekçemahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim