İzmir BAM 11. HD 2024/649 E. 2024/1142 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/649
2024/1142
5 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/649
KARAR NO : 2024/1142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.02.2024
NUMARASI : 2024/130 E.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 05.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.06.2024
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.02.2024 tarih 2024/130 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, davacının davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %31 ile en büyük hissedarı ve 20/09/1995 tarihinden itibaren şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 11/06/2020 tarihli ve 13/06/2022 tarihli genel kurul kararlarıyla yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini ve 25/05/2023 tarihinde hukuka aykırı olarak yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına kadar da yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürdüğünü, genel kurulla ilgili 2023/418 esas sayılı genel kurul kararı iptali davası açıldığını, dosyada kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, kararın istinaf incelemesinde olduğunu, davacı tarafından hem 25/05/2023 tarihli genel kurul öncesi hem de genel kurul sonrasında 21/12/2023 tarihine kadar şirkete ve hissedarlarına gönderilen ihtarnameleri mahkemeye sunduklarını, dava konusu genel kurulun ilki olan 20/11/2023 tarihli genel kurul öncesi taraflarına bir takım evrakların elden geldiğini, alındı evrakının da şirkete verildiğini, talepleri doğrultusunda 21/12/2023 tarihli genel kurul öncesi de Aydın 2. Noterliğinin 25755 sayılı ihtarname ile yine bir takım evrakların iletildiğini, taraflarınca işbu evrakların incelendiğinde davacının görev yaptığı döneme ilişkin evrakların 07/07/2023 tarihinde hazırlandığı ve hukuka aykırı bir şekilde fiktif olarak düzenlendiğini tespit ettiklerini, davacının 25/05/2023 tarihli genel kuruldan sonra şirket maillerinin kapatıldığını, şirkete girişinin engellendiğini, tüm bilgi ve belgelere ulaşımının durdurulduğunu belirttiklerini, davacı tarafından görev yaptığı döneme ait bilgiler ile davalı şirketin yeni yönetim kurulu tarafından hazırlanan finansal tabloların çeliştiğinin tespit edilmesini, davacının sahip olduğu bilgi ve belgeler ile güncel olarak 20/11/2023 ve 21/12/2023 tarihli genel kurullar öncesi taraflarına iletilen ticari kayıtların çeliştiğini, fiktif kayıtlarla hazırlanan finansal tabloların tasdiki kararının iptali talepli davayı açmanın zorunlu olduğunu, 21/12/2023 tarihli genel kurulun 5. maddesinin iptalini talep ettiklerini, şirketin bağımsız denetçi seçimi süreci öncesinde davacıya adaylar ve özellikleri ile ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, ...'nin genel kurula katılıp, oy kullanma yetkisi olmadığını, toplantı davet tutanağını imzalayan ...'nin YK. üyesi sıfatı da olmadığını, şirket hissedarı olmadığını, bu nedenle hissedarlar arasında gerçekleşmeyen genel kurulun yok hükmünde sayılması gerektiğini, davacının ...'nin satın aldığı payın hem hisse değerinin çok aşağısında olması hem de ...'nin şirket yönetiminden yetki almadan şirket adına ihtarname çekmesi diğer yönetim kurulu üyelerini istifaya zorlayıp mahkemeye sanki organ yokluğu varmışçasına 2023/242 esas sayılı dosyası ile kandırdığını ve dürüstlük ilkesine aykırılık taşıması nedeniyle hukuka aykırı işlemleri nedeniyle devre onay vermeyeceğini, ...'nin pay defterine yazılmasına 2 YK üyesinden biri buna yönelik bir onay vermediğini, TTK 390. maddesinden dolayı kararların oy çokluğu ile alınması gerektiğini, evraklarda usule aykırı düzenleme yapıldığını, tüm bu nedenlerle 20/11/2023 tarihli genel kurul ve buna bağlı olarak ertelemesi doğrultusunda gerçekleştirilen 21/12/2023 tarihli genel kurulun yetkisiz kişilerce davetinin yapılmış olduğunu, toplantıya yetkisiz ve hissedar dahi olmayan ...'nin katıldığını, genel kurulların ve tüm kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise butlanla batıl olduğunun tespitini ve kararın, fiktif ve usule aykırı gerçek dışı kayıtlara istinaden yapılan 21/12/2023 tarihli genel kurulun 4. maddesinin kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptalini, genel kurul bilgilendirilmeden menfaat çatışması yaratabilecek bir şirket ile yapılan bağımsız denetçi anlaşması gereği 21/12/2023 tarihli genel kurulun 5. maddesinin kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptalini, mahkemece dava sonuçlanana kadar davalı şirkete denetim kayyımı tayin edilmesini ve yokluk ile malul olduğu tespit edilecek olan ve bultan ile batıl olduğunun tesapiti ile iptal edilen tüm kararların icrasının geri bırakılmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Türk Ticaret Kanunu'nda kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığından talebin Türk Medeni Kanunu'nda yer alan kayyıma ilişkin hükümlere ve HMK'ya göre değerlendirilmesi gerekeceğini, Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atayacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler mevcut olduğunu, HMK'nun 389/(1). maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağını belirttiği, davacı vekilinin açtığı davanın genel kurul kararının butlanı, yokluğu ve iptali davası olduğu, davanın niteliği gereği denetim kayyımı atanmasını gerektirir bir husus bulunmadığı,davacının talep ettiği ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı, kaldı ki bu davada delillerin henüz toplanmadığı ve mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın da gerçekleşmediği gerekçesiyle denetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili, davacının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin %31 ile en büyük hissedarı ve 20.09.1995 tarihinden itibaren şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 11.06.2020 tarihli ve 13.06.2022 tarihli genel kurul kararlarıyla yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, 25.05.2023 tarihinde hukuka aykırı olarak yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına kadar da yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürdüğünü, hukuka aykırı olarak yapılan 25.05.2023 tarihli genel kurula istinaden davacı tarafından Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/418 E. sayılı genel kurul karar iptali davası açıldığını, dosyada kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, istinaf incelemesinde olduğunu, davacı tarafından hem 25.05.2023 tarihli genel kurul öncesi hem de genel kurul sonrasında 21.12.2023 tarihinde kadar şirkete ve hissedarlarına ihtarnameler bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında gönderildiği, ancak şirketin ortaklardan olan ve hukuka aykırı bir şekilde alınarak ödenmeyen borçların tahsili istendiğini ancak davalı şirketçe ve diğer hissedarlarca bu ihtarnamelerin cevapsız bırakıldığını, dava konusu genel kurulun ilki olan 20.11.2023 tarihli genel kurul öncesi kendilerine bir takım evrakların elden iletildiğini, buna yönelik alındı evrakının da şirkete verildiğini, akabinde talebi doğrultusunda 21.12.2023 tarihli genel kurul öncesi de Aydın 2.Noterliği 25755 sayılı ihtarname ile yine birtakım evraklar iletildiğini, evraklar incelendiğinde de; davacının görev yaptığı döneme ilişkin evrakların 07.07.2023 tarihinde hazırlandığı ve hukuka aykırı bir şekilde fiktif olarak düzenlendiğinin tespit edildiğini, davacının 25.05.2023 tarihli genel kuruldan sonra şirket maillerinin kapatıldığını, şirkete girişinin engellendiğini, tüm bilgi ve belgelere ulaşımının durdurulduğunu, dolayısı ile davacı tarafından görev yaptığı döneme ait bilgiler ile davalı şirketin yeni yönetim kurulu tarafından hazırlanan finansal tabloların çeliştiğinin tespit edilmesi üzerine; finansal kayıtlara istinaden yapılan 21.12.2023 tarihli genel kurulun ilgili kararlarında davacının bu nedenlerle muhalefet oyu sunduğunu ve akabinde dava açtıklarını, davacının sahip olduğu bilgi ve belgeler ile güncel olarak 20.11.2023 ve 21.12.2023 tarihli genel kurullar öncesi kendilerine iletilen ticari kayıtların çeliştiğini, ayrıca şirket genel kuruluna hissedar olmayan ve pay defterine işlenmemiş olan, pay devri muvazaalı olarak yapılmış gibi gösterilen ...’un da katılması nedeniyle genel kurulun yoklukla batıl olduğunu, tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davada yaklaşık ispat şartının da gerçekleştiğini, ayrıca ihtiyati tedbir taleplerinin dava konusundan farklı olup, davacının ileride telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçmek için talep edildiğini, davalı şirkette tüm finansal tabloların usule aykırı olarak tutulduğundan, davacı hissedarın hakları gasp edildiğinden şirkete denetim kayyumu atanmasına karar verilmesi gerektiğini, şirketin finansal tablolarının, hesap ve bilançonun görüşüldüğü ve oylandığı 4.maddesinin usule aykırı ve fiktif kayıtlar içermesi, tutulan kayıtların şirketin kuruluş ve faaliyet amacının dışında bilgi ve belgelere sahip olması, şirketin ortaklardan ...’a sürekli olarak finansman hizmeti sağlaması ve buna yönelik borç-alacak dengesini kaybetmesi, ...’ın borçlarını şirketin kendi borçlarında olduğu gibi döviz bazında yüksek faiz ile borçlandırmak gerekirken, aksi yönde borçlandırma ve faiz uygulaması yapılması, davacı ...’in Döviz olarak ödemesini yaptığı bedelin hukuka aykırı bir şekilde TL bazında kaydedilmesi, yetkisiz bir bağımsız denetçi tarafından rapor hazırlattırılması ve davacının alacağının eksik gösterilmesi birlikte değerlendirildiğinde eşitlik ilkesine, dürüstlük kuralına ve kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işbu 4.maddenin iptaline ve davalı şirkete davacının telafisi mümkün olmayan zararlarının önüne geçilmesi için tedbiren denetim kayyumu atanmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket pay defterinde yapılan usulsüz işlemler nedeniyle yönetim kurulunun meşruiyeti bulunmamakta olup; şirkete denetim kayyumu atanmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Talep, genel kurulda alınan kararların iptali davasında davalı şirkete denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez. Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır. Talep ve karar tarihi itibariyle ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine, şirkete denetim kayyımı atanması talebi yönünden dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve yaklaşık ispatın yerine getirilememesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90 TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsiline,
3. İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05.06.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45