SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1906 E. 2024/1146 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1906

Karar No

2024/1146

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1906

KARAR NO : 2024/1146

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28.06.2021

NUMARASI : 2019/219 Esas 2021/383 Karar

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 16.03.2015

KARAR TARİHİ : 05.06.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 05.06.2024

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2021 tarih 2019/219 Esas 2021/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, davacının ... İşleri ünvanlı şahıs firmasının sahibi olduğunu, davalı – alacaklının davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12610 E.s. dosyası ile icra takibine girişerek, davacının tüm varlığına ve ... plakalı aracına haciz koydurduğunu, davacının daha önce takibe konu bononun lehtarı ... ve birlikte çalıştığı kardeşi ...'den faizle aldığı 6.000,00-TL parayı, faizi ile birlikte 18.160,00-TL olarak ödediğini, ödemenin 6.500,00-TL kısmını çek ile yaptığını, bununla yetinmeyen ... ve birlikte çalıştığı kardeşi ...'in daha fazla para isteyerek hukuk dışı bir şekilde davacıya evinin önünde silahla saldırdıklarını, davacının şikayette bulunduğunu, olaydan sonra davacı aleyhine üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın davacıya ait olmadığını, uydurma bir senet ile davacı aleyhine kötü niyetli olarak ihtiyati haciz ve icra takibi başlatıldığını, davalı ...'ın diğer davalı ile işbirliği içerisinde olduğunu ileri sürerek, davacının Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12610 Esas sayılı icra takibine konu bonodan dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, % 20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili, haksız ve yersiz davayı kabul etmediklerini, davalının davada taraf olmadığını, davalı tarafından senedin diğer davalıya ciro edildiğini, icra takibinden sonra menfi tespit davasında davacı takip borçlusu, davalı ise takip alacaklısı olduğundan davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın asliye hukuk mahkemesinin iş bölümü alanına girdiğini, davacının aldığı borç karşılığında icraya konu senedi bizzat davalı ve kardeşinin yanında imzalayarak teslim ettiğini, bununla ilgili tanıklarının dinlenilmesini talep ettiklerini, 6.500,00-TL bedelli çekten başka ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine senet imzalayan davacının yaptığı şikayetten vazgeçtiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ..., davanın haksız ve yersiz olduğunu, bononun kendisine ciro yolu ile ...'den geçtiğini, bonodaki imzanın sıhhatini bilmesinin imkansız olduğunu, iyi niyetli hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı ...'in borçtan müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı ve ... hakkında haciz istemi ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun protesto çekilmediği için ... yönünden reddedildiğini, davalı yönünden ihtiyati haciz kararı verildiğini, davacının aracına konulan haczin dosya alacağının teminatını oluşturamadığını, davacıya gönderilen ödeme emrinin davacının kendisine tebliğ edildiğini, borcunu inkar etmeyen davacının, taksitle ödeyeceğini bildirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/256 E. sayılı kararı ile dava konusu olan davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli senedin ön yüzündeki 25.10.2014- 24.500,00-TL , 25.10.2014 ..., 24.500,00TLnakden Karşıyaka, 25.09.2014, ..., ..., ... No:... ... ... /... ibarele el yazılı ve arka yüzündeki ... TC. ..., .... S.N:... ... ibareli 1.cirantacı yazılı yazıların ... eli mahsulü oldukları, ön yüzünde ... adına atılı bulunan 2 adet borçlu imzasının mevcut mukayesi imzalarına atfen ... elinden çıktıklarına gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulguların tespit edilememesi, yine ön yüzünde ... adı altında bulunan iki adet borçlu imzası ile ... , ..., ... ve ...in mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktıkları gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulgular tespit edilememesi karşısında HMK 214.maddeside gözetilerek usul ekonomisi dikkate alınarak, ceza mahkemesince yapılan maddi vakaa tespiti mahkemece dikkate alınarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, davaya konu, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bonoda, keşideci imzasının davacı ...’ya ait olmadığı, kambiyo senedindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu, davacının bu nedenle takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12610 Esas sayılı icra takibine dayanak, davaya konu 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bono nedeniyle davacı ...’nın borçlu bulunmadığının tespitine, HMK.’nun 209. md. uyarınca 17.06.2015 tarihinde verilen tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına, takip bedelinin taktiren %20’si ( 4.900,00 TL )oranında kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, usul yönünden davalı menfi tespit davasına konu olan kambiyo senedini davalı lehtar ...'den temlik cirosu ile iktisap etmiş bulunduğunu, bu iktisabın ... ile aralarında vuku bulmuş para alışverişinden kaynaklandığını, davalı somut olayda iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, senetteki imzaya güvenerek senedi ciro aldığını, davalının senetteki imzanın davacıya ait olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, nitekim davalının da yargılandığı dosyada mübrez ceza kovuşturmasında davalının beraat ettiğini, davacı tarafından açılan menfi tespit davasında davalıya husumet yöneltilmesinin, davalı olarak gösterilmesinin gerek usul hukuku nezdinde gerekse Yargıtay’ın bu yönde benimsemiş olduğu içtihatlar bağlamında hukuken yerinde olmadığını, menfi tespit davasında davalı ve davacı tarafın senet keşidecisi ve lehtarı olması gerektiğini, senedi ciro yolu ile iktisap eden iyi niyetli 3. kişi hamilin bu alacak borç ilişkisinde taraf sıfatı bulunmadığının açıkça belirttiğini, davaya konu somut olayda davalı kambiyo senedinde ciranta sıfatıyla iyi niyetli müktesep hamil durumda olduğunu, menfi tespit davasının senet keşidecisi ve lehtarı arasında görülmesi gereken bir dava olduğunu, bu cihetle görülen davada davalı yönünden hüküm teşkil edilmesinin usul ve Yargıtay’ın bu cihette benimsediği içtihatlarına aykırı olduğunu, buna binaen istinafa konu menfi tespit davasında, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle davalı yönünden reddine karar verilmesi gerekir iken kabulü ile davalı yönünde hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının ceza yargılaması sonucunda da beraat ettiğini, ceza dosyasında beyanlar incelendiğinde davalı ile ciro eden diğer davalı arasında bir alacak ilişkisi olduğunun da sübuta erdiğini, mahkemece görülen menfi tespit davasında keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkinin irdelendiğini ve buradan hareketle iyiniyetli hamil olan davalının aleyhine karar verildiğini, TTK M 778/1-a bendinden cihetle TTK. M.687/1 fıkrası uyarınca, keşideci ile lehtar arasında vuku bulmuş ilişkilerden dolayı iyiniyetli hamilin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı aleyhine hüküm kurulduğunda dahi davalının kötü niyetinden bahsetmenin mümkün olmadığını, mahkemece davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğu değerlendirilmeden doğrudan bu konuda tazminata hükmedildiğini, Mahkeme kararının bu açıdan da haksız olduğunu, davalının iyi niyetli üçüncü kişiyken ve ceza yargılamasında beraat ettiği açıkken kötü niyet tazminatına hükmedilmesini kabul etmediklerini, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12610 sayılı dosyasına dayanak bono üzerindeki imza ve yazıların davacıya ait olmadığı iddiasına yönelik davacının takip dayanağı senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davaya dayanak teşkil eden Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12610 Esas icra takip dosyasında, davalı–alacaklı ... tarafından davacı-borçlu ... aleyhine, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenmiş, 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bonoya dayanılarak, 24.500,00-TL asıl alacak, 433,78-TL işlemiş faiz, 300,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 71.10-TL ihtiyati haciz gider avansı olmak üzere toplam 25.304,88-TL alacağın, takip tarihinden itibaren % 11.75 avans faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi ile birlikte tahsili istemi ile 19.12.2014 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe girişildiği, ödeme emrinin davacıya 23.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği görülmüştür.

Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında keşideci tarafından ileri sürülen senetteki imzanın sahteliğine ilişkin defi mutlak defidir.Senet metnini sahtekarlığına ilişkin defiler mutlak defidir. Mutlak defi olması sebebiyle senedi ciro yoluyla devralmış olan hamile karşı da ileri sürülebilir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/27908 E. 2017/1394 K. - Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2020/6736 , 2021/6746) Bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen cironun iyiniyetli hamile karşı şahsi definin ileri sürülemeyeceğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde olmayıp, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Öte yandan Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nun maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K.) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. (Yargıtay 17. HD'nın 14/06/2016 tarih ve 2015/3502 E. - 2016/7282 K. ) Davalı taraf her ne kadar ceza davası sonucunda beraat kararı aldığına ilişkin gerekçelerle sorumluluğunun doğmayacağını iddia etse de, istinafa gelen hakkında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/256 Esas 2019/300 Karar sayılı dosyasında, sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten dolayı delil yetersizliğinden beraatine yönelik karar verildiği, Yargıtay'ın emsal içtihatlarıyla da ceza hakimi tarafından verilen beraat kararının hukuk hakimine karşı bağlayıcılığı olmadığı açıktır.

İDM'ce Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/256 E. sayılı kararı ile dava konusu olan davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli senedin ön yüzündeki 25.10.2014- 24.500,00-TL , 25.10.2014 ..., 24.500,00TLnakden Karşıyaka, 25.09.2014, ..., ..., ... No:... ... ... /... ibarele el yazılı ve arka yüzündeki ... TC. ..., .... S.N:... ... ibareli 1.cirantacı yazılı yazıların ... eli mahsulü oldukları, ön yüzünde ... adına atılı bulunan 2 adet borçlu imzasının mevcut mukayesi imzalarına atfen ... elinden çıktıklarına gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulguların tespit edilememesi, yine ön yüzünde ... adı altında bulunan iki adet borçlu imzası ile ... , ..., ... ve ...in mevcut mukayese imzaları arasında aynı elden çıktıkları gösterir nitelik-yeterlilikte kaligrafik-grafolojik bulgular tespit edilememesi karşısında HMK 214.maddeside gözetilerek usul ekonomisi dikkate alınarak, ceza mahkemesince yapılan maddi vakaa tespiti mahkemece dikkate alınarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı, davaya konu, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenen 25.09.2014 tanzim, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00-TL bedelli bonoda, keşideci imzasının davacı ...’ya ait olmadığı, kambiyo senedindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün olduğu, davacının bu nedenle takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının kabulüne yönelik kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte istinafa gelenin senedi ciro yoluyla devralmış olan hamil olmakla aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetli olmamıştır.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, kötüniyet tazminatı yönünden yukarıda belirtilen husus haricinde uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine karşın davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazları yerindedir.

Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı ...'nın istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/06/2021 tarih 2019/219 Esas 2021/383 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2. Davanın  KABULÜ ile, dava konusu Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12610   E. sayılı takibine dayanak teşkil eden 25.09.2014 tanzim tarihli, 25.10.2014 vade tarihli 24.500,00. TL bedelli bono nedeniyle davacı ...’nın davalılara borçlu bulunmadığının tespitine,

Takibe konu bedelin taktiren %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.673,60 TL harçtan peşin alınan 418,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.255,20 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan 27,70 başvurma harcı, 418,40 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 0,60 TL dosya gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti ve 273,00 TL tebligat/posta masrafı olmak üzere toplam 1.243,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

3. İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,   

4. İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından istinaf yargılaması nedeniyle yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 87,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 249,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafTespitdereceizmirkararınınkonusuhükümMenfigerekçenumarasımahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim